Sümbül Ebrusu

Sümbül Ebrusu

11 Eylül 2010 Cumartesi

Konyaspor Bucaspor Maç sonucu

konyaspor kendi evinde bucasğpr ile 1-1 berabere kaldı.
Golleri bucada orhan ak atarken konyasporun golünü ise hakan aslantaş attı.
ayrıntılar için tıklayınız

10 Eylül 2010 Cuma

9 Eylül 2010 Perşembe

Bayramınız mübarek olsun

tüm islam aleminin bayramını tebrik eder,  Çeçenistan Moro Afganistan Pakistan Filistin ve tüm acı çeken müslüman kardeşlerimizin bir an önce özgürlüklerine ve hayırlı bir geleceğe kavuşmalarını Cenab-ı Allah tan niyaz ederim..

1 Eylül 2010 Çarşamba

konya şeker göztepe maç sonucu

01.09.2010

Ziraat türkiye Kupasında Konya Torku Şekerspor - Göztepeyi kendi evi izmirde normal süresi 4-4 biten maçta penaltılarda 8-6 mağlup ederek bir üst tura yükseldi.
Temsilcimiz son 50 dk  ve uzatmalarda 30 dk yı 10 kişi oynamasına karşın müsabakan galip ayrılmasını bildi. Konya torku şekersporda yeni transfer zafer biryol bu maçta forma giymedi.

Normal süre 2-2 Eşitlikle biten maçta Uzatmalarda da karşılıklı 2 gol daha geldi ve maç 4-4 bitti. Penaltı atışlarına geçildi.

İlk penaltıyı K.Şeker kullandı: Cafercan gol: 5-4
Yılmaz topun başına geldi. Sert vurdu: 5-5 eşitlik.
Muhammet'in penaltısı: 6-5
Tayfun topun başında. Topu kalecinin soluna vurdu. Gürsel gole izin vermedi: 6-5
Erman vurdu top üst direkte patladı: 6-5
Serdar vurdu. Topu auta attı: 6-5
Murat vuruşu Konya Şeker üstünlüğü devam ediyor.: 7-5
İlhan sert vurdu: 7-6
Bahadır topun başına geçti ve golllll. Konya Şekere tur vizesini getiriyor: 8-6



Penaltı atışları sonucunda Konya Torku Şekerspor göztepeyi 8-6 yendi. 

26 Ağustos 2010 Perşembe

Mala Hayati. İlk ve son Bayan Müslüman amirali



16 yy da Banda Açe yaşamış olup.Açeli sultanlardan birisinin kızıdır. İslam dünyasının ilk ve son bayan amiralidir.Kendisi gibi amiral olan kocasının Portekizlerle yapılan bir savaşta şehit düşmesi sonucu, kocaları şehit düşmüş banda açe li kadınları örgütleyerek kadınlardan oluşan milis bir denizci kuvveti kurmuştur. Bu kuvvet zamanla (sadece kadınlardan oluşan) 2000  kişiye  kadar ulaşmıştır ,bu kadınlar ordusu Inong Bale olarak adlandırılmış olup. Ordu, kocalarını Portekiz savaşlarında yitiren kadınlardan oluşuyor. Kendisini küçümseyen portekizlilere karşı Malaka boğazında yapılan bir çatışma,  da 2 portekiz gemisini batırarak ne kadar büyük bir güce ulaştığını portekizlilere göstermiştir.. kendisinin mezarı malaka boğazına nazır bir tepede banda açede bulunmaktadır

Kuzey Yıldızı Programı TRT

(Güney Asya ve Uzak Doğu’da Türk İzleri)


Türklerin alt kıta halklarının geçmişindeki yüzlerce yıllık derinliklere gömülen hatıralarını ve Türklere mal edilen büyük komploları  ekranlara getirecek olan; son yılların en iddialı  belgeseli başlıyor
Kuzey Yıldızı  belgeseli bu akşam TRT 1’de yayına başlıyor. 13 bölümden oluşan program, haftada dört akşam (Pazartesi, Salı, Çarşamba ve Perşembe günleri) saat 22.30’da yayınlanacak.  
Tarih, anlamak ve anlatmak gibi bir sorumluluğun prangasında, karanlık odalardaki raflarda okunmayı bekleyen kitapları gün yüzüne çıkarıyor. Uzak, unutulmuş topraklarda bekleşen mezar taşlarına yazılan Türkçe isimler, tarihler ve hüzünlü mısralar, asırlar sonra yeniden hayat buluyor...
Dalgalarla dövülmüş okyanus kıyılarında, gürültülü otobanların geçtiği kalabalık alt kıta şehirlerinde, ormanlarla çevrili sakin kasabalarda yankılanan bir efsane başlıyor..Kuzey Yıldızı efsanesi Türklerin; Hindistan, Singapur, Malezya, Endonezya, Japonya,  Güney Kore, Avustralya, Yeni Zelanda ve daha bir çok alt kıta ülkesindeki izlerini aydınlatıyor.. Bir dünya medeniyeti yaratmak uğruna sorgulamadan yollara düşen Türklerin, Anadolu’dan binlerce kilometre uzaklıktaki toprakların semalarında yankılanan selamları duyuluyor............ 
Onlar, Güney Asya ve Uzakdoğu'nun binlerce kilometrelik uçsuz bucaksız topraklarında dalgalanan bayraklara omuz verip, çağlar boyunca yankılanacak  asil bir nakarat bıraktılar.. Onlar, geride ailelerini, doğdukları toprakları ve koca bir hafızayı bırakarak, dillerini bile bilmedikleri bir toprağa bir ömür verdiler. Onlar, belki geride bıraktıkları bir çift göze sevdalı ve ürkektiler..
Belki toprak gibi akıllı.... belki gençlik gibi cesur.. belki ömürlerinde ilk defa denizi gördüler.. Ve şimdi vakur bir teslimiyetle yattıkları kabirlerinin üzerinde biten otları okşayan rüzgâr, Türklerin Güney Asya ve Uzakdoğu topraklarındaki izlerini anlatan sayfaları açıyor.. 
Kuzey Yıldızı  - Güney Asya ve Uzak Doğu’da Türk İzleri adlı belgesel projemizle Hindistan, Endonezya, Malezya, Singapur, Güney Kore, Japonya, Yeni Zelanda ve Avustralya’ya kadar devam eden bir güzergahta , Türklerin geçmişe uzanan izleri sürüldü  ve aynı zamanda halen oralarda varlıklarını sürdüren Türk gruplarının tanıtımı yapıldı.

20 Ağustos 2010 Cuma

derry friends of palestine. Filistinin arkadaşı Derry

"Derry" halkına "Konya"dan selam olsun. yolunuz açık olsun. "Derry" people "Konya" Peace be upon you from. You get the road open.

Avrupada ilistine en çok destek veren ülke irlandanın "deryy" şehrinde insanlar filistin için bir şeyler yapma ihtiyacı duyuyorlar. Bizdeki insafsızlar ise hala israilden yana tavır alıyorlar.

Mazlum yanında yer alan derry halkına sonsuz şükran ve teşekkürlerimi iletirim.

kaynak: http://www.derryfriendsofpalestine.org/

DERRY ,Filistin’e bir destek de Derry’den. Uzaklardan bir dost selamı Derry.

İrlandalı “Rachel Corrie” adlı botun da Gazze’ye doğru ilerleyen gemilerden biri olduğu düşünülürse, İrlandalıların desteği burada kalmıyor. Bugün Avrupa’da İskandinav ülkeleri ile birlikte halk tabanında Gazze ve Filistin davasına en büyük destek İrlanda adası ve Büyük Britanya’dan geliyor. İrlanda adasının kuzeyinde, Kuzey İrlanda’da da aktivistler boş durmuyor: Bölgenin ikinci büyük kenti Derry’de oldukça yeni ve bir o kadar da aktif ve umutlu bir Filistin aktivisti grup var.
Kendi pek ufak: Derry
derryli dostlar
(+)
Kuzey İrlanda’nın kuzeybatısında bulunan Derry, Kuzey İrlanda’nın ikinci büyük kenti. Tüm İrlanda adasında ise “büyüklük”te dördüncü geliyor. Fakat İrlanda adasının kendisinin küçük olmasından dolayı, aslında kentin nüfusu yaklaşık olarak 83 bin kişi civarında; çevre kasabaları da kattığınızda bile nüfusu 237 binlerde kalıyor; yani nüfus bakımından Bolu’dan küçük.
2009’un tohumu 2010’da filizlendi
Özellikle 2009’daki Gazze savaşı sonrasında tüm Avrupa kıtası ve Birleşik Krallık’ta Filistin’e olan duyarlılık arttı. İsrail’in tüm yalanları daha bir barizleşti ve o zamana kadar medyanın da sansürleriyle İsrail’in yaptıklarını birinci elden görme fırsatı bulmayan batılılar sosyal medya ağları ve internet haberciliğinin de etkisiyle, gerçek İsrail’i gördü. Bu da tüm Avrupa’daki bilinci ve Filistin aktivizmini arttırdı.
Derry’liler 2009’da atılan bu tohumu, Gazze savaşının yıl dönümü sayılabilecek Ocak ayında, 2010 yılında filizlendirdiler: “Filistin’in Derry[li] Dostları” (“Derry Friends of Palestine”) ortaya çıktı.

18 Ağustos 2010 Çarşamba

Danıştay ne işe yarar..... Devleti zarara uğratmak için mi çalışır.

Önce İhl ve meslek sitelerine dayayan danıştay şimdide devleti zarara uğratma çabası içinde...

Bu ülke danıştay sayıştay anayasa mahkemesi ve hsyk gibi kurumlara sahip olduğu müddetçe. Ufacık bir azınlık ve soysuz insanlar topluluğu danıştay sayıştay ile bu ülkeye çok dayayıp sayacaklar.....

REFERANDUMDA HALA "hayır" DİYECEK İnsanlara yazıklar olsun diyorum.... Hala mı hözünüz kör kulaklarınız sağır işitme zorluğumu çekiyorsunuz yoksa kalbiniz kararmış.... yoksa millet ve ülke düşmanı mı oldunuz...

Danıştayın millete nasıl dayadığını öğrenmek istiyorsanız haberimiz aşağıda:

Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu’nun (EPDK), 2006 yılında 28 akaryakıt şirketine kestiği ve kamuoyunda büyük tartışmalara neden olan 1.6 milyar liralık cezada yargı süreci tamamlandı. Danıştay’ın kararları doğrultusunda ceza, 4 yıl sonra 1.6 milyar liradan 125 milyon liraya düştü. EPDK şimdi, yeni tarifeden cezaları keserek şirketlere tebliğ edecek.
EPDK, 2006 yılında akaryakıt dağıtım şirketlerinin lisansı olmayan bayilere akaryakıt verdiklerini tespit ederek, şirketlere, lisansı olmayan bayilere akaryakıt vermemeleri konusunda defalarca uyarıda bulundu. Ancak bu uyarılara rağmen, akaryakıt dağıtım şirketlerinin lisansı olmayan bayilere akaryakıt verdiklerini belirlendi. Bunun üzerine 28 akaryakıt dağıtım şirketine, akaryakıt verilen bayi sayısına göre değişmekle birlikte, toplam 1 milyar 660 milyon liralık ceza kesti.
DÖRT YILDIR BEKLİYORDU
Cezaların akaryakıt şirketlerine tebliğ edilmesinin ardından şirketler, yürütmenin durdurulması için Danıştay’a dava açtılar. Danıştay 13. Dairesi, yürütmeyi durdurma talebini reddetti. Bu kararın ardından dava İdari Dava Daireleri Kurulu’na geldi. Kurul da, cezaların yanlış maddeden kesildiği yönünde karar aldı. Bu karar üzerine, konu tekrar 13. Daire’ye geldi. 13. Daire de aynı yönde karar aldı. Bu süreçte, EPDK ve şirketlerin kararlara itiraz etmeleri sonucu, cezalarla ilgili hukuk süreci tam dört yıl sürdü. Cezada dava süreci nihayet tamamlandı. Şirketlerle ilgili alınan kararlar, hem şirketlere hem de EPDK’ya tebliğ edilmeye başlandı.
Cezalar yeniden hesaplanacak
Danıştay’ın, cezanın yanlış maddeden kesildiğine ilişkin kararı doğrultusunda EPDK, cezaları Danıştay’ın belirttiği maddeden yeniden kesecek. Bu kapsamda, cezalar eski cezanın yaklaşık yüzde 7’si oranına geriliyor. Daha önce aralarında Shell ve BP gibi devlerin yer aldığı 28 şirkete kesilen toplam 1.6 milyar liralık ceza da 125 milyon liraya geriliyor. Örneğin, en yüksek cezayı alan Petrol Ofisi ve Erk’in cezası 600 milyondan 40 milyon liraya düşecek.

kaynak: ekotrent

Kendi askerini şehit ettirmek


Ergun Babahan'dan müthiş bir yazı; yıllarca bu milleti hem sömürüp hem eziyet eden zihniyete karşı yazılan en büyük yazılardan birisi. Yorumsuz olarak sizlerle...

Lafı eveleyip gevelemeyelim. Ortadaki bilgiler, Silahlı Kuvvetler’in, en azından bir bölümünün, uzun yıllardır, planlı şekilde kendi askerini öldürttüğünü gösteriyor.
“Koskoca” paşalar ağzını açmıyorsa, bu iddiaların en azından ciddiye alındığı veya yalanlamadığını gösteriyor.
O zaman soru şu:
Asker kendi askerini niye öldürtüyor?
Ve bu gerçeği medyanın ağırlıklı bir bölümü neden görmüyor?
Bu rejimle ve işbirliği olduğunu gösteriyor.
Ve de bu iğrenç bir durum.
Çünkü hakkını savunma imkanından yoksun çocukların evladı ölüyor.
Nasıl mı?
Cevap basit.
Baskınların tümü önceden istihbarat bilgisi olarak gelmiş.
Hantepe’de 30 merkezden naklen izlenmiş.
Ama bu merkezlerin tamamı Genelkurmay Başkanlığı’na ait.
Lafı kısa keselim, oradaki askerler ölsün diye kimse kılını kımıldatmamış.
Yani, PKK ile işbirliği yapılmış.
İktidarın kim olduğu önemli değil.
Elbette, AK Parti’nin iktidar olması artı bir motivasyon.
Ama Bask modelinden bahseden Tansu Çiller ve “Avrupa Birliği yolu Diyarbakır’dan geçer” diyen Mesut Yılmaz dahil, herkesin bu dersi aldığı kesin.
Önceki iktidarların koşullar elvermediği ve medyadan destek bulmadığı için üstüne gidemediği bir gerçek. Bugün tablo farklı.
Demokrat medya da, iktidar da sorunun üstüne gidiyor.
Daha önemlisi, halka “gerçek korku imparatorluğu”nun ne olduğunu gösteriyor.
Korku imparatorluğu, “bölücü”, “düşman” gösterdiğin elemanlarla işbirliği yapıp kendi askerini öldürtmektir.
Eğer yalansa, bir general çıksın bu iddialar yalan desin.
Yoksa bu halk, çocuklarını ölüme gönderen komutanlara emanet etmez.
Bunun işaretleri giderek artıyor.
Ne diyelim, “Hepizin katilsiniz” diye bağıralım mı?
Bu etiketi üstlenmek istemiyorsanız bir açıklama yapın.
Yoksa mezara gittikten sonra bile suçlama üzerinizde kalacak.
En azından ben bunun için elimden geleni yapacağım.
Gençlere tek tavsiyem var, Genelkurmay bir açıklama yapana kadar askere gitmeyin, yoksa tabutla geri dönme ihtimaliniz yüksek.
Ama hiçbir şey puştça bir tuzakta öldürülmenize yolaçmamalı.
Anne-babalar, siz de oğullarınızın hesabını sorun.
General dediğiniz, sizin benim gibi insan.
Ve de omuzundaki yıldızlar, oğlunuzu ölüme göndermek için yeterli bir neden değil.

star : ergun babahan

Önce iftarını açtı, sonra Barca'yı yıktı!

Önce iftarını açtı, sonra Barca'yı yıktı!

Barcelona'ya attığı iki golle takımı Sevilla'nın kupayı kazanmasında büyük rol oynayan Kanoute, oruç tutarak güçlendiğini kaydetti...


Önce iftarını yaptı, sonra Barça'yı yıktı
İspanya Süper Kupa finalinde Barcelona'ya attığı iki golle takımı Sevilla'nın kupayı kazanmasında büyük rol oynayan Oumar Kanoute, Ramazan ayında oruç tutarak, daha çok güçlendiğini söyledi.
Sevilla'nın Müslüman golcüsü çarpıcı açıklamalar yaptı. Şu ana kadar çalıştığı her teknik adamın oruç tutmasına saygı gösterdiğini anlatan Kanoute, "İspanya iklimi çok sıcak ve bu nedenle yaz aylarında oruç tutmak gerçekten çok zor. Fakat Allah'a şükürler olsun, ben orucumu tutabiliyorum. İman sahibi olmam, iyi bir futbolcu olmamı sağlıyor, futbol da beni daha sağlıklı yapıyor. İslam'ı bilen insanlar şunu da çok iyi bilirler ki; Ramazan ayında oruç tutmakla, insan güçsüzleşmez, zayıflamaz." dedi.


Malili golcü, "Bir futbolcu olarak ibadetlerini nasıl yerine getiriyorsun?" sorusuna ise şu cevabı verdi: "Futbolcu olmam, benim ibadetlerimi aksatmama bir engel değil. Örneğin idman varken tesislerde, maç günleri ise soyunma odalarında namazımı kılıyorum."
sabah.com.tr