Sümbül Ebrusu

Sümbül Ebrusu

19 Eylül 2011 Pazartesi

Bir avuç Çeçen misafiri koruyamıyoruz

Bir avuç Çeçen misafiri koruyamıyoruz
Geçen Cuma günü İstanbul Zeytinburnu'nda sokak ortasında güpegündüz 3 Çeçen mülteci katledildi: İşgalci Ruslara ve onların yerli işbirlikçilerine karşı mücadeleleriyle bilinen Berkkzah Musayev, Rustam Altemirov ve Zavrbek Amriev.
Allah onların şehadetlerini kabul etsin, bizi de ıslah etsin. Türkiye'ye sığınmış olan bir avuç Çeçen'i koruyamadık, koruyamıyoruz; yazıklar olsun bize!
Daha evvel de, kurtuluş savaşında yer almış olan 3 Çeçen İstanbul'da katledilmişti: Eylül 2008'de Gazi Edilsultanov, Aralık 2008'de İslam Canibekov ve Şubat 2009'da Ali Osayev.
Haziran 2009'da da bir Çeçen mülteci öldürüldü.
Bu cinayetlerin hiçbiri aydınlatılamadığı veya aydınlatılmadığı gibi, cinayet furyasını durduracak önlemler de alınamadı veya alınmadı.
2009'da Fransa'dan İstanbul'a bir heyet gelmiş. "Bizde de Çeçen mülteciler var. Böyle hadiselerin bizde yaşanmaması için ne yapmamız gerektiğini tespit etmeye çalışıyoruz" diyerek, Çeçenlere yönelik saldırılar hakkında araştırma yapmışlar. Bizim Emniyet Müdürlüğümüzde Çeçen meselesi üzerinde yoğunlaşan bir ekip var mı acaba? Varsa, 3 senelik bulgularını kamuoyuyla paylaşmasını rica ediyoruz. Bu kadar cinayet üzerine doğru dürüst tek bir resmi kelamın bile edilmemiş olması kabul edilir şey değil.

2 Eylül 2011 Cuma

hilal kaplan: Alnı secdeye değmiş militarizm

Hilal kaplanın 02 eylül 2011 tarihli yeni şafakta çıkan köşe yazısı.


Alnı secdeye değmiş militarizm
Bayramın ilk günü ulusalcı bir arkadaşım ("Benim ulusalcı arkadaşlarım da var") sağolsun mesaj göndermiş. Aynı gün iki bayramı kutladığımıza dikkat çekip "temel değerlerimizden taviz vermeden onurlu ve başı dik durmak dileğiyle" diye devam eden bir mesaj. Kendisiyle taviz vermeyeceğimiz "temel değerlerimiz" üzerinde pek ortaklaşamasak da bu çifte bayram tebriğini tebessümle karşıladım.
Ramazan Bayramı'nın Zafer Bayramı'na denk gelmesi sebebiyle "çifte bayram" konulu pek çok manşet atıldı, köşeler donatıldı. Mezkûr "çifte bayram" halinin sadece medyada değil halkta da büyük karşılık bulduğunu genelde orta Anadolu'lu, Türk ve mütedeyyin insanlardan müteşekkil akrabalarımızı ziyaret ederken de müşahede ettim. Tabii özellikle mütedeyyin çevreler için bu Zafer Bayramı'nın "çifte bayram" oluşu kronolojik bir kesişmeden ibaret değil. Zafer Bayramı'nı normalde coşkuyla kutlamayacak halk kitleleri için geçtiğimiz Zafer Bayramı'nı esas anlamlı kılan Abdullah Gül'ün eşi başörtülü olduğu için Cumhurbaşkanlığı ve dolayısıyla Başkomutanlık makamına gelmemesi amacıyla binbir takla atanların sonunda "acı gerçek"le yüzleşmeleri oldu.
Işık Koşaner ve arkadaşlarının istifası "Vakayı Hayriye" diye adlandırılmıştı ama kısa sürede bunca hayırlı olayı birarada göreceğimizi beklemiyordum doğrusu. Başbakan'ın YAŞ'ı baştaki koltukta yalnız oturarak yönetmesi, 27 Nisan e-muhtırasının Genelkurmay'ın internet sitesinden kaldırılması, Genelkurmay'ın Işık Koşaner'in itiraf ettiği "kepazelik"lerden biri olan er Cüneyt Kızılarslan'ın katlini açıkça üstlenmesi ve en son Zafer Bayramı tebriklerini Genelkurmay Başkanı'nın değil, Cumhurbaşkanı'nın kabul etmesi...
Bu çoğunlukla sembolik ama önemli gelişmeler vesilesiyle mütedeyyin çevrelerin yüzleşmesi icabet eden "acı gerçek" ise aslında zihniyet itibariyle gayet militarizme kaymaya elverişli bir zemine sahip olmamız sanırım. Bazı yorumlara bakıyorum da sanki esas dert ordunun devlet işlerinden el çekmesi değil de ordunun din işlerine mesafeli durmasıymış gibi bir sonuç çıkıyor ortaya. Bacak kadar halimizle askerî disiplin içinde and içerek güne başladığımız ilkokuldan itibaren eli silahlıların bize yol göstermesini öylesine içselleştirdik ki Genelkurmay Başkanı namaz kıldığı takdirde "Ordu-millet elele" sloganı atabilecek potansiyele sahip olmamız beni hiç şaşırtmıyor ama kaygılandırıyor.
Bir Müslümanın toplumun herhangi katmanındaki birisinin (evhanımı veya Genelkurmay Başkanı fark etmez) namaz kılmasını önemesemesi elbette doğaldır. Kişinin Allah'la kurduğu irtibatın sağlam olduğunu hissetmemiz, insanla ve vazifesiyle kurduğu irtibatın da sağlam olacağına dair hissiyatımızı pekiştirir. Bu minvalde bir Müslüman olarak benim namaz kılan bir Genelkurmay Başkanı olmasını arzu etmemle, namaz kılan bir Devlet Su İşleri Müdürü olmasını arzu etmem arasında bir fark yok. Ancak namaz kılan bir Genelkurmay Başkanı'na benim yüklediğim anlamdan çok daha fazlasını yükleyen Müslümanlar çoğunlukta sanırım.

açık öğretim ilahiyat önlisans , aöf ilahiyat taban puanı kaç.

 bu sene ilk defa kontenjanlı ilahiyat uygulamasına geçen anadolu üniversitesi her yıl yaklaşık 40.000 ilahiyat önlisans öğrencisi kabul ederken bu sene bu sayıya bir sınırlama getirdi ve sonuçta ilahiyat önlisana başvuran onlarca kişi açıkta kaldı
2011-2012 İlahiyat (Önlisans) (Açıköğretim) 10000(kişi) taban puanı tüm puan türleri arasında en yüksek puana göre hesaplanmasında  "" 275.589"" puanla almıştır.

türkiyeden israile yaptırım, türkiye israilin iplerini kesti


İsrail'e beş yaptırım

Dışişleri Bakanı Davutoğlu BM’nin Mavi Marmara raporunu değerlendirdi, İsrail’e uygulanacak yaptırımları açıkladı.



Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu Birleşmiş Milletler’in basına sızan Mavi Marmara raporuyla ilgili açıklama yaptı.
Açıklamadan satır başları şöyle:
 İsrail askerleri tarafından öldürülenler masum sivillerdir.

İsrail’in saldırısı uluslararası sularda gerçekleşti ve masum siviller öldü.
 İsrail’in suçu basit bir suç değildir. Silahsız kişilere ensesinden defalarca ateş edip öldürmek insanlık suçudur.
Savaşta bile sivillerin öldürülmesi insanlık suçuyken İsrail bunu barış döneminde yapmıştır.

 Hiçbir devlet hukukun üstünde değildir. Dünya değişmektedir.
 İsrail ile farklı zamanlarda 4 kez görüştük, taleplerimizi kendilerine ilettik.

 Şartlarımız yerine getirilmedikçe ilişkilerimizin düzelemeyeceğini belirttik.
Rapor İsrail askerlerinin ve diğer yetkililerin işlediği suçları tespit etmektedir.
Taleplerimiz yerine getirilmedikçe İsrail ile ilişkilerimiz normalleşmeyecektir.
İŞTE 5 YAPTIRIM:

26 Ağustos 2011 Cuma

Katsayı farkı azaldı ihl'lere talep arttı, Bina sıkıntısı yaşıyoruz


KATSAYI FARKI AZALDI İHL´LERE TALEP ARTTI

Halen imam hatipte okuyan öğrencilerin sayısının 240 bini bulduğu belirtiliyor.




İmam hatip
liselerinin en popüler olduğu dönemde bile bu sayı 200 bini bulmamıştı. Bunda
İHL´nin 26. lise türünde 11. olması etkili oldu. ÖNDER Başkanı (İmam-Hatip
Liseleri Mezunları ve MensuFONpları Derneği Başkanı) Hüseyin Korkut kat sayı
makasının daraltılmasının İmam Hatip Liseleri´ne ilgiyi ciddi biçimde
artırdığına dikkat çekerek şu değerlendirmeyi yaptı:

BOŞ KONTENJAN YOK"Biliyorsunuz öteden beri gelen bir haksızlık vardı. Ancak geçen yılYÖKbir karar alarak aradaki kat sayı farkını daraltı. İmam hatip
ve meslek liseleri 0,12 ile düz liseler ise 0,15 ile çarpılıyor. Görüldüğü gibi
0,3´lük bir makas farkı var. Bu da inşallah önümüzdeki yıllarda
kaldırılacaktır. Yani önümüzdeki yıllarda bu kat sayı anlayışı anlamsız hale
gelecektir. Ancak bu kat sayıya rağmen son birkaç yıldır İmam Hatip Liseleri´ne
ciddi bir teveccüh var. Şu anda okullarımızda boş kontenjan yok, nitelikli
eğitim imkanı ortaya çıkıyor."

TEREDDÜT ETMİYORLAR"Bu kat sayı farkına rağmen geçen yıl Boğaziçi Üniversitesi´nin
Hukuk, Tarih ve Felsefe bölümlerini kazanan öğrencilerimiz vardı. Bu sene ise
inşallah Beyoğlu Anadolu İmam Hatip Lisesi´nden mezun olan bir öğrencimiz 550
Puanla tıp fakültesine yerleşecek. Bu başarıyı fark eden velilerimiz ise
çocuklarını imam hatip liselerine hiç tereddüt etmeden gönderiyorlar."

23 Ağustos 2011 Salı

2011 dgs tercih ilitam program kodları


ilitam program kodları:
1062336 ankara ilitam
1072553 erzurum ilitam
1112097 sivas ilitam
1141814 d.bakır ilitam
1152004 izmir ilitam
1191814 elazığ ilitam
1272613 istanbul ilitam
1412128 samsun ilitam
1452304 sakarya ilitam
1261813 malatya ilitam

tercih kodlarıdır. 22-26 ağustos arasında  http://ais.osym.gov.tr/ girip ösym şifreniz ile tercih edeceksiniz.

22 Ağustos 2011 Pazartesi

libya düşüyor kazanan kim ?

bugün 22.08.2011 büyük günlerden birisi daha sayılır. dünyadaki diktatörlerden birisinin daha ölümü yada iktidardan alaşağı edilmesine saattler var.

bay kaddafinin sonu gelmek üzere son bir çılgınlık yapmaz ise...

peki bu kaddafi gittiği zaman ne olacak ?

libya ne olacak ?

libyalılara ne olacak?

savaş bazı şeyleri örter yada öteler demişler

6 aydır savaş sebebiyle bazı şeyler erteleniyordu ama 15 gün sonrada bu ertelenen şeyler ertelenebilecekmi

asla...

hatta dahada fazla derinleşecek.

ülkenin 2011 yılından önceki altyapı ihtiyacı için düşünülen bütçesi libyada 40 milyar$ dı. bu para kademeli olarak 10 yıla yayılmış ilk 5-6 yılda 25 milyar $ harcama yapılması planlanıyordu.

peki bu altyapı ihalelerini kimler almıştı onlara bir bakalım.

19 Ağustos 2011 Cuma

istanbul 29 mayıs üniversitesi

3 yılaradan sonra tekrar girmiş bulunduğum lys sınavının akabindeki 2011 ösym tercih sonuçlarına göre 3. sırada tercih ettiğim istanbul 29 mayıs üniversitesi tarih bölümü(tam burslu)ne yerleşmiş bulunmaktayım rabbim hakkımda hayırlısını eylesin inşallah.


2011 ilitam tercihleri

2011 ilitam tercihleri (şuanda ankara sakarya ve samsun yazmıştır)22-26 ağustos tarihleri arasında yapılması gereken tercihler 5 eylüle kadar uzatılmıştır tercih yapacak adaylar https://ais.osym.gov.tr/ tarafından merkezi yerleştirme ile yapılacaktır daha önceki yıllarda olduğu gibi her üniversiteye ayrı ayrı başvuru şeklinde olmayacaktır.

Edit:  diğer üniversitelerde açılan ilitam kontenjanlarıyla ilgili herhangi bir gelişmede sizlere duyrulacaktır.

1 Ağustos 2011 Pazartesi

İslam aleminin ramazanı şerifini tebrik ederim

11 ayın sultanı olan ramazanı şerifin tüm islam alemine hayırlara vesile olmasını cenabı haktan niyaz ederim.

15 Temmuz 2011 Cuma

1 el bombasının 13 askeri öldürmesi

amerikan filimlerinde bile görülemeyecek bir senaryo hatasıdır. askerlerin şehit edildiğini duyduktan sonra aklıma direkt olarak 30 ağustos şurası aklıma geldi hala ergenekonun koynundaki tsk nın hükümete karşı eline bir koz geçirebilmesi için bir şeye ihtiyacı vardı bu da tam yerini buldu diye düşünmüştüm ki 1 gün sonra gelen haberler hiç de haksız olmadığımı bana göstermiştir.

(bkz: 13 askerin uçaktan atılan bombalarla şehit olduğu iddiası)