Sümbül Ebrusu

Sümbül Ebrusu

26 Ocak 2014 Pazar

Kindle'm;

 Kindle; muhteşem ötesi alet, tabi benim için...

2 yılımı dolduralı neredeyse 1 hafta oldu. yani  740 gündür bu muhteşem cihaza sahibim. hayatıma çok şey kattı. bir kitap okuru olarak, her yere benimle gelebilen tek dostum olma özelliğini elde eden sanırım tek eşyam... bir dost daha ötesi de olabilir. kindle başkaları kıskanabilir ama söylemeliyim; seni çok seviyorum. Buradan senin mucidin olan Jeff Bozes beyefendiye ne kadar teşekkür etsem sanırım borcumu ödeyemem. (burada sebep ve müsebbip ilişkisini unutmuyoruz tabi ki de,) E-kitap okuyucusuyla ilk olarak cemal demir in bir yazısı karşılaşmıştım bir cihaz aldım hayatım değişti diye, sanırım o gün sana aşık olmadım dersem yalan söylemiş olurum...

2 yıldır bana öyle yoldaşlık ettin ki anlatamam kindlem; sayende kendimi o kadar özel hissetimki anlatılmaz sanırım.

eşyalarımı çok severim helede bazen aidiyet hissettiğim eşyalarım maddi değerine bakılmaksızın benim için en değerliler listesinde ilk sıralara geçmiştir. Bunu 5 yıl boyunca giydiğim krem pijamam, yada 6 yıl önce milyoncudan alınmasına rağmen 6 yıl boyunca benimle her yere gelebilen tek istisna varlık olan 99 luk minyon tespihim; ki kaybettiğimde ne kadar üzüldüğümü anlatmam sanırım 1 ay kadar elime tespih alamamıştım...

kindle bu kadar bağlanabileceğimi düşünmüyordum... ama hakikaten bir sevgilim olduğu için mutluyum. Seninle mutluyum ben kindle....

herkese lazım mı derseniz; kusura bakmayın kindle ler herkes için değildir. onun kıymetini bilmeyenler lütfen uzak dursunlar... ısırlmış elma logolu parıltılı aletler ile her istediğinizi yapabilirsiniz...

ama kindleden uzak durun diyorum...

şayet bugüne kadar kitap okuma noktasında haftada en az bir kere iki kapak arasını açıp bir merhabanız olmadıysa bu cihaz emin olun sizin için değil...

kitap okumak için bu para verilmez diyenlerede bir sözüm; sevdiğiniz için ne yapabileceğinizi kendiniz düşünün; başkasının sevdiğini değerlendirmeye kalkışmayın...

Kindel 4 and Kindle 3 (klavyeli)

Bir kindle sahip olmaktan daha iyi olan şey nedir ki; tabi ki de iki farklı kindle sahip olmak;

wifi versiyonu olan reklamsız Kindle 4 ve 3G'li Kindle 3 (klavyeli), ufak bir karşılaştırma yapmanız için resimleriyle beraber eklendi, benim tercihimi mi soruyorsunuz...

iki yıldır benimle beraber olan kırmızı kabıyla Kindle 3(klavyeli) yi direkt seçiyorum..

Amazon kindle 4 ve Kindle 3 (klavyeli olan)









25 Ocak 2014 Cumartesi

2013-2014 Atib burs sonuçları açıklandı

2013-2014 Atib burs sonuçları açıklandı 

Avusturya Diyanet İşleri başkanlığının 2013-2014 burs başvuru sonuçları açıklanmıştır.

Burs sonuçlarına bu adresten ulaşabilirsiniz. http://www.e-services.atib.at/burs/form/php/login.php

Bir Konyalı olarak iki ulaştırma bakanı karşılaştırması Lütfi Elvan - Binali yıldırım

Uzun yıllar kabinenin en başarılı bakanlarından biri olarak görülen "Binali Yıldıram'a" ne hikmetse bir türlü kalbim ısınamamıştır. Bunda sanırım Konya ile ilgili projelerde sayın bakanımızın yada bürokratlarının şahsi engellemeleri ve tabii ki de biz Konyalıların gerekli gayreti göstermemeleri de vardır ama, sonuçta bakan beyle yıldızımız hiç barışmadı. Konya da bakan beye "Konya düşmanı ulaştırma bakanı" diye lakap dahi takılmıştır; ben o kadar ileri gitmiyorum ama takanlarda demek ki bir şeyler biliyorlar.Yeni ulaştırma bakanımız ise bu sefer tam ortamızdan Karamanda çıktı. Sayın karamanlı(konya) hemşerimiz Lütfi Elvan bey'e çalışmalarında başarılar diler. Halefi Binali Yıldırım bey'in çalışmalarından daha fazla hizmet yapmayı nasip etmesi Rabbimden niyaz ederim.



Not: bu yazı bir binali yıldırım eleştirisi şeklinde bir yazı değildir. yazılanların hepsini bir konyalı olarak hissiyatımda dile geldiği şekliyle aktardım. yoksa Binali yıldırım bey'in yapmış olduğu çalışmalar ve hizmetleri kötülemek için yazılmış bir yazı değildir.

İşaretü'l İcaz Diyanet İşleri Başkanlığı basımı

Risale haberde yer alan Diyanet işleri başkanlığının üstadın İşaretül icaz adlı eseri basmasıyla ilgili olarak yayınlanan haberi alıntılamak istiyorum.

İşte Diyanet'in bastığı İşârâtü’l-İ’câz

Başbakan ve Üstadın talebelerinin katıldığı bir programla tanıtılacak

RİSALEHABER-Diyanet İşleri Başkanlığı'nın Risale-i Nur Külliyatı’nın önemli eserlerinden İşârâtü’l-İ’câz adlı tefsirin basımı tamamlandı.
Diyanet kaynaklarından edindiğimiz bilgilere göre İşârâtü’l-İ’câz baskısı, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve Bediüzzaman Hazretlerinin hayattaki talebelerinin de katılacağı bir programla kamuoyuna açıklanacak.
Programın detayı önümüzdeki günlerde açıklanacak.
İşte Diyanet'in bastığı İşârâtü’l-İ’câz'ın kapak resmi:
icaz_diyanet_risalehaber1.jpg

icaz_diyanet_risalehaber2.jpg

Başbakan recep tayyip erdoğan'ın imzaladığı diyanet basımı ilk işaretül icaz eserinden.


haber sahipleri Abdurrahman İraz-Ahmet Bilgi'nin haberi:

Günler Ne Kadar Kısaldı - İsmail Özen

Günler Ne Kadar Kısaldı - İsmail Özen 

İsmail Özen hocayı ta gençlik dershanesinde iken tanımıştım, edebiyat okumalarım noktasında lise edebiyat hocam Ulvi Kubilay hocamdan sonra üzerimde en çok etkisi olan zatı muhteremdir.


 Buradan Ahmet ay hocamızı da anmadan geçmek istemem ama, edebiyat hocalarımın edebiyat okumalarım da ki etkisi bir hayli fazladır. 7 yılı aşkın bir süredir kendisiyle irtibatı koparmamaya arada sırada ziyaret etmeye çalışırım. Bu sefer büyük bir süpriz oldu hocamızın kitabıyla karşılaştım. henüz fırsatım olmadı iki kapağın arasını açıp bakmak için, malum şu son sınavlarımı da atlatayım yapacağım ilk işlerden ilki olacak inşallah diyorum.

sizleri kitabın tanıtım bölümüyle baş başa bırakıyor, ve hocamıza çalışmalarında muvaffakiyetler diliyorum.

İsmail Özen hocanın ilk basılı kitabı. Hikayeler yaşanmışa çok yakın gibi gelen güzel öykülerden. Okuyunca hissedebileceğiniz türden öyküler. İnsan var içinde biz varız tanıyabileceğiniz kişiler var. Eserin dili çok zarif ve kuvvetli sıradan kelimelerin ard arda dizilimiyle elde edilmiş ahenkler sizi büyülüyor. Çok yalın bir öykü kitabı gibi dursada ismail özen hocanın 30 yıllık edebiyat birikiminin ilk kıvılcımı

kitabın içindeki hikayeler 

öğleden sonra,
Salyangoz toplamaya gidiyoruz,
uzun, eski bir kasım,
arap muharrem,
el teke dönüyor,
beşiktaş-fenerbahçe maçını nasıl izledim,
akşam yemeğinden sonra dört kişilik aile oyunu,
ürkü,
karda derin izler,

düşbozumu dans ederken yalnızlık çeken bir kadın,


Günler Ne Kadar Kısaldı 

Geyikler ve tavşanlarla dolu uzak, karlı ormanlarda ava çıktığını hayal etti. Yağmurdan şişmiş ağır bir çınar yaprağı döne döne gaz varilinin üstüne düştü; sığırcıklar, serçeler kaldırım boyunca sıralanan akasya ağaçlarında gece yatısına hazırlanıyordu. Dağlardan, ormanlardan, ıssız yollardan gelen bir alaca karanlık ve sessizlik yavaş yavaş kasabanın ıslak, ışıltılı çatılarının üstüne çöktü.

Günler ne kadar da kısalmıştı. 
(Tanıtım Bülteninden)




Günler Ne Kadar Kısaldı

kitap için sipariş vermek isteyenler 

kitap ile ilgili dünya bizim de yayınlanan tanıtım yazısına ulaşmak için tıklayınız.

23 Ocak 2014 Perşembe

Mardin Şah 47 kebap salonu Kepçeyle ayran ve zırh da çekilmiş bol porsiyonlu kebaplar

Mardin merkezde yer alan şah 47 kebap salonu, çalışanların güler yüzlü ve sizi neredeyse utandıracak kadar ilgisi ile karşılıyor... her ne kadar bazı çalışanların türkçeyi bilmemesi size biraz garip gelsede bir müddet sonra samimiyetini hissederek garipsemiyorsunuz. 3 katlı ve yazın kullandıkları tüm mezopotamyayı mardin evlerinin çatılarının arasından seyredebileceğiniz oldukça hoş bir terasa da sahipler.

1 porsiyon istediğiniz kebap da 4 ila 5 tane arasında şiş içerisinde kebap geliyor. insan bitirmekte zorlanıyor.   kebap'ın zırhla çekilerek yada kıyılarak yapılması sanki ekstra bir lezzet katıyor. Ama başka bir lezzet unsuru da ustanın bizzat elleriyle müdahalesi olsa gerek,hele yanında gelen kocaman tas içerisi de ki ayranları ise bir başka şahane, ayranı içmek için tasın içinde sanki bir cezve var dersem ayran tasının büyüklüğünü tahmin edersiniz. bence tek eksikleri soğanı fazla koyuyorlar, yada isteğe göre veriyorlar...
mevsim salatası seçerken biraz daha özen gösterirler ise daha da hoş olur.

Ayrıca mardinin yöresel yemekleri için bir gün önceden sipariş vermeniz yada ayırttırmanız gerekiyor. çünkü yemekler ustanın bizzat evinde pişirilmekte imiş. Pazar günü hariç her gün yöresel yemekler çıkmakta ama çoğunlukla kalmıyor dediler... yöresel yemekleri, mardin evinde yapılmış lezzetinde emek için güzel hizmet..

bütün kebap, salata ayran ezme üzerine çay yada acı kahve ikramı sadece 15 lira civarında tutmakta..

çok acıktığımdan olsa gerek yediğim yemeklerin fotoğrafını çekmeyi unutmuşum. onun yerine dükkanın terasından güzel bir kaç mezopotamya manzarası paylaşıyorum.

                                Yazın kullanılan üst terastan uçsuz bucaksız, mezopotamya manzarası...

      Yazın kullanılan üst terastan uçsuz bucaksız, mezopotamya manzarası...

Malatya Meşhur Çiğköfteci Müslüm Boztaş Usta

Malatya merkezde yer alan bir çiğ köfteci var. Müslüm Boztaş usta diye geçiyor. yaklaşık 4 yıldır çeşitli sebeplerle Malatya'ya uğramam sebebiyle çiğ köftelerinin tadına bakabiliyorum. En son bu ayda(ocak 2014) Malatya da bulunmam sebebiyle uğramadan edemedim. 
Açıkcası çok fazla çiğ köfte tüketen birisi değilim. Acıyla aram iyidir, ama her şeyin fazlası zarardır(benim için meyve ve patates hariçtir.)  düsturum nedeniyle çok fazla tükettiğim bir seçenek değildir. Konya da zaten çok ünlü bir usta olmadığı için senede 2-3 defa tadına ya bakarım yada bakmam. İstanbul şartlarında ise dışarıda yemek zorunda kaldığım zamanlar helal endişesiyle et tercih etmediğim anlarda yakınlarda güvenilir yada benim itibar ettiğim bir kaç marka var ise açlığımı geçiştirmek maksadıyla tüketiyorum. birde eminönünde ki meşhur ali usta var, ona ise hem keyif almak için hemde çift dürüm ile karnımı doyurmak için gidiyorum, bir istisna olarak.

Malatya'ya ilk gittiğim 2010 yılında açıkcası biraz muhalefet etmiştim, yememekte direnmiştim ama sonradan bu direncim için pişmanlık duymuştum. Buradan beni müslüm usta ile tanıştıran mücahit hocaya da bol selamlarımı iletiyorum. Kendisi bayağı ısrar etmişti. Bu akşam çiğ köfte yiyelim yemekte diye. Kendisi haklıymış.

Fiyat olarak gayet uygun müslüm usta, İstanbul da ki dürümlerin neredeyse 1,5 katı büyüklükte bir dürüm, içi desen en az 2-3 kat daha fazla dolu. Porsiyonlar ise neredeyse bir çeyrek kilo çiğ köfte gelmekte, Yanında verilen salata ve yeşillik ise o kadar bol ki yeşilliği sevmeyen insanların tek başına tüketemeyeceği kadar çok. Ayran ise bakır kaplarda geliyor, lezzeti ise tamam bir yayık ayran sayılmaz ama hiç de fena değil.Ve bahsetmeden geçemeyeceğim bir özelliği de Ücretsiz SU ikramı , Konyamız da bile bu kültür son 3 yıldır kayboldu. Artık lokantalar açık su vermiyorlar. Devamlı hazır su.. Nereye kadar bu kültür gidecek bilmiyorum. sırf şehir merkezinde 1000 den fazla tatlı su bulunan şebeke sularının bile tatlı su aktığı Konyam da bile artık bu özelliği göremez olmuşken, Malatya da karşılaşmak, eski bir dostu yolda görmüş kadar sevindiriyor beni.


Çiğköfteci Müslüm boztaş ustanın Malatya merkezde PTT karşısında yer alan ana mekanları


Müslüm boztaş usta çiğ köfte fiyatları




Çiğköfteci Müslüm boztaş ustanın iç mekandan bir görünüş

Malatya Yeni Camii (Hacı Yusuf camii)

Malatya Yeni Camii (Hacı Yusuf camii)

 Osmanlının son yıllarında Malatya valiliğinin karşısına yapılmış 100 yılı 2 sene ile devirmiş(yaptırılış tarihi 1912), orta boy(bende beğenmedim ama aklıma gelen şimdilik bu) ve merkez cami tipine örnek bir Cami. Daha önce burada başka bir cami(Hacı yusuf camisi olması lazım) var iken depremde yıkılması sonucu, yeniden sil baştan yapılmıştır. Hacı yusuf camisinden geriye ise sadece minaresi kalmıştır.

Fotoğraflar 2014 Ocak ayına aittir. Ve akşam 21:00- 21:30 civarında çekilmiştir.


İnönü üniversitesi Kütüphanesi

Malatya - İnönü Üniversitesi merkez kampüsünde bulunan Üniversite kütüphanesinden bir kaç görüntü paylaşacağım... Geniş ve ferah olarak tasarlanmış ama kapasitesi 1000 kişinin üzerine çıkmaması 20 bin civarında öğrencisi ve neredeyse bütün bölümlerin ana kampüsünde toplandığı bir üniversite için gerçekten küçük kalmakta. Ayrıca bir başka dezavantajı ise kütüphanenin açık olduğu zamanlarla ilgili. Kütüphanenin hafta içi 08:00 - 20:00, hafta sonu ise 10:00 - 16:30  saatleri arasında açık olması bence büyük bir dezavantaj. Henüz ülkemizde bir kaç üniversite dışında (YTÜ , İTÜ, Dumlupınar ünv, Gazi, Koç, Bahçeşehir, Işık ünv. ve İstanbul ünv. vb gibi) 24 saat açık üniversite kütüphanesi mantığı yerleşmemiş durumda olması üzücü bir hadise. Şansımdan olsa gerek gittiğim tüm üniversitelerin kütüphaneleri de ne yazık ki 24 saat açık olmamakta.

Resimler Ocak 2014'e aittir. kendi çekimlerimdir.











Kına yakmış Erkek

Kına yakmak; erkekler için sanırım evlilik , nişan ve askerlik törenleri için pek alışık olunmayan bir uygulama...
uzun zamandır elime kına yakmamıştım sanırım 2 sene olmak üzere, en son istanbul da kaldığım bir ramazan çetin abiyle(ev arkadaşım ve ev abisi:D) beraber yakmıştım. avuç içine damlattığım küçük bir parçanın (hayatımda yaktığım en kaliteli kına olsa gerek) 3 hafta boyunca elimden silinmemesi sonucu çok ilginç tepkilerle karşılaşmıştım. 

Pazartesi akşamı sanırım biraz da 1 hafta boyunca eve mecburen kapanmak zorunda olmamdan cesaret alarak Annemi ikna etmemle beraber; tabi çok zorlu bir süreçten geçtim, ne için yakıyon neden durduk yerde yakıyorsun vb. final imtihanlarından daha zor sorularla muhatap olduktan sonra aşağıdaki şekillerde olduğu gibi yeniden kına yakmış bulunmaktayım...

elleri kınalı delikanlı