Konya tirit'ini yemek istiyorsanız hemen çarşı merkezde bulunan küçük ama lezzeti dükkan boyutunun ilerisinde bir esnaf lokantası olan Kabakçı aliye gitmenizi kesinlikle tavsiye ederim. Konyada son yıllarda artan tiritçilere rağmen kalitesini ve istikrarını bozmamış bir mekan. Tiritler çok güzel, tereyağları tam kıvamında kızdırılmış. Etler ağzınıza resmen bal gibi yapışıyor.
Pegasus Havayollarının "Ceren." isimli ve TC-CPG kuyruk kodlu Beoeing 737-800 uçağı.
01.09.2015 tarihinde Almanya/Düsseldorf-İstanbul Sabiha Gökçen seferini gerçekleştirmiştir. Resimler hem Düsseldorf da hem de İstanbul Sabiha Gökçen havalimanında çekilmiştir.
Hasret bitiyor ve Yeniden Torku Arena Tribünlerdeydik 27.09.2015 Torku Konyaspor Mersin İdman Yurdu Maçı
26 Nisan 2015 tarihinden beri Konyasporumuzun maçına gidemiyorduk. Tam 5 ay olmuş en son b
Akhisarı 2-1 yendiğimiz maçta stadyumdaki yerimizi almış o tarihten bu yana biricik takımımızı biraz da olsa yalnız bırakmış sayılıyorduk.
Maç gününde Kuzey üst tribünündeki yeni yerimize kavuşmanın heyecanı da tetikleyen başka bir unsur oluyordu.
Maça giderken normalde hiç yapmayacağım bir şeyi yapıyor ve formamı evden giyerek çıkıyordum.
En küçük bilader ve amcaoğlu ibrahim de bana eşlik ediyorlar Konyasporumuzun evinde 1 ay sonra çıkacağı bu maçı kaçırmak istemiyorlardı.
Formayla çıkmış olmanın avantajını henüz daha stadyuma gitmeden görmeye başlıyorduk. Evimizin önünden geçen 53 numaralı otobüsü saniyelerle kaçırınca öğle namazının biraz geçe kalacak olması nedeniyle biraz hüzünleniveriyorduk... Bir sonraki otobüs en az 15 dk ve de maça ucu ucuna yetişmek demek oluyordu. Bu da maçın başlamasına ramak kala aklı maçta kalmış acele yat kalk namazına da beraberinde getirmesi muhtemel bir vakıa olacağı aşikar biçimde duruveriyordu.
Tam o anda hemen yanı başımızda ki kırmızı ışıklarda bekleyen bir başka konyasporlu abiler bizi arabalarına davet ediyor ve maça doğru hızlıca yollanıyorduk.
Artık namazın bereketi mi yoksa futbolun fani kardeşliği mi bilemiyorduk.
Maç genelde biz konyasporluların alışık olmadığı bir havada başlıyor ve henüz 10. dakikada Abdurrezzak Traore'nin golüyle 1-0 öne geçiyorduk.
Traorenin golü sonrası yaşanan büyük sevinç
Maçın genel gidişatında Konyasporun bariz bir üstünlüğü göze çarpıyordu. Ve takım oyununu sahaya çok güzel bir şekilde yansıtan konyaspor bizlere keyifli bir maç yaşatıyordu ki biz konyaspor seyircisi için çok da alışık olmadığımız bir hadise oluyordu
İlk yarı bariz üstünlükle bitirdiğimiz maçın ikinci yarısında 10 dakika kadar biraz bocalasak da defansımızın Aykut hocadan kazandığı en büyük özelliği olan rakip takımı ceza sahasının hemen önünde kilitleme özelliği sayesinde mersin idman yurdu tehlikeli bir atak yapamadan hücumlarından boş dönüyordu...
Konser gündüzünde çok değerli bir insanı konsere çağırsak da
"japon müzik kültürünü çok sevmiyorum zaten" diyerek bizi biraz mahzun bırakıversede, festivalin cazibesi, bizimde japon müziğine karşı bir ilgimizin neredeyse -1 olmasına rağmen çekiyordu...
Tabi biraz da nasip diyorduk her iki tarafta mahrum kalıyorlardı bir şeylerden.
Hasret devam ediyordu!..
Değerli dostun öngörüsü çıkıyor ve müzik anlamında çok kısır bir gece geçiriyorduk.
Lakin görsel şov olarak muhteşem bir kareografi izliyorduk.
Gösterinin ilginçliğinin yanı sıra izleyicin ilgisini de sonuna kadar canlı tutmayı başarıyorlardı.
Konserlerin ilk gününden beri neredeyse her konserde beraber olduğumuz Fatih hoca ile beraber bu görsel şovu izlemenin keyfini yaşıyorduk.
Bizleri Japonya'ya gitmiş kadar yaptıran görsel şovdan izleyicilerin neredeyse hepsinin hayranlık belirten yorumlarını konser sonrasında duymak, gecenin başarısını ortaya koyuyordu.
12. Uluslararası Konya Mistik Müzik Festivali 6. günü Hindistan Pandit Shivkumar Sharma & Rahul Sharma Hindistan Klâsik Müziği
Konserlerde İrandan sonra en çok merakla beklediğim grup genelde Hindistan oluyordu. Gerçi bu sene sefarad müziği hindistan merakımın önüne geçsede çok fazla değişkene uğramadı diyebiliriz.
Konser gününün gündüzünde tam 5 ay aradan sonra Konyaspor maçına gitme ve arkasında çarşıda istanbuldaki arkadaşlarla bayramlaşma telaşı felan derken birden bir telaşe kaplıyor ve akşam oluveriyordu.
Evden hazırlıksız çıkmanın sonucu olarak konsere güç bela gecikmelide olsa yetişebiliyorduk.
Dımdızlak ben konsere yetişmiş elde kamera vb de yok amma konser kaçmaz kaçmamalı mantığıyla biraz da veryansınların eşliğinde dinlemeye başlıyorduk.
Tam bu veryansınlarımız sırasında fatih hocanın kameralı telefonu ve benim hafıza kartım hızır gibi yetişiyordu bu çaresizliğime.
Fatih hocaya teşekkürlerimizi sıraladıktan sonra besmele çekip bulduğumuz bu nimete hamd edip konser kaydına başlıyorduk!
12 Uluslarararı Konya Mistik Müzik Festivali 5. günü İran Ustad Mohammad Reza Shajarian Fars Klâsik Müziği
Aslında çok söz söyleyemeyeceğiniz bir konserdi. Mohammed eza Shajarian Konya'ya gelmiş ve size sadece gitmek düşerdi.
Taa Köln'de iken M.Reza Shajarian'ın geleceğini duyunca bir vaaavvv çekmiştim.
Konser akşamıda bu vaaavvv'ında etkisiyle velesbitime atlayıp tam 1 saat 10 dk kala konsere doğru yollanıyordum Evle MKM arası 18-20 dk rahat rahat gittiğinizde 25 dk sürüyor.
Kültür merkezine konserin başlamasına daha 40-45 dakika arası varken vardığımda gördüğüm manzara beni bayağı bir ürkütüyordu.
Kapının önünde en az 200-300 kişi yığılmış içeriye gireceğiz diye bekliyorlardı.
Tamam demiştim Mohammed Reza shajarian burda bunun için de erkenden gelen grup olmalı.
Ama güç bela içeri girdikten sonra görüyordum ki salon neredeyse 1,5 saat öncesinden dolmuş bu kalabalık ise içeride yer bulma telaşesinde olanların oluşturduğu bir güruh imiş ki her saniye bu kalabalığın cismaniyetide gitgide büyüyordu.
Sadece seyircinin değil protokol'ünde büyük ilgi gösterdiği salonda ilk 3 koltuklar tamamen protokol için ayrılmıştı.
Türkiyenin farklı kültürlere ilgi seviyesi bayağı artıyor demek ki:)
Hasılı kelam aşağı kata zaten girme imkanım olmadığından yukarı katı deniyordum. burada da manzara aynıydı bütün koltuklar çoktan doldurulmuştu.
Son anda en köşe merdiven güzergahında bir boşluk görmemle gözlerim parlıyor ve kendimi derhal oraya atıveriyordum. Çantamı yere bıraktıktan sonra hemen yanıbaşımda koltukta oturan arkadaştan rica ediyor bir kaç dakika emanetlerime göz kulak olmasını istiyordum.
Çünkü içeri girme ve yer bulma telaşesinden neredeyse sırıl sıklam tere batmış duruyordum.
Seyircinini M Reza Shajariana yaptığı kısa bir hoşamedi/karşılama töreni.
Konser öncesinde yaşadığım bu kısa maceradan sonra konsere dair dde bir kaç çift laf söylemek isterim.
Konser öncelikle muhteşemdi. Seyirci deseniz harikaydı. o 600 kişilik salonda en az 1000 kişi vardı ve en az 200-300 kişide dışarıdaydı.
Konser için gelen iranlı sayısı ise nerden baksanız salonun dolu kapasitesinin bile üzerindeydi.
Konya'ya gelmiş geleneksel/klasik müzik anlayışında en büyük uluslararası şöhrete sahip sanatçı olduğunu düşündüğüm Mohammed Reza Shajarian bizlere keyif dolu ve oldukça duygusal bir atmosferde wunderbar gece yaşatıyordu.
Kulaklarımız müziğe doyarken müziğin nağmeleri bütün gece kulaklarımda hala çınlıyordu.
Konserdeki neredeyse bütün şarkılara mırıldanmanında ötesinde büyük bir çosşku ve hasretle eşlik eden iranlı seyirciler ise Üstad Mohammed Reza Shajariandan sonra 10 numara övgüyü hak eden ikinci güruh oluyorlardı.
Son olarak 10 üzerinden 10 alan başka bir grupda Konya Büyükşehir Belediyesi, Kültür Turizm il Müdürlüğü ve bu konserin Konyada gerçekleşmesinde emeği geçen herkesler oluyordu....
Konyadan Ustad Mohammad Reza Sahajarian geçerken bizlerde o büyülü nağmelere bir nebzede olsa tutunmaya çalıştık.
12 Uluslarararı Konya Mistik Müzik Festivali 4. günü Jamaluddin Fakir Sindî Soung Fakir
Pakistandan gelen sufilerin (tırnak içinde sufi yoksa bizim sufilerle çok bi alakaları yok bunların) hint bölgesine dair sundukları bol gürültülü ve oynak bir konserdi.
Jamaluddin Fakir ve ekibinin saç sakaldan kıyafete kadar her şeyleriyle kızıllara bürünmelerini artık bu bölgeye aşinalık kazanmış birisi olarak ben yadırgamasam da konsere ilk defa gelenlerin hele arkamda ki goca gonyalı gençin bu ne len bu kıpkırmızı giyinmişler sözü beni gülümsetmeye yetiyordu.
Konserin hemen başında kameraman denen herifin en önde oturmamıza rağmen gelip tam önümüze geçmesi tüm konserin zevkini kaçırmamıza neden oldu.
Konser başta da dediğimiz gibi bol gürültülü ve oynak bir havada geçtiği için seyircinin ilgisini tutmayı başarabildiler.
Bu senede geçen sene olduğu gibi bir kaç pakistanlının sahnenin önüne çıkarak oynamaları herkesin bayağı ilgisini çekti.
Lakin geçen sene 8-10 kişi oynarken bu yıl oynayanların bir kısmının da yabancı turistlerden oluşması ve pakistanlıların çok doğal yaptıkları hareketleri acemice taklit etme içerisindeyken biraz da disko havası katmaları bayağı bayağı komikti.
Başka zaman olsa dinlemeye tenezzül etmeyeceğim bir konser olurdu ama adamlar ayağımıza kadar gelmişken kalkıp gitmemek ayıp olurdu bizde kalkıp gittik 2 saat boyunca bayağı keyifli kulakları sağır edecek derecede hint müziği dinlemiş olduk.
Bassekou Kouyate'nin önderliğinde ve neredeyse tamamı aile üyelerindne oluşan kökenleri 13.yy dan daha eskiye dayanmış geleneksel afrika müziğinin birazıcık modernleşmiş versiyonunu dinliyorduk.
Afrikalıların oynaklık noktasında maharetlerinin hintlilerden daha kuvvetli olduğunu bir kez daha test ettiğimiz bu gecede salonun çoşkusu ve sahnedeki ekibin geleneksel aletleri ile bu kadar hareketli bir gece geçirtmesi doğrusu biraz beklentilerimin ötesinde gelişiyordu.
Geçen yıl neredeyse tüm kosnerleri takip ettiğimiz ekibin bugün yerinde olmasada İnternational İhl den mevlüt hocam ve abdullah abinin biladeri fatih bana eşlik ediyorlardı.
En önde konser izlemenin güzelliğini ve çoşkuya ortak olmanın heyacanını yaşadığımız gecede solist ablanın gereksiz hareketleri de olmasa neredeyse 9/10 numara izleyebileceğimiz bir konser olacaktı.
Bassekou Kouyate abiye de bir konyalı tavsiyemiz abi ya sen yengeyi sahneye çıkartma gelsin en önde seni izlesin yahut sen başka bir solist bul.
12 Uluslarararı Konya Mistik Müzik Festivali 2. günü Ensemble Thami Al-Harraq Şazeli Derviş Zikirleri
Mistik Müzik Festivalin ikinci günkü konukları Mağrip(Fas) ten gelen Şazeli dervişleriydi.
Arefe gününün gecesindeki programa katılım hem bilipte gelenler hemde bilmeden gelenler sayesinde bayağı doluydu. ama yer yer boşluklarda yok değildi.
Gene her zamanki gibi ikinci katın en ön koltuklarındaki yerimizi aldıktan sonra beklemeye başlıyorduk. Bugün geçen sene festivali takip ettiğimiz abdullah abinin de gelecek olması nedeniyle eski hatıralar canlanıyordu.
Konser öncesi dervişler arasında yer alan profesör yapacakları zikre dair biraz açıklamalar yapıyor
hemen arkasından
Kuranı kerim tilaveti ile başlıyordu.
Biraz konser havasında başlayıp arkasından zikir faslıyla şenlenen gecede insanın içi kıpır kıpır oluyordu. Ehli tarik birisi olmama rağmen özellikle zikir safhasında söylenen tesbihlere insanın eşlik etmemesi için biraz zorlaması gerekiyordu.
Ses nağmeleriyle çok güzel parçaların icra edildiği, kulaklarımızın ve kalbimizin pasının silindiği bir gece olarak mistik müzik festivalinin ikinci gecesini de geride bırakmış oluyorduk.
Arkasından gelen parçalar ile zikir meclisi öncesinde biraz konser havasında gidiyordu.
İlk bölüm ilahilerin müzik eşliğinde icrasından oluşuyordu