Sümbül Ebrusu

Sümbül Ebrusu

8 Mart 2015 Pazar

Edmund D. Chishull Türkiye Gezisi ve İngiltereye Dönüş kitap takdim özet ve değerlendirme yazısı

Edmund D. Chishull Türkiye Gezisi ve İngiltereye Dönüş
Edmund D. Chishull, Türkiye Gezisi ve İngiltere'ye Dönüş, Bağlam Yayınları, İstanbul, 1993, 189 sayfa.
Original: Travel in Turkey and Back to England, Bawyer Basımevi, Londra 1747.

1699-1702 yılları arasında İzmir'de bir İngiliz ticaret şirketinde görev alan Edmund D. Chishull'un hatıratı.
Eserin içeriği İzmire gelinceye kadar ki yolculuk izlenimleriyle başlıyor. İzmir'de yerleşik iken eski yunan yerleşim yerleri ve oralarda gezip gördüklerinin aktarımları mevcut.
Ayrıca bir vesile ile yaptığı İstanbul/Asitane gezisi ve Osmanlı payitahtındaki gözlemlerine de yer vermiş. Topkapı sarayı, İstanbulda öne çıkan camiler, civardaki kiliseler ve İstanbul eşrafına dair ilginç ayrıntılardan bahsetmiş.
Kitabın son bölümü ise İzmir deki görev süresi sonunda Edirne Bulgaristan, Eflak(Romanya), Erdel, Bohemya, Avusturya ve Almanya ve de Hollanda'dan geçerek ana vatanı Britanya'ya giderken yaptığı kara yolculuğu esnasındaki deneyimlerinden ve bu bölgelerden kısa kısa bahsedildiği bir seyahat notları olarak bahsedilebilir.


Eserin diline gelirsek fena değil insanı sıkmıyor ama heyecan içerisinde de bırakmadığı için oturup tek seferde bitirme imkanı da vermiyor. Kitapta anlatılan yerler hakkında çok sade bilgiler var ama en önemlisi 18 yy da Avrupalı bir Hristiyan'ın Müslümanlara(Türklere) bakış açısını görmemizi sağlıyor. Şunu söylemek gerekiyor ki; Müslümanlara karşı çok büyük önyargılar ve günümüzdeki gibi bir nefreti barındırmıyor, ama Osmanlının gücüne ve İslamiyete karşı keskin bir önyargı mevcut. 
Barbar Türk, Cahil Türk ibarelerine rastlayabiliyorsunuz. Fakat büyük bir aşağılama yahut toptancı bir yaklaşım eserin bütününde kullanmamış.


7 Mart 2015 Cumartesi

Battal ve Hatip Ebrularım 6


Battal ve Hatip Ebrularım 6

Bu hafta ebrularımız hatip çalışmaları ağırlıkta ama battal ebrulardan da örnekler olacak. Teknik açıdan Çok güzel diyebileceğim iki yada üç çalışma çıktı ama olsun, pes etmiyoruz.
Gayretli Devletlü'yü geçer deyip devam ediyoruz

Hatipler noktasında el ayarımı yaklaşık 2-3 aydır yapmadığım için tutturmakta biraz zorlanıyorum.
Ol sebep bu örnekleri doğru misal olarak değerlendirmez iseniz Ebru sanatını daha güzel görürsünüz.




çok iyi olamayan hatiplerin üzerine belli belirsiz bir çift kat aldık, görsel açıdan fena olmadı, en azından teknik açıdan berbatlığını kapatır gibi oldu 

çift katlı

5 Mart 2015 Perşembe

Şölen Greta Zeytinli Dağ Kekikli Kraker

Şölen Greta Zeytinli Dağ Kekikli Kraker

Uzun zamandır Torku ürünleri dışında abur cubur tüketmeyi tercih etmiyordum. Arada biraz ülker biraz BİM ürünleri çok az da diğer markaların ürünler. En son yaptığım Elazığ-Malatya ziyafeti esnasında arkadaşların evde olmaması sonucu mecburen bir buçukluk saatlik Malatya Çarşısı turu yapmak zorunda kalmıştım. Bu gezinti sırasında girdiğim bir markette memleket hislerim kabararak Torku ürünlerini sorduğum sırada iki tane küçük kraker bisküvi tarzı ürün dikkatimi çekti.

Şölen'in sanırım yeni çıkarmış olduğu bu ürünlerin dış kabındaki zeytinli ve dağ kekiği ile domates ve adını şimdi unuttuğum bir çeşnili olması açıkçası dikkatimi celp etmeye yetmişti. Her iki üründen de birer tane alıp 0.50 kuruştan 1 TL verip marketten çıktım.
Domatesli ürünü ertesi günü hemen yemiştim, çok fazla hatırlamıyorum şimdi.
 Ama zeytinli ve dağ kekikli ürünü tadarken yazma fırsatım da oldu.
Ürünün içinde 6 adet kraker-bisküvi var. İlk ısırdığınızda ağzınıza bir kekik aroması geliyor, hemde yoğun bir şekilde. Bu benim çok hoşuma gitti.

28 Şubat 2015 Cumartesi

Blaise Cendrars Yolculuk notları


Blaise Cendrars Yolculuk notları

İlginç bir şekilde bir şiir kitabı daha okudum, yukardaki fotoğrafta yer alan önsözün giriş kısmına referans aldığım için.
Ama açıkçası çok beğenmedim.
ne edebi zevk verdi ne  de okuduklarımı düşünme fırsatı verdi.
ama diğer tüm şiir kitaplarında olduğu gibi tüm yorumu size bırakmak için rast gele ve benim arada beğendiğim şiir örneklerinden 5-6 tanesini burada paylaşıyorum, ben beğenmedim ama belki sizlerin hoşunuza gidebilir.



Seher Hocamdan Ebrulu Defter hediyesi


Seher Hocamdan Ebrulu Defter hediyesi

Bazen çok mutlu olabiliyorum.
üç kelimecik kısa bir cümle bana dünyaları verebiliyor,
Yahut bir çikolata:)
Ya da ufacık bir defter bile sizi inanılmaz mutlu edebiliyor.

Dün Ebru hocam Seher hoca bana çok büyük bir süpriz yaptı, acayip mutlu oldum ya.
anlatamam.
Hocam elinde bir defter çıkardı ve Talha bir bak bakalım dedi.
Çok güzel ve sade bir defter, ama Ebrulu bir defter.
İnanılmaz hoşuma gitmişti.
Bende arada biraz saçmalıyordum, uğraşıyordum, yapıyordum, bozuyordum, bir şeylere benzetmeye çalışıyordum, defter yapmak için,
Ama usta ellerden çıkmış bir defteri görünce, şöyle filimlerde görürüz ya bir reverans yapılır, aynen öyle bir hal geldi içimden,
Ustalık başka bir şey ya.

Bu defteri seher hocamın bir talebesi yapmış, 
Defteri büyük bir hayranlık ve beğeniyle incelerken,
hocam birden demez mi Talha bu defter hediyem olsun, sen çok uğraştın bu işlerle
İçimden o an neler geçti bir bilseniz,
en basit tabirle iç dünyamı gürleten bir Aman Alllahımmmmmm sesi nasıl yankılandı, 
gerçi duyabilmeniz için o an içimde bir cüz olmanız lazımdı:) ama sağlık olsun, ben sizin yerinize duydum sayalım

Bu arada yaklaşık 3 aydır beni defter yapmak için oyalayan değerli tekne arkadaşımız Eslem'e de içimdeki kocaman çocuktan gelen bütün kıskançlıklık hislerini çatlatacak iki kelam etmek istiyorum:
Nazar etme uğraş seninde olur bak hocam bana hediye etti.

Gerçi dün biraz telaşeliydim, telefonlar telefon üstüne, hocama hakkıyla teşekkür edemedim, ol sebep bir kez daha burdan hocama en içten deruni hissler ile teşekkürlerimi tekrar iletmeyi bir vazife biliyorum.
Tekrar teşekkür ederim hocam.
Danke Sehr Schön Meine Lieblingslehrerin.

Kısaca dün hem hocamın bu çok güzel ebrulu defter hediyesi ve de gece yarısı da değerli bir insanda duyduğum 3 kelimeden müteşekkil bir cümleden dolayı inanılmaz mutlu oldum ya...

Bu şarkıyı ve bakışları da beni aylardır eken birilerinin defterime nazar etmemesi için paylaşıyorum:) 

eğer defterime birileri göz koyarsa önceden haber edeyim ne olacağını bilin diye de bu şarkı gelsin.

Battal Ebrularım 5


Uzun zamandır Ebrularımı paylaşmadığımı fak ettim, geçen hafta yaptığım ebrulardan yükleyeyim istedim. Ayrıca geçen hafta teknemizin maşallahı olduğu için hocamız 3 ebrumu kamulaştırmış, maalesef onların hepsinin fotoları hala elime ulaşmadı.

Misal kamulaştırılan ebrulardan bir tanesi de bu





22 Şubat 2015 Pazar

Kenan Karabulut Yarın İçin Bir Dal İranlı Kadın Şairlerin Şiirleri kitap takdim özet değerlendirme


 Kenan Karabulut - Yarın İçin Bir Dal (İranlı Kadın Şairlerin Şiirleri)

Şiirle aramın çok iyi olmadığını söylemiştim. Ama arada bir okuyorum.
Bu sefer İsam Kütüphanesinin raflarında gezinirken; ki bazen yaparım onlarca dakika hatta bazen saatlerce raflarda kitapları alıp alıp incelerim, onlardan hoşuma gidenleri seçerim. Bu seferde böyle oldu. Yaklaşık 1 haftadır sadece Necib Mahfuz okuyordum, bir değişiklik olması için biraz daha dinginleştirici bir şey aradım ve şiirde karar kıldım. Nasipte bu kitap varmış denk geldi.
İranlı KAdın şairlerin şiirlerinden seçmeler.
Güzel oldu benim açımdan.
Gerçi şiir kitaplarına çok fazla değerlendirme yapmıyorum.
Çünkü şiir çok apayrı bir dünya.
Ben neredeyse o dünyaya hiç vakıf değilim ol sebep biraz korkuyorum yorum yapmaktan onun yerine kitaptan hoşuma giden şiirleri ya da mısraları bol bol aktarayım istedim. Belli mi olur birilerinin ilgisini çeker ve onlar da okur diye.
Kitapta aklımda kalan en net dize ise
"Ne zamana kadar gitmeli
bu diyardan başka bir diyara" (Furuğ Ferruhzad/ Geçici şiiri)






Harput Kalesi fotoğrafları


Harput'un Ulu camiisiyle beraber en muhteşem iki yapısından birisi. Eskilerin ayak izlerini görmenin heyecanını yaşıyorsunuz. Manzara muhteşem Güneydoğu Toros Dağlarının kestiği ovayı izlemek, Elazığ il merkezine bakmak, bütün bunları bir burç kenarına oturup saatlerce temaşa edebilirsiniz.
Harputa gidip de kaleye çıkmadan geri dönmeyin. 
Fotoğraflar 18.01.2015 tarihine aittir.






Necib Mahfuz Bıldıcın ve Sonbahar


Necib Mahfuz Bıldırcın ve Sonbahar


Necip Mahfuzın bir hafta içinde okuduğum beşinci kitabı. (diğerleri: dilencimuhterem efendim,  han el halil, hırsız ve köpekler )
Biraz inatla devam ediyorum, kütüphanede okumadığım sadece tek çevirisi kaldı, onu da yarın yahut bir gün okuyup bu inadımı tamamlayacağım inşallah. 
Gereksin bir inattı ama olsun.

Kitabın konusu Devrim Devrimcilere bırakılamayacak kadar önemlidir sözününü idrak edemeyecek kadar hızlı bir devrimci genci anlatıyor. Kral Faruk'un son döneminde anayasal monarşici ve eskiyen sisitmein son kaymak yiyici grubuna ait iken, askeri darbe sonrasında gözden çıkarılmasıyla tüm hayatı alt üst olan genç bir politikacının hayatına dair bir öykü...


Hayatını adadığı sistemden gönderilince tüm dünyaya küser ve bir boş vermezlik bataklığına düşecek kadar tüm hayatını geçmişe özlem ve geleceğe sövgüler yağdırırken, kibrin acı zehrini, gururun dayanılmaz azabını ve günahlarının affedilmezlik  doruğunu yaşayan zavallı bir politikacı...

21 Şubat 2015 Cumartesi

Necib Mahfuz Dilenci takdim özet ve değerlendirme yazısı


Necib Mahfuz Dilenci 

Acayip bir kitaptı. 24 saat içinde okuduğum 3. Necib Mahfyz eseri oldu.(ötekiler; muhterem efendim,  han el halil)
Necib Mahfuzdan okuduğum düşsel mahiyeti en geniş kitaptı diyebilirim. Gençliğinde devrimci iken sonrasında inşaat işinden çok para kazanan milyoner hesabı bir öykü.
Para var, iş var, aile var, saygınlık var, her şey var ama bir şey eksik olmalı. Her şeye ulaşmış bir tükenmişlik.


Hayat bir süre sonra çekilmez oluyor. Dünyadan, dünyasından kaçarak kurtulmaya çalışan bir adam. Her türlü sefihane yaşantı bile deneniyor ama tad vermiyor. Yeniden bir durgunluk sonrası terki dünya eyleyip, akli muhakemeleri bile zorlayacak düşünsel evreler. Taki onu yeniden dünyaya getirecek bir kurşuna kadar.

Hikayenin tüm özeti bu.