Gençlik ve Spor Bakanlığı Kırşehir Kaman Ahi Evran Gençlik ve İzcilik Kampı
Kırşehir'in Kaman ilçesinde Hirfanlı barajının hemen yanı başında kurulmuş olan Gençlik ve Spor Bakanlığına Bağlı Gençlik ve İzcilik Kampı.
Kamp statüsü ise Doğa kampı
Yaklaşık 240 kişilik kampçı ağırlama imkanına sahip olan tesisin baraj kıyısında olması ve neredeyse 700 dönüm alana sahip olduğundan, kamptaki aktivite sayısını da oldukça arttırıyor.
Öğrencilerin bungalov evlerde konakladığı kampta, kano dan plaj voleyboluna, okçuluktan oryantiring etkinliğine el sanatlarından, tırmanmaya kadar bir çok faaliyet mevcut.
15 Temmuz 2016 akşamı yaşadığımız darbenin ardından aklıma gelen ilk şiir Selçuk Küpçük 'ün yüzleşmenin kişisel tarihi adlı kitapta tanıştığım 70'lerde hapse atılmış ve 10 yıl boyunca Süleyman Kalaycı 'nın "Artık Sevgi yok size Mehmetlere" şiiri oluyordu. Tam 3 yıldır blogumda taslak halde bulunan şiiri zaman zaman okumaktayken bir gün tekrar lazım olacağı hiç aklıma gelmezdi.
Taa ki o hain darbe girişimine kadar.
Şairin 70 lerde girdiği hapishane de karşılaştığı devlet zulmü neticesinde yazdığı bu şiiri tam 40 yıl sonra bir kez daha sahne alıyordu.
TSK içindeki darbeci subaylar yeniden darbe peşine düşüyor ama Milletin azmı ve cesareti ile
Ve birde babalarından dedelerinden dinlemiş oldukları zamanında Adnan Menderes'i darbecilere yedirmiş olmanın ezikliği ile Recep Tayyeap Erdoğanı da bu soysuzlara kaptırmamak için bu sefer sahneye kendileri çıkıyordu... Nedense bu şiir 3 gön boyunca zihnimden çıkmıyordu.
Bir Milliyetçi şairden çıkmış bu sözlerin ağırlığını kaldırmak ise kime kolay gelir bilemiyorum... Ama tarihi tekrar yeniden yaşamanın eşiğinden geçmenin öfkesi ile bu sefer bu şiirin yeniden hayat bulması gerektiğine inanmamı sağlıyordu.
Süleyman Kalay'ın yazdığı bir başka şiiri -Beni Yaşarken Anla- besteleyen Ağır Abimiz Hasan Sağındık'ın sesinden dökülen mısralar
Süleyman kalaycıya dair ufak bir bilgiyi ise dünyabizim de bulabilirsin
Süleyman Kalaycı Artık Sevgi Yok Size Mehmetlere şiiri
Konya'nın eski restoranlarından "Damla" da tirit tercih ettik. Hem kıymalı hem de kuşbaşılı tercih ettik. Ama kıymadan yapılmış tiridin tadı farklı. Güzel ve lezzetli sayılır. Tereyağı da Konyalıya göre bayağı kıvamında ama dışarıdan gelenler biraz yağlı bulabilirler ama işin sırrı burada. Restoranda hizmet güzel ve çalışanlar ilgililer.
Konya'ya gittiğiniz zaman merkezde başat olarak tercih edilmese bile güzel hizmet ve vasatın üzerindeki lezzeti için 2. sıradaki tercih olarak gayet başarılı bir mekan
Cacabey Medresesi ve Camii Kırşehir merkezde bulunan en eski yapılardan ve tarihi açıdan en önemli yapısı. Mimari açıdan oldukça güzel işlemeler ve gök bilimleri için çok büyük önem arz eden geometrik şekiller mevcut. Ayrıca Cacabey'in mezarı da medresenin içinde medfun bulunmakta.
Kırşehir'e gelip de uğramadan gidilmeyecek mekan.
İki farklı zamanda inşa edilmiş olan minare; buna sebep olarak ise burada yapılan gökyüzü araştırmaları neticesinde minarenin boyunun uzatıldığı şekilde bir yorum mevcut.
Çocukluktan beri kitaplarla hemhalim, bu durum gençliğe adım attığım ilk yıllardan beri kitaplarla olan münasebetim bir başka tutkuyu da beraberinde getiriyordu; Kitap ayraçları.
Uzun bir süre boyunca renk renk, desen desen, şekilli, kareli, ebatı farklı, tasarımı ilginç, köşesi yamuk, yuvarlak, kareli, ebrulu, felsefi sözlü vb derken bir zamanlar elimde 1000'e yakın farklı ayraç biriktirmişliğim vardı. O zamanlar bu ayraçları hiç bir düzene koyma fikri aklıma gelmemiş lastikleyip dolabımda saklamakla geçiriyordum.
Bu akılsızlığımın cezasını ise bir gün Konyadan-İstanbula gittiğim zamanların hemen öncesinde bir taşınma macerası sırasında neredeyse hepsini kaybederek ödeyecektim.
İnanılmaz derecede bana dokunan bir süreç olmuştu, bunun üzerine neredeyse 2-3 yıl hiç bir kitap ayracına ilgi göstermekten vazgeçmiştim.
Bayağı acı olmuştu benim için;
neredeyse 11-12 yaşlarımdan 20 yaşıma kadar sürede bine yakın çeşitten oluşan bu ayraç koleksiyonumu kaybetmek beni bayağı üzmüştü.
Elhamdülillah geçen seneler içinde eskisi kadar olmasa da yavaş yavaş tekrar gittiğim kitapçılardan birer ikişer tekrar toparlamaya başlamıştım.
Geçen hafta bir baktım ki 200'e yakın farklı ayraç olmuş.
Bu sefer bari kaybetmeyeyim istedim ve üşenmedim oturdum, bayramın ilk akşamı hepsini tek tek fotoğrafladım ve eskiden yapmadığım işi bu sefer yaparak hepsini bir muhafaza altına almaya başladım. Bir dosya içine tek tek yerleştirdim.
Eh fena da olmadı.
Eski göz ağrılarımın yerini tutmasa da şimdilik bir başlangıç diyelim.
Ümit ediyorum bu hızla bir kaç yıla tekrar bin haneli ayraç sahibi olurum.
tüm ayraç severler için gelsin bu güzeller kitap dostları...
2016 Temmuz Ayının ikinci haftasında ziyaret ettiğim Ahilik teşkilatının kurucusu ve Anadolu topraklarını mayalayan Yüce İnsanlardan olan Ahi Evran hazretlerinin Türbesi ve sonradan yapılan camiiye ait görüntüler.
Bu sene ise daha finallere girmeden bir hafta önce başlayan ramazan ile coşkumuz ve sevincimiz ve de kardeşliğimiz bir başka veçheye dönüşmüştü
Yemekhanemizin yılın her günü, bayram, seyran ramazan hafta içi hafta sonu fark etmeden aynı menüyle tam 5 yılımızı geçirdiğimiz kahvaltılıkları ile sahur bereketimiz başlıyordu.
Korkmaz A361 Elegant Elektrikli Cezve Makinası Kullanıcı Deneyimleri ve Dünyanın Dört Köşe Bucağından Kahve Keyfi
Geçen Mart ayının sonlarında kendime ve keyfime bir güzellik yapıyor elektrikli kahve makinası alıvermiştim. Hiç bu kadar memnun kalacağımı düşünmezdim ama şuan Gayet de memnunum:)
Her ne kadar bu kadar ön yargılı bir girişle bir deneyim paylaşması yapmak olmasa da oldu artık.
Kitaplarımın yanına gelen bu cihaz ile sabah ve akşamlarım bir başka oldu desem yeridir. Oda arkadaşlarım ramazan öncesine kadar sabah namazı sonrası her gün farklı bir kahve kokusunu koklayarak uyanmaya alıştılar ama bir türlü içtiğim dünyanın dört köşe bucağından gelen kahvelerin tadına alışamadılar:)
Ramazan ayında ise iftarda bir haftalık öğünü midesine indirerek insanın kendine yapabileceği en ağır zulümlerden birisini işleyen bizlere ise kahvenin tek derman olduğunu da söylemeden geçemeyeceğiz.
Kolayca kontrol edilen açma - kapama düğmesi ve lamba.
360 derece dönebilen portatif alt besleme ünitesi.
Ergonomik el yakmayan ısıya dayanıklı plastik kulp. 700 W
Makine 700w olduğu için takriben 2 dk içinde kahveyi pişiriyor. Kahve ne acele pişmiş oluyor ne de sizi bekletmiş oluyor. İdeal bir süre ve yavaş yavaş piştiği için lezzeti daha fazla kalıyor.
Köpük fena sayılmaz ama ben genelde sert kahve içtiğim için köpüğe dikkat etmiyorum.
Tasarımı basit ve kullanımı oldukça kolay. Tek tuşu var açma kapama için. Sapı eğilip bükülmüyor. Seyahatler için bir dezavantaj.
Genelde kahveyi kupayla içtiğim için hiç cezve hesabı yapmadım ama gerekli sınırın biraz üzerine çıktığım zaman 2 kupalık kahve çıkıyor. Yaklaşık 450 ml felan sayılır. Ama 550 ml kadar uğraşıp almışlığım var. Ama biraz dikkat istiyor.
Bitte vorsichtig!
Kahvenin lezzeti bana göre yerinde, içen arkadaşlar da beğeniyorlar.
Ali Akyıldız Ankanın Sonbaharı Osmanlıda İktisadi Modernleşme ve Uluslararası Sermaye
takdim özet ve değerlendirme
Ali Akyıldız, "Anka'nın Sonbaharı Osmanlıda İktisadi Modernleşme ve Uluslararası Sermaye" İstanbul, İletişim yayınları, 2005.
Ali akyıldız hocanın 19. yy Osmanlı ekonomi tarihine dair kaleme almış olduğu kapsamlı bir eser.
Kitap Osmanlı iktisadi yapısında meydana gelen iki farklı durumu aktarmakta. birincisi;
Osmanlı ülkesindeki demiryollarının yapımı ve yabancı sermayenin bu esnadaki işlevi ve faaliyetleri ile alakalı oldukça kapsamlı dört örnek sunulmuş. Demiryolları yapılırken yaşananlar, Avrupalı sermayedarların iş ahlakı ve ve tüm bu süreçlerdeki problemler ile Osmanlı bürokrasisinin çağın en gelişmiş teknolojisini devletin hizmetine sunabilmek için gösterdikleri özveri ile bir türlü sözleşme şartlarına uymamakta direnen sermayeyi ülkelerinde tutabilmek için yaptıkları fedakarlıklara değinilmekte.
Novalis Geceye Övgüler Takdim Özet ve Değerlendirme Yazısı
Novalis hakkında çok söz söyleme yetkinliğinde bulunmayacağım. Kısacık ömrüne rağmen yüzyıllara uzanan bir atisi mevcut. Ölümün arkasındaki dirilişi toplumunda yeniden diriltmek için çaba göstermiş büyük bir deha. Hristiyanlığın son dönem önemli kahramanlarından birisi...
İnsanlığın mekanik ve teknik kıskacına henüz girdiği asırda karşı koyuş gerçekleştirenlerden; ol sebep çareyi de insanlığın ulvi duygularında yeniden aramaya girişmiş bir yüce ruhlu şair....
Nişanlısı Sophie von Kühn'ün genç yaşta ölümün ardından kaleme aldığı bu yazılar aslında acının kelama dönüşmüş hali diye tanımlanabilir.
Hermann Hesse'nin Novalis hakkında söylediği bir kaç satırı daha ekleyip ardından sizi direkt metinlerden seçmelerle baş başa bırakacağım.
Deha, yalnızca düşünce tarihine ait değil, fakat aynı zamanda, dahası her şeyden önce, biyolojik bir olgudur. Bu durumun simgesi olan olağandışı yazgılar, kendilerinden sonra yaşayanlar bağlamında hep derin ilgi uyandırmışlardır. Yakın Alman düşünce tarihinde Hölderlin, Novalis ve Nietzsche, bu yazgıların en soylularıdır. Hölderlin ve Nietzsche, yaşam artık kendileri için olanaksızlaştığında, deliğe çekilirken, Novalis ölüme çekilir; ancak bu, kendini dehaya daha çok sık ve zorla benimseten, intihar biçiminde bir ölüm değildir; Novalis, kendini bilerek içinden yakar- bu, büyülü, erken gelen, çiçekler açan ve olağanüstü üretken bir ölümdür; çünkü şairin özellikle bu tuhaf sonu, ölümle olan olumlu, büyülü ve olağandışı ilişkisi, onun en güçlü etkisine de kaynaklık eder. bu etki, düşünce yaşamımızın yüzeyinin bize sezdirebileceğinden çok daha derindir.