Sümbül Ebrusu

Sümbül Ebrusu
das Gedicht / şiir etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
das Gedicht / şiir etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

6 Şubat 2019 Çarşamba

Yahya Kemal Mehlika Sultan Deutsche Übersetztung

Mehlika Sultan




Mehlika Sultan'a âşık yedi genç
sieben Knabe, die Mehlika liebten
Gece şehrin kapısından çıktı;
yogen abends aus dem Stadttor fort
mehlika sultan'a âşık yedi genç
Sieben Knaben, die Mehlika liebten
kara sevdâlı birer âşıktı.
Jeder liebte sie in Schwermut dort


bir hayâlet gibi dünyâ güzeli
Seit wie ein Phantom die Weltenschönheit
girdiğinden beri rü'yâlarına;
Sie bis in die tiefsten Träme traf.
hepsi meshûr, o muammâ güzeli
Gingen sie, um diese Rätselschönheit
gittiler görmeğe kaf dağlarına.
Zauberhaft zu sehn, bis zum Berge Kaf

hepsi, sırtında abâ, günlerce
Gingen sie von Trennungsschmerz Erfüllte
gittiler içleri hicranla dolu;
Auf dem rücken tags des Mantels Tracht
her günün ufkunu sardıkça gece
Wenn die Nacht des Tages Rand umhüllte
dediler: "belki son akşamdır bu."
sprachen sie; "Vielleicht die letzte Nacht"

bu emel gurbetinin yoktur ucu;
Dieses Hoffnungsfremdland hat kein Ende
dâimâ yollar uzar, kalb üzülür;
Wege dehnen sich, das Herz wird matt
ömrü oldukça yürür her yolcu,
Lebenslang geht jeder im Elende
varmadan menzile bir yerde ölür.
Stirbt er, eh er noch erreicht die Statt

6 Temmuz 2017 Perşembe

Celal Fedai Prensesleri Geri Çağırın kitap takdim özet ve değerlendirme

Celal Fedai Prensesleri Geri Çağırın kitap takdim özet ve değerlendirme

Celal Fedai, Prensesleri Geri Çağırın, Ankara, Hece Yayınları, Ocak 2013. 80 sayfa.

İlk olarak imtiyaz sahibi ile tanışmıştım yazar ile.
Ardına 2017 Ramazan bayramında "Parmak ile boyanmış" eşlik ediyordu, şiir yolculuğumuza.
Her ikisinden de memnun kalmış olmalıyız ki, bir üçüncü kitap daha ekleniveriyordu peşi sıra
"Prensesleri geri çağırın"

Diğer iki kitaba göre daha sert ve toplumsal kaygıya yönelik tasvir ve betimlemeler ile dolu.
Önceki eserlerinde olduğu gibi burada insanın iç benliğine dair şair haykırışlarını sıklıkla göremiyoruz.
Daha çok bizlere dair seslerin manası var.

4 Temmuz 2017 Salı

Celal Fedai Parmak ile boyanmış kitap takdim özet ve değerlendirme


Celal Fedai Parmak ile boyanmış kitap takdim özet ve değerlendirme

Celal Fedai, Parmak ile Boyanmış, Ankara, Hece Yayınları, Aralık 2005. 63 sayfa.


"İmtiyaz Sahibi"nin tadını alanlar için bir tık geriden ama aynı yolun taşlarını adımlayan sesleri duyduğunuzu hissedeceğiniz bir kitap.

Öznemiz, kendimize dair havadisler ile dolu...

Benliğimizin dışa haykırılışına şair gücü ile sesleniş!..
Ve sözü zirveye çıkartacan bolca soyut imgeler ile bezenmiş bir seda.

Şairin dediği gibi
"siz istediniz diye değil, siz istersiniz diyedir; her eylediğim efendim"

12 Ocak 2017 Perşembe

Yunus Emre Dağlar ile Taşlar ile Çağırayım Mevlam Seni deutsch Mit Bergen und mit Steinen auch, will ich Dich rufen, Herr, o Herr!







Dağlar ile Taşlar ile, Çağırayım Mevlam Seni
Mit Bergen und mit Steinen auch, will ich Dich rufen, Herr, o Herr!
Seherlerde kuşlar ile
Mit Vögeln früh im Morgenhauch
Çağırayım Mevlam seni
will ich Dich rufen, Herr, o Herr
Su dibinde mahi ile
Mit Fischen in des Wassers Grund,
Sahralarda ahu ile
Gazellen in der Wüste rund,
Abdal olup yahu ile
Mit " Yahu" aus der Toren Mund
Çağırayım Mevlam seni
will ich Dich rufen, Herr, o Herr
Gökyüzünde İsa ile
Mit Jesus hoch im Hemmelsland,
Tur dağında Musa ile
Mit Moses an des Berges Rand,
Elimdeki asa ile
Mit diesem Stab in meiner Hand
Çağırayım Mevlam seni
will ich Dich rufen, Herr, o Herr

30 Aralık 2016 Cuma

Yunus Emre Mecnuna Sordular Leyla Nice Oldu deutsch Mann fragt Madschnun Was wurde denn aus Leyla?


Yunus Emre Mecnuna Sordular Leyla Nice Oldu 
deutsch 
Mann fragt Madschnun Was wurde denn aus Leyla?

Mecnun’a sordular Leyla nice oldu?
Man fragt Madschnun: "Was wurde denn aus Leyla?"
Leyla gitti,adı dillerde kaldı;
Sie ging; ihr Name nur blieb auf den Zungen.
Benim gönlüm şimdi bir Leyla buldu,
Mein Herz fand jetzt die eine wahre Liebe,
Yürü Leyla ki, ben Mevla’yı buldum..
Geh, Leyla, geh! Ich hab' den Herrn gefunden.



Şu ben yalvarırken, sen naz ederdin,
Als ich gefleht, du  hast kokett betrogen,
Şem’ayı gösterip pervaz ederdin,
Zum Himmel deutend, bist du fortgeflogen,
Cefayı çok, vefayı az ederdin,
warst grausam oft, nie treusam mir gewogen,
Yürü Leyla ki, ben Mevla’yı buldum..
Geh, Leyla, geh! Ich hab' den Herrn gefunden.
Bugün Mevla gören Leyla’ya bakmaz,
Wer heut' den Herrn erblickt, sieht Leyla nicht,
Ulu a’la gören ednaya bakmaz,
Wer auf das Höchste blickt, sieht Nächstes nicht,
Aya nazar eden yıldıza bakmaz,
Wer auf den Mond blickt, sieht die Sterne nicht,
Yürü Leyla ki, ben Mevla’yı buldum..
Geh, Leyla, geh! Ich hab' den Herrn gefunden.

28 Aralık 2016 Çarşamba

Yunus Emre Dolap Niçin İnilersin Deutsch Ach Schöpfrad, warum klagest du?


DOLAP NİÇİN İNİLERSİN?


Dolap niçin inilersin? 
Ach Schöpfrad, warum klagest du?
Derdim vardır inilerim. 
Ich leide, darum klage ich.
Ben Mevlâ'ya aşık oldum, 
Denn sieh, ich liebe meinen Herrn
Onun için inilerim. 
und eben darum klage ich

Dolap Niçin İnilersin (Dertli Dolap) - Muzaffer Ozak (k.s.) Meşk 1984


Benim adım dertli dolap, 
Mein Name ist das Schmerzensrad
Suyum akar yalap yalap. 
Mein Wasser fließt so glatt, so glatt
Böyle emreylemiş Çalap, 
Wie es der Herr befohlen hat
Derdim vardır inilerim. 
und eben darum klage ich.



Beni bir dağda buldular, 
Sie Fanden mich auf Berges wächt
Kolum kanadım kırdılar, 
Sie brachen Arm und Bein mir schlecht
Dolaba lâyık gördüler, 
Zum Schöpfrad schien ich ihnen recht
Derdim vardır inilerim. 
und eben darum klage ich.

11 Ağustos 2015 Salı

Furuğ Ferruhzad Bütün Şiirleri takdim özet ve değerlendirme yazısı


Furuğ Ferruhzad Bütün Şiirleri takdim özet ve değerlendirme yazısı

Furuğ Ferruhzad, Bütün Şiirleri, Şule yayınları: Merdiven Kitapları Serisi, 1999, İstanbul
Daha önce bir kaç defa Modern İran Şiirinin asi ve ele avuca sığmaz kızı Furuğ Ferruhzad'dan bahsetmiştik.


Bu sefer Kutlukhan Eren'in furuğ'un 5 şiir kitabını da (Esir, Duvar, İsyan, Bir Başka Doğuş, Soğuk Mevsimin Başlangıcına İman Edelim) tercüme ederek oluşturduğu -ve maalesef şuanda baskısı yok- bütün şiirleri adıyla derlemiş kitabına göz atmış olduk. Eseri öncelikle 4 günde aralıklarla okuduğumu ama bunun bile çok az olduğunu söylemem gerekiyor. Şiirler çok yoğun ve biraz seri okuduğunuz takdirde eserden alacağınız tadı yarım bırakabilir.
Onun için öncelikle esere -320 sayfa- en az bir hafta ayırmanızı önerebilirim.

Kitap çok fazla isyan ve hasret yüklü, düşüne düşüne hazmederek okumak emin olun size de büyük bir haz ve keyif bırakacaktır.

Eserin başında Furuğ Ferruhzad'ı türk okuyucusua tanıtmak için Merdiven edebiyat dergisinde (1998 yılı 6. sayı) yer alan biyografisine de yer vermiş. Furuğ'u hiç tanımayanlar için okudukları şiirlerden önce açıklayıcı bir bilgi olması şiirlerin esbabı mucibesine dair okuyucuya yardımcı olan güzel bir katkı olmuş.

29 Nisan 2015 Çarşamba

Furuğ Ferruhzad Dünya Sevmek için Çok Küçük kitap tanıtım inceleme

Furuğ Ferruhzad, "Dünya Sevmek için Çok Küçük: Mektupları-Söyleşileri-Anıları, Der. ve Çev: Kenan Karabulut, Gri Yayınları, İstanbul, 2006.

Furuğ Ferruhzad, modern İran şiirinin 20. yy ortasında 32 yıl ömür sürmüş hırçın ve başkaldıran kadın şairi.
Kendisini ilk defa bu kitabında derleyicisi ve çevirmeni olan Kenan Karabulut'un "Yarın İçin Bir Dal" adlı İranlı Kadın Şairler kitabındaki şiirlerinden tanımıştım.
Bir tatil günü(23nisan) keyifli okumalar yapmak için alman edebiyatından Rilke mi olsun yahut modern fars şiirinden birisi mi olsun derken, zaten kütüphanede nadir bulunan İranlı şairlerden Furuğ Ferruhzad'ı böylece seçi vermiştim.

Kitap Feruğ'un mektuplarını, anılarını ve söyleşilerini içermekte. anılar kısmı İrandan İtalya'ya yaptığı uzun seyahatini anlatıyor. Mektuplar kısmı ise Furuğ'un zihin dünyasını ve kendisine dair ince ince ve özel ayrıntılar içeriyor. Furuğ'u tanıyan yada daha fazla bilmek isteyenler için güzel bir odak noktası olsa gerek.

Söyleşiler ise Furuğ'un şiire, hayata, yaşama, kadına ve hep özlem duyduğu oğluna dair konuları içermektedir.

Furuğ'un bir şiir örneği

Eserin dili son söyleşiler kısmına kadar gayet akıcı olup, insanı yormuyor. Özellikle mektup bölümünü daha çok beğendim. Zamanında özel ve samimi yazılmış böyle yazılar okumak bana nedense çok daha keyif veriyor ve de çekiyor diyebilirim.

11 Nisan 2015 Cumartesi

Hanife Öz Kandil Şiiri Dergah Dergisi Nisan 1999


Dergah Dergisinin 110. sayısı olan (Nisan 1999) Hanize Öz İmzalı "Kandil Şiiri"

Kandil

Lamba der ki,
Dedem kandil,
Eski gecelere
Ağlarmış

           Sultan
Susunca sarayı
Yıldız seyrine
Çıkarmış

Yastığında
Geceleri
Altında kuşlar
Uçarmış

Sessiz, bin
Yıldızdan sultana
Işık gülleri
Yağarmış

Kandil der ki
Hep bu yüzden,
Lambasızmış
Geceler eskiden

29 Mart 2015 Pazar

Bir Günü Tümden Şiire Ayırmak "Behçet Necatigil" ile geçen bir gün


Bir Günü Tümden Şiire Ayırmak "Behçet Necatigil" ile geçen bir gün

 Bazen çok ilginç ve egzantrik şeyler deniyorum. Hayatıma renk katıyor ve beni mutlu ediyor.
Cuma akşamı(27.03.2015) saat 21:30 sıralarında gelen bir idee(fikir) üzerine gerçekleştirdiğim bir eylemden bahsedeceğim.

Bir günümü tamamen bir yazara ayırdığım delicesi bir aktiviteden... 
Eskiden çok sık yaptığım bir faaliyetti,
hele 2011-12 yılında Hüseyin Rahmi Gürpınar için böyle 4-5 gün ayırdığım olmuştu, onun dışında Panait Istrati'den, Peyami Safa'ya, Mehmet Niyazi'den tutun Agatha Christie'ye, hatta Mehmduh Şevket Esendal'dan Andre Gide ve de Knut Hamsun'a varıncaya dek benim yakın zamanlarda (4-5 yıl içinde)bütün günümü ayırdığım yazarların başında geliyorlar idi.
Hele 2011in Aralık 30-31i ve 2012'nin 1 Ocağını resmen Hüseyin Rahmi Gürpınar günlerine ayırmış ve bu üç günde 14-15 Hüseyin Rahmi Gürpınar eseri ve de 2300 sayfaya yakın okumuştum ki hayatımda deneyebileceğim en absürt ilginçliklerin başında geldiğini ve bir daha tekrarına ulaşabileceğimi artık hayal dahi edemediğimi söylemeden geçmeyeyim. 

Bu arada sorarsanız bir gününü ayırmak mevzuu nedir diye?
(İnsanlar hani bazen bıkarlar ve bir şey yapmak istemezler gezer dolaşırlar ne biliyim boş vakit vb şeylerle biraz da günlerini öldürürler ya bende bu bu durumu daha farklı bir boyuta çekerek dışarıda gezip dolaşma, film vb izleme şeklinde değil, biraz bana özgü bir şekilde yapıyorum, şöyle ki: tamamen kitaplara ama sevdiğim bir dalda öykü hikaye roman vb. rahat ve okuması kolay olacak konularda sadece tek bir yazardan en az 2-3 kitap ve de 500 sayfanın üzerinde okuma yapmayı ve tek bir ağızdan çıkmış kelimelerle bütün günümü ayırarak hemhal olmayı kapsamaktadır.)

Hafta başı(30.03.2015) malum öğrenciyiz, vizeler başlıyor hem lisans hem de y. lisans ta ama kafamdaki hinliklerin biri bitiyor diğeri başlıyor ardılınca ve derslere vakit kalmayor...
Vakti zamanında da böyle vize haftalarında topluca 4-5 hint filmi izlediğimiz, bir hafta içinde sınavlarla zerre kadar alakası olamayan astrolojiden ulıuslararası ilişkilere kapitalizmden otoriterliğe gibi derslerle kel alaka ilişkiye girmiş 10-12 tane kitap okuyup vizelere girdiğim günlerde olmuştu:) (çok şükür o zamanlarda dahi derslerin %95inden geçmiş bulunuyorum, nazar değmesin diye arada bir-iki dersi bırakmışlığım da yok değil:)) 

Cuma akşamı da neredeyse aylardır bütün günümü kitaplara ayırdığım vakitlerden uzak kaldığımı düşündüm ve önümde biriken ve henüz besmele dahi çekilmeyen 19 sınava rağmen tipik bir kitap delisi olarak bir delilik yapmaya karar verdim

ve Hayatımda bir günü ŞİİR'e ayırmaya karar verdim.
Normalde
Şiir ile çok merhabam yoktur, 
biraz fazla gerçekçi oluşumdan dolayı Şiir ile çok anlaşamıyorum,
bazen beni çok derinden vuruyor, bunları kaldıramıyorum ol sebep bilinçli olarak uzak durmayı seçiyorum; öykü, seyahat, ekonomi  kitapları ve romanlar daha çok ilgi alanlarıma giriyor.

bu arada okurken araya bir hint müziği tınısı sıkıştırabilirsiniz:
-JoGi Mahi-


Hasılı kelam bir kaç dakika içinde kafamda teşekkül eden idee 'nin üzerine giderek aklıma ilk gelen yazarın adını yanına bir selam vermek için uğradığım çetin abinin bilgisayarından aratarak işe başlıyordum.
Nerden esti bilmiyorum ama Behçet Necatigil adı bir anda kafamda oluşuvermişti, daha önce kendisinin tek bir kitabını değil okumak
herhangi bir kitabının iki kapak arasını dahi açıp bakmışlığım olmayan bir isimdi.
Demek bazen ilginç tevafuklara düçar olmamız  gerekiyor muş...

Hasılı kelam kervan yolda düzülür denilen memleketimizin organizeden yoksunluk anlayışını kendime örnek alarak başlayıveriyordum.
ilk kitabı bile seçmiştim başlamak için:
"İki Başına Yürümek"





Arkasına "Divançe"yi alıyorum ordanda geliyor birbiri ardına mısralar tıpkı kurşun gibi 

Dermanımın kesildiği eserlerden birisi oluyor göz pınarlarım zorlanıyor artık "Çevre"yi okurken ama dayanmaya çalışıyorum, nafile, kaybediyorum, kaybetmeye mahkumum bu mısralar karşısında.
Allahın koyduğu yerde, Yıldızlar daima yalnızdır

Nineler'e dair

yalan söyleyemeyen göz pınarlarına buzdan acılar inerken
ve kaydı düşülenlere

28 Şubat 2015 Cumartesi

Blaise Cendrars Yolculuk notları


Blaise Cendrars Yolculuk notları

İlginç bir şekilde bir şiir kitabı daha okudum, yukardaki fotoğrafta yer alan önsözün giriş kısmına referans aldığım için.
Ama açıkçası çok beğenmedim.
ne edebi zevk verdi ne  de okuduklarımı düşünme fırsatı verdi.
ama diğer tüm şiir kitaplarında olduğu gibi tüm yorumu size bırakmak için rast gele ve benim arada beğendiğim şiir örneklerinden 5-6 tanesini burada paylaşıyorum, ben beğenmedim ama belki sizlerin hoşunuza gidebilir.



22 Şubat 2015 Pazar

Kenan Karabulut Yarın İçin Bir Dal İranlı Kadın Şairlerin Şiirleri kitap takdim özet değerlendirme


 Kenan Karabulut - Yarın İçin Bir Dal (İranlı Kadın Şairlerin Şiirleri)

Şiirle aramın çok iyi olmadığını söylemiştim. Ama arada bir okuyorum.
Bu sefer İsam Kütüphanesinin raflarında gezinirken; ki bazen yaparım onlarca dakika hatta bazen saatlerce raflarda kitapları alıp alıp incelerim, onlardan hoşuma gidenleri seçerim. Bu seferde böyle oldu. Yaklaşık 1 haftadır sadece Necib Mahfuz okuyordum, bir değişiklik olması için biraz daha dinginleştirici bir şey aradım ve şiirde karar kıldım. Nasipte bu kitap varmış denk geldi.
İranlı KAdın şairlerin şiirlerinden seçmeler.
Güzel oldu benim açımdan.
Gerçi şiir kitaplarına çok fazla değerlendirme yapmıyorum.
Çünkü şiir çok apayrı bir dünya.
Ben neredeyse o dünyaya hiç vakıf değilim ol sebep biraz korkuyorum yorum yapmaktan onun yerine kitaptan hoşuma giden şiirleri ya da mısraları bol bol aktarayım istedim. Belli mi olur birilerinin ilgisini çeker ve onlar da okur diye.
Kitapta aklımda kalan en net dize ise
"Ne zamana kadar gitmeli
bu diyardan başka bir diyara" (Furuğ Ferruhzad/ Geçici şiiri)