Sümbül Ebrusu

Sümbül Ebrusu

17 Haziran 2016 Cuma

Novalis Geceye Övgüler Takdim Özet ve Değerlendirme Yazısı


Novalis Geceye Övgüler Takdim Özet ve Değerlendirme Yazısı

Novalis hakkında çok söz söyleme yetkinliğinde bulunmayacağım. Kısacık ömrüne rağmen yüzyıllara uzanan bir atisi mevcut. Ölümün arkasındaki dirilişi toplumunda yeniden diriltmek için çaba göstermiş büyük bir deha. Hristiyanlığın son dönem önemli kahramanlarından birisi...
İnsanlığın mekanik ve teknik kıskacına henüz girdiği asırda karşı koyuş gerçekleştirenlerden; ol sebep çareyi de insanlığın ulvi duygularında yeniden aramaya girişmiş bir yüce ruhlu şair....

Nişanlısı Sophie von Kühn'ün genç yaşta ölümün ardından kaleme aldığı bu yazılar aslında acının kelama dönüşmüş hali diye tanımlanabilir.

Hermann Hesse'nin Novalis hakkında söylediği bir kaç satırı daha ekleyip ardından sizi direkt metinlerden seçmelerle baş başa bırakacağım.
Deha, yalnızca düşünce tarihine ait değil, fakat aynı zamanda, dahası her şeyden önce, biyolojik bir olgudur. Bu durumun simgesi olan olağandışı yazgılar, kendilerinden sonra yaşayanlar bağlamında hep derin ilgi uyandırmışlardır. Yakın Alman düşünce tarihinde Hölderlin, Novalis ve Nietzsche, bu yazgıların en soylularıdır. Hölderlin ve Nietzsche, yaşam artık kendileri için olanaksızlaştığında, deliğe çekilirken, Novalis ölüme çekilir; ancak bu, kendini dehaya daha çok sık ve zorla benimseten, intihar biçiminde bir ölüm değildir; Novalis, kendini bilerek içinden yakar- bu, büyülü, erken gelen, çiçekler açan ve olağanüstü üretken bir ölümdür; çünkü şairin özellikle bu tuhaf sonu, ölümle olan olumlu, büyülü ve olağandışı ilişkisi, onun en güçlü etkisine de kaynaklık eder. bu etki, düşünce yaşamımızın yüzeyinin bize sezdirebileceğinden çok daha derindir.





3 Haziran 2016 Cuma

Konya Sadreddin Konevi Hazretleri Türbesi ve Camii


Konya Sadreddin Konevi Hazretleri Türbesi ve Camii



2016 Mayıs'ının ikinci haftasında ziyaret ettiğimiz,
Büyük Mutasavvıf, Gönül İnsanı ve Bu toprakların mayasını karan Erenlerin saffı evvellerinden olan Sadreddin Konevi Hazretlerinin Türbesinden çekilmiş bir kaç kare. 

Doç Dr Bekir Biçer Hocamızın Alicenaplığı ve Talebeye Kitap Hediye Etme Geleneği 2


Doç Dr Bekir Biçer Hocamızın Alicenaplığı ve Talebeye Kitap Hediye Etme Geleneği 2 

Kitap okuyan talebenin karşısına bereketin nereden çıkacağı belli olmadığı gibi, Kitap aşıklarının da sevgilileriyle nerede karşılaşacağı da biraz da büyük bir sırrın içine gizlenmiş gibi.
Bundan yaklaşık 2 ay önce de buna benzer bir başlık ile çıkmıştık. Tekirdağlı Mütekaid Muallim Hüseyin Çakan Hocayla tanışmamız ve Talebeye Kitap Hediye Etme Geleneği diyerek dergah yayınlarında bize Nurettin topçu hocanın kitaplarını hediye eden Muallim Hüseyin Hocamızdan bahsetmiştik. 
Ol vakitte 29mayıslı dört arkadaşa hocamızın yapmış olduğu alicenaplığı hala hatırladığımda hissederken, bir büyük cömertlikle daha memleketim Konyada karşılaşacağım demek ki nasibimizde yazılı imiş.

Yaklaşık 4-5 ay önce 29 mayıs Felsefenin göz ağrılarından Khayyam, Doç. Dr. Bekir Hocamızın bir kaç videosunu izlemesine, arkasından hocamızın kitaplarından birini kendisine vererek aradaki bağın daha da kuvvetlenmesine vesile olmuştuk. İlerleyen süreçte mesafelere aldırmadan kurulan bu bağlar sayesinde hoca ve öğrencinin arasından bizde çekilmiş olay doğal seyrinde akmıştı. 

Khayyam ile mayısın ikinci haftasında Konya gelişimizde, Bekir Hocamızı da ziyaret edelim istemiş ve hocamızda müspet bir cevap verince Konyada kitap denince akla gelen mekanlardan Çizgi kitabevinde buluşuyorduk.



Ufak bir nükte ve arkasından gelen gündeme ve aktüele dair değerlendirmelerle yaklaşık 1 saatin üzerinde çok hoş ve istifadeli bir sohbetin içinde buluyorduk kendimizi.
Neler konuşmuyorduk ki, eğitim, üniversiteler,
akademik hayat, ermeni meselesi, kürtler, türkler, araplar, ortadoğu, diktatörler, azerbaycan, istanbul, konya ve yaşam, konyamızın yemek kültürü ve goca gonyalılar, ve geleceğe dair planlarımız ile dolu dolu ve müstefit olduğumuz bir vakti daha doldurmuş oluyorduk.

Sohbetin sonlarına doğru Bekir hocamızın misafirimizi aç bırakmama uyarısı ile bu sarıp gitmiş sohbete veda edip gitmeye hazırlanıyorken, günün bombası geliveriyordu.
Bekir hocamız, misafirimize;
- bizim felsefe grubumuzu gördün mü bir bak bakalım işinize yarayacak kitaplar olabilir diyor,
ardından bana:
- sende geri durma bak bakalım tarihçi , diyordu.

1 Haziran 2016 Çarşamba

Solingen Fotoğrafları Bilder von Solingen


Solingen Fotoğrafları Bilder von Solingen


2015'in Temmuz ayında ziyaret ettiğimiz Almanya'nın Solingen kentine ait fotoğraflar.
Kein kommentar nur bilder






15 Mayıs 2016 Pazar

Ustalarla 2016 Buluşması Dolmabahçe 60 Sihirli dokunuş sergisi


Ustalarla 2016 Buluşması Dolmabahçe Sihirli Dokunuş Sergisi

Alparslan Babaoğlu hocanın Akkase ebrusu, sergide en çok hoşuma giden parçaydı.


Mayıs ayının 3. pazar günü(15.05.2016) Dolmabahçe sergi salonunda çok farklı konsepte bir sergi vardı. Daha önce 4 defa yapılan bu karma sergiye ilk defa 5. sinde katılmak nasip oluyordu. 
Ustalarla 2016 buluşması adı altında yaklaşık 55 sanatkarın 60 tane sergisi sunulmuş.

Benimde üzerimde çok emeği olan iki farklı sanat dalından hocam dolayısıyla bu sergiye ilgim bir başka oluyordu. Hele bu sene sadece tembelliğimden ve bugün yarın giderip oyalanmaklığımdan dolayı Alparslan Babaoğlunun Akkaseli ebrular sergisini kaçırmış biri olarak ve de Ayşe Özlem hocamın tam 3 farklı seferde yaptığı sergi daveti de bu sefer daha titiz davranmaya mecbur ediyordu...

Her ne kadar tam konya dönüşü oluşan yorgunlukla 13de yatıp 16da kalkarak serginin açılışını kaçırsamda sergiyi gezmenin güzelliğinden vazgeçmemek için salonun yolunu tutmaktan çekinmiyordum.

Üzerimde en çok emeği bulunan 2.Ebru Hocam Ayşe Özlem hocamızın çok ilginç vede güzel bir hatibi.

12 Mayıs 2016 Perşembe

Konya Hz Mevlana Dergahı Fatma Hatun Türbesi


Konya Hz Mevlana Dergahı Fatma Hatun Türbesi


Hz. Mevlana Dergahının iç avlusunda bulunan ve zaman zaman kapalı olan Fatma Hatun türbesini bu sefer  açık bulunca fırsatı kaçırmayayım istedim. Türbe içinden görüntüler 2016 Mayısının ikinci çarşambasında çekilmiştir.

Fatma Hatun Türbesi: Sekizgen planlı türbe kesme taştan 1585 yılında Karaman Beylerbeyi Murad Paşa kızı Fatma Hatun için yaptırılmıştır. Üzeri kubbeyle örtülüdür. Yapım kitabesi giriş kapısının üzerinde yer almaktadır. Türbenin iç kısmında 19.yy ait kalem işi süslemeler bulunmaktadır. Kubbeye geçiş üçgenlerinde ki madalyonlar üzerinde Allah, Muhammed, besmele ve dört halifenin isimleri yazılıdır.
 Türbe içerisinde bulunan mermer sandukanın baş taşı kadın başlığı biçiminde işlenmiştir. 

8 Mayıs 2016 Pazar

Adamlık Herkese Lazım Ahmet Davutoğlu Hocamız


Adamlık herkese lazım
Son günlerde yaşananların ardından çok söz söylemek istemiyordum ama bir sözü duyunca kan beynime sıçradı; "Reis de bizim Hoca da bizim" lafı siyasal islamcı camiamızın son dönemde ürettiği en yavşakça ve kandırıldığını kabul edip etmeme tereddütü arasında salaklaştığının amiyane tabirle bir özetidir.
Boşuna dememiş büyük İkbal
Kaçın Müslümanlardan; İslam'a sığının. (M. İkbal)

Bu konuda 16. yy Osmalı ulemasından Hasan Kafi Akhisari'nin bir benzetmesi var "Bir padişahın, bir kimseyi yakınına alması ya da yanından uzaklaştırmasının bir görüş ve düşünceye göre değil de heva ve hevesine göre olması [yani bir padişahın, bir kimseyi görevden almasının veya göreve getirmesinin ya da onun reddinin ve kabulünün bir görüş veya maslahata binaen değil de sırf keyfe keder olması] geriye dönüşün-idbar- zevale doğru gidişin alametlerindendir... "

1 Mayıs 2016 Pazar

Hermann Hesse Klingsor'un Son Yazı Takdim Özet ve Değerlendirme Yazısı


Hermann Hesse Klingsor'un Son Yazı Takdim Özet ve Değerlendirme Yazısı

Hermann Hesse, Klingsorun Son Yazı/Klingsor Letzter Sommer, YKY İstanbul 2014, 

Son okuduğum 3 kitaptan sonuncusu; ilkini gene Hermann Hesse'den Rosshalde ikincisini Novalis'in Geceye övgüler olunca insanın içini ister istemez farklı duygular daha kolay kaplıyor.

Avrupalı insanın birinci ichan harbi sonrasında içine düşmüş olduğu çıkmazı gittiği yol yani ölüm öncesindeki son hatıraları; Klingsor'un son yazı.
Ressam Klingsor üzerinden 20. yy başlarındaki bireyin tanımı yapılıyor. Tasvirler ile bu tanım iyice açılmak istenmiş öyle olunca metin biraz zorluyor insanı, ama verilmek istenen mesaj için dolambaçlı bir yoldan gidilmek istense de amaç hasıl olmuş.

Daha açık bir ifadeyle yazarımıza söz verirsek:
Diyorlar ki; insan bu, ecco homo, son yılların yorgun, hırslı, vahşi, çocuksu ve kurnaz insanı, ölmekte olan ölmek isteyen bir Avrupalı: özlemlerinden düzerek kurtulmuş, her yükten hastalanmış, öleceğini bilerek coşkuyla canlanmış, her gelişmeye hazır, her gerilemeye hazır, baştan aşağı heyecan ve baştan aşağı yorgunluk, morfinmanın zehre bağımlı olduğu gibi kaderine ve acıya bağımlı, yalnızlaşmış, harap olmuş, çok yaşlı, hem Faust hem Karamazon, hayvan ve bilge tam anlamıyla yalın, hırssız, çırılçıplak; ölümden çocuklar gibi korkuyor, bıkkınlık içinde o ölümü ölmeye istekli.

İstanbul Kantarcılar Kuveloğlu Hanı


İstanbul Kantarcılar Kuveloğlu Hanı

İstanbulda Tahtakaleden Süleymaniye'ye çıkarken Kantarcılar içinde kalan Son dönem Osmanlı Hanlarından birisi Kuveloğlu Hanı. İlk günkü halini büyük bir oranda korumayı başarmış ve bugün hala faal bir şekilde kullanılmakta. Eski dönem sosyal ve ticari hayatına dair izler bulmak isteyenlerin Tahtakaleye yolu düştükleri zaman mutlaka ziyaret etmeleri, han içindeki taşközde pişen çaydan bir bardak içip, çaycı abiyle sohbet etmeleri ve Tarihi pide fırınından ekmek almaları salık verilir.

MTG 2016 Nisan'ının son çarşambasında gezip gördü.

28 Nisan 2016 Perşembe

İstanbul Kadıköy Ekspres İnegöl Köfecisi mekan değerlendirme


İstanbul Kadıköy Ekspres İnegöl Köfecisi mekan değerlendirme


Kadıköy merkezde bulunan oldukça meşhur bir inegöl köftecisi.
Nisan ayının son pazartesinde denemek nasip oldu. 
Mekan kalabalık ve devamlı müşteri dolu, özellikle öğle ve akşam üzeri yer bulmak bir problem.

Mekanda biz porsiyon İnegöl köfteyi tercih ettik. Zaten ana yemekleri, birde kaşarlı köfte var.
Yaklaşık 10  adet inegöl köftesi bir kaç turşu biber, acı ezmesi ve ekmekle beraber servis ediyorlar.
Geri kalan tüm garnitürler ücretle.
Bir porsiyon köfte 15 Tl.
 Lezzet açısından ben beğendim vede doyurucu.

Çalışanlarda seviyeli sizi ne fazla rahatsız ediyorlar ne de ilgisiz görünüp sizi çileden çıkarıyorlar. Mekan sade ve yemeğinizi güzelce yiyebileceğiniz bir durumda, 
ama öğlen ve akşam yemek saatlerinde çok kalabalık olduğu için yer sıkıntısı büyük bir problem olarak değerlendirilebilir.

Unheilig So Wie Du Warst Türkçe Çeviri geçmişte olduğun gibi

Unheilig So Wie Du Warst Türkçe Çeviri geçmişte olduğun gibi


Hab' keine Angst,
- Korkma
ich bin da für dich
Senin için burdayım
Halte deine Hand und erinner mich
elini tutuyorum ve hatırlıyorum
 Wohin sind die Jahre und die Tage des Glücks?
Mutlu günler ve yıllar nerede?
Sie flogen vorbei, ich halt' dich fest und schau zurück
Onlar çoktan gittiler/uçtular, şimdi seni sımsıkı tutuyorum ve geriye bakıyorum
 Gedanken zieh'n an mir vorbei, ich bin stolz auf unsere Zeit
– hatıralar/düşünceler ard arda canlanıp geçiyorlar, yaşadıklarımızla gurur duyuyorum

So wie du warst bleibst du hier
 – Geçmişte olduğun gibi, burada/(yanımdasın) kalmaktasın
So wie du warst bist du immer bei mir
– Geçmişte olduğun gibi, daima yanımdasın/ hep benimlesin
 So wie du warst erzählt die Zeit
 – Geçmişte olduğun gibi, anlatmakta zaman
So wie du warst bleibt so viel von dir hier
– Geçmişte olduğun gibi, burası senden çok iz taşımakta