Konya Büyükşehir Belediyesi web sitesinde bulunan http://www.konya.bel.tr/elkart.php#
adresinde bulunan hiç bir bağlantı çalışmamaktadır. Belediye yetkililerine duyrulur. Sadece süsü için web sayfasını işgal etmeye gerek yok.
Elkart ile ilgili bilgi almak isteyen hemşerilerimizin ve misafirlerin belediye binasındaki elkart şubesinden bizzat bilgi alması önerilir
iletişim Konya Büyükşehir Belediyesi santralinden elkarta yönlendirmesini isteyebilirsiniz.
Konya Büyükşehir Belediyesi telefonu: + 90 332 221 14 00
Sümbül Ebrusu
7 Ekim 2010 Perşembe
Sabit Telefon abonelerini çoğaltmak için yapılması gerekenler
Türk Telekomun 2004 yılında başlayan özelleştirme süreci sonunda yaklaşık 4 milyon abone kaybettiği bir gerçek. buna karşık mobil telfonlar 2000 yılından sonra yaklaşık 26 milyon abone kazanmış. Bugün adsl kullanmak için telefon şartı kaldırılsın en az 4-4.5 milyon abonenin daha sabit hattını iptal ettireceği konuşuluyor. Artık şirketler aylık 12 tl olan sabit hat yüzünden 2. ve 3. telefon hatlarını iptal ettiriyorlar aileler ilkokul çağındaki çocuklara dahi cep telefonu alıp sabit hatlatını kapattırıyorlar. Gurbetçilerin evinde artık sabit telefon yok. Ben 10-12 yaşlarındaylen hollandalı bir akrabamızın evinden ayda 2-3 kere onları(yurt dışını) yada başka kişileri (şehir dışını)arardık toplasanız 20-25 dk etmezdi ama sabit ücret diye bir tüketiciyi kandıran bir uygulama yoktu ay sonunda gelen fatura 6-7 tl idi. 2000- 2004 yılları arasında 4-5 sene boyunca bizim eve(hergün kullandığımız halde-cep de dahil-) ayda 10 tl ücretin geldiği 1 elin parmakları kadar azdır. ozaman 7 tl diye bir şey vardı kaç dk süresü vardı bilmiyorum ama bizim ev senenin en az 8-9 ayı 7 tl öderdik, konuştuğumuz halde. Bugün ayda 100 dk sabit hat 30-40 dk şehir dışı15-20 dk yurt dışı ve 50-60 dk cep telefonunu arasanız gelecek ücreti ben size söyleyeyim 35- 40 tl. Geçen ay bize 19 tl fatura gelmiş toplam 9 kere cep telefonunu 2 kerede şehir dışını toplam 17 dk arama yapmamışız. gelen faura insaf dedirtiyor. Türk telekom çok fazla beddua alıyor bu sabit hattan dolayı..
Gelelim çözüm önerilerine Türk telekom sabit ücretini değiştirmesine gerek yok yapması gereken 11 tl ye ayda 200 dk sabit hatlarla şehir içi ve dışı cep lede ayda 50 dk ücretsiz konuşma süresi vermesi gerekir. Yoksa devir tüketici devri tüketici artık kazıklandığı anda sizi değiştiriyor. dua etsin ttelekom adsl ile milletti kandırıyor. şimdi dersiniz 19 tl verene akşam 7 den sabah 7ye kadar bedeva konuşturyor diye . yakardeşim o dk larını münasib bir zamanda millete verseler. Banane ya 20 tl verip geceleri kiminle konuşacağım ben bana gündüz gözüyle 300 dk versinler geceki 3000 dk dan daha fazla hora geçer.
Siz diyeceksiniz koskoca ttelekom bunu hiç mi düşünemedi. Mutlaka bundan daha iyisinide düşünmüştür ama bu insanlar sadece tek dünya için çalıştıkları için ne koparırsak kar mantığıyla baktıkları için uygulamaya sokmuyorlar. Bizden söylemesi icraat ttelekomdan.. söylemedi demesinler
Gelelim çözüm önerilerine Türk telekom sabit ücretini değiştirmesine gerek yok yapması gereken 11 tl ye ayda 200 dk sabit hatlarla şehir içi ve dışı cep lede ayda 50 dk ücretsiz konuşma süresi vermesi gerekir. Yoksa devir tüketici devri tüketici artık kazıklandığı anda sizi değiştiriyor. dua etsin ttelekom adsl ile milletti kandırıyor. şimdi dersiniz 19 tl verene akşam 7 den sabah 7ye kadar bedeva konuşturyor diye . yakardeşim o dk larını münasib bir zamanda millete verseler. Banane ya 20 tl verip geceleri kiminle konuşacağım ben bana gündüz gözüyle 300 dk versinler geceki 3000 dk dan daha fazla hora geçer.
Siz diyeceksiniz koskoca ttelekom bunu hiç mi düşünemedi. Mutlaka bundan daha iyisinide düşünmüştür ama bu insanlar sadece tek dünya için çalıştıkları için ne koparırsak kar mantığıyla baktıkları için uygulamaya sokmuyorlar. Bizden söylemesi icraat ttelekomdan.. söylemedi demesinler
6 Ekim 2010 Çarşamba
2010 Din Kültürü ek yerleştirmede yeni açılan fakülteler
2010 Din Kültürü ek yerleştirmede yeni açılan fakülteler
Artvin Çoruh (Ek yerleştirmede açıldı Tüm adaylar tercih edebilirler)
Din Kültürü Öğr :40
Din Kültürü Öğr İÖ:40
Marmara Üniversitesi
Din Kültürü Öğr İÖ:110 (Sadece İkinci Öğretim ek yerleştirmede açıldı Tüm adaylar tercih edebilirler)
40 Birinci öğretim, 150 ikinci öğretim olmak üzere toplam 190 İlköğretim Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmenliği ek yerleştirmede açılmıştır.Bu kontenjanları Tüm adaylar tercih edebilirler
2010 Din Kültürü ek yerleştirme kontenjanları
2010 İlköğretim Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmenliği ek yerleştirme kontenjanları
Ağrı İbrahim Çeçen
Din Kültürü Öğr :5
Din Kültürü Öğr İÖ:6
Ankara Üniversitesi
Din Kültürü Öğr :3
Artvin Çoruh (Ek yerleştirmede açıldı Tüm adaylar tercih edebilirler)
Din Kültürü Öğr :40
Din Kültürü Öğr İÖ:40
Erzurum
Din Kültürü Öğr :2
Din Kültürü Öğr İÖ:4
Bayburt
Din Kültürü Öğr :3
Din Kültürü Öğr İÖ:4
Adana Çukurova
Din Kültürü Öğr :3
Diyarbakır dicle
Din Kültürü Öğr :5
Din Kültürü Öğr İÖ:3
İzmir 9eylül
Din Kültürü Öğr :1
Kayseri erciyes
Din Kültürü Öğr :2
Din Kültürü Öğr İÖ:3
Eskişehir osmangazi
Din Kültürü Öğr :2
Elazığ fırat
Din Kültürü Öğr :2
Din Kültürü Öğr İÖ:3
Hakkari
Din Kültürü Öğr :3
Din Kültürü Öğr İÖ:6
Urfa Harran
Din Kültürü Öğr :1
Malatya
Din Kültürü Öğr :4
Din Kültürü Öğr İÖ:5
İstanbul üniv
Din Kültürü Öğr :2
Kilis7 aralık
Din Kültürü Öğr :3
Din Kültürü Öğr İÖ:8
Marmara
Din Kültürü Öğr :2
Din Kültürü Öğr İÖ:110 (Sadece İkinci Öğretim ek yerleştirmede açıldı Tüm adaylar tercih edebilirler)
Muş alparslan
Din Kültürü Öğr :1
Din Kültürü Öğr İÖ:3
Samsun 19 mayıs
Din Kültürü Öğr :6
Din Kültürü Öğr İÖ:2
Rize
Din Kültürü Öğr :2
Din Kültürü Öğr İÖ:2
Sakarya
Din Kültürü Öğr :1
Selçuk konya
Din Kültürü Öğr :4
Din Kültürü Öğr İÖ:4
Bursa uludağ
Din Kültürü Öğr :2
Toplamda ise 99 birinci öğretim (40 yeni açıldı)-- 203 ikinci öğretim (150 yeni kontenjan) toplam302
İÖ: İkinci Öğretim Demek
Not: Lütfen link vermeden alıntı yapmayalım , lütfen
emeğe saygı............
emeğe saygı............
5 Ekim 2010 Salı
2010 ilahiyat ek yerleştirmede yeni açılan fakülteler
2010 ilahiyat ek yerleştirmede yeni açılan İlahiyat fakülteleri
Erzincan Üniversitesi İlahiyat Fakültesi
80 Birinci Öğretim ve 80 İkinci öğretim
Iğdır Üniversitesi İlahiyat Fakültesi
100 İkinci öğretim
Yeni açılan kontenjanlar. Bu kontenjanlar için taban puan mevcut olmayıp tüm adaylar tercih edebilirler.
Erzincan Üniversitesi İlahiyat Fakültesi
80 Birinci Öğretim ve 80 İkinci öğretim
Iğdır Üniversitesi İlahiyat Fakültesi
100 İkinci öğretim
Yeni açılan kontenjanlar. Bu kontenjanlar için taban puan mevcut olmayıp tüm adaylar tercih edebilirler.
ilahiyat ek kontenjanları 2010
194 birinci öğretim
361 İkinci Öğretim
6 İngilizce
3 Yaygın Din Ö. U.
olmak üzere toplam 564 kontenjan verildi
Üniversitelere göre ne kadar kontenjan kaldığını öğrenmek için bu linkten daha ayrıntılı olarak bakabilirsiniz.
361 İkinci Öğretim
6 İngilizce
3 Yaygın Din Ö. U.
olmak üzere toplam 564 kontenjan verildi
Üniversitelere göre ne kadar kontenjan kaldığını öğrenmek için bu linkten daha ayrıntılı olarak bakabilirsiniz.
2010 ilahiyat üniversiteler göre ek yerleştirme kontenjanları
2010 ilahiyat ek yerleştirme kontenjanları
Ankara Üniversitesi
İlahiyat : 5
İlahiyat İngilizce : 2
Yaygın Din Öğretimi ve Uygulamaları : 3
Erzurum
İlahiyat : 12
İlahiyat İÖ : 14
Sivas cumhuriyet:
İlahiyat : 5
İlahiyat İÖ : 10
Çanakkale 18 mart
İlahiyat : 2
İlahiyat İÖ : 8
Adana Çukurova
İlahiyat : 2
Diyarbakır Dicle
İlahiyat : 7
İlahiyat İÖ : 21
İzmir 9 Eylül
İlahiyat : 8
İlahiyat İÖ : 21
Kayseri Erciyes
İlahiyat : 4
İlahiyat İÖ : 7
Erzincan Üniversitesi (Ek yerleştirmede açıldı Tüm adaylar tercih edebilirler)
İlahiyat :80
İlahiyat İÖ: 80
Eskişehir Osmangazi
İlahiyat İÖ: 10
Elazığ Fırat
İlahiyat : 3
İlahiyat İÖ: 4
Şanlıurfa Harran
İlahiyat : 8
İlahiyat İÖ: 13
Çorum Hitit
İlahiyat : 9
İlahiyat İÖ: 8
Iğdır
İlahiyat : 6
İlahiyat İÖ: 100 (Ek yerleştirmede açıldı Tüm adaylar tercih edebilirler)
Malatya Darende
İlahiyat : 7
İlahiyat İÖ: 6
İstanbul Üniversitesi
İlahiyat : 2
İlahiyat İngilizce: 2
İlahiyat İÖ : 8
Maraş Sütçü İmam
İlahiyat : 5
Marmara Üniversitesi
İlahiyat İngilizce: 2
İlahiyat İÖ: 7
Samsun 19 mayıs
İlahiyat : 5
İlahiyat İÖ: 11
Rize
İlahiyat : 3
İlahiyat İÖ: 4
Sakarya
İlahiyat : 1
İlahiyat İÖ: 6
Selçuk Konya
İlahiyat : 1
İlahiyat İÖ: 3
Isparta SDÜ
İlahiyat : 3
İlahiyat İÖ: 5
Şırnak
İlahiyat : 6
Bursa Uludağ
İlahiyat : 6
İlahiyat İÖ: 13
Van YY
İlahiyat : 2
İlahiyat İÖ: 8
Not: Lütfen link vermeden alıntı yapmayalım , lütfen
emeğe saygı............
emeğe saygı............
4 Ekim 2010 Pazartesi
Zorunlu Askerliği İstemiyoruz
Derindusunce.org da yer alan zorunlu askerlikle ilgili mehmet yılmaz ın yazmış olduğu ve şu sıralar en çok okunan ve yorumlanan yazısını sizlerle paylaşıyoruz. yazıyı orjinalinden okuyup yorum yapmak için sayfanın sonundaki bağlantıya tıklayınız.
Genel seçimlere kadar hem yeterince vakit var hem de gündem hükümete baskı yapmak için müsait: Tek tip askerlik projeleri tökezledi, yeni bir anayasa gündemde, terörün askerî önlemlerle çözülmeyeceğini herkes anladı. Hangi partiye oy verdiğinizi, referandumu filan bir kenara bırakın, zorunlu askerlik yükünden kurtulmak istiyorsanız bunu konuşmanın tam zamanı.
Elbette Türkiye yabancı bir ordunun saldırısına uğrasa “bırak ya, sen mi kurtaracaksın memleketi” demenin alemi yok, kadın-erkek, genç-yaşlı demeden herkes vatanı savunmalıdır. Ama mesele bu değil. Mesele yeteneğine, zekâsına, fiziksel ve psikolojik direncine bakmadan belli bir yaşa gelen bütün erkeklerin askere alınması. Böylesine adeta sokaktan toplanmışbir grup insana en önemli şeyi emanet ediyoruz: Vatanımızın güvenliğini, hayatımızı, sevdiklerimizin hayatını…
Zorunlu askerlik hizmeti aslında askerlik mesleğine yapılmış bir hakarettir. Neden? Mühendis olmak için 4 sene okumak gerekiyor. Herkes polis, manken ya da basketbolcu olamaz Bir seçme var başta. Herkes bu meslekleri yapamıyor. Seçildiniz, yetmiyor, yıllar süren eğitimi var. Ama asker? Sanki çok önemsiz ve kolay bir meslek. Herkes asker olabiliyor. Uzun-kısa, akıllı-aptal, çevik-hantal, istekli-isteksiz fark etmez.
Herkes asker olamaz!
Kimi insanlar acil durumlara çabuk ayak uydururlar. Korkmazlar, paniğe kapılmazlar. Çabuk ve doğru karar verirler. Tartışacak vakit olmayan bir durumda da her şeyi bilmeden, anlamadan emirlere uyarak ekipteki disiplini korurlar. Bir ambülans içindeki hemşireler, yangına giden itfaiyeciler ve savaş alanındaki askerler böyle davranmalıdır.
Başka bazı meslekler vardır, uzun uzun düşünmeyi tartışmayı, plan ve hesap yapmayı gerektirir. Bu ikinci grup mesleğe uygun olan insanları ne kadar eğitirseniz eğitin iyi bir asker yapamazsınız.
Bizim ülkemizi ise zorla asker yapılmış insanlar savunuyor. Hem de 40 günde eğitilmiş, tek mermi atmadan asker(!) olmuşlar. Gerçekte diş doktoru, öğretmen, tesisatçı çaycı veya simitçi olan insanlara bir üniforma giydiriyorsunuz ve hop 600.000 asker! “Dünyanın en büyük ordusu” diye övünüyoruz ama dinozorlar da çok büyüktü, unutmayalım, artık soyları tükendi. Çünkü uyum sağlama kabiliyeti büyüklükten, kaba kuvvetten üstündür.
İstemeden asker olunmaz!
Anneniz ameliyat masasında, doktor yanınıza yaklaşıyor, maskesinin arkasından boğuk bir sesle “beyefendi beni zorla doktor yaptılar, aslında bu işten nefret ediyorum, okulda okumadım doğru dürüst, zaten beni kan tutar” diyor. Kâbusu düşünebiliyor musunuz?
Türkiye yabancı bir ordunun saldırısına uğramış olsa nasıl bir ordu tarafından savunulmak istersiniz? Eviniz, işyeriniz, hayatınız ve ülkenizin bağımsızlığı söz konusu. Anneniz için tecrübeli ve mesleğini seven bir doktor isteyen siz ülkeniz için tecrübeli ve askerliği seven bir ordu istemiyor musunuz?
Gençliğimde balıkçılık yapmıştım. Şimdi bir insanın sandalda ayakta duruşundan anlarım denizci olup olmadığını. Sizin mesleğinizde böyle değil midir? “Adamın eline yakışmadı bu iş” derler. Doğrudur. Bir kaportacının çekici nasıl tuttuğunu gördünüz mü? Arabanın sağlam tarafını okşayarak zihnine kaydeder, sonra gider vuruk tarafını tamir eder.
Bende balıkçılık bitti. 10 seneyi aşkın bir süredir bilgisayar mühendisiyim. Danışmanlık yapıyorum. Kimi zaman muhataplarımız dergilerden kaptıkları bir kaç teknik kelimeyi peşpeşe dizip olduklarından daha bilgili görünmeye çalışır.Meslekten olmayan biri böyle ukalalık yaptığında bir kaç dakika sürmez anlaşılması.
Şimdi bir düşünün, 40 günlük eğitimle dağlara yolladığımız gencecik çocuklar acaba 10 senedir Hakkâri’de, Şırnak’ta pusu kuran, roket atan, mayın döşeyen bir eşkıyanın gözünde nasıl görünüyor?
Kurbanlık koyun gibi sıranın size ve evlatlarınıza gelmesini beklemeyin artık. Zorunlu askerliğin kaldırılması ve yerine adam gibi %100 profesyonel bir ordunun kurulması vakti geldi artık. Başta Türkiye’nin güvenliği için atılması gereken bir adım bu. “Ben ne yapabilirim ki?” demeyin. Mail ile dostlarınıza ulaştırın bu sayfayı. FaceBook’ta, sözlüklerde, sitenizde paylaşın. Tanıdığınız gazetecilere, milletvekillerine, derneklere… Bu konu açık açık tartışılmalı. Ülkemizin savunmasını ve evlatlarımızın hayatını garantiye almak bizim hem hakkımız hem de ödevimiz.
Derin Düşünce.org
Çeşitli fikirlerin tartışıldığı bir platform. şu günlerde zorunlu askerlikle ilgili tartışmalar kamuoyunun dikkatini çekmiş durumda. Yaklaşık 4 yıldır faaliyette olan site, okuyucularından gelen yorumlarla da takipçilerinin siteye bağlılıklarını ve ismine layık olduğunu gösteriyor
siteye erişmek için tıklayınız:
23 Eylül 2010 Perşembe
Ayasofya ile ilgili şiir ve karikatürler
Ali Ulvi Kurucu
Mahvoldu hayalim, bu nasıl korkulu rüya?
Şaştım; neyi temsil ediyorsun Ayasofya?

Osman Yüksel Serdengeçti
Ayasofya! Ayasofya! Seni bu hale koyan kim?
Seni çırılçıplak soyan kim? Hani nerede? Gönüllerden kubbelere, Kubbelerden gönüllere, Gürül gürül akan Kur`an sesleri?
Kur`an sesleri dindirilmiş, Müslümanlar sindirilmiş!...
Allah, Muhammed, Hülefa-i Raşidinin, İsimleri kubbelerden yerlere indirilmiş.
Fethin, Fatih`in mabedinden kitab-ı mübini, Bu ulu dini kaldıran kim?
Dinimize, imanımıza saldıran kim?
Mabedimin göğsüne uzanan namahrem eli, Kimin elidir?
Söyle Ayasofya, söyle! Seni puthane yapan hangi delidir?
Bedirhan Gökçe
Dolaştım İstanbul`u sabaha karşı Aşiyan, Eyüpsultan, Kapalıçarşı
İçimdeki hüzünle durdum önünde, Ayasofya garipti, ben ağlamaklı.
Şimdi Eyüp`teyim ben, sabah namazı,
Hiçbir yerde bulamam burdaki hazzı.
İndim Sultanahmet`e bir hüzün sardı, Ayasofya garipti, ben ağlamaklı.
Gözlerim kan çanağı, çıktım dışarı, Caminin tam önünde, simitçi çaycı.
Kan kırmızı o çayda, yine o vardı, Ayasofya garipti, ben ağlamaklı..
Arif Nihat Asya
Mahvoldu hayalim, bu nasıl korkulu rüya?
Şaştım; neyi temsil ediyorsun Ayasofya?
Osman Yüksel Serdengeçti
Ayasofya! Ayasofya! Seni bu hale koyan kim?
Seni çırılçıplak soyan kim? Hani nerede? Gönüllerden kubbelere, Kubbelerden gönüllere, Gürül gürül akan Kur`an sesleri?
Kur`an sesleri dindirilmiş, Müslümanlar sindirilmiş!...
Allah, Muhammed, Hülefa-i Raşidinin, İsimleri kubbelerden yerlere indirilmiş.
Fethin, Fatih`in mabedinden kitab-ı mübini, Bu ulu dini kaldıran kim?
Dinimize, imanımıza saldıran kim?
Mabedimin göğsüne uzanan namahrem eli, Kimin elidir?
Söyle Ayasofya, söyle! Seni puthane yapan hangi delidir?
Bedirhan Gökçe
Dolaştım İstanbul`u sabaha karşı Aşiyan, Eyüpsultan, Kapalıçarşı
İçimdeki hüzünle durdum önünde, Ayasofya garipti, ben ağlamaklı.
Şimdi Eyüp`teyim ben, sabah namazı,
Hiçbir yerde bulamam burdaki hazzı.
İndim Sultanahmet`e bir hüzün sardı, Ayasofya garipti, ben ağlamaklı.
Gözlerim kan çanağı, çıktım dışarı, Caminin tam önünde, simitçi çaycı.
Kan kırmızı o çayda, yine o vardı, Ayasofya garipti, ben ağlamaklı..
Arif Nihat Asya
Birgün, soluğum kesildi, nabzım durdu…
Bildim ki ihânet, yüreğimden vurdu…
Ey mutlu Emîr, ey ulu Fâtih, beni sen
Dinlendirdin; torunların susturdu!
Ayasofya
Ayasofya
Cânım Ayasofya’nın resmini minâresiz
Çıkarmışlar gördüm, bir Rumca dergide Rumlar
Kızmaya hakkınız yok, ezan sesi olmayan
Câmide minârenin, kim demiş, lüzûmu var?
****
Ayasofya
NERDE ABDULHAMİTİN,YAVUZUN, FATİHİN TORUNU,
NERDE KALDI MÜSLÜMANIN PAHA BİÇİLMEZ ONURU,
SULTAN AHMET DİNDİRİR HASRETİMİ BEŞ VAKİT
NEDEN BU KADAR VEFASIZ ÇIKTIN
EY OSMANLININ OĞLU!!
Mahzun Ayasofya şiiri
Üstad arif nihat asyanın ayasofya ile ilgili yazmış olduğu harukülade bir şiir.
Mahzun Ayasofya
Ulu mabed, neye hicrana büründün böyle,
Fatih'in devrini bir nebzecik olsun söyle!
Fatih'in devrini bir nebzecik olsun söyle!
Beş vakit loşluğunda saf saftık,
Davetin vardı dün ezanlarda,
Seni ey mabedim utansınlar ,
Kapayanlar da, açmayanlar da!
Arif Nihat Asya
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
