Sümbül Ebrusu

Sümbül Ebrusu

8 Mayıs 2016 Pazar

Adamlık Herkese Lazım Ahmet Davutoğlu Hocamız


Adamlık herkese lazım
Son günlerde yaşananların ardından çok söz söylemek istemiyordum ama bir sözü duyunca kan beynime sıçradı; "Reis de bizim Hoca da bizim" lafı siyasal islamcı camiamızın son dönemde ürettiği en yavşakça ve kandırıldığını kabul edip etmeme tereddütü arasında salaklaştığının amiyane tabirle bir özetidir.
Boşuna dememiş büyük İkbal
Kaçın Müslümanlardan; İslam'a sığının. (M. İkbal)

Bu konuda 16. yy Osmalı ulemasından Hasan Kafi Akhisari'nin bir benzetmesi var "Bir padişahın, bir kimseyi yakınına alması ya da yanından uzaklaştırmasının bir görüş ve düşünceye göre değil de heva ve hevesine göre olması [yani bir padişahın, bir kimseyi görevden almasının veya göreve getirmesinin ya da onun reddinin ve kabulünün bir görüş veya maslahata binaen değil de sırf keyfe keder olması] geriye dönüşün-idbar- zevale doğru gidişin alametlerindendir... "

1 Mayıs 2016 Pazar

Hermann Hesse Klingsor'un Son Yazı Takdim Özet ve Değerlendirme Yazısı


Hermann Hesse Klingsor'un Son Yazı Takdim Özet ve Değerlendirme Yazısı

Hermann Hesse, Klingsorun Son Yazı/Klingsor Letzter Sommer, YKY İstanbul 2014, 

Son okuduğum 3 kitaptan sonuncusu; ilkini gene Hermann Hesse'den Rosshalde ikincisini Novalis'in Geceye övgüler olunca insanın içini ister istemez farklı duygular daha kolay kaplıyor.

Avrupalı insanın birinci ichan harbi sonrasında içine düşmüş olduğu çıkmazı gittiği yol yani ölüm öncesindeki son hatıraları; Klingsor'un son yazı.
Ressam Klingsor üzerinden 20. yy başlarındaki bireyin tanımı yapılıyor. Tasvirler ile bu tanım iyice açılmak istenmiş öyle olunca metin biraz zorluyor insanı, ama verilmek istenen mesaj için dolambaçlı bir yoldan gidilmek istense de amaç hasıl olmuş.

Daha açık bir ifadeyle yazarımıza söz verirsek:
Diyorlar ki; insan bu, ecco homo, son yılların yorgun, hırslı, vahşi, çocuksu ve kurnaz insanı, ölmekte olan ölmek isteyen bir Avrupalı: özlemlerinden düzerek kurtulmuş, her yükten hastalanmış, öleceğini bilerek coşkuyla canlanmış, her gelişmeye hazır, her gerilemeye hazır, baştan aşağı heyecan ve baştan aşağı yorgunluk, morfinmanın zehre bağımlı olduğu gibi kaderine ve acıya bağımlı, yalnızlaşmış, harap olmuş, çok yaşlı, hem Faust hem Karamazon, hayvan ve bilge tam anlamıyla yalın, hırssız, çırılçıplak; ölümden çocuklar gibi korkuyor, bıkkınlık içinde o ölümü ölmeye istekli.

İstanbul Kantarcılar Kuveloğlu Hanı


İstanbul Kantarcılar Kuveloğlu Hanı

İstanbulda Tahtakaleden Süleymaniye'ye çıkarken Kantarcılar içinde kalan Son dönem Osmanlı Hanlarından birisi Kuveloğlu Hanı. İlk günkü halini büyük bir oranda korumayı başarmış ve bugün hala faal bir şekilde kullanılmakta. Eski dönem sosyal ve ticari hayatına dair izler bulmak isteyenlerin Tahtakaleye yolu düştükleri zaman mutlaka ziyaret etmeleri, han içindeki taşközde pişen çaydan bir bardak içip, çaycı abiyle sohbet etmeleri ve Tarihi pide fırınından ekmek almaları salık verilir.

MTG 2016 Nisan'ının son çarşambasında gezip gördü.

28 Nisan 2016 Perşembe

İstanbul Kadıköy Ekspres İnegöl Köfecisi mekan değerlendirme


İstanbul Kadıköy Ekspres İnegöl Köfecisi mekan değerlendirme


Kadıköy merkezde bulunan oldukça meşhur bir inegöl köftecisi.
Nisan ayının son pazartesinde denemek nasip oldu. 
Mekan kalabalık ve devamlı müşteri dolu, özellikle öğle ve akşam üzeri yer bulmak bir problem.

Mekanda biz porsiyon İnegöl köfteyi tercih ettik. Zaten ana yemekleri, birde kaşarlı köfte var.
Yaklaşık 10  adet inegöl köftesi bir kaç turşu biber, acı ezmesi ve ekmekle beraber servis ediyorlar.
Geri kalan tüm garnitürler ücretle.
Bir porsiyon köfte 15 Tl.
 Lezzet açısından ben beğendim vede doyurucu.

Çalışanlarda seviyeli sizi ne fazla rahatsız ediyorlar ne de ilgisiz görünüp sizi çileden çıkarıyorlar. Mekan sade ve yemeğinizi güzelce yiyebileceğiniz bir durumda, 
ama öğlen ve akşam yemek saatlerinde çok kalabalık olduğu için yer sıkıntısı büyük bir problem olarak değerlendirilebilir.

Unheilig So Wie Du Warst Türkçe Çeviri geçmişte olduğun gibi

Unheilig So Wie Du Warst Türkçe Çeviri geçmişte olduğun gibi


Hab' keine Angst,
- Korkma
ich bin da für dich
Senin için burdayım
Halte deine Hand und erinner mich
elini tutuyorum ve hatırlıyorum
 Wohin sind die Jahre und die Tage des Glücks?
Mutlu günler ve yıllar nerede?
Sie flogen vorbei, ich halt' dich fest und schau zurück
Onlar çoktan gittiler/uçtular, şimdi seni sımsıkı tutuyorum ve geriye bakıyorum
 Gedanken zieh'n an mir vorbei, ich bin stolz auf unsere Zeit
– hatıralar/düşünceler ard arda canlanıp geçiyorlar, yaşadıklarımızla gurur duyuyorum

So wie du warst bleibst du hier
 – Geçmişte olduğun gibi, burada/(yanımdasın) kalmaktasın
So wie du warst bist du immer bei mir
– Geçmişte olduğun gibi, daima yanımdasın/ hep benimlesin
 So wie du warst erzählt die Zeit
 – Geçmişte olduğun gibi, anlatmakta zaman
So wie du warst bleibt so viel von dir hier
– Geçmişte olduğun gibi, burası senden çok iz taşımakta

8 Nisan 2016 Cuma

Tekirdağlı Mütekaid Muallim Hüseyin Çakan Hocayla tanışmamız ve Talebeye Kitap Hediye Etme Geleneği


Tekirdağlı Mütekaid Muallim Hüseyin Çakan Hocayla tanışmamız ve Talebeye Kitap Hediye Etme Geleneği

Mart ayının son salısından bir önceki salısında üniversite yemekhanesinde abdullah rıdvan ile otururken söz bir anda uzun zamandır kitapçılara gitmediğimize gelivermişti. O anda kitap denilince heyecana gelen arkadaşlar olarak bir anda ayaklanıvermiş ve yanımıza Nejat dede ile bahçede denk gelen Yunus emre'yi de alarak karşıya doğru yola koyuluvermiştik. Hedef. Cağaloğlundan başlayıp, Süleymaniye sırtlarına kadar olan güzergahta kitap ve kitapçılar ile bir gün geçirmenin heyecanını bir kez daha hissedebilmekti.
Kim bilir son demlerimizi geçirdiğimiz 29 mayısın günlerinden sonra bir daha bu heyecanı birlikte hissedemiyecektik.
O anda aklımıza ne öğleden sonraki ne de akşamki derslerimiz gelmişti,
demek ki kader bize daha güzel vesile sunmuş olacak ki, her şeyi bırakıp bir anda çıkıvermiş;
ki günün sonunda herkes buna bizzat şahit oluyordu.

Marmararay cağaloğlundan çıktıktan sonra dergah yayınlarının merkezi olan Ana Kitabevi ilk durağımız oluyordu. Hikayemizde işte tam bu anda başlıyordu.
Kitapçıda olmanın güzelliği raflardaki güzelleri seyrederken kendinden geçmenin de ötesindedir artık; okuyanlar bilir, okumayanlar zaten bizi anlayamazlar bile.

İşte tam bu güzellerle buluşmanın telaşesiyle herkes kendi güzelinin peşinde büyülenmiş bir halde dalmış ve birbirine kendi güzellerini överken. Bir muhterem zatın dikkatini çekiyor ve film bu anda başlıyordu işte. Ana kitabevinin arka köşesinde ki masada oturan Simasından güven ve edep akan değerli bir zat bizim konuşmalarımıza önce kulak misafiri oluyor ardından özür dileyip bize yardımcı olmak maksadıyla bir kaç öneride bulunuyordu.

Bu değerli Beyefendinin önerisi hepimizin birden dikkatini çekince; önce bir hoş sohbet ardından tanışma ve hediyeleşmeye kadar gidecek olan muhabbetin kapısı aralanıyordu.
Hüseyin Bey, Nurettin Topçu'nun liseden hocası olduğundan dem vuruyor ve bizlerle ufak bir girizgah yaptıktan sonra sanırsam bizleri sevmiş olsa gerek ki hemen kasada bulunan görevliye dönerek bizleri de işaret ederek 4 tane kitabın kendi hesabına yazmasını söyleyiveriyor. Ve bizlere de okuduğumuz bölümlere göre Nurettin Topçu'dan 
Yunus ve Bendenize edebiyat fakültesi tayfası olarak "Kültür ve Medeniyet"
İlahiyatçı tayfa olan A.Rıdvan ve Nejat Dede'ye ise "İslam İnsan Mevlana ve Tasavvuf" kitapları bahtımıza düşüyordu.

29Mayıslılar olarak Mehmed Niyazi Özdemir Hocamızı Evinde Ziyaret ettik


29 mayıs üniversitesinde okumanın getirmiş olduğu bereketin en büyük neticesi kardeşlik ve çok güzel dostluklara vesile olmasıdır.
Bu dostlukların neticesinde çok farklı ve güzel işlerden faidelenmemize yol açıyor.
Tıpkı 2016 Nisan'ının ilk salı akşamı Fikir dünyamızın değerli ve mümtaz şahsiyetlerinden Mehmet Niyazi Özdemir Hocamızı evinde ziyaret etmenin onuruna erişmiş olmak gibi.

Edebiyat ve yazın dünyamıza Çanakkale Mahşeri, Yemen Ah Yemen, Plevne, Kanije gibi ecdadımızın gerçek öyküsünü romanlaştırarak atiye birer numune olarak sunduğu gibi Türk Tarih Felsefesi, Türk Devlet Felsefesi, İslam Devlet Felsefesi vb. gibi fikir ve düşünce dünyamıza yön verecek kaynak niteliğinde eserleri de bu milletin evlatlarına sunmuştur.

Bizlerde Hocamızla hem hasbihal etmek hem de tecrübeye canlı tanıklık etmek için müsait bir vakitte evinde ziyaret etmek istemiş ve kabul cevabı geldiği zaman herkesler çok büyük bir heyecan hissettmişti.


Hocamız saolsun selfi isteğimizi bile kırmadı ve bu hoş hatıranın oluşmasını sağladı.

4 Nisan 2016 Pazartesi

Sapanca İstanbul Et ve Izgara Salonu mekan değerlendirme



Sapanca İstanbul Et ve Izgara Salonu mekan değerlendirme
Sapancada bulunan İstanbul Et ve Izgara salonu hizmet ve çalışanlarının güleryüzlü hizmeti ön planda. Mekan temiz ve gelen müşteriyle ilgileniliyor. Fakat yemeklerin lezzeti ve fiyatı ise buna mukabil tam tersi. Köfte güzel tavsiye olunur, ama diğer ızgara çeşitleri çok güzel pişirilmiyor. Sofraya getirilen mezeler çok zayıf ve lezzet olarak da ortalamanın bile altında. Müşteriye gösterdikleri güler yüz ve özeni yemeklere de gösterdikleri zaman 5/5 olacaklardır.

1 Nisan 2016 Cuma

Kahramanmaraş Ulu Camii


Kahramanmaraş Ulu Camii
Kahramanmaraş'ın Ulu Simgesi. Şehrin merkezinde oldukça mütevazi duruşuna rağmen Maraş'ın uğrak noktası. Camii iç mekanı oldukça sade süslemelere sahip, ahşap asma katı ferah, direkler camiye ayrı bir ihtişam katıyor. Kahramanmaraş'a gelip de kaleden sonra mutlaka uğranılması gereken mekan.


20 Mart 2016 Pazar

Konya Büyükşehir Belediyesi Whatsapp İhbar Hattı Numarası


Konya Büyükşehir Belediyesi Whatsapp İhbar Hattı 

Teknolojinin getirdiği kolaylıklardan kamu kurumları da yararlanmaya devam ediyor. Konya Büyükşehir Belediyeside popüler mesajlaşma uygulaması Whatsapp üzerinden bir hizmet uygulaması başlatarak, Konyalılara belediye hizmetlerine ulaşma imkanı sunmuş durumda.
İhbar hattı 2016 Mart itibariyle kullanılmaktadır.
Yerel Radyolarda Tanıtım reklamları ile duyurulmaya çalışılmaktadır.
Konya Büyükşehir Belediyesi Whatsapp İhbar Hattı numarasına 0534 404 4242 den ulaşabilirsiniz.


6 Mart 2016 Pazar

Güzel Ablamın Süpriz Hediyeleri ve Olağanüstü Bir Harmoniyle Bezenmiş Kartpostal Hatırası


Güzel Ablamın Güzel Hediyeleri
Ablası olan bir çocuk olmanın mutluluğunu paylaşma öyküsü..
                               
Ablaların sürprizleri ufaklıklar için her zaman muhteşem bir şeydir.
Ablası olmayanların çok aşina olabildikleri bir durum değildir. 
Sanırım Ablaları, abilerden ayıran nüans farklarından biriside bu olsa gerek.

Geçtiğimiz hafta; Alamancı yurt arkadaşlarımın Talha abilerine getirdikleri
Bir Kucak Dolusu Choceur ve Lindt Çikolatalarının tatlı ve hoş keyfini çıkarırken birden bire gelen ikinci sürpriz bizi kendimizden alıveriyordu. 
Ayşe Ablamın kocaman pakette gelen sürprizde böyle bir anın üstüne tevafuk ediyordu. nur üstüne nurun dünyevi versiyonu:):)

Koca bir kırmızı paket ve içinde ufak armağanlarla bezenmiş bir halde bir harmoni.
iki güzel kitap, onlara eşlik eden papatya ve ada çayının kokusuna karışmış halde lokum taneleri
ve yıllardır hasret kalınan kartpostallardan bir demet.
Hemde Viyana menşeeli.  
En son 4 sene önce almıştık,
yeniden hatırladık bu güzelliği.
ve kartpostalın arkasına gönülden düşülmüş bir kaç güzel satır
"Kitap, çay, kahve, dağlar, bulutlar, yağmur, şehir, insan... cümle nimetler, ruhun bilinmez bütünlüğü için elzem"