artık müzmin bir üniversite öğrencisi haine geldiğim için hayatımdaki kaçıncı finallere girdiğimi sayamıyorum, sanıyorum 20 nin üzerinde final dönemini geçen sene devirmiştim.tabi insan bugüne kadar evliya çelebi gibi üniversite üniversite gezerse böyle oluyor; girdiğim finallerdeki sınavları saymıyorum bile çoktan 3 haneli rakamlara ulaştılar...
öğrencilik hali artık çok başka geliyor, bu kadar alışkanlık yapmak da fazla diyesi de geliyor insanın...
ama en çok sevdiğim bir huy var ki hala tepemde demokles in kılcı gibi sallanmasa o zevki hisssedip tadamayacağım...
ne hikmetse her zaman final öncesi henüz hiç çalışmaya (daha doğrusu tekrar yapmak, yoksa zaten ben çok tan hazırım sınavlara tembel bir öğrenci değilim ki, ) başlamadan, bütün ödevleri zamanında bitirmiş olmanın getirdiği aşırı rahatlama hissiyatıyla gevşek bir ruha hali insanı içine alıyor. çevredeki insanların hala harıl harıl 3-4-5 bilmem kaçıncı defa notları tekrara koyulduğu dönemler sanırım unutulmayacaktır.
neden çalışamıyorum ahla çzöebilmiş değilim normal zamanda 10 ssatimi bile kütüphanede çok rahat ve hiç sıkılmadan geçirebilen bir insa iken sınav öncesi çöken bu uyuşukluğun bir nedeni olsa gerek, kendime çok mu güveniyorum derseniz, hayatımda adımdan sonra emin olduğum başka bir şey yoktur. (şüphe etmiyorum, kesin karar veriyorum) / (Allah'a iman noktasını ve (inanç) adımın öncesine getirdiğimi de belirteyimde)
kesin çizgilerle uzun yıllardır yaşamış birisi olarak bu halimi bir türlü düzeltemiyorum gene finaller başladı seçtiğim ders programım nedeniyle bana sıranın gelmesine hala 4 günüm var, insan tekrar yapar diyor ,ama içimden bir ses zaten boşa gidecek talha sınavdan çıktığın anda sınav için öğrendiğin her şey o kalem traş (başka kötü bir alışkanlığımda normalde kesinlikle tükenmez kalem kullanırım ama sınav günleri mutlaka açcaklı kalem kullanırım, lisede böyle bir şey yoktu sadece 0,9 kalemim vardı o herşeye yetiyordu) çöplerini yerinden alıp çöp tenekesine götürdüğün anda elindeki çöpleri daha çöp tenekesine atmadan uçup gidecek peki bu kadar boş şey için gayretini sarf etmek ne diye diye sanırım melek olmadığı kesin acayip bir his içimde patlama yapıp duruyor, sonuç 4 günümün kesinlikle daha önceki final dönemlerinde olduğu gibi en az 4-5 kitap okuyarak geçireceğime eminim. ne hikmetse başka bir garabetimde her final döneminde içimde patlayan roman okuma hastalığıdır. geçen final döneminde sanırım 7 veya 8 kitap okumuştum, genelde de daha önce hiç okumadığım yada en az baktığım türler oluyor bunlar sınavda kafamı iyice karıştırsın diye örnek şiir kitapları ve oynanmak için değil okunmak için yazılmış tiyatro eserleri...
sanırım birazdan isamdaki köşemden kalkıp ki burada yaklaşık 8-9 aydır takılıyorum, 3. kattan nuhoğlu bölümüne yada yavuz amcanın bölümüne gidip bir eser seçme ihtimalim çok fazla kuvvetleniyor.
kulağımda kısık tonda hint müzikleri, hayat isamda da güzel dedirtiyor...
ah birde sınavlar olmasa... bu uğraşımı tekrar nasıl sağlayacağım...
Sümbül Ebrusu
8 Ocak 2014 Çarşamba
Aamir Khan'ın son filmi Dhoom 3 ten etkileyici bir parça Kamli (deli), Dhhom3 Kamli türkçe altyazı
Aamir Khan'ın başrolunde oynadığı şu sıralar hindistanda rekorları alt üst eden bir filmi vizyonda, DHOOM 3. Aamir Khan'ı hiç alışık görmediğimiz bir rolde görmek uçup kaçılan bir aksiyon ve macera filminde izlemek sanırım bayağı ilginç olsa gerek,
Dhoom3 filminin sinema çekimi internete düşmüş durumda, tabiki bayağı düşük kalitede, o yüzden izleyemedik birde altyazı problemi var ki onu hiç sormayın...
Hindistan da fırtınalar estiren bu filmin ülkemizde vizyona girme ihtimalinin de olacağı konuşulmakta, basında dahi star gazetesindeydi haberi çıkmıştı. Sanırım sinemacıların bu ilgiyi fark edip harekete geçmelerini beklemekten başka çaremiz kalmadı...
Aslında benim en çok yamak istediğim filmden çok fimdeki şarkılar ile ilgiliydi...
Hint sinemasının yarısı şarkı demektir. Ona o ayrıcalığı katan müzikleridir, ki insanı hem cezbeder hemde kendine çekmektedir. insanı bağlayan en önemli unsurlardan biri olduğunu düşünüyorum her ne kadar bu fikrimin destek bulacağı kadar zıddını da bulacağını bilsem de
.
Hint sinemasına aşina olanlar bilir ki bol bol şarkı ve klip film içinde uzanıp gider, bu şarkılar tabi birde albüm olarak piyasaya sürülmektedir, klip zaten filmle beraber çekilmiştir.
film henüz daha vizyona girmeden bazı klipler fragmanın haricinde klipli olarak yada liric halinde internete verilir, insanların dikkatini çeksin diye...
Dhoom3 ün çok fazla reklamı dönüyordu yaklaşık 5-6 ayır benim bile dikkatimden kaçmamıştı.
Biraz kamera arkası görüntülerinden sonra şarkılar teker teker piyasaya konuldu filmin. açıkcası bazı filmlerin albümlerindeki şarkıların en az yarısı çok güzel gelir insana, mesela fanaa, jab tak hai jan, ghajini ve ek hai tiger vb gibi bununda böyle olabileceğini beklemiyor değildim. bir noktada yanılmamışım, piyasaya sürülen 5 şarkıdan (ben 5 tane dinledim başkasına rast gelmedim) 3 tanesini çok beğendim özellikle de kamli (deli) şarkısının nağmeleri alışık olduğumuz hint tadını vermekte hiç zorlanmıyordu. insan bunun için daha fazla seviyor sanırım doğulu genlerimden olsa gerek... müzik dinlerken genelde gardımı alıp dinlemeyi daha fazla severim. Müzik tehlikeli bir icattır. insanı çok fazla etkiler o yüzden her müziğe kulağımı ve gönlümü vermemeye dikkat etmeye çalışırım tabi bi kaç istisnası yok değildir... hint ve fars müziklerinin nağmeleri bu gardımı biraz indirmemi sağlar , kamli nin müziğide öyleydi duyunca arapça ve farsçanın karışımından oluşan hintçenin namelerinde tanıdık kelimelerin sayısının bir hayli fazla olması da bu tepkiyi artırmış mıdır bilemem.
filmde oynayan katrina kaif ilgilide bir iki şey söyleyelim, filme güzelliği ve oyunculuğa ile çok şey kattığına eminim daha önceki jab tak hai jan ve ek hai tigerden hatırlıyor tabikide insan . ama oradan özellikle unutmadığı bir hadisede katrina kaif hanımın güzellik boyutunu çok fazla metalaştırıp abartması açıkcası çok fazla hoş durmuyor (hatta hiç). dışardan cesurca laflarını çokca duymuş gibiyim ama kendisinin bu kadar cesurca gösterdiği şeylere ihtiyacı olmadan da bu geldiği noktaya gelebilecek yeteneği olduğunu düşünüyorum.
son olarak katrina kaif ablamızla ilgilide eleştiri yaptıktan sonra şarkının klibine gelirsek artık modern hint filmlerinde olduğu gibi çok fazla başka yerlere hitap ettiği için dikkate almıyoruz ikinci defa izlenilecek bir klip vasfına sahip olduğunu düşünmüyorum. o yüzden mp3 halinde dinlemeniz size müzikten daha fazla müzik zevki kazandırabilir yada klipteki katrina kaif gibi cesur davranıp müzik zevkinin dışındaki işlevleri içinde izleyebilirsiniz,
ha birde filmdeki semboller noktası var ki hiç girmeyeceğim,
Ni Main Kamli Kamli (x3)
Ben deliyim deli...
Ni Main Kamli Kamli Mere Yaar Di
Ben deliyim deli yârime..
nakaratıyla size veda ediyorum...
videonun aşağısında parçanın tükçe alt yazısı mevcuttur. türkçe altyazı bollywodşarkısözleri . com sitesinden alınmıştır. kendilerine teşekkür ediyoruz.
4 Ocak 2014 Cumartesi
Tıkanan siyaseti gençlik anahtarıyla açmak programı, Mardin
21-27.12.2013 tarihlerinde mardinde çok güzel 6 gün geçirdim. Eğitim araştırma ve geliştirme derneğinin proje sorumluluğunu üstlendiği "tıkanan siyaseti gençlik anahtarıyla açmak" adlı eylem 5.1 kapsamında bir programa iştirak etmiş olduk.
Daha önce mardine hiç gelmemiş biri olarak mardinden ciddi şekilde etkilenmiş bulunmaktayım,
Daha önce mardine hiç gelmemiş biri olarak mardinden ciddi şekilde etkilenmiş bulunmaktayım,
Desem ki şiiri Cahit Sıtkı Tarncı
sabah sabah nerden aklıma esti bilmiyorum, cahit sıtkıyı normalde hadi söyleyeyim pek beğenmem yada okumam zaten şiirle aram çok zayıftır hele cahit sıtkıya hiç uğramam ama aklıma takıldı bugün sende seyrediyorum denizlerin en mavisini mısrası aklıma düşüne geriside gelsin istedim.
Desem ki / Cahit Sıtkı Tarancı
Desem ki vakitlerden bir nisan akşamıdır,
Rüzgarların en ferahlatıcısı senden esiyor,
Sende seyrediyorum denizlerin en mavisini.
Ormanların en kuytusunu sende gezmekteyim,
Senden kopardım çiçeklerin en solmazını.
Toprakların en bereketlisini sende sürdüm,
Sende tattım yemişlerin cümlesini.
Desem ki sen benim için,
Hava kadar lazım,
Ekmek kadar mübarek,
Su gibi aziz bir şeysin;
Nimettensin, nimettensin!
İnan bana sevgilim inan,
Evimde şenliksin, bahçemde bahar;
Ve soframda en eski şarap.
Bırak ben söyleyeyim güzelliğini,
Rüzgarlarla, nehirlerle, kuşlarla beraber.
Günlerden sonra bir gün,
Şayet sesimi farkedemezsen
Rüzgarların, nehirlerin, kuşların sesinden,
Bil ki ölmüşüm.
Fakat yine üzülme, müsterih ol;
Kabirde böceklere ezberletirim güzelliğini.
Ve neden sonra
Tekrar duyduğun gün sesimi gök kubbede,
Hatırla ki mahşer günüdür,
Ortalığa düşmüşüm seni arıyorum.
Desem ki / Cahit Sıtkı Tarancı
Desem ki vakitlerden bir nisan akşamıdır,
Rüzgarların en ferahlatıcısı senden esiyor,
Sende seyrediyorum denizlerin en mavisini.
Ormanların en kuytusunu sende gezmekteyim,
Senden kopardım çiçeklerin en solmazını.
Toprakların en bereketlisini sende sürdüm,
Sende tattım yemişlerin cümlesini.
Desem ki sen benim için,
Hava kadar lazım,
Ekmek kadar mübarek,
Su gibi aziz bir şeysin;
Nimettensin, nimettensin!
İnan bana sevgilim inan,
Evimde şenliksin, bahçemde bahar;
Ve soframda en eski şarap.
Bırak ben söyleyeyim güzelliğini,
Rüzgarlarla, nehirlerle, kuşlarla beraber.
Günlerden sonra bir gün,
Şayet sesimi farkedemezsen
Rüzgarların, nehirlerin, kuşların sesinden,
Bil ki ölmüşüm.
Fakat yine üzülme, müsterih ol;
Kabirde böceklere ezberletirim güzelliğini.
Ve neden sonra
Tekrar duyduğun gün sesimi gök kubbede,
Hatırla ki mahşer günüdür,
Ortalığa düşmüşüm seni arıyorum.
31 Ekim 2013 Perşembe
Vazgeç Benden/ Mim Mesle Mâder'in film müziği
Bu film birçoğunuza belki tanıdıktır. Gülşifte Ferahani'nin anne rolunda oynadığı meşhur iran filmi...
TR:
Vazgeç benden ey aşina
Çünkü ben senden vazgeçtim artık
Artık kafamda senin anıların, yâdın bitsin istiyorum
Sen de bana yabancı ol tıpkı başkaları gibi
Tıpkı başkaları gibi benim kaderime
Yabancı ol
Her aşk ölür, söner, senin aşkın ölmez
İnan senden sonra kimse kalbimde senin yerini tutamaz
FA/TR:
Bogzer ze men ey aşena çon ez to men diger gozeştem
Diger to hem bigane şo çon digeran ba sergozeştem
Mihahem eşget der del bemired
Mihahem ta diger der serem payan begired
Bogzer ze men ey aşena çon ez to men diger gozeştem
Diger to hem bigane şo çon digeran ba sergozeştem
Her eşgi mimired, hamuşi migired
Eşg-e to nemimired
Baver kon be'd ez to digeri der gelbem, cayet ra nemigired
Her eşgi mimired, hamuşi migired
Eşg-e to nemimired
Baver kon be'd ez to digeri der gelbem, cayet ra nemigired
Her eşgi mimired, hamuşi migired
Eşg-e to nemimired
Baver kon be'd ez to digeri der gelbem, cayet ra nemigired...
بگذر ز من ای آشنا چون از تو من دیگر گذشتم
دیگر تو هم بیگانه شو چون دیگران با سرگذشتم
میخواهم عشقت در دل بمیرد
میخواهم تا دیگر در سریادت پایان گیرد
بگذر ز من ای آشنا چون از تو من دیگر گذشتم
دیگر تو هم بیگانه شو چون دیگران با سرگذشتم
هر عشقی میمیرد، خاموشی میگیرد،عشق تو نمیمیرد
باور کن بعد از تو دیگری در قلبم،جایت را نمیگیرد
هر عشقی میمیرد، خاموشی میگیرد،عشق تو نمیمیرد
باور کن بعد از تو دیگری در قلبم،جایت را نمیگیرد
http://www.youtube.com/v/Pu52OoM6udU?version=3&autohide=1&autohide=1&showinfo=1&feature=share&autoplay=1&attribution_tag=_dBQEWRh5ZTbuXu9Sx10JA
TR:
Vazgeç benden ey aşina
Çünkü ben senden vazgeçtim artık
Artık kafamda senin anıların, yâdın bitsin istiyorum
Sen de bana yabancı ol tıpkı başkaları gibi
Tıpkı başkaları gibi benim kaderime
Yabancı ol
Her aşk ölür, söner, senin aşkın ölmez
İnan senden sonra kimse kalbimde senin yerini tutamaz
FA/TR:
Bogzer ze men ey aşena çon ez to men diger gozeştem
Diger to hem bigane şo çon digeran ba sergozeştem
Mihahem eşget der del bemired
Mihahem ta diger der serem payan begired
Bogzer ze men ey aşena çon ez to men diger gozeştem
Diger to hem bigane şo çon digeran ba sergozeştem
Her eşgi mimired, hamuşi migired
Eşg-e to nemimired
Baver kon be'd ez to digeri der gelbem, cayet ra nemigired
Her eşgi mimired, hamuşi migired
Eşg-e to nemimired
Baver kon be'd ez to digeri der gelbem, cayet ra nemigired
Her eşgi mimired, hamuşi migired
Eşg-e to nemimired
Baver kon be'd ez to digeri der gelbem, cayet ra nemigired...
بگذر ز من ای آشنا چون از تو من دیگر گذشتم
دیگر تو هم بیگانه شو چون دیگران با سرگذشتم
میخواهم عشقت در دل بمیرد
میخواهم تا دیگر در سریادت پایان گیرد
بگذر ز من ای آشنا چون از تو من دیگر گذشتم
دیگر تو هم بیگانه شو چون دیگران با سرگذشتم
هر عشقی میمیرد، خاموشی میگیرد،عشق تو نمیمیرد
باور کن بعد از تو دیگری در قلبم،جایت را نمیگیرد
هر عشقی میمیرد، خاموشی میگیرد،عشق تو نمیمیرد
باور کن بعد از تو دیگری در قلبم،جایت را نمیگیرد
http://www.youtube.com/v/Pu52OoM6udU?version=3&autohide=1&autohide=1&showinfo=1&feature=share&autoplay=1&attribution_tag=_dBQEWRh5ZTbuXu9Sx10JA
18 Eylül 2013 Çarşamba
Kuran-ı Kerimi Tanıyan Filipinli Popçu Julien Drolon Müslüman oldu
Ünlü popçu: Kur'an ispatladığı için Müslüman oldum
Risale Haber de Yazar Abdurrahman Iraz'ın Yeni müslüman olan Filipinli Sanatçı Julien Drolon ile yapmış olduğu röportajı sizlere sunuyoruz.
Filipinlerin ünlü popçusu neden İslami seçtiğini Risale Haber'e anlattı
Fransız Julien Drolon, Müslüman olduktan sonra ilk kez Risale Haber'e konuştu. Fransa'da gazetecilik yapan Drolon bir iş vesilesi ile gittiği Filipinler'de müziği ile şöhreti yakaladı. Klipler, televizyon derken ülkenin tanınan isimlerinden biri olan Drolon, bir yandan da "Allah" arayışını sürdürdür. Budizm ve tekrar Hıristiyanlığı deneyen Drolon, aklınadaki sorulara tatmin edici cevapları İslamiyette bulur. "İspat"a çok önem veren Drolon'un ilginç hayat hikayesini ve Risale-i Nur'la nasıl tanıştığını ziyaret için geldiği Türkiye'de konuştuk.
11 EYLÜL SALDIRILARINDAN SONRA İSLAM'I ARAŞTIRDIM
İslamiyetle ilgili ne tür bir bilginiz vardı?
Fransa'da sürekli ezanı işitiyordum. Hakikaten çok güzeldi. Bende müzisyen ruhu var ama bir türlü cesaretimi toplayıp bu ses nedir, neyle alakalıdır diyemiyordum. Ta ki 11 Eylül hadisesine kadar. 11 Eylül hadisesinde işin aslı nedir diye çok merak ettim ve anladım ki bu saldırıyı Müslümanlar yapmamış. Bina sadece iki tane uçağın çarpmasıyla değil kendi içinden de bombalanarak, patlatılarak yıkılmış. Dolayısıyla böyle bir anda İslamiyete merak sardı beni. İnternetten, gazetelerden dergilerden sürekli İslamiyetle alakalı araştırmalar yapmaya başladım.
ŞARKILARIMDA "ALLAHIM BANA YARDIM ET" DİYE YALVARIYORDUM
İslamiyetle ilgili araştımalarım devam ederken Filipinler'e gittim ve Filipinler'de profesyonel müzik hayatına başladım. CD'ler, klipler, televizyon dizileri vesaire bunlarla alakalı çalışmalara başladım. O zaman bile yaptığım şarkılarda Müslüman olmadığım halde sürekli Allah'tan hidayet istiyordum. "Allah'ım bana hidayet et" diye nakaratlar halinde şarkılar söylüyordum. Şarkıydı ama şarkının içerisinde bu cümleler geçiyordu.
(Julien Drolon, Abdurrahman İraz'ın sorularını cevaplarken, yazarımız M.Rıza Derindağ ise tercümanlık yaptı.)
MÜZİK PİYASASINDA "ŞEYTAN DİNİ"Nİ KULLANIYORLAR
Müzik piyasasında, Allah inancına dair inanış nasıl?
Müzik endüstrisine girdikten sonra da başka bir araştırma içerisinde buldum kendimi. Dünyaca ünlü müzisyenlerin hemen hemen hepsi "şeytan dini mensubu" olduklarını söylüyorlar. Böyle gizli tarikatlar vesaire üyesi oluyorlar. Dedim ki "Allah da hayat sahibi şeytan da, demekki hayat sahibi kimisi şeytana kul oluyor kimisi de Allah'a kul oluyor. Bu şöhret dünyasında nasıl bir yol çizeceğim?" Çünkü bizim piyasamızda olanların çok büyük bir kısmı şeytanın kölesi durumuna gelmişlerdi
BUDİST OLMAYA KARAR VERDİM AMA...
Şunu fark ettim ki şeytan, perdeler arkasında sadece müziği, popüler kültürü değil her türlü çalışıyor. Yani kurumsal olarak televizyonuyla, medyasıyla, gazetesiyle, internetiyle, kurum ve kuruluşlarıyla kurumsal bir kimlik halinde çalışıyor. 21. yüzyılda bir şeytan partisi karşımızda. Korkmaya başladım çünkü şeytana karşı beni koruyacak hiç bir şey yoktu ve Budist meditasyonunu Yoga'yı kullanmaya başladım. Sonra şöyle bir karar verdim: "Taylan'dın bir dağ köyüne gideyim, hiç kimsenin olmadığı bir yerde budist rahipleriyle birlikte meditasyonla hayatımı geçireyim, orada beni şeytan bulamaz."
6 Ağustos 2013 Salı
Stadyumlar maç için değil, bir dava sevdası için dolarsa, o gün kurtuluş günüdür.
Üstad Necip Fazıl'ın dediği gerçekleşti
Denizli'de Kadir Gecesi teravih namazı stadyumda kılındı. Denizli Din Hizmetlileri ve Görevlileri Derneği (DİGDER) tarafından Doğan Seyfi Atlı Stadyumu'nda Kadir Gecesi programı düzenlendi.AK Parti Denizli Milletvekili Nihat Zeybekci, Belediye Başkanı Osman Zolan'ın da geldiği programda, yaklaşık 10 bin kişi teravih namazı kıldı.
Namazı ise 2006 yılında Kur'an-ı Kerim Okuma Yarışması'nda dünya birincisi olan Mısırlı Hafız Ahmed Süleyman kıldırdı.
Vatandaşlar, stadın çimleri üzerine serdikleri seccadelerle ibadetini yaptı. Namaz sonrası yapılan uzun duada başta Suriye ve
Mısır'daki zulüm gören Müslümanlar olmak üzere bütün İslam âlemine dua edildi.
Teravih sonrası vatandaşlara Denizli Belediyesi tarafından hazırlanan limonatalar ikram edildi.
Vatandaşlar, camilerin aşırı derece dolu olduğunu, statta namaz kılmaktan memnun olduklarını söylediler.
NECİP FAZIL NE DEMİŞTİ?
Stadyumlar maç için değil, bir dava sevdası için dolarsa, o gün kurtuluş günüdür.
27 Temmuz 2013 Cumartesi
Mahmut Sami Ramazanoğlu Anadolu İmam Hatip Lisesi Mensupları 2013 Ramazan Bayramı Buluşması
" Konya'mızın medar-ı iftiharı olan okulumuzun değerli mensupları;
sizleri Ramazan Bayramının 3. günü (10 Ağustos Cumartesi) okulumuz camisinde kılınacak ikindi namazının ardından bayramlaşmak için okulumuzda bir araya gelmeye davet ediyoruz.
Mahmut Sami Ramazanoğlu Anadolu İmam Hatip Lisesi Mensupları Platformu "
Not: Bayramlaşmamızın daha geniş bir katılımla toplanabilmesi için bu mesajı çevrenizde bulanan okulumuz mensubu arkadaşlara göndermenizi rica ediyoruz
Mahmut Sami Ramazanoğlu Anadolu İmam Hatip Lisesinin Mezunları ve Mensupları Platformu
etkinlik daveti...
Mahmud Sami Ramazanoğlu A.İ.H.L. Mezun Kayıt Sistemi

19 Temmuz 2013 Cuma
Bitlis Said Nursi Anadolu İmam Hatip lisesi , Milli Eğitim'den Said Nursi ismine veto mu?
Milli Eğitim'den Said Nursi ismine veto mu?
Valilik onayladı, yetkisi olmamasına rağmen Din Öğretimi Genel Müdürlüğü direniyor!
Bediüzzaman Said Nursi'nin doğduğu il olan Bitlis'te açılan "Anadolu Said-i Nursi İmam Hatip Lisesi"nin isminin Milli Eğitim Bakanlığı Din Öğretimi Genel Müdürlüğü tarafından veto edildiği iddia edildi.
AjansKamu sitesinin haberine göre Bitlis Valiliği tarafından İmam Hatip Lisesi için yeni yapılan bina çalışmalar sonucu okulun isim değişikliğine karar verildi. Valilik Bitlis'te doğmuş olan Bediüzzaman Said Nursi'nin adını uygun görerek okulun adını "Said-i Nursi Anadolu İmam Hatip Lisesi" olarak belirledi. İl Milli Eğitim Müdürlüğü de okul Tabelasını "SAİD-İ NURSİ ANADOLU İMAM HATİP LİSESİ" şeklinde yaptırarak 2012-2013 Eğitim Öğretim Yılının 2. döneminden itibaren okulun yeni binasına taşınmasını sağladı. Böylece ömrünün büyük bölümü hapishaneler ve gözetim altında geçiren, mezarının yeri dahi belirlenemeyen Bediüzzaman'ın ismi ilk defa bir resmi kuruma verilmiş oldu.
İlgili MEB yönetmeliğine göre "Bakanlığa bağlı her derece ve türdeki resmî ve özel öğretim kurumlarına verilecek adların; kurumun amacına, seviyesine, bulunduğu çevrenin özelliğine ve şartlarına uygun olması, belli bir anlam taşıması, Millî Eğitimin temel amaçlarına aykırı düşmemesi ve Türkçe olması gerekir" ifadeleri yer alıyor.
Ayrıca Millî Eğitim Bakanlığında Kurumlara ad verme işlemleri, il millî eğitim müdürünün önerisi ve il millî eğitim komisyonunun kararına dayalı olarak valinin onayı ve sonucun Bakanlığa bilgi verilmesi şeklinde cereyan ediyor.
İddiaya göre; Bitlis Valiliği tarafından Bakanlığın bu konuda ilgili dairesi olan Din Öğretimi Genel Müdürlüğü'ne bilgi verildi. MEB Din Öğretimi Genel Müdürlüğü "SAİD-İ NURSİ ANADOLU İMAM HATİP LİSESİ" ismini uygun görmeyerek veto etti/reddetti.
Okulun mevcut tabelası ile resmi web sitesinde adı "SAİD-İ NURSİ ANADOLU İMAM HATİP LİSESİ" olarak gözükmekte ancak Milli Eğitim Bakanlığı tarafından isim uygun görülmediğinden "Bitlis Anadolu İmam Hatip Lisesi" olarak geçmekte.
GENEL MÜDÜRLÜK MEŞGUL!
Risale Haber muhabirleri konuyla ilgili görüşlerini almak için Din Öğretimi Genel Müdürü Prof. Dr. İrfan Aycan'ı aradı. Sekreterlik, Aycan'ın "toplantıda" olduğunu ifade ederken, grup başkanlarının bilgi verebileceği açıklandı.
Ancak sekreterlik, Eğitim Politikaları Grup Başkan Osman Demirgül ile Programlar ve Öğretim Materyalleri Grup Başkanı Nazif Yılmaz'a da "ulaşılamadığını" belirtti.
kaynak: risalehaber ve ajanskamu
Bediüzzaman Said Nursi'nin doğduğu il olan Bitlis'te açılan "Anadolu Said-i Nursi İmam Hatip Lisesi"nin isminin Milli Eğitim Bakanlığı Din Öğretimi Genel Müdürlüğü tarafından veto edildiği iddia edildi.
AjansKamu sitesinin haberine göre Bitlis Valiliği tarafından İmam Hatip Lisesi için yeni yapılan bina çalışmalar sonucu okulun isim değişikliğine karar verildi. Valilik Bitlis'te doğmuş olan Bediüzzaman Said Nursi'nin adını uygun görerek okulun adını "Said-i Nursi Anadolu İmam Hatip Lisesi" olarak belirledi. İl Milli Eğitim Müdürlüğü de okul Tabelasını "SAİD-İ NURSİ ANADOLU İMAM HATİP LİSESİ" şeklinde yaptırarak 2012-2013 Eğitim Öğretim Yılının 2. döneminden itibaren okulun yeni binasına taşınmasını sağladı. Böylece ömrünün büyük bölümü hapishaneler ve gözetim altında geçiren, mezarının yeri dahi belirlenemeyen Bediüzzaman'ın ismi ilk defa bir resmi kuruma verilmiş oldu.
İlgili MEB yönetmeliğine göre "Bakanlığa bağlı her derece ve türdeki resmî ve özel öğretim kurumlarına verilecek adların; kurumun amacına, seviyesine, bulunduğu çevrenin özelliğine ve şartlarına uygun olması, belli bir anlam taşıması, Millî Eğitimin temel amaçlarına aykırı düşmemesi ve Türkçe olması gerekir" ifadeleri yer alıyor.
Ayrıca Millî Eğitim Bakanlığında Kurumlara ad verme işlemleri, il millî eğitim müdürünün önerisi ve il millî eğitim komisyonunun kararına dayalı olarak valinin onayı ve sonucun Bakanlığa bilgi verilmesi şeklinde cereyan ediyor.
İddiaya göre; Bitlis Valiliği tarafından Bakanlığın bu konuda ilgili dairesi olan Din Öğretimi Genel Müdürlüğü'ne bilgi verildi. MEB Din Öğretimi Genel Müdürlüğü "SAİD-İ NURSİ ANADOLU İMAM HATİP LİSESİ" ismini uygun görmeyerek veto etti/reddetti.
Okulun mevcut tabelası ile resmi web sitesinde adı "SAİD-İ NURSİ ANADOLU İMAM HATİP LİSESİ" olarak gözükmekte ancak Milli Eğitim Bakanlığı tarafından isim uygun görülmediğinden "Bitlis Anadolu İmam Hatip Lisesi" olarak geçmekte.
GENEL MÜDÜRLÜK MEŞGUL!
Risale Haber muhabirleri konuyla ilgili görüşlerini almak için Din Öğretimi Genel Müdürü Prof. Dr. İrfan Aycan'ı aradı. Sekreterlik, Aycan'ın "toplantıda" olduğunu ifade ederken, grup başkanlarının bilgi verebileceği açıklandı.
Ancak sekreterlik, Eğitim Politikaları Grup Başkan Osman Demirgül ile Programlar ve Öğretim Materyalleri Grup Başkanı Nazif Yılmaz'a da "ulaşılamadığını" belirtti.
kaynak: risalehaber ve ajanskamu
Türkiye'nin en büyük imam hatip lisesi, Emin Saraç Anadolu İmam Hatip Lisesi
Başakşehir Belediye Başkanı Mevlüt Uysal, Türkiye'nin en büyük imam hatip lisesi olacak “Emin Saraç Anadolu İmam Hatip Lisesi'ni maket üzerinde tanıttı.
Başakşehir Belediye Başkanı Mevlüt Uysal, Sular Vadisi'ndeki Ramazan etkinlik alanında Türkiye'nin en büyük imam hatip lisesi olacak “Emin Saraç Anadolu İmam Hatip Lisesi'ni tanıttı. Okulu, tamamlanan maketin üzerinde anlatan Başkan Uysal, Seviye Belirleme Sınavı (SBS) tercihlerini yapacak olan öğrencilerin okul hakkında kesinlikle bilgi alması gerektiğini söyledi. Sadece SBS tercihlerine göre yerleştirme yapılacağının altını çizen Uysal, okulun lise bölümüne ortaokul diploma notuyla öğrenci kaydı yapılmayacağını söyledi.
Okul hakkında bilgi veren Başkan Uysal şunları söyledi: “Okulumuzun ismini Başakşehir Emin Saraç Anadolu İmam Hatip Lisesi ismine layık gördük. Bu sene 15 Ağustos 'ta teslim alacağız. Tamamıyla belediye adına ihale edilip yapılan bir okul. Öğrencilerimiz yatılı da kalabilecek. 60 bin metre kare üzerine kuruludur. Ortaokul bölümünde 107 derslik var. Okulda da 4 tane de spor salonu, 3 tane konferans solonu var. Bunların yanı sıra sosyal tesisleri de çok fazla.”
“Okulumuz güzel ama asıl güzelliği katan eğitimin güzel olması diye düşünüyorum” diyenBaşkan Uysal, “Bizim görevimiz bu binayı yapmaktı. Biz bunu yaptık, inşallah eğitimi de , kalitesi de iyi olur. O zaman Türkiye'de , İstanbul'da adından çokça söz edilir” dedi .
Okulun eğitim- öğretim yılında ilk senesi olduğu için puanların biraz düşük olabileceğini belirten Uysal, ilerleyen senelerde puanlarda yükselme olabileceğini vurgulayarak “Bu sene tercih yapanlar daha avantajlı olacak ve rahat edecektir. Temellimiz başarılı öğrencilerin buraya gelmesi ve başarılı öğretmenlerimizle beraber burada iyi ve kaliteli eğitim çıkması” ifadelerini kullandı.
kaynak: haber7
12 Temmuz 2013 Cuma
Konyada ki Cami Sayısı 2013 yılı son veriler
Diyanet İşleri Başkanlığı, Konya'daki cami sayısını 3 bin 87 olarak açıkladı
Diyanet İşleri Başkanlığı 2012 yılı “Din İstatistikleri”ni açıkladı. Resmi verilere göre, 2011 yılında 82 bin 693 olan cami sayısı 1991 adet artarak 2012 yılında 8 bin 684’e ulaştı.
2002 yılında 75 bin 941 caminin bulunduğu Türkiye’de 10 yılda 8 bin 743 yeni cami daha ibadete açılmış oldu.
En çok caminin bulunduğu iler ise şöyle:
"İstanbul 3.190
Konya 3.087
Ankara 2.875
Samsun 2.639
Kastamonu2.577
Ordu 2.045
Antalya 2.130
Trabzon 1.952
Diyarbakır 1.945
İzmir 1.823
Şanlıurfa 1.755
Manisa 1.686
Bursa 1.660
Balıkesir 1.654
En az cami bulunan 3 il ise Tunceli (120), Yalova (155) ve Kilis (213) oldu.
PERSONEL SAYISI
Raporda Diyanet İşleri Başkanlığı bünyesindeki personel sayılarına ilişkin de bilgiler verildi.
Buna göre, 2002 yılında 74 bin 374 olan personel sayısı 2012 yılında 105 bin 472’ye ulaştı. 431 ilkokul mezunu bulunan kurumda 37 bin 218 personel ise Ön lisans (Dini öğrenim) mezunu.
En çok personel ise 6 bin 465 kişi ile İstanbul’da görev yapıyor.
KUR’AN KURSLARININ SAYILARI VE MÜLKİYET DURUMLARI
Ayrıca şu anda Türkiye genelinde toplam 10 bin 914 Kur’an Kursu bulunuyor. Kur’an kursları mülkiyet durumuna göre incelendiğinde ise, 2 bin 468’i dernekler, 1.938’i Türkiye Diyanet Vakfı, 1,828’i köy tüzel kişiliklerine ait. Türkiye genelinde 190 bin 727’si kadın, 14 bin 826’sı erkek olmak üzere toplam 205 bin 553 kişi ise Kur’an Kursu’na gidiyor.
779 KİŞİ MÜSLÜMAN OLDU
Diyanet İşleri Başkanlığı verilerine göre 236’sı erkek, 543’ü kadın olmak üzere toplam 779 kişi ise Müslüman oldu.
Müslüman olanların 616’ı hristiyan, 132’si diğer dinler, 21’i Ateist, 7’si Musevi, 3’ü de Hindu.
Müslümanlığı tercih sebeplerinin başında ise inceleme ve araştırma 203, evlenme 63, seyahat 1 ve 512 (Diğer) yer aldı.
BÜTÇE ARTTI
Öte yandan, 2011 yılında 3 milyar 178 milyon 992 bin 500 lira olan bütçe, 2012 yılında ise 4 milyar 269 milyon 559 bin 676 liraya yükseldi.
resim kaynak: konhaber
Diyanet İşleri Başkanlığı 2012 yılı “Din İstatistikleri”ni açıkladı. Resmi verilere göre, 2011 yılında 82 bin 693 olan cami sayısı 1991 adet artarak 2012 yılında 8 bin 684’e ulaştı.
2002 yılında 75 bin 941 caminin bulunduğu Türkiye’de 10 yılda 8 bin 743 yeni cami daha ibadete açılmış oldu.
En çok caminin bulunduğu iler ise şöyle:
"İstanbul 3.190
Konya 3.087
Ankara 2.875
Samsun 2.639
Kastamonu2.577
Ordu 2.045
Antalya 2.130
Trabzon 1.952
Diyarbakır 1.945
İzmir 1.823
Şanlıurfa 1.755
Manisa 1.686
Bursa 1.660
Balıkesir 1.654
En az cami bulunan 3 il ise Tunceli (120), Yalova (155) ve Kilis (213) oldu.
PERSONEL SAYISI
Raporda Diyanet İşleri Başkanlığı bünyesindeki personel sayılarına ilişkin de bilgiler verildi.
Buna göre, 2002 yılında 74 bin 374 olan personel sayısı 2012 yılında 105 bin 472’ye ulaştı. 431 ilkokul mezunu bulunan kurumda 37 bin 218 personel ise Ön lisans (Dini öğrenim) mezunu.
En çok personel ise 6 bin 465 kişi ile İstanbul’da görev yapıyor.
KUR’AN KURSLARININ SAYILARI VE MÜLKİYET DURUMLARI
Ayrıca şu anda Türkiye genelinde toplam 10 bin 914 Kur’an Kursu bulunuyor. Kur’an kursları mülkiyet durumuna göre incelendiğinde ise, 2 bin 468’i dernekler, 1.938’i Türkiye Diyanet Vakfı, 1,828’i köy tüzel kişiliklerine ait. Türkiye genelinde 190 bin 727’si kadın, 14 bin 826’sı erkek olmak üzere toplam 205 bin 553 kişi ise Kur’an Kursu’na gidiyor.
779 KİŞİ MÜSLÜMAN OLDU
Diyanet İşleri Başkanlığı verilerine göre 236’sı erkek, 543’ü kadın olmak üzere toplam 779 kişi ise Müslüman oldu.
Müslüman olanların 616’ı hristiyan, 132’si diğer dinler, 21’i Ateist, 7’si Musevi, 3’ü de Hindu.
Müslümanlığı tercih sebeplerinin başında ise inceleme ve araştırma 203, evlenme 63, seyahat 1 ve 512 (Diğer) yer aldı.
BÜTÇE ARTTI
Öte yandan, 2011 yılında 3 milyar 178 milyon 992 bin 500 lira olan bütçe, 2012 yılında ise 4 milyar 269 milyon 559 bin 676 liraya yükseldi.
resim kaynak: konhaber
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

