Sümbül Ebrusu

Sümbül Ebrusu

4 Aralık 2010 Cumartesi

SAMİ YUSUF Wherever You Are Türkçesi

Wherever You Are
Her Neredeysen

My best times
En iyi zamanlarımWere when I felt close to you
Sana yakın olduğum vakitlerdiBut everything fell apart
Ama herşey bir tarafa dağıldıThe moment I strayed from you
Senden ayrıldığım anda 
In each smile
Her bir gülümsemedeIn every single sigh
Her bir özlemdeEvery minute detail
Her dakikanın detayındaTraces of you are found there
Senin eserin bulunur

Sami Yusuf Wherever You Are Albümünün Türkçe Çevirisi




Sami Yusuf’un Wherever You Are albümünde yer alan tüm parçaların Türkçe çevirisi sizlerle…

Wherever You Are
Her Neredeysen

My best times
En iyi zamanlarımWere when I felt close to you
Sana yakın olduğum vakitlerdiBut everything fell apart
Ama herşey bir tarafa dağıldıThe moment I strayed from you
Senden ayrıldığım anda 
In each smile
Her bir gülümsemedeIn every single sigh
Her bir özlemdeEvery minute detail
Her dakikanın detayındaTraces of you are found there
Senin eserin bulunur 
Wherever you are I’ll find you
Her neredeysen seni bulacağımCause you’re the one I turn to
Çünkü yüzümü döndüğüm sensinWherever you be I’ll be with you
Her neredeysen seninle olacağımCause you’re the one my heart is to
Çünkü kalbimin ait olduğu sensinI need you
Sana ihtiyacım var

Give The Young A Chance Lyrics Türkçe


Give The Young A Chance Lyrics



Ours the future hold close      Geleceği(gençleri) yakında tutan bizleriz
For a time will come                Gelecek bir zaman için
Deep in your heart there’s a river that flows       Kalbinin derinliklerinde akan bir nehir var
All the way to Kingdom come                     Başından sonuna kadar, Krallığın gelmesi için
Through the sandstorms where the high wind blows         Kum fırtınalarının arasından kuvvetli rüzgârların estiği yerde
A desert road does bloom                 Çiçekler açar bir çöl yolunda
Please help me…                             Lütfen bana yardım edin…
Give the young a chance                Gençlere bir şans verin
Lead them in the dance                  Danslarında onlara liderlik edin
My people                                    İnsanlarım
Give the young a chance                Gençlere bir şans verin
To change their circumstance          Şartlarını değiştirmeleri için  
And so… And so… It’s written:    Ve böylece… Ve böylece… Yazılmıştır:    
As the moon shall turn the tides     Ay akıntıyı tersine çevirdikçe  
And as the stars shall light your ride     Ve yıldızlar yolunuzu aydınlattıkça 
Don’t listen to the words of fools         Ahmakların söylediklerini dinlemeyin    
The young I know they are jewels        Gençler, biliyorum onlar çok değerliler

Seni de birader yapmak istiyoruz! Tramvaydaki mason; Mahmut Yesarî

Tramvaydaki mason

Gizemli perdelerin ardına saklanmayı seven masonların, muhtemelen pek sevmedikleri bir kitap "Nasıl Mason Oldum?" Mahmut Yesarî`nin bu vadide belki de tek olan ve 42 yıldır yeni baskısı yapılmayan kitabı fazlasıyla "öğretici"&

Cumhuriyet`in ilk yıllarının meşhur romancısı Mahmut Yesarî, renkli kişiliğini, bir dönem mason olarak daha da ilginç bir hale getirmişti. Yesarî, mason olmuş, ancak dilini fazla tutamamış ve "mahfil"de yaşadıklarını bir dergideki yazısında anlatmıştı. Böylece masonluğu da gayet kısa sürmüştü. MuhteremMehmet Şevket Eygi, bu dergi tefrikasını 1966 yılında, 32 sayfalık bir kitapçık halinde basmıştı. İşte, masonluğa girişin Mahmut Yesarî`nin kaleminden hikâyesi&


Kim verecek kedilere trafik bilgilerini . Ki hayatlarıyla ödemekteler bir yandan öbür yana geçmeyi

Kediler , Siyah  beyaz sarı tüylü , peyaz patili ,tonton yürüyüşlü  kıvırcık bıyıklı sevimli hayvanlar. Üstad Sezai Karakoç günümüzde atık hergün gördüğümüz trafikte ezilen pisiler için yıllar önce 2 satır yazmış... öyle büyük anlamlar yüklü ki ....




“Kim verecek kedilere trafik bilgilerini / Ki hayatlarıyla ödemekteler bir yandan öbür yana geçmeyi.”

2 Aralık 2010 Perşembe

Classic British Motor Racing hata stop


bu hatayı alanlar ne yapmalı?

bilgisayarımdan cd den  fransızca olarak deneyin . çalıştır yada Autourun yapmayın çalışmayabilir.

2022 Dünya Kupasının düzenleneceği ülke. 2022 Dünya Kupası Katar da Düzenlenecek

2022 Dünya Kupası Katar da Düzenlenecek.Bir müslüman devlette ilk defa  dünya kupası düzenlenecek.. Katar lı kardeşlerimizi tebrik ediyor Bu organizasyondan Alınlarını akıyla çıkacaklarından eminim.  2022 Dünya Kupası ev sahibi Katar.

mazot benzin lpg Zammı ve Recep Tayyip erdoğan

02.12.2010 tarihi itbariyle lpg te minimum 20 kr zam yapılmış (ayrıntı için bakınız)

Tayyip erdoğan petrol ve doğalgaz yüzünden Yeminleri bile bozduracak.
Hiç kimse kusura bakmasın bu gelen fahiş fiyatlara hükümetin tepkisiz kalması çok alçakça bir durumdur.
dünyada petrol fiyatları 2008 yılında 150$ seviyelerine yaklaştığı zaman TR de 4 tl ye yaklaşan benzin 2 sene sonra petrol 80-85 $ seviyesindeyken 3,80 tl olması tamamen hükümetin becereksizliği yada vurdumduymazlığı sebebiyledir.Dünyada en büyük kazağı vatandaşa hemde devlet atıyor yaklaşık 3 tl civarında vergi bindirim yetmedi 1 tl den fazlada üretici ve bayii zincirleri kazanıyor. Devlet 2009 yılında bir düzenleme yapmaya çalıştı. Üreticilerin istekleri doğrulsunda bayii kar marjlarını kısarken büyük üreticilerin karlarına kar katmalarını sağlayacak bir düzenlemeye daha gitti. Şuanda üreticiler kafalarına göre benzin ve lpg fiyatlarıyla oynarken hükümet buna seyirci kalmaktadır. İktidar Partisinin önümüzdeki 6 ay içinde geçici değil kalıcı çözüm önerileri sunmasının millete ve kendilerinin faydalarına olduğunu hatırlatmaya gerek yoktur.

                                               xK42 Platformu                                                        .

25 Kasım 2010 Perşembe

Dev Türkiye Cüce Türkiye - Tamamı Çözümlü Jeopolitik Test Kitabı

Dev Türkiye Cüce Türkiye - Tamamı Çözümlü Jeopolitik Test Kitabı

Prof. Dr Hasan Köni'nin son çıkan kitabının adı. Kitabın özetine haber7.com darastladım internette de biraz daha bilgi var ama kısıtlı. sanırım kitabı alıp iyice okumak gerekiyor. içeriğinde hasan köni kendisinin ortadoğu asya ve türkiye ilgili farklı ve öne sürdüğü düşüncelerini açıklamış açıkcası benim hoşuma gitti fırsatım olursa almayı düşünüyorum .

Aşağıda haber7.comda kitapla ilgili ön bilgi verilmiş. burdan kitabı inceleyip satın alma imkanınızda var.


"Dünyanın geleceği Türkiye’ye bağlı olabilir mi?" Duruma göre Türkiye'yi dev ya da cüce gösteren devler, nasıl bir oyun tasarlııyorlar ve oyunun icra sahası Ortadoğu'daki hareketlilikleri nasıl okumak gerek








Prof. Dr. Hasan Köni, Hayykitabptan yayınlanan son eseri, "Dev Türkiye, Cüce Türkiye",  "tamamı çözümlü jeopolitik test kitabı" olarak tanımlanıyor.
Günlük hayatımızda neredeyse herkesin konuymak ve fikir yürütmek zorunda kaldığı olayların arka planları Siyaset Bilimci Prof. Dr. Hasan Köni'nin bakışıyla yer alıyor kitapta. Kitaptan sizlere göz kirası olarak setiğimiz bölüm ve içindekiler, eser hakkında yeterince gikir verecektir...
Kitaptan...  
Asya'da Büyük Oyun
Tarih meraklıları gerçekte hep büyük devletlerin, impara­torlukların tarihte ne yaptıklarını okurlar. Akılda kalan onların devlet adamlarının ne yaptıkları ve ne dedikleridir.
Bu büyük tarihi akımları çizenlerin yanında orta ve küçük devletlerin yarattıkları destanlar vardır. Bu destanlar o devletler halkının, yaşatıldıkları sürece, akıllarında kalır vı o destanlarla vakarlarını korurlar ve kendi kimliklerini oluştururlar. Burada ele alacağımız konu son zamanlarda gelişen Amerika'nın yeni Asya politikası.
Acaba, Amerika'yı yenmelerine karşılık Vietnamlıların savaş kahramanlıklarını, fedakarlıklarını ve liderlerini iyi tanıyan geniş kitleler var mı? Yoksa konuyla ilgili olarak çalışan birkaç bilim adamı ve gazeteci mi ne olduğunu, liderlerinin ne dediğini hatırlıyor? Tarih hep böyle mi yazılacak? Henry Kissinger'in dediği gibi her yüzyıl bir büyük devletin yüzyılı mıdır; Osmanlı yüzyılları, İspanyol yüzyılı, İngiliz yüzyılı ve 20. yüzyıldan 21. yüzyıla sarkan Amerikan yüzyılı gibi.
Yakındoğu'da durum
Orta Doğuyu İsrail devletinin yerini korumak veya onu kullanmak ve enerji kaynaklarını denetlemek için sürekli savaş alanına çeviren Batılı güçler, tabii başta Amerika 2007 yılından itibaren yönünü değiştirerek Asya 'ya yöneldiğini ifade etmekteydi. Amerika'nın Asya söyleminin içinde askeri ılı politikanın Orta Doğuda başarılı olmadığı ve yeni bir politika yaklaşımı olarak 'yumuşak güç' kullanılacağı gibi sözler vardı
Orta Doğuda barışın gelişmesinden ümitli olan devletler, Başkan Obama ile birlikte İslam ülkelerine açılma anlayış, Asya'da ise ticaret, pazarlıklar, kültürel yaklaşımlar bekliyor­lardı. Oysa, Afganistan'da sekiz senedir sürdürülen Usame Bin l.adin'i yakalama operasyonu; Taliban'ı sindirmeye, varlığı tam belirlenemeyen El Kaide’yi yok etmeye ve uluslararası alanda yeni bir yaklaşım olarak işgal edilen ülkelere demokrasi ge­tirmeye dönüştü. Dışarıdan demokrasi aktarımı Orta Doğu ve Asya ülkelerinin korkulu rüyası haline dönüştü. Şimdi merak edilen konu Batılıların Asya'daki üç milyar tüketiciye ve enerji kaynaklarına nasıl ulaşacakları. Ancak bu konuda merakımız yavaş yavaş dağılmaktadır.
Afganistan'daki savaş Pakistan'ın kuzeyindeki aşiretlerin yaşadığı Peşavar bölgesine doğru taşmaya başlamıştır. Pakistan ordusu, bir zamanlar kendi istihbarat birimlerinin oluş­turduğu, Amerika'nın desteği ve Suudi parasıyla yaratılan, Lübnan'la savaşa zorlanmaktadır. Pakistan ordusunu istek­sizlikten kurtarmak epeyi fedakârlıklara mal olmuştur. Dar­beci General Pervez Müşerrefin isteksizliği onun iktidardan ilişmesine yol açmış ve yerine Benazir Butto gelmiştir. Kuzey bölgesine karşı harekete geçme sözü veren Benazir Butto aşırı İslamcıların suikastına kurban gitmiştir. Yerine geçen kocası ise bugün yolsuzluk ve hareket kabiliyetsizliği nedeni ile yerini bir koalisyon hükümetine bırakmak durumundadır.
Nükleer silahların dibinde ABD özel birlikleri
Pakistan ordusu, Amerikan özel güçlerinin ülke içindeki faaliyetlerinden rahatsız aralarında bölünmüş durumdadır. Nükleer silahların bulunduğu Pencab eyaleti valisi silahların bulunduğu bölgedeki Amerikan faaliyetlerinden rahatsız ol­duğunu belirtmektedir. İnsansız uçakların yanında Amerikan 7. filosundaki USS Ronald Reagan'dan kalkan uçaklar Kuzey Veziristan'ı bombalamaktadır. Pakistan ordusu, Balucistan'daki Sünni Baluci grupların Amerikan istihbaratı ile birlikte giriş tikleri operasyonlardan rahatsızlık duymaktadır. Aynı rahat­sızlık Balucistan'ın yanındaki Sind bölgesi içinde geçerinin dış müdahalelerden rahatsız olan ve Balucistan'daki bölücü gelişmelerden korkan Pakistan ordusu bir askeri darbe yapma eşiğindedir.
İran'ı korkutan hareketlilik
Aynı korkuları İran da duymaktadır. İran devrim muhafızlarına karşı girişilen bombalı suikastın arkasında İran Baluci gruplarını yanında Pakistan Baluci grupları ve Amerikan is­tihbaratı bulunduğu İran tarafından iddia edilmektedir. Balucistan ve Sind bölgelerinin yarılması nedeniyle Pakistan'ın Arap deniziyle ilgisi kesilmiş olacaktır. Nükleer bomba yapa­bileceği endişesiyle Amerika ve İsrail tarafından sıkıştırılan İran, bir de güney batısındaki bölücü hareketle uğraşmak zo­rundadır.
Başkanın bütün adamları
Dev Türkiye Cüce Türkiye - Tamamı Çözümlü Jeopolitik Test Kitabı
Prof. Hasan Köni, 'kendine özgü diplomasi üslubu'yla dünyayı şöyle bir harmanlıyor. Gelişmeleri önceden kestirerek küresel dengelerin 'niçin' bağlantılarını kuruyor. Bir yandan yerel bölgesel küresel teoriyi anlaşılır hale getirirken diğer yandan bizzat yaşadığı sayısız ilginç vakaları anlatıyor. Ve tabii merkezde Türkiye var, duruma göre dev ya da cüce olabilen Türkiye....İngiliz bir diplomatın "Biz bu Türkleri besleyecek miyiz daha" sözüyle başlıyor bu jeopolitik küresel tur ve uğramadığı coğrafya kalmıyor. Balkanlar'dan Çin'deki Türk etkisine... Enerji yollarında kaydırılan ayaklardan Kuzey Irak karanlıklarına... Amerika'nın "Türkler bizi niye sevmiyor" üzüntüsünden Rusya ile 'yeni aşk'a... NATO ve BM'nin tartışmalı hayatlarından 'kadife' sesli Kahire konuşmasına... Kürt açılımının 'konjonktürü'nden, 'maddi mi yoksa manevi diplomasi mi' tartışmasına 'Antropolojik istihbarat'tan Türkiye'nin Afrika'daki rakiplerine Marka marka silah pazarlarından petrol bittikten sonra ne yapacağımıza Asya'daki büyük oyundan Türkiye'nin nükleer poker masasındaki eline... Ve daha birçoğuna...Günlük konuşmalarda herkesin diline pelesenk olan 'global dertlerin arkasındaki akıllar'ı anlatan bir kitap.
Afganistan'a gelince, Taliban hükümetinin düşürerek eski bir Amerikan bankacısı olan Karzai hükümetini iş başına ge­tiren Amerika bir yandan Afganistan'a daha fazla asker gön­dermek için karar aşamasındayken öte yandan NATO müt­tefiklerini sıkıştırarak Asya politikasında daha etkin bir rol almalarını ve Afganistan'a daha fazla asker göndermelerini istemektedir. Amerika yolsuzluğa karıştığını iddia ettiği Kar­zai yönetimine karşı Tacik rakibi Abdullah Abdullah'ı destek­lemekte ve Karzai'nin kazandığı seçimlerde hile yapıldığını ileri sürerek, kendi seçtiği Birleşmiş Milletler Seçim Denet­leme grubuna seçimleri geçersiz saydırabilmektedir. Karzai ile ortak yönetim içinde olacak Abdullah kullanım süresinin kendisine gelmesini beklemektedir.
Anlaşıldığı kadarıyla Pakistan'da Butto yönetiminin ve Afganistan'da Karzai yönetiminin süreleri Amerika'nın iradesine kalmış gözükmekteydi. Nitekim, Karzai'nin savaş lordları ve bir kısım aşiret reisleriyle yaptığı anlaşmalar sonucu seçimleri kazanınca Amerika kendisini Amerika'ya çağırıp yumuşatıp sonra gererek tekrar görevde kalmasına izin vermiştir.
Darbeye karşı Türkiye
Türkiye, Kürt bölgesini denetime almak ve enerji politi­kalarını geliştirmek için Suriye, Irak ve İran'la yakın ilişkiler içindedir. Başbakan Erdoğan, Pakistan gezisinden sonra iliş­kilerimizi sorunsuz olarak ilan ettiği İran'a gidecektir. Genel Kurmay Başkamda Pakistan'ın Peshavar Eyaletini önceden zi­yaret etmiştir. Türkiye'nin darbeyi önleme ve Pakistan'a destek verme konusunda önemli ancak nasıl olacağı bilinmeyen bir rolü olduğu söylenmektedir.
Irak'ta, Ocak ayında yapılacak seçimler öncesi terör saldı­rıları artmış gözükmektedir. Türk İçişleri ve Dışişleri Bakanı Irak'a bir ziyaret yaparak PKK konusunu, özellikle geri gelişlerdeki gösterişlerden sonra, bir daha ele almaktadırlar.
Öte yandan Kazak Kazakistan Cumhurbaşkanı Nursultan Nazarbeyev'in Türkiye'yi ziyareti ve enerji konusundaki yak­laşımlarından sonra Rusya'nın Güney Akım projesinde daha başat bir duruma geçtiği söylenebilmektedir. Ermeni açılımın­dan sonra enerji topunun Rusya'nın ayağında olduğu hissedil­mektedir. Türk dış politikasındaki ilginç bir gelişme ise Türkiye İsrail ilişkileri arasındaki gerginliktir. Türkiye, Amerikan politikalarına uygun olarak Afganistan ve Pakistan'a açılırken İsrail ile ters düşmesini şimdilik nasıl yorumlanması gerektiği pek bilinmemektedir. Bu durumu, Türkiye'nin Orta Doğuda daha bağımsız bir politika izlemesine bağlamanın mümkün olup olmayacağı zamanla görülecek gibidir.
Eski büyük oyuna yeniden dönüş!
Türkiye -Avrupa ilişkileri son gelişmeler karşısında ikin­ci plana atılmış gözükmektedir. İnsan hakları konusunda Türkiye'ye ders veren ve Terörle Mücadele Kanununu aşın sert bulan Avrupa ve hatta Amerika terör karşısında ken­di halklarının hak ve özgürlüklerini kısıtlayan yasalarda Türkiye'den ileri giderek hazırlık girişimlerini de suç kapsa­mına almışlardır. Avrupa içinde etnik bölünmeler devam etmekte ancak Avrupalılar başka ülkelerdeki etnik konularla ilgilenmeyi sömürgeci dönemlerinden kalan bir alışkanlıkla sürdürmektedirler.
Karmaşıklaşan uluslararası ilişkilerde Asya zenginlikleriyle ön sırayı almış gözükmektedir. Zaten eski çağlarda Avrupa'yı zengin eden gene Asya'nın kaynakları olmuştur. Bu yüzden eski büyük oyuna yeniden dönüş yaşanmaktadır.
Ama bu sefer çok güçlü bir Çin ve Rusya oyunda vardır. Amerika'yla yapılan Atomik İşbirliği Anlaşmasına karşılık Hindistan'ın şimdilik bu ikili karşısında pek söz sahibi olmadığını söyle­yebiliriz. Bizim için önemli olan Asya'daki oyunda Türkiye'nin ve Türklüğün rolünün ne olacağıdır.
***
KİTABIN İÇİNDEKİLER
BİRİNCİ BÖLÜM: FANTASTİK DÖRTLÜ: TÜRKİYE, ABD, İSRAİL VE PKK
  • Türkiye’nin Tavrı, Dünyanın Geleceğini Etkileyecek!
  • Türkiye Dev mi Cüce mi?
  • Hüseyinli Amerikan Operasyonu ve Türkiye
  • Kadife Sesli Obama’dan Müslümanlara Jest
  • Terör Örgütlerinin Yapısı ve PKK Sorunu
  • Türkiye-Amerika: Ortak Vizyonlar, Fırsatlar ve Ayrılıklar
  • Türkiye’nin AB Üyeliği
  • Kıbrıs ve Türkiye’den Alınan Tavizler
  • Yeni Açılımlar
  İKİNCİ BÖLÜM: ŞEYTAN ÜÇGENİ: İRAN, AFRİKA VE ÇİN
  • ABD, İran ve Nükleer Mesele
  • ‘Sarı İttifak’ Kimi Tehdit Ediyor?
  • Yeni Bir Çatışma Alanı: Türkiye-Afrika
  • Asya’da Büyük Oyun
  • Jeopolitik Oyunlar: Ermenistan, Türkiye ve Büyük Güçler
  ÜÇÜNCÜ BÖLÜM: TERÖRİZM VE BENİM CİCİ SİLAHLARIM
  • Terörizme Karşı Savaş ve İnsan Hakları İhlalleri
  • Askeri Harcamalar ve Sivil Ekonomiler
  • Küreselleşen Terörizme Karşı Mücadelenin Paradigmaları
  • Küçük ve Hafif Silahlar ve Afrika
  • Hava Operasyonlarının Psikolojik Etkisi ve Terörle Savaş
  • Caydırıcılık Gücünü Kaybetti mi?
  • Antropolojik İstihbarat
  • Amerika’nın Kolluk Gücü NATO
  • ABD’nin ‘Latin Katiller Okulu’ Deneyimi
  DÖRDÜNCÜ BÖLÜM: ENERJİNİZ KALDIYSA
  • Petrol Sonrasında Enerji Projesi ve Küresel Isınma
  • Türkiye’de Nükleer Silahlar Sorunu

18 Kasım 2010 Perşembe

Sezai Karakoç Kurban Bayramı Mesajı

Kurban Bayramı Mesajı

e-PostaYazdırPDF
16 Kasım 2010
Milletim!
Bir kurban bayramı daha geldi, fakat, ne yazık ki, İslâm toprağının dirilip uyanmasına şahit olmadı. Bu yüzdendir ki, iki yüz yıldır, nice kurban verdik ve durmadan kurban veriyoruz. Anadolu ve diğer islâm ülkeleri çocuklarının süreklice kanı akıyor. Kimi İslâm ülkeleri ise tümüyle esir. Tarihin en sinsi, en zalim, en amansız katliamına uğradılar da, koskoca İslâm Âlemi, bölünmüşlüğü ve yönetimlerinin yabancı etkisinde bulunuşu sebebiyle, bu görülmemiş facialar karşısında adeta kıpırtısız donup kaldı.
İslâm tarihinin öyle kritik bir sürecinde bulunuyoruz ki, ülke ve millet olarak, İslâm Ülkesi ve Milleti olarak, her vesileyle, kimliğimiz, varlığımız ta derinden, kaynağından ve özünden sorgulanıyor. İnsanoğlu bilerek bilmeyerek, isteyerek istemeyerek varoluşunun hesabını veriyor. Tabiidir ki, böyle bir var veya yok olma hengamesinde, geçmiş zamanımızın tüm duygu renkleriyle yüklü gelen bayramlar, bir âdet olmaktan öte bir anlam ifade etmekte. Bayram, bayraklaşmakta.
Batı’nın insan onuruyla bağdaşmaz ruh ve niyetlerinin bir eseri olarak dünyanın her yerinde ve başta müslümanların olmak üzere tüm insanların kanı ırmaklar gibi akıtılıyor.
Önlem alınmadıkça, Ortadoğu’da Süper İslâm Gücü oluşturulacak şekilde ayağa kalkılmadıkça, bundan sonra da, bu tür felâketler gelip çatacak, ülkelerimizi yakıp yıkacak, nesilleri yok edecektir. Bugün, hiç unutulmamalıdır ki, istisnasız her islâm ülkesi, tek başınadır, korumasızdır, Batı’nın vahşi saldırılarına açıktır.
Kim kimin, ne neyin kurbanı? Çağın bu yürek paralayıcı anlamını çözemeyen, yaşayamayacaktır, bilelim.
Biz müslümanlar, hac ve kurban borcumuzu yerine getirirken, tarihin bizi içine itmeğe kalkıştığı var olma veya yok olma boyutuyla birebir yüzyüze geldiğimiz bilincini en yüksek anlamında hissetmeliyiz.
Kesilen her kurban, akan her kurban kanı, yüzyıllar boyunca verdiğimiz kurbanları hatırlatmalı, yüreklerimizi bu ateşle yakmalı, önümüzü kılıç gibi keskin bir ışıkla aydınlatmalıdır.
Ve biz, iki yüz yıldır aradığımız dirilişimizin sırrını bulup çözmedikçe ve onu çözmeğe layık olmadıkça yaşayamayacağız, bilelim. Yoksa, tarihten silinmeğe mahkûmuz, bunu bilelim.
İnsanın Allah’a şahdamarından daha yakın olduğunu ispatlamak ve dinin tarihine, müminin gönlüne fizikötesi aşılı hayat verici kanı şırıngalamak amacıyla kutlu kanı akıtılan kurbanların ateşiyle aydınlanmış bayramınızı milletçe bu bilince ermemiz duasıyla kutlar, geleceğe en iyi, en doğru, en güzel, en güçlü ve umutlarla donanmış olarak çıkmanızı can ve yürekten dilerim.
YÜCE DİRİLİŞ PARTİSİ
GENEL BAŞKANI
A. Sezai KARAKOÇ

14 Kasım 2010 Pazar

Türkiyede en çok cami Bulunan İller ve ilçeler


Türkiyede en çok cami Bulunan Şehirler 2007 yılı verilerine göre.

Not: 2007 yılı ile 2010 yılı arasında yapılan her iki araştırmada bağımsız 2 farklı kurum ve kişiler tarafından yapıldığı için arada bazı  sayısal farklar bulunmaktadır. resmi olarak bu bilgiler doğrulanmamıştır

Türkiyede en çok cami Bulunan Şehirler 2010 yılı verilerine göre.


Doç. Dr. Ahmet Onay, çıktığı yurt gezisinde eşi ve kızları camilerde namaz kılamayınca sorunun tezini hazırladı. Türkiye'nin cami profilini rakamlarla ortaya koyan Onay, camilerin yüzde 90'ında kadınlar için abdest alma yeri bulunmadığını, camilerin şehir hayatına uygun planlanmadığını söyledi.
Rakamlarla camiler
Kişi başına düşen cami sayısı: 2002 yılında bir araştırmaya göre Türkiye'de ortalama 882 kişiye bir cami veya mescit düşüyor.
Kadrolu cami sayısı: 2008 yılı verilerine göre Türkiye'de 67.624 kadrolu, 12.008'i kadrosuz cami bulunuyor.
Bölgelere göre cami sayısı: Türkiye'de camilerin yüzde 27'si Karadeniz Bölgesi'nde, yüzde 17'si İç Anadolu, yüzde 14 Marmara, yüzde 12'si Ege, yüzde 9'u Güneydoğu Anadolu'da.
Türkiye'de en çok cami olan ilk 5 il: Konya (2.831), İstanbul (2.791), Ankara (2.545), Samsun (2.545) ve Kastamonu (2.454).
En çok mescit olan iller: Ankara (421), İstanbul (291), Kastamonu (120), İzmir (114).
İbadet durumuna göre camiler: Tamamen ibadete açık 65.439 (yüzde 85), zaman zaman ibadete açılan camiler 3.548 (yüzde 5), görevlisi olmadığı için kapalı camiler 4.431 (yüzde 6), tamamen ibadete kapalı 14.94 (yüzde 2).
Yaptıranlara göre cami dağılımları: Doğrudan yöre halkı 51.134 (yüzde 67), cami dernekleri 9.938 (yüzde 13), şahıslar 8.282 (yüzde 11).
Cami giderlerini kim karşılıyor? Doğrudan cemaat yüzde 78, cami dernekleri yüzde 15, vakıflar yüzde 1, diğer yüzde 6.
Tuvalet sayıları: Camilerin yüzde 66'sında sadece erkeklere tuvalet bulunurken, yüzde 18'inde hiç tuvalet yer almıyor. Kadın tuvaleti bulunan camilerin oranı ise yüzde 16.
Camilerin yüzde 90'ında bayanlara abdest alma yeri bulunmuyor.
İbadet alanı 500 m² olan ve iki imamın görev yaptığı camilerin ortalamaları şöyle: Sabah namazı 40 kişi, öğle, ikindi, akşam, yatsı 110, cuma namazı 1.005 kişi.
TÜRKİYE'NİN CAMİ PROFİLİ
Kadınlar camilerde ibadet ederken birçok sorunla karşı karşıya kalıyor. Bazı camilerde kadınlara ait namaz kılma ve abdest alma yeri bulunmaması kadınların camilere gitmelerinin önündeki en büyük engel. Kadınların camilerde yaşadığı sorunlar bir akademik araştırmayla da ispatlandı. Doç. Dr. Ahmet Onay'ın, Türkiye'nin bütün camilerini kapsayan araştırması camilerin yüzde 90'ında kadınlara ait abdest alma yeri olmadığını ortaya koyuyor. Onay, "Ülkemizdeki 77 bin camiden 66 bininde kadınlar için abdest alma yeri ve tuvalet yok. Namazı kılabilmek için abdest almak farz olduğuna göre, camilerin yüzde 90'ında kadınlar için abdest alacak yer olmaması düşündürücü." diyor.
Onay'ın hazırladığı tezi "Türkiye'nin Cami Profili" adıyla da kitap haline getirildi. Ahmet Onay, camilerin mimari ve işlevsellik açısından kadınların kullanımına uygun inşa edilmemesinin sosyolojik nedenleri olduğunu belirtiyor. Camilerin şehir hayatına göre tasarlanmadığının altını çizen Onay, "Camiler küçük yerleşim yerlerine göre inşa ediliyor. Halbuki şehir hayatında kadınlar evlerinin dışında ibadetlerini yapmak durumundalar. Onların camilerde istedikleri zaman ibadet etme hakkı olduğunu unutmamak gerekir." diyor. Camilerin sosyal hayatımızın merkezinde yer alması gerektiğini belirten Onay, "Peygamber Efendimiz (sas) döneminde camiler hem mescit hem de sosyal hayatın bir parçasıydı. Camiler, Ashab-ı Suffa gibi eğitim merkezleri, yoksullar için barınma yerleri olarak kullanılıyordu. Toplumumuzun camiyle ilgili algısı değişmeli." şeklinde konuşuyor. Toplumun cami sayısını artırmada gösterdiği gayretin takdire şayan olduğunu belirten Onay, "Camilerin özgün bir cami mimarisiyle inşa edilmesi için mimarların, şehir planlamacılarının ve inşaat mühendislerinin de katkıları gerekiyor. Ayrıca ilahiyat eğitiminde camilerle ilgili yalnızca 3 ders alındığı biliniyor. İlahiyat fakültelerinde, cami mimarisi ve cami anlayışıyla ilgili bu 3 dersin içeriği yetersiz kalabiliyor. Cami kavramının tarihsellikten kurtarılarak pratik ve güncel olarak ele alınması gerekir. Böylece 'bize ait bizim şehir hayatımıza ait' bir cami anlayışı ortaya konmalı." diyor. Camilerdeki eksikliklerin yerel yönetimler, Diyanet İşleri Başkanlığı ve vakıfların işbirliğiyle çözülebileceğini dile getiren Onay, "Bu sorun yalnızca bir kurumun sorumluluk alanında değil. Camiler inşa edilirken kadınların, çocukların ve engellilerin de ibadet etme hakları göz önünde bulundurulmalı. Bunun için yerel yönetimler ve vakıflar camilerin şehir hayatına uygun şekilde biçimlendirilmesi için desteklerine devam etmeli." diye konuşuyor.
Eşi ve kızları namaz kılmakta zorlanınca tezini yazdı
Diyanet İşleri Başkanlığı'nın da kadınların ibadetlerinde yaşadıkları sıkıntılarla ilgili farkındalık oluşturan araştırmanının hikâyesi ise şöyle: Ailesiyle birlikte 3 haftalık bir yurtiçi turuna çıkan Ahmet Onay, 3 kızı ve eşinin namaz kılarken yaşadığı sıkıntılara şahit olur. Kendisi gittikleri her yerde abdesti alıp namaz kılar fakat ailesi her gittikleri ilde ibadet edebilmek için yeni yöntemler aramak zorunda kalır. Onay, "Bir şehir merkezine geldiğimizde büyük bir camiyle karşılaşınca çok seviniyorduk. Camiye girince durum değişiyordu, gittiğimiz çoğu camide eşim ve kızlarım abdest alacak yer, hatta bazen kadınlara ait namaz kılma yeri bile bulamadı. Onların yaşadığı bu sıkıntı beni bu konu hakkında detaylı bir araştırma yapmaya yöneltti." diyor. Onay, "Kızlarımın ve eşimin yaşadığı sıkıntılar zaten bildiğim bir sorunun üstüne gitmemi sağladı. Umarım camilerde yaşanan sorunlar kurumların ve toplumun ortak duyarlılığıyla çözülsün." diyor.