Sümbül Ebrusu
11 Şubat 2011 Cuma
6 Şubat 2011 Pazar
Washington DC Nur Talebeleri, Amerika'da Risale-i Nur Hizmetleri
Amerika'da Risale-i Nur'u bulan milletler
Amerika'nın Washington şehrinde yaşayan Nur Talebelerinin hizmet mektubu
Dünyanın her tarafından bulunan Nur Talebeleri, içinde bulundukları Kur'an ve iman hizmetlerini zaman zaman mektuplarıyla paylaşıyor. Bunlardan biri de Amerika'nın Washington şehrinde yaşayan Nur Talebelerinin hizmet mektubu. Çok ilginç haberlerin yer aldığı mektubu yayınlıyoruz.
Esselamun Aleykum ve Rahmetullahu ve Berakatuhu,
Washington DC'den kiymettar siz abilerimize binler selam ederiz...
Elhamdulillah her gecen gun dunya Islamiyetin lehine donuyor ve Kuran-I Hakim envarini etraf-I aleme nesrediyor. Bunun bir numunesi olarakta, Washington DC dersanemizde de, elhamdulillah, Risale-I Nur hakikatlarini nesrediyor, muhtac gonulleri etrafinda biraraya getiriyor..
Dersanemizden ve buradaki Kur 'an hizmetlerimizden tahdis-I nimet ve sukur suretinde ve siz kiymettar abilerimizin dualarini istirham niyetiyle bir parca bahsetmek isteriz...
Dersanemiz yaklasik bir sene once acildi. Dersanemizde 5 kisi kaliyoruz;
kismen master ogrencileri kismen dil okulu ogrencileri olmak uzere.
Dersanemizde her Pazar aksamlari Ingilizce Risale-I Nur dersleri olmakta,
bu vesileyle Nurlar bu bolgede nesrolunmaktadir.
Her gece yatsi namazinin akabinde ise, biz dersane talebeleri olarak kendi aramizda
mutalaali dersler yapmaktayiz. Rabbim bu dersaneyi ve bu dersanedeki hizmetleri
munkesifane daim ve kaim eylesin. Amin.
2010 Mart ayinda iki sinif arkadasimizla baslattigimiz Risale-I Nur derslerimiz her hafta
mutemadiyen devam ediyor ve elhamdulillah simdi katilanlarin sayisi yirmiyi asmis bulunuyor.
Bu derslerimiz vesilesiyle yasadigimiz bir kac guzel hadiseyi paylasmak isteriz;
Washington DC Nur Talebeleri varmıdır, Amerika'da Risale-i Nur Hizmetleri nasıl işliyor
Risale haberde bugün (06.02.2011) amerika Washington DC yaşayan bir grup risalei nur talebesinin yolladıkları mektuba yer verdi bizide sizinle paylaşıyoruz.
Dünyanın her tarafından bulunan Nur Talebeleri, içinde bulundukları Kur'an ve iman hizmetlerini zaman zaman mektuplarıyla paylaşıyor. Bunlardan biri de Amerika'nın Washington şehrinde yaşayan Nur Talebelerinin hizmet mektubu. Çok ilginç haberlerin yer aldığı mektubu yayınlıyoruz.
rus yahudi fıkrası
Hıncal uluç un 06.02.2011 tarihli köşe yazısında paylaştığı bir fıkra çok hoşuma gitti paylaşmak istedim:d
Fıkra
Rus Yahudisi Tevye, İsrail'e göç izni alır.
Gümrükte Ruslar bagajını kontrol ederken elbiseleri arasında Lenin'in büstünü bulurlar, sorarlar :
- Bu ne ?
Tevye:
- Bu ne değil, bu kim diye sormanız gerekirdi.. Bu Lenin.. Rus halkını kurtaran adam.. Ben de onun anısını yanıma aldım.
-Tamam, der Ruslar. Tevye geçer.. Tel Aviv havaalanında İsrail gümrük memuru büstü görür ve sorar :
- Bu ne?
Tevye:
- Bu ne değil, bu kim diye sormanız gerekirdi.. Bu Lenin. Bu cani yüzünden baba ocağımı terk etmek zorunda kaldım! Bu heykelini yanıma aldım ki, her gün hatırlayıp lanet okuyayım!
-Tamam, der İsrailliler. Tevye geçer.. Tel Aviv'e yerleşir. Ev tutar, orda yaşayan akrabalarını davet eder..
Kuzenlerden biri, büfenin üstünde duran büstü gösterir ve sorar:
- Bu kim ?
Tevye:
- Bu kim değil, bu ne diye sorman gerekirdi.. Tam on kilo, yirmi dört ayar altın, vergisiz, gümrüksüz..
Fıkra
Rus Yahudisi Tevye, İsrail'e göç izni alır.
Gümrükte Ruslar bagajını kontrol ederken elbiseleri arasında Lenin'in büstünü bulurlar, sorarlar :
- Bu ne ?
Tevye:
- Bu ne değil, bu kim diye sormanız gerekirdi.. Bu Lenin.. Rus halkını kurtaran adam.. Ben de onun anısını yanıma aldım.
-Tamam, der Ruslar. Tevye geçer.. Tel Aviv havaalanında İsrail gümrük memuru büstü görür ve sorar :
- Bu ne?
Tevye:
- Bu ne değil, bu kim diye sormanız gerekirdi.. Bu Lenin. Bu cani yüzünden baba ocağımı terk etmek zorunda kaldım! Bu heykelini yanıma aldım ki, her gün hatırlayıp lanet okuyayım!
-Tamam, der İsrailliler. Tevye geçer.. Tel Aviv'e yerleşir. Ev tutar, orda yaşayan akrabalarını davet eder..
Kuzenlerden biri, büfenin üstünde duran büstü gösterir ve sorar:
- Bu kim ?
Tevye:
- Bu kim değil, bu ne diye sorman gerekirdi.. Tam on kilo, yirmi dört ayar altın, vergisiz, gümrüksüz..
18 Ocak 2011 Salı
İHL mezunlarına polislik yolu açılıyor , İmam hatipler artık polis olabilecekler.
İHL mezunlarına polislik yolu açılıyor mu?
Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu, İmam Hatip Liseleri'nde okuyan öğrencilere Polis Meslek Yüksekokulu (MYO) yolunu açmayı öngören kanun teklifini desteklediğini belirterek, "Her çocuğun hayallerini gerçekleştirebileceği, istediği her mesleği edinebileceği bir ülke hayal ediyoruz" dedi.
Gece geç saatlerde yapmış olduğumuz haber resmi kaynaklar tarafındanda doğrulandı 12 yıldır devam eden zulum inşallah bu sene sona erecek.konuyla ilgili diğer haberimiz için tıklayınız
Milli Eğitim Bakanı Nimet Bakan Çubukçu, Turgut Özal Üniversitesi'nde gerçekleştirilen 'Türkiye'nin Gelişiminde Turgut Özal'ın Rolü' konulu kompozisyon yarışması ödül törenine katıldı. Buraya gelişinde gazetecilerin sorularını cevaplandıran Çubukçu, Polis MYO'ya İmam Hatip Lisesi mezunlarının girmesine imkan sağlayacak olan kanun teklifini nasıl değerlendirdiğinin sorulması üzerine, İmam Hatip Liseleri'nin de orta öğretim sisteminin bir parçası olduğunu söyledi. Çubukçu, "İmam Hatip Lisesi'nde okuyan çocuklarımız da bu ülkenin çocukları. Dolayısıyla başından beri her zaman için, her çocuğun hayallerini gerçekleştirebileceği, her çocuğun istediği her mesleği edinebileceği bir ülke hayal ediyoruz. Dolayısıyla onlara yönelik bu konuda ayrımcı bir tutum içinde olmamız beklenemez. Ben bu kanun teklifini destekliyorum. Gerçekten de doğru bir düzenleme olduğuna inanıyorum" diye konuştu.
konuyla ilgili diğer haberimiz için tıklayınız
kaynak: yenişafak
17 Ocak 2011 Pazartesi
Raşid Gannuşi kimdir?
Tunus eski diktatörü Bin Ali'nin 1990'lı yıllarda dağıttığı İslamcı Nahda (Devrim) partisinin lideridir. Tunusta islamı hassasiyetin yayılması için çaba göstermiş buna karşılık tunus zorbası bin ali taraından ülkeden sürgün edilmiş alim bir şahsiyettir.kendisi şuanda londra da sürgünde yaşamaktadır.
RAŞİD GANNUŞİ KİMDİR?
Raşid Gannuşi, 1941 senesinde Tunus’un güneybatısında bir köyde dünyaya geldi. Doğduğu dönem, Batı sekülarizayonunun İslam Dünyası’nda güçlü etkilerinin hissedildiği bir dönemdi.
Mütevazi bir hayat sürdüren ve çiftçilik ile geçimini sağlayan babası, oğlunu Batı medeniyetinin bu tehlikelerinden korumak için kendisine ilk İslami eğitimini vermeye çalışmıştır. Gannuşi, 18 yaşında da, babası tarafından el Zeytun’a dini eğitim almaya gönderilmişti.
Gençlik yıllarında Gannuşi, Arap dünyasında Irak ve Suriye iktidarları tarafından benimsenen Baas ideolojisinin etkisinde kalarak Nasırcı milliyetçiliği benimsese de; 1960’lı yıllarda Suriye’de okurken selefi düşünceye dönüş yapmıştır.
RAŞİD GANNUŞİ KİMDİR?
Raşid Gannuşi, 1941 senesinde Tunus’un güneybatısında bir köyde dünyaya geldi. Doğduğu dönem, Batı sekülarizayonunun İslam Dünyası’nda güçlü etkilerinin hissedildiği bir dönemdi.
Mütevazi bir hayat sürdüren ve çiftçilik ile geçimini sağlayan babası, oğlunu Batı medeniyetinin bu tehlikelerinden korumak için kendisine ilk İslami eğitimini vermeye çalışmıştır. Gannuşi, 18 yaşında da, babası tarafından el Zeytun’a dini eğitim almaya gönderilmişti.
Gençlik yıllarında Gannuşi, Arap dünyasında Irak ve Suriye iktidarları tarafından benimsenen Baas ideolojisinin etkisinde kalarak Nasırcı milliyetçiliği benimsese de; 1960’lı yıllarda Suriye’de okurken selefi düşünceye dönüş yapmıştır.
İmam hatip liselilere polislik yolu açılıyor. artık imam hatip mezunları da polis olabilecek.
Ak parti hükümeti 28 şubatın yol açtığı mağduriyetlerden olan sadece imam hatip liselerinden öğrenci almayan polis myo yönelik yeni bir düzenleme hazırladı .Ösym kanunda yapılacak değişiklikler ile polis myo girişte imam hatip liselerine getirililen çağ dışı uyguluma tarihe karışıyor.yeni uygulamanın bir kaç ay içerisinde yürürlüğü girmesi bekleniyor.
hazırlanan teklif metni
AK Parti Grup Başkanvekilleri Bekir Bozdağ ve Mustafa Elitaş ile Kahramanmaraş Milletvekili Veysi Kaynak, TBMM Başkanlığına ÖSYM'nin yeniden yapılandırılmasını öngören yasa teklifi sundu.
""Teklif, tüm lise ve dengi okul mezunlarının polis meslek yüksekokulları ile akademilere girebilmesine olanak sağlıyor. Yürürlükteki düzenlemeye göre, ''genel lise, erkek teknik öğretim, kız teknik öğretim, ticaret ve turizm öğretimine bağlı okul'' mezunları bu okullara girebiliyorlar. Teklifin gerekçesinde, bu düzenleme ile okul ve fakültelere girişte ''ayrımcılığa son verildiği'' yer aldı.""
hazırlanan teklifteki diğer tasarı ve kanun öneriler şunlar
hazırlanan teklif metni
AK Parti Grup Başkanvekilleri Bekir Bozdağ ve Mustafa Elitaş ile Kahramanmaraş Milletvekili Veysi Kaynak, TBMM Başkanlığına ÖSYM'nin yeniden yapılandırılmasını öngören yasa teklifi sundu.
""Teklif, tüm lise ve dengi okul mezunlarının polis meslek yüksekokulları ile akademilere girebilmesine olanak sağlıyor. Yürürlükteki düzenlemeye göre, ''genel lise, erkek teknik öğretim, kız teknik öğretim, ticaret ve turizm öğretimine bağlı okul'' mezunları bu okullara girebiliyorlar. Teklifin gerekçesinde, bu düzenleme ile okul ve fakültelere girişte ''ayrımcılığa son verildiği'' yer aldı.""
hazırlanan teklifteki diğer tasarı ve kanun öneriler şunlar
Yedi Güzel Adam , Yedi Güzel Adam Kimdir
Yedi Güzel Adam Kimdir
Yedi güzel adam kimdir.
Mavera, aylık edebiyat ve düşünce dergisi. Dahaönce çoğunlukla Büyük Doğu, Diriliş veEdebiyat dergilerinde ürünleri yayımlanan Cahit Zarifoğlu, Erdem Beyazıt, Rasim Özdenören, Aleaddin Özdenören, M. Akif İnan ve Nazif Gürdoğan'ın kurucusu olduğu Mavera dergisinin ilk sayısı aralık 1976'da yayınlandı. Dönemin yenilikçi genç yazar ve şairleri olarak parlamış olan bu altı imzanın yanında yazar olmayan arkadaşları Hasan Seyithanoğlu da yedinci kurucu olarak yer aldı. Cahit Zarifoğlu'nun " Yedi Güzel Adam" isimli eserinde bu kadroyu anlattığı kabul edilir.
kaynak: mavera dergisi , türkçebilgi
Yedi güzel adam kimdir.
Mavera, aylık edebiyat ve düşünce dergisi. Daha
kaynak: mavera dergisi , türkçebilgi
İdeal İmam-Hatipli Genç nasıl olmalı ?
İDEAL İmam-Hatipli genç nasıl olur, İslâm´ın Ehl-i Sünnet ve´l-Cemaat kıstaslarına göre sıralamak istiyorum:
1. İtikadı sahih olur. Kendisinde inançla ilgili hiçbir bid´at ve aykırılık olmaz. İcazetli ulemânın ve fukahanın telif ve tasnif etmiş olduğu akaid kitaplarındaki bilgileri öğrenir, kabul ve tasdik eder... Allah´a kesinlikle noksan sıfatlar izafe etmez. İtikat konularında İmam-ı Eş´arî´yi veya İmam-ı Mâturidî´yi inanç önderi olarak benimser.
2. Beş vakit namazı cemaatle kılar. Normal lisede okuyan bir Müslüman gencin namaz kılmaması bir ayıp ise, imam hatipli Müslüman gencin kılmaması bin ayıptır. İzninizle şu hususu da belirtmek isterim: Bütün imam hatip mekteplerinde beş vakit namaz (okul saatleri hangi namazlara denk geliyorsa) okul imamının ardında cemaatle kılınmalıdır. 1908´e kadar Türkiye´nin en parlak lisesi olan Galatasaray Sultanîsinde (lisesinde)namazlar böyle cemaatle kılınırdı. Namaz kılmak, cemaate katılmak ihtiyarî (seçimlik, keyfe kalmış) değildi, mecburî idi. Hem imam hatipte öğrenci, hem de namaz kılmıyor. Ben olsam böylesini okuldan atarım.
3. İmam hatip öğrencisi Kur´ân, Sünnet, İslâm ahlâkıyla mütehallîdir (ziynetlidir). Onbeş yaşında bir imam hatipli, yirmi beş yaşındaki bir insan kadar ciddî, olgun, ağırlıklıdır. Onda gevezelik, zevzeklik, şımarıklık, cıvıklık olmaz. İslâm´ın kazandırdığı bir vakar ve asalet örtüsüne bürünmüştür. Yirmi tane liseli genç bir arada, bunların dördü imam hatipli... Baktığınız zaman, onların hangisinin imam hatipli olduğunu hallerinden anlamalısınız.
4. İmam hatipli gençler, gece gündüz ilimde, irfanda, ahlâkta, marifette kemâl bulmak için çalışırlar. Zaruret olmadıkça tatil yapmazlar, dinlenmezler.
5. İmam hatipli gençler, bugünkü tedrisat programı yetersiz olduğu için dışarıdan paralel ve alternatif ders alırlar, eğitim görürler. İlim ve irfan sahibi üstadları bulurlar, önlerinde diz çökerler, âli, â´li ilimleri, faydalı ve müsbet kültürü adamakallı tahsil ederler.
6. İmam hatipli gençler, geleneksel İslâm sanatlarından birini de mutlaka öğrenmelidir. On kadar sanat ismi veriyorum: Hüsn-i hat, Tezhip ve süsleme... Ebru... Edirnekâri tahta işleme... Ahşap üstüne dağlama sanatı... El dokuması kumaşlar üzerine ahşap kalıplarla ve doğal boyalarla yazmacılık... Sedefkârlık... Elyapımı kağıt... Aherleme... Porselen, seramik, çini, çömlek sanatı... Daha çok sanatlar var...
7. İstidadı olan imam hatipli gençler, fotoğrafçılık, (Şeriata aykırı olmamak şartıyla) ressamlık gibi sanat dallarına da yönelmelidir.
8. İmam hatipli gençlerimize mutlaka çok iyi derecede Arapça öğretilmelidir. Yarım yamalak Arapça ile Zeyd ile Amr´ın kavgasıyla hoca olunmaz.
9. İmam hatipli gençler, fikir kitaplarını okuyacak, fikrî tartışma yapacak derecede İngilizce bilmelidir. İleride içlerinden bazısı İngilizce düşünce ve kültür kitapları yazacaktır.
10. İmam hatipli gençler zengin, edebî, yazılı Türkçeyi (Osmanlıcayı) mükemmel şekilde bilmelidir. Bunun ölçüsü de şudur:İslâm harfleriyle yazılmış bir Fuzulî divanı gencimize verilecek, içinden bir gazel ve kaside seçilecek, bunu oku ve metin şerhi yap denilecek. O da hiç aksamadan, duraklamadan mükemmel şekilde okuyacak, şerh edecek...
Adam yetiştirmede önemli olan kemmiyet değil keyfiyettir.
Yazımı bitirirken, İstanbul´un yakın tarihteki camii imamlarından merhum Necmeddin Okyay Efendinin özelliklerini sıralıyorum:
(1) Camii derslerine devam ederek ilim tahsil etmiş ve icazet almıştır. (2) Arapça bilirdi. (3) Farsça bilirdi. (4) Çok iyi edebî Osmanlıca bilirdi. (5)Bu üç dilde aruzla ve ebced hesabıyla tarih düşürürdü. (6) Tasavvuf neşesi vardı. (7) Ta´lik hattının büyük üstadıydı. (8) Ebruda ve bilhassa çiçekli ebruda üstaddı. (9) Millî sanatımız okçulukta üstaddı. (10) Ok ve yay yapardı. (11) Harikulâde ve şahane Osmanlı ciltleri yapardı. (12) Bahçesinde dörtyüz çeşit gül yetiştirir ve hepsinin Latince isimlerini ezbere bilirdi.
Camii imamı dediğin böyle olmalı...
kaynak: milligazete , önder
10 Ocak 2011 Pazartesi
Konset turizm iflas mı etti ? Konset turizm battı mı ?
07.01.2011 tarihi itibariyle konya merkezli konset turizm seferlerini kaldırmış durumda dır.
şirket ortaklarından F. D. nin iflas başvurusu yapması nedeniyle ağustos ayından beri zor günler geçiren konset turizm seferdeki 21 aracından 9 tanesinin yıl başında ayrılması nedeniyle iyice sıkıntıya giren firma ;şirket ortaklarından Ş. E. nin araçlarını 07.01.2011 tarihi itibariyle kesmesiyle sefere çıkacak otobüsü kalmamıştır.
Şirket ortağı Ş.E otobüslerine aynı gün bir diğer yerel firma olan kontur turizm yazdırarak şirketin iflasının gerçekleştiğini kanıtlamıştır.
bu durumun 04.06.2010 tarihinde konya pazarına giren kamil koç turizm ise konya otogarında yeni bir bilet satış gişesi kiralayarak terminaldeki bilet satış ofisi sayısını 3 e çıkartan kamil koç a yarayacağı tahmin edilmektedir.
konset turizmden ileri tarihli bilet satın alan yolcuların durumuyla ilgili resmi bir açıklama henüz yapılmamıştır.
şirket ortaklarından F. D. nin iflas başvurusu yapması nedeniyle ağustos ayından beri zor günler geçiren konset turizm seferdeki 21 aracından 9 tanesinin yıl başında ayrılması nedeniyle iyice sıkıntıya giren firma ;şirket ortaklarından Ş. E. nin araçlarını 07.01.2011 tarihi itibariyle kesmesiyle sefere çıkacak otobüsü kalmamıştır.
Şirket ortağı Ş.E otobüslerine aynı gün bir diğer yerel firma olan kontur turizm yazdırarak şirketin iflasının gerçekleştiğini kanıtlamıştır.
bu durumun 04.06.2010 tarihinde konya pazarına giren kamil koç turizm ise konya otogarında yeni bir bilet satış gişesi kiralayarak terminaldeki bilet satış ofisi sayısını 3 e çıkartan kamil koç a yarayacağı tahmin edilmektedir.
konset turizmden ileri tarihli bilet satın alan yolcuların durumuyla ilgili resmi bir açıklama henüz yapılmamıştır.
8 Ocak 2011 Cumartesi
Memuriyet hastalığı!
Hem Osmanlı, hem Türkiye Cumhuriyeti tecrübesi gösteriyor ki, kazancın aslî mecraı ‘devlet kapısı’ olmamalı.
Metin Karabaşoğlu'nun yazısı
Moral Dünyası Dergisi'nde yer alan yazıya göre;
Hem Osmanlı, hem Türkiye Cumhuriyeti tecrübesi gösteriyor ki, kazancın aslî mecraı ‘devlet kapısı’ olmamalı. Ve öte yandan, devlet yönetiminde ve devlet imkânlarının sevk ve idaresinde temel ilke, ‘itikadî’ veya ‘ideolojik’ yakınlık değil, eşitlik ve liyakat olmalı. Bediüzzaman, “Memuriyet Hastalığı” diyebileceğimiz bu konuya yüz yıl önce kaleme aldığı Münazarat’ında dikkat çekmektedir.
Bediüzzaman Said Nursî’nin bir asır önce yayınlandığı halde bugün Türkiye toplumunun henüz gelemediği bir idrak seviyesine işaret eden Münazarat’ında, özellikle hürriyet-istibdad gerilimi paralelinde, Osmanlı saltanatına dair eleştiriler de vardır. İslam’ı Osmanlı saltanatıyla özdeşleştirdikleri için meşrutiyeti ve hürriyeti İslam adına kötü bulanlar, bu münazaralar esnasında, artık gayrimüslimlerin de askere alınmasını ve gayrimüslimlerden de valiler, kaymakamlar atanıp mebuslar seçilmesini meşrutiyetin kötülükleri arasında zikrederler.
Bediüzzaman’ın bu itirazlara verdiği cevap, Osmanlı tarihine dair eleştirel bir okuma niteliği taşıdığı gibi, Hz. Peygamber’in mirasının -‘saltanat siyaseti’ paradigmasına teslim olmadan okunmaması şartıyla- sunduğu imkânlara da dikkat çekmektedir.
‘Gayrimüslimin askerliği’ni caiz bulmayanlara, kolayca unutuverdikleri bir tarihî gerçeği hatırlatır Bediüzzaman: “Peygamber Aleyhissalâtü Vesselâm’ın, Arab müşriklerinden muahid ve halifleri vardı. Beraber kavgaya giderlerdi. Bunlar ise, ehl-i kitabdır.” Hem, “Düvel-i İslamiyede velev nadiren olsun gayr-ı müslim, askerlikte istihdam olunmuştur. Yeniçeri Ocağı buna şahiddir.”
Sonra, şu eleştirel tarih okumasını dile getirir:
“Neslen ve serveten tedennimize ve gayrimüslimlerin terakkisine sebep, askerliğin bizde münhasır olması idi. Zira bundan kaç asır evvel şu devletin nüfus-u İslâmiyesi kırk milyondan fazla idi. Ve şimdilik, içimizdeki o gayrimüslimler, o vakitte yalnız beş-altı milyon idi. Servet ve ticaret elimizde idi. Hâlbuki biz yirmiye yuvarlandık, fakr bataklığına düştük; onlar, fakrın ayağı altından çıkıp servetin başına binerek, on milyona çıktılar.
Bunun en mühim sebebi: Meselâ, senin dört oğlun varsa, askerlik mülahazasıyla evlenmezler. Şayet evlenseler, memuriyet ilcâsıyla kedi yavrusu gibi her tarafta gezdirerek, mahsul-ü hayatını zayi edecektir. Delil istersen Van’a git; bir Ermeni kapısını, bir İslam dergâhını aç, bak. Göreceksin ki, Ermeni evi on sağlam delil gösterecek, İslâm’ın evi iki zayıf bürhanı nazar-ı ibrete arzedecektir.”
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)