Sümbül Ebrusu

Sümbül Ebrusu

9 Temmuz 2012 Pazartesi

2011-2012 ilahiyat ve din kültürü ve ahlak bilgisi öğretmenliği (dikab) kontenjanları

2011-2012 eğitim yılı ösym  geçici tercih klavuzunda yer alan ilahiyat ve din kültürü kontenjanlarıdır.


ABANT İZZET BAYSAL ÜNİVERSİTESİ (BOLU)

dikab 45 + 2


AĞRI İBRAHİM ÇEÇEN ÜNİVERSİTESİ

dikab       95  +  3
dikab (iö) 95  + 3

AKDENİZ ÜNİVERSİTESİ (ANTALYA)

ilahiyat fakültesi   60  + 2

ANKARA ÜNİVERSİTESİ

Dünya Dinleri  35 + 1
İlahiyat              200 + 5 
İlahiyat (İngilizce)  30 + 1
İlköğretim Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmenliği  75 + 2
Yaygın Din Öğretimi ve Uygula  75 + 2

ARTVİN ÇORUH ÜNİVERSİTESİ

dikab 55 + 2
dikab (iö)  55 + 2

ATATÜRK ÜNİVERSİTESİ (ERZURUM)

ilahiyat 250 + 7
ilahiyat (iö) 250 + 7
dikab 100 + 3
dikab(iö) 100 + 3


BARTIN ÜNİVERSİTESİ

dikab 45 +2

BAYBURT ÜNİVERSİTESİ

dikab  65 +2
dikab (iö) 65 + 2

BİNGÖL ÜNİVERSİTESİ

ilahiyat 80 + 2
ilahiyat(iö) 80 + 2

BOZOK ÜNİVERSİTESİ (YOZGAT)

ilahiyat 60 +2

BÜLENT ECEVİT ÜNİVERSİTESİ (ZONGULDAK)

dikab 65 +2 
dikab(iö) 65 +2

CUMHURİYET ÜNİVERSİTESİ (SİVAS)

ilahiyat 100 + 3
ilahiyat(iö) 100 + 3
dikab 95 + 3
dikab(iö) 95 + 3


ÇANAKKALE ONSEKİZ MART ÜNİVERSİTESİ

ilahiyat  150 + 4
ilahiyat(iö) 150 + 4
dikab 45 + 2

ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ (ADANA)

ilahiyat 100 + 3 
ilahiyat(iö) 100 + 3
dikab 70 + 2

DİCLE ÜNİVERSİTESİ (DİYARBAKIR)

ilahiyat 210 + 6
ilahiyat (iö) 201 + 6
dikab 85 +3
dikab (iö) 85 + 3


DOKUZ EYLÜL ÜNİVERSİTESİ (İZMİR)

ilahiyat 200 + 5
ilahiyat(iö) 200 + 5
dikab 70 + 2

ERCİYES ÜNİVERSİTESİ (KAYSERİ)

ilahiyat 200 + 5
ilahiyat(iö) 200 + 5
dikab 95 + 3
dikab(iö) 95 + 3

ERZİNCAN ÜNİVERSİTESİ

ilahiyat 75 + 2
ilahiyat(iö) 75 + 2

ESKİŞEHİR OSMANGAZİ ÜNİVERSİTESİ

ilahiyat 65 + 2
ilahiyat(iö) 65 + 2
dikab 55 + 2
dikab(iö) 55 + 2

FATİH SULTAN MEHMET VAKIF ÜNİVERSİTESİ (İSTANBUL)

 İslami İlimler Fakültesi (Arapça)  40 
 İslami İlimler Fakültesi (Arapça) (Tam Burslu)  20 
 İslami İlimler Fakültesi (Arapça) (%75 Burslu)  20
 İslami İlimler Fakültesi (Arapça) (%50 Burslu)  20

FATİH ÜNİVERSİTESİ (İSTANBUL)

İlahiyat Fakültesi  49 
İlahiyat Fakültesi (Tam Burslu) 6 
İlahiyat Fakültesi (%50 Burslu)  5

FIRAT ÜNİVERSİTESİ (ELAZIĞ)

ilahiyat 100 + 3
ilahiyat(iö) 100 + 3
dikab 95 + 3
dikab(iö) 95 + 3

7 Temmuz 2012 Cumartesi

uğur ışılakkonya ya geldim merama geldim parçası sözleri

uğur ışılağın son dönemede yaptığı ve konyalılar tarafından da sevilen konya ya geldim merama geldim parçasının sözleridir.




Öyle bir diyar ki her yer bereket,
Nasipsiz değilim hissemi aldım.
Hala canlı o manevi hareket, kadim hareket
Bin yıllık tarihin seyrine daldım,
Bu yüzden Konya’ya Meram’a geldim…

Konya’ya geldim, Meram’a geldim
Çevirdim yönümü dosta yöneldim.

Yeşil her yerde var,
Bu yeşil başka, bu yeşil Hak ile erişmiş aşka.
İhtiyaç var mıdır saraya köşke?
Huzuru aşığın bağında buldum,
Bu yüzden Konya’ya Meram’a geldim…

Konya’ya geldim, Meram’a geldim
Çevirdim yönümü dosta yöneldim.

Bu bağlar ki şahit özün hasına,
Bu bağlar ki şahit sözün hasına.

İlham alıp verdi Mevlana’sına
Bu kokuyla hem dirildim hem öldüm,
Bu yüzden Konya’ya Meram’a geldim…

Konya’ya geldim, Meram’a geldim
Çevirdim yönümü dosta yöneldim.

Var oldukça aşıkların çilesi,
Eksilmez elbette nurun halesi,
Ulular diyarı aşkın kalesi,
Anahtar nerdedir yerini bildim.
Bu yüzden Konya’ya Meram’a geldim…
Konya’ya geldim, Meram’a geldim              
Çevirdim yönümü dosta yöneldim.

Tv 24 ramazan programı konya meram uğur ışılak

Tv 24 ün ramazan ayında Konyada Meram belediyesi işbirliği ile uğur ışılağın sunuculuğunu üstleneceği merama geldim adlı iftar programı sunacakmış konyamız için hayırlı olmasını temenni ediyoruz...






Genel Yayın Yönetmenliğine Yiğit Bulut'un gelmesiyle Kanal 24'te değişiklikler devam ediyor. Bu sefer de Uğur Işılak farklı bir program formatıyla Kanal 24'le anlaştı.

İlk kez bir iftar programıyla sevenlerinin karşısına çıkacak olan Uğur Işılak, Ramazan'da Konya'nın Meram ilçesinde Uğur Işılak'la Meram'a Geldim ismini taşıyan iftar programıyla izleyici karşısında olacak.


Öyle bir diyar ki her yer bereket,
Nasipsiz değilim hissemi aldım.
Hala canlı o manevi hareket, kadim hareket
Bin yıllık tarihin seyrine daldım,
Bu yüzden Konya’ya Meram’a geldim…

Konya’ya geldim, Meram’a geldim
Çevirdim yönümü dosta yöneldim.

Yeşil her yerde var,
Bu yeşil başka, bu yeşil Hak ile erişmiş aşka.
İhtiyaç var mıdır saraya köşke?
Huzuru aşığın bağında buldum,
Bu yüzden Konya’ya Meram’a geldim…

Konya’ya geldim, Meram’a geldim
Çevirdim yönümü dosta yöneldim.

Bu bağlar ki şahit özün hasına,
Bu bağlar ki şahit sözün hasına.
İlham alıp verdi Mevlana’sına
Bu kokuyla hem dirildim hem öldüm,
Bu yüzden Konya’ya Meram’a geldim…

Konya’ya geldim, Meram’a geldim
Çevirdim yönümü dosta yöneldim.

Var oldukça aşıkların çilesi,
Eksilmez elbette nurun halesi,
Ulular diyarı aşkın kalesi,
Anahtar nerdedir yerini bildim.
Bu yüzden Konya’ya Meram’a geldim…
Konya’ya geldim, Meram’a geldim              
Çevirdim yönümü dosta yöneldim.



ilgili haberin ayrıntısı ileriki zamanlarda netleşecekmiş.
kaynak




İlaçlar özgür düşünmemizi engelliyor


Arınma Kitabı'nın yazarı Dr. Yaşar Yılmaz: İlaçlar özgür düşünmemizi engelliyor




 Dr. Yaşar Yılmaz, kızı Eylem Yılmaz'la birlikte kaleme aldığı Arınma Kitabı'nda ilaç sektörünün baskısı altında kalan bireyi arınmaya davet ediyor.
Kronik hastalıkların tedavisinin ilk olarak doğal yöntemlerle yapılması gerektiğini söyleyen Yaşar Yılmaz, "Doktorlar ilaçlarını sistemin öğrettikleriyle yazıyor. Biz bu sisteme karşı bireyi arındırarak özgürleştiriyoruz." diyor.

İlaçlar özgür düşünmemizi engelliyor


Modern hayat şüphesiz en çok insan sağlığını tehdit ediyor. Stres, radyasyon, hava kirliliği, hareketsizlik, yanlış beslenme... Ve bu gibi etkenlerin sonucunda vücudumuzda biriken zehirli maddeler. Sonrası hepimizin malumu: Kalp, karaciğer, böbrek hastalıkları, baş ağrısı, depresyon ve daha birçok kronik rahatsızlık. Çözüm ise en yakın hastanede aranır çoğu zaman. Doktorun yazdığı reçetelere teslim olmaktan başka çare yoktur! Alırız ilaçları, sabah-akşam tok karına. Bu böyle ömür boyu sürer bazıları için. Dışarı çıktığımızda cebimizde ilaçlarımız olsun yeter. Böyle düşünürken Arınma Kitabı'nın yazarı Dr. Yaşar Yılmaz, Dünya Sağlık Örgütü'nün bir sözünü hatırlatıyor: "Sağlık, hasta olmama hali değildir." Ve şöyle devam ediyor: "Sağlık; sosyal, kültürel, ekonomik ve mental olarak tam bir iyilik halidir."

Sağlıklı olabilmek için arınmaya (detoks) ihtiyacımız olduğunu söyleyen Yaşar Yılmaz, kızı Eylem Yılmaz'la birlikte kaleme aldığı Arınma Kitabı'nda modern tıbbın gölgede kalan yanlarını inceliyor. "İlaçlar özgür düşünmemizi engelliyor." diyen Yılmaz, hastanın tıp endüstrisine adeta mahkûm edildiği bir ortamda alternatif çözüm önerisi olarak doğal tedavi yöntemlerini anlatıyor. Yılmaz'a göre kronik hastalıkların tedavisi ilk olarak doğal yöntemlerle yapılmalı. Öyle ki, bu gibi hastalıkların sadece beslenme, spor ve yaşam biçimine dikkat ederek düzelebileceğini ileri sürüyor. Doktor olmasına rağmen ilaçları bilmediğini belirten Yılmaz, 15 yıldır hiç ilaç kullanmamış. Yılmaz, hastalarını da bu konuda sürekli bilgilendirdiğini söylüyor ve ekliyor: "İnsan sağlığını kontrol altında tutmaya çalışan tıp endüstrisine karşı bireyi arındırarak özgürleştiriyoruz."

Sağlığı, 'bedenin kendini iyileştirme gücünün desteklenmesi' olarak tanımlayan Yaşar Yılmaz, hastalıkların ana sebebini doğadan ve doğal yaşamdan uzaklaşılması olarak görüyor. İyileşmenin reçetesini ise şöyle yazıyor: "İnsanlar hastalıklarının peşinden koşmak yerine, sağlıklarını korumayı önemsediklerinde iyileşmiş bir toplum oluruz!"

Kitabında doğal tedavi yöntemleri ile ilgili öne sürdüğü bilgileri yerli ve yabancı birçok uzman görüşüyle destekleyen Yılmaz, mesleğindeki 30 yıllık tecrübesini okurların uygulayabileceği şekilde anlatmış. Kitapta doğal tedavinin sadece bitkilerle yapılan uygulamalardan, detoksun da yalnızca hiçbir şey yememekten ibaret olmadığını öğreniyoruz. Yılmaz ayrıca; obezite, sigara bağımlılığı, kemik erimesi, menopoz, yüksek tansiyon, kalp yetmezliği, damar sertliği, kabızlık, diyabet, migren, gut, karaciğer yağlanması vb. hastalıkların arınma yöntemi ile nasıl tedavi edilebileceği bilgisini veriyor.

Bunlar varsa arınmaya ihtiyacınız var

Dr. Yaşar Yılmaz'a göre aşağıdaki sorunlardan bir veya birkaçından şikâyetçiyseniz vücudunuzda toksin birikimi başlamış olabilir. Bu da arınmaya ihtiyaç duyduğunuz anlamına gelir.

Baş ağrıları, uyku problemleri, yüskek tansiyon, unutkanlık.

Tuvalete seyrek çıkma.

Vücudun değişik bölgelerindeki şişkinlikler. Yemeklerden sonra yaşanan şişkinlik, atılamayan fazla kilolar, hazımsızlık.

Şekerli, nişastalı veya sütlü yiyecekleri aşerme.

Kaslar ve eklemlerde ağrı hissetme, sürekli yorgunluk hissi.

Depresif ruh hali içinde olma, duygusal iniş-çıkışlar yaşama.

Konsantrasyon eksikliği.

Sigara ve alkol kullanımı.

Alerji, ateş, ciltte kaşıntı, döküntü, egzama, akne, nefes darlığı, kireçlenme, sinüzit, hemoroit, cinsel yetersizlik, kısırlık, metabolik hastalıklar (kan yağları, tiroit, şeker vb.).

İlaçlara veya gıda takviyelerine garip tepkiler verme.

4 haftada toksinlerden arının

Arınma, aylar süren diyet programlarından farklı. 3-4 hafta süren arınma programı sırasında bedende asit oranını artıran hayvansal ve unlu gıdalar, sigara, alkol, kafein ve şekerden uzak durulur. Meyve, sebze ve bunların sularını içerek vücudun zehirli maddelerden arındırılması sağlanır. Arınma programı devam ederken haftada bir gün de 'arınma orucu' yapılması tavsiye ediliyor. Katı gıdaların tüketilmediği arınma orucunda su, sebze-meyve suyu ve arınma çorbalarının alındığı yoğun bir program uygulanıyor. Arınma, yalnızca yeme-içme ile sınırlı değil. Program esnasında nefes alma egzersizleri, gülme terapileri ve spor gibi faaliyetler de arınmaya yardımcı oluyor.
kaynak: Zaman 

Konya da Said Nursi ve Mevlana Sempozyumu


Risale Akademi yetkilileri "Neden Said Nursi-Mevlana" sorusunu cevapladı

















Risale Akademi ve Akademik Araştırmalar Vakfı (AKAV) Konya Büyükşehir Belediyesi ile birlikte "Uluslararası Said Nursi ve Mevlana Sempozyumu" düzenliyor.
22-23 Aralık 2012 tarihlerinde Konya'da yapılacak iki günlük sempozyum ile ilgili açıklama yapan Risale Akademi yetkilileri "Neden Said Nursi-Mevlana" sorusunu şöyle cevapladı:
NEDEN SAİD NURSİ VE MEVLANA SEMPOZYUMU?
-Mevlana kendi çağının Mesnevisini, Said Nursi de kendi çağının Mesnevisini yazmıştır. İkisi de çağının ruhuna uygun Mesnevileri yazmışlardır. İkisinin de mesnevisi  günümüzü nurlandırmaktadır.
-Mevlana, muhabbet ve aşk; Said Nursi ise tefekkür ve şefkat merkezli çağlarının manevi rehberleridirler.
-Said Nursi ve Mevlana, muhabbet ve şefkat ekseninde akademik bir disiplin ile müzakere edilecektir.
-Said Nursi ve Mevlana, çağlarını birleştiren iki rehber olarak bu sentezin mimarlarıdırlar.
NEDEN KONYA?
-Selçuklu’yu inşa eden ruhu temsil eder.
-Manevi iklimin banisi Mevlana’nın muhabbet halesi ile mayalanmıştır.
-Çağımızda, Mevlana ile Said Nursi’yi buluşturacak doğru bir iklimdir.
-Ülkemizin köklü iki referansına ev sahipliği yapabilecek ve tarihe tanıklık edecek bir şehirdir.
-Konya, Said Nursi için özel anlam taşır. Mevlana ile buluşmuş, vefatından bir gün önce makamını ziyaret edip vedalaşmıştır. Said Nursi’nin çok nitelikli çekirdek öğrencileri Konya’dan çıkmıştır.

kaynak: Risale Haber-Haber Merkezi

5 Temmuz 2012 Perşembe

Melih Kibar Sucu Çocuk Avrupalı müslümanlar belgeseli fon müziği

bu fon müziği 2011 yılı ramazan ayında trt de yayınlanan avrupalı müslümanlar adlı belgeselinde kullanılmıştı.
uzun zaman aramıştım ama parçayı bilemeyince bulamamıştım saolsun youtube da benim gibi arayan kardeşler yazmışlar... ben de paylaşayım istedim..


Avrupalı Müslümanlar belgeselei fon müziği- Melih Kibar sucu Çocuk



2 Temmuz 2012 Pazartesi

TDV İstanbul 29 Mayıs Üniversitesi Uluslararası İslam ve Din Bilimleri kontenjanı 2012-2013

İstanbul 29 Mayıs Üniversitesi İslam ve Din Bilimleri Fakültesi 2012-2013 eğitim yılı için 5 tam burslu ve 25 %50 burslu öğrenci kontenjanı belirlemiş olup yök tarafından da onaylanmıştır.

Tam burslu öğrenciler için bir önceki yıl uygulanan burs kriterleri aynen devam etmekte olup %50 burslu öğrenciler için bir takım yeni şartlar getirilmiştir.

28 Haziran 2012 Perşembe

Torku Konyaspor , Anadolu Selçukluspor

  Konyasporun 212-2013 yılında anadolu birlik holding yada daha bilinen ismiyle konya şeker fabrikaları binrliği pankobirliğin ürettiği çikolata markası olan torku ismini alarak
 Torku Konyaspor
yola devam etmesiyle oluşacak ve konyamıza hayırlar getirmesini umduğumuz yeni oluşumdur...

bu durumda konya torku şeker sporun ise devam ettiği 2 lig beyaz grupta ise ismini  ANADOLU SELÇUKLUSPOR olarak değiştireceği öngörülmektedir.

bu değişikliklerin ve birlikteliklerin şehrimize ve takımıza hayırlı olmasını temenni ediyorum ve her iki takıma başarı dileklerinde bulunurken anadolu birlik holding başkanı recep konuk beye de konyaspora sağladığı bu destekten ötürü teşekkür ediyorum...

haberle ilgili ayrıntılara ulaşmak için alt başlıklara tıklayınz

Konya'yı heyecanlandıran haber!


Konyaspor resmen açıkladı: Anlaşma sağlandı


Konya Şekerspor'un tüm oyuncaları artık Konyaspor'un

Konyaspor olağanüstü genel kurula gidiyor

Bir militan olarak Kemal Gürüz , ahmet kekeç

kemal gürüz deyince aklınıza ne gelir bilmiyorum ama benim aklıma ihl lisesinde okuduğum 4 yıl ve mezuniyet sonrası 3 yıl boyunca ve aşağı yukarı 7-8 yıllık bir psikolojik aşınma evresi hissiyatımızı kelimelere dökememem endişesi ve rahatsızlığı.... imam hatip liselerine uygulanan katsayının mimarı ve uygulayıcısı olan zamanın yök başkanı olan bu şahıs yüzünden bilhassa onbinlerce imam hatipli kardeşimizin ve abilerimizin mağdur edilmesi sonrasında tahayyüllere sığmayacak manzaralrın oluşması... bu herif denilince aklıma her zaman bir ürperme ve tiksinti geliyor nedendir bilmiyorum... bugün star gazetesinde ahmet kekeçin kaleme aldığı "Bir militan olarak Kemal Gürüz "yazıyı görünce 
dedim ki hissiyatımıza tam tercüman olmasada ulşusal basın dilinde düşüncelerimin ardından kopup gelsede bizi anlayan bizim muhayyileimizi yansıtmış bir yazı...

28.06.2012 tarihli star gazetesinde yer alan ahmet kekeç imzalı yazı

Bir militan olarak Kemal Gürüz

Eski Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Vural Savaş“Militan Demokrasi” adını verdiği “derleme” kitabında, icabında laik demokratik cumhuriyetin militanı olunabileceğini anlatıyordu.
Bir fikrin militanı olmak, elbette aranan hususiyettir.
Muhterem Vural Savaş da, savunduğu fikriyatın militanı olarak öne çıktı, parti kapatma davaları açtı, harikulade iddianameler yazdı ve sonucunda son derece yararlı bir “vatan hizmeti” görmüş oldu.
Peki, bizi “icabında laik demokratik cumhuriyetin militanı olunabileceğine” inandırmaya çalışan ve bazılarımızı inandıran kıymetli Savaş, verdiği “savaşımla”, gerçekten de laik demokratik cumhuriyeti mi korumuş oldu?
Bu soruya ihtirazi kayıt düşebiliriz ve yığınla gerekçe sıralayabiliriz...
Bana sorarsanız, laik demokratik cumhuriyeti değil, bazı statükoları, bazı değişmezleri, bazı dokunulmazları korumuş oldu. Geçelim...
Eski YÖK Başkanı Kemal Gürüz’ü de, eşzamanlı olarak, mahut koruma ameliyesi içinde görüyoruz ve hiç şaşırmıyoruz.
 Kemal Bey de, “bir fikriyatın militanı” olarak öne çıktı ve çok yararlı hizmetler gördü.
Hayır, “Ordu Göreve” pankartlarından söz etmiyorum.
Bu pankartların, bizzat Gürüz’ün emriyle hazırlanıp miting meydanına getirildiği yönünde iddialar var ama bu meseleyi açıklığı çıkarma görevi bize değil, yargıya ait... Bunu da geçelim...
Kemal Gürüz ismiyle ilk nerede karşılaşıyoruz?
Geçmiş gün, aklımda kalmamış... Galiba Türkçeyi küçümseyen, Türkçenin “bilim dili” olamayacağını savunan bir açıklaması vardı.
Bu açıklamaya, bilim çevrelerinden hayli sert cevaplar gelmişti.
Kemal Bey, bu defa, gelen cevapları küçümseyen bir açıklama yapmış, sinirleri iyice germişti.
Sonra YÖK’ün başında gördük kendisini.
Farklı ve müdanası olmayan bir başkan portresi çiziyordu.
Bu müdanasızlığı, “siyaset kurumuna” karşıydı elbette...
Siyaset dışı odaklara karşı oldukça kırılgandı ve askerle arasını hep hoş tutuyordu.
Mesela, TBMM’den çıkmış “meşru hükümeti” tahkir edici açıklamalar yapabiliyordu; “Bunlar gericileri YÖK’e yerleştirmek ve Kemalist düzeni yıkmak istiyorlar... Maksatları İmam Hatiplerin önünü açmak, İmam Hatiplileri üniversitelere yerleştirmek...” diyebiliyordu.
Başörtülüleri “insan” saymayabiliyordu...

24 Haziran 2012 Pazar

Tüm ilahiyat fakülteleri haziran 2012


Haziran 2012 tarihi itibariyle Türkiyede kurulmuş olan tüm ilahiyat 
fakültelerinin tam listesidir. 
fakültelerin ilgili web sayfasına ulaşmak için bu bağlantı noktasını kullanabilirsiniz.
yada üniversite adlarının üzerine tıklayınız
1.         Abant İzzet Baysal Üniversitesi İlahiyat Fakültesi (Bolu)     
2.         Adıyaman Üniversitesi İslamî İlimler Fakültesi (Adıyaman)
5.         Amasya Üniversitesi İlahiyat Fakültesi (Amasya)
8.         Balıkesir Üniversitesi İlahiyat Fakültesi (Balıkesir)
9.         Bitlis Eren Üniversitesi İslâmî İlimler Fakültesi (Bitlis)
12.      Bülent Ecevit Üniversitesi İlahiyat fakültesi (Zonguldak)
18.      Dumlupınar Üniversitesi İlahiyat Fakültesi (Kütahya)
22.      Fatih Üniversitesi İlahiyat Fakültesi (İstanbul)
36.      İzmir Üniversitesi Uluslararası İslâm ve Din Bilimleri Fakültesi (İzmir)
41.      Kastamonu Üniversitesi İlahiyat Fakültesi (Kastamonu)
42.      Kilis 7 Aralık Üniversitesi İlahiyat Fakültesi (Kilis)
43.      Mardin Artuklu Üniversitesi İlahiyat Bilimleri Fakültesi (Mardin)
46.      Muğla Üniversitesi İlahiyat Fakültesi (Muğla)
47.      Muş Alparslan Üniversitesi İlahiyat Fakültesi (Muş)
48.      Necmettin Erbakan Üniversitesi İlahiyat Fakültesi (Konya)
49.      Nevşehir Üniversitesi İlahiyat Fakültesi (Nevşehir)
51.      Ordu Üniversitesi İlahiyat fakültesi (Ordu)
52.      Pamukkale Üniversitesi İlahiyat Fakültesi (Denizli)
55.      Siirt Üniversitesi İlahiyat Fakültesi (Siirt)
58.      Trakya Üniversitesi İlahiyat Fakültesi (Edirne) 
60.      Uşak Üniversitesi İslâmî İlimler Fakültesi (Uşak)
63.      Yıldırım Beyazıt Üniversitesi İslamî İlimler Fakültesi (Ankara)





15 Haziran 2012 Cuma

İsmet Özel Sen ve Ben


ismet özel çok okumam öyle en fazla 3 kitabını okumuşumdur. sever miyim derseniz daha çok sayarım büyüğümüzdür çok şey katmıştır bizlere o olmasa bir tarafa ciddi şekilde eksik olurdu yada yavan olurdu ismet abisiz bir çevre o yüzden paylaşmak istedim.


You and I are human beings, most people are snobs”
William Shakespeare
Ben sen de benim kadar 
çıkmaza girmeyesin diye girdim 
çıkmaza.
Şimdi senin felaketini istemedikçe
kendimi felâketten kurtaramayacağımı görüyorum.
Anladım ki benim felâketimi tatmamış olan benim
hangi felâkete uğradığımı bilemez. Benim 
kurtuluşum ancak benim gibi, benim kadar
kurtuluşu özleyenin bana el vermesiyle mümkün.

Senin felâkete uğramanı istemem. Çünkü seni 
öldürürsem (seni kendi duygu ve düşüncelerim
içinde eritip, kendime benzetirsem) bana yardım
edemezsin. Sen ölmezsen (benim alter ego’m 
olmazsan), benim ölümümün sona ermesi 
gerektiğini anlayamaz, bana yardım için bir şey
yapamazsın.
Seni öldürürsem kendi kurtuluş yolumdaki ışığı
söndürmüş olurum.
Seni öldürmezsem kendi kurtuluşuma
açılan yolu tamamen tıkamış olurum.

İsmet Özel / Tahrir Vazifeleri