Sümbül Ebrusu

Sümbül Ebrusu
diyanet etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
diyanet etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

27 Ocak 2016 Çarşamba

İsam yayınları kapanıyor, Türkiye Diyanet Vakfı Yayınlarına Devrolurken son vurgun


İsam yayınları Türkiye Diyanet Vakfı Yayınlarına Devroluyor

Aralık ayının en bomba haberi İSAM yayınlarının kapanacağı ve TDV'ye devrolacağıydı.
Günümüzde Anakra'nın İstanbula taşınması çok normalken, İstanbuldan Ankaraya gitmek biraz acayibimize gitmişti. Lakin sorgulamak haddimiz değildir, sadece biraz şaştık o kadar.

Her neyse, işin doğru olduğu ortaya çıkınca bir telaştır aldı bizi. 29 mayıs öğrencisi olarak %50 indirim hakkı olan bizler zaten 5 yıldır isam yayınlarını sömürüyorduk. Lakin geçen yıllarda hep ihtiyacımız olan kitapları alırken bazı kitapları hep sona saklamıştık, nasıl olsa bir ara alırız düşüncesiyle.
Ama kara haberi alınca, o nasıl olsa gelecek denilen günün geldiğini öğrenmiş oluyorduk.
İsam yayınlarının gitmesi demek %50 indirim şansımızın da sona ermesi demekti.
Aralık ayının 30'unda 29 mayıstan gelecek burslarımızla beraber İsam yayınlarının yolunu tutmuş ve son kitap vurgunumuzu böylece gerçekleştirmiş oluyorduk.
Tam 25  kitap alıp, İsam yayınlarına vedamızı gerçekleştiriyorduk.

6 Şubat 2015 Cuma

Diyanet İşleri Başkanlığı Harput Eğitim Merkezi

Diyanet İşleri Başkanlığı Harput Eğitim Merkezi Müdürlüğü

Bu sefer ki fotoğraflarımız Diyanet İşleri Başkanlığı Elazığ ilinde bulunan Harput Eğitim Merkezine aittir.
Harput gezim esnasında bir kaç kare almıştım.
merkezden bahsedelim birazda:
1982 yılında Diyanet İşleri Başkanlarından Tayyar Altıkulaç tarafından açılan bu merkezde 100 kişi yatılı olarak eğitim görebilmekte imiş ayrıca
bugüne kadar 16.000'den fazla kursiyer burada eğitim almışlar.
Tefsir, Hadis, Siyer, Kıraat dini ilimler, İmamlık ve Müezzinlik giriş eğitimleri vb gibi yaklaşık 25 farklı ders verilebiliyormuş.
Merkezde 9 adet eğitimci ve yaklaşık 20 civarında görevli çalışanı bulunmaktadır.

İletişim bilgileri
Harput Mh. Nizamettin cad. No: 25 Pk: 23140 Harput/ Elazığ
0424 215 12 03 

Nasıl giderim
Kursa ulaşmak için Elazığ merkezde bulunan İzzetpaşa Camiini geçtikten sonraki ikinci sokaktan dönüyorsunuz 150 metre kadar gittikten sonra dolmuş duraklarına geleceksiniz. Orada Harput dolmuşlarına binebilirsiniz.
Elazığ-Harput arası yaklaşık 15 dk sürmektedir.
dolmuş ücretleri Ocak 2015 fiyatı 1,5 TL'dir.
Harput merkezde indikten sonra Ulu Camii'nin hemen arka tarafında kalan Eğitim merkezine 3-4 dakikalık yürüyüş ile ulaşılabilir.

Not: fotoğraflar 18.01.2015 tarihine aittir.


25 Ocak 2014 Cumartesi

2013-2014 Atib burs sonuçları açıklandı

2013-2014 Atib burs sonuçları açıklandı 

Avusturya Diyanet İşleri başkanlığının 2013-2014 burs başvuru sonuçları açıklanmıştır.

Burs sonuçlarına bu adresten ulaşabilirsiniz. http://www.e-services.atib.at/burs/form/php/login.php

12 Temmuz 2013 Cuma

Konyada ki Cami Sayısı 2013 yılı son veriler

Diyanet İşleri Başkanlığı, Konya'daki cami sayısını 3 bin 87 olarak açıkladı
Diyanet İşleri Başkanlığı 2012 yılı “Din İstatistikleri”ni açıkladı. Resmi verilere göre, 2011 yılında 82 bin 693 olan cami sayısı 1991 adet artarak 2012 yılında 8 bin 684’e ulaştı.
2002 yılında 75 bin 941 caminin bulunduğu Türkiye’de 10 yılda 8 bin 743 yeni cami daha ibadete açılmış oldu.
En çok caminin bulunduğu iler ise şöyle:
"İstanbul 3.190
Konya 3.087
Ankara 2.875
Samsun 2.639
Kastamonu2.577
Ordu 2.045
Antalya 2.130
Trabzon 1.952
Diyarbakır 1.945
İzmir 1.823
Şanlıurfa 1.755
Manisa 1.686
Bursa 1.660
Balıkesir 1.654

En az cami bulunan 3 il ise Tunceli (120), Yalova (155) ve Kilis (213) oldu.


PERSONEL SAYISI
Raporda Diyanet İşleri Başkanlığı bünyesindeki personel sayılarına ilişkin de bilgiler verildi.
Buna göre, 2002 yılında 74 bin 374 olan personel sayısı 2012 yılında 105 bin 472’ye ulaştı. 431 ilkokul mezunu bulunan kurumda 37 bin 218 personel ise Ön lisans (Dini öğrenim) mezunu.
En çok personel ise 6 bin 465 kişi ile İstanbul’da görev yapıyor.

KUR’AN KURSLARININ SAYILARI VE MÜLKİYET DURUMLARI
Ayrıca şu anda Türkiye genelinde toplam 10 bin 914 Kur’an Kursu bulunuyor. Kur’an kursları mülkiyet durumuna göre incelendiğinde ise, 2 bin 468’i dernekler, 1.938’i Türkiye Diyanet Vakfı, 1,828’i köy tüzel kişiliklerine ait. Türkiye genelinde 190 bin 727’si kadın, 14 bin 826’sı erkek olmak üzere toplam 205 bin 553 kişi ise Kur’an Kursu’na gidiyor.

779 KİŞİ MÜSLÜMAN OLDU
Diyanet İşleri Başkanlığı verilerine göre 236’sı erkek, 543’ü kadın olmak üzere toplam 779 kişi ise Müslüman oldu.
Müslüman olanların 616’ı hristiyan, 132’si diğer dinler, 21’i Ateist, 7’si Musevi, 3’ü de Hindu.
Müslümanlığı tercih sebeplerinin başında ise inceleme ve araştırma 203, evlenme 63, seyahat 1 ve 512 (Diğer) yer aldı.

BÜTÇE ARTTI
Öte yandan, 2011 yılında 3 milyar 178 milyon 992 bin 500 lira olan bütçe, 2012 yılında ise 4 milyar 269 milyon 559 bin 676 liraya yükseldi.

resim kaynak: konhaber

4 Nisan 2013 Perşembe

Hollanda'da bir ilk: İHL açılıyor, rotterdam imam hatip lisesi


Hollanda'da din hizmetlerinin daha sağlıklı yürütülmesi amacıyla ilk defa bir İmam- Hatip okulu açılacak.


Hollanda Diyanet Vakfı'nın yaklaşık bir yıldır üzerinde çalıştığı İmam Hatip Lisesi projesindesona gelindi. Rotterdam'da açılacak İHL'ye yarısı kız, yarısı erkek  olmak üzere 50 öğrenci alınacak, dersler Eylül'de başlayacak.
Hollanda'da din  hizmetlerinin daha sağlıklı yürütülmesi amacıyla kurulması planlanan İmamHatip Lisesi Eylül ayında faaliyete geçecek. Hollanda Diyanet Vakfı'nın(HVD) yaklaşık bir yıldırüzerinde çalıştığı İmam Hatip Lisesi projesinde sona gelindi. Lahey Din Hizmetleri Müşaviri ve HDV Başkanı Prof. Dr. Mustafa Ünver, Rotterdam'da bulunan İbn Haldun Lisesi'yle anlaşmayavardıklarını belirterek, İmam Hatip eğitimi programının Eylül ayında resmen başlayacağını söyledi. Prof. Ünver, ilk etapta İHL programına 25 kız, 25 erkek öğrencinin kabul edileceğini bildirdi.
Ülkede üniversite hazırlık liseleri olan VWO'ya gitmeye hak kazanan herkesin bu eğitimi almak için başvurabileceğini kaydeden Ünver, şöyle konuştu: 'Vardığımız anlaşma gereği VWO'ya gitme hakkı kazanan 12 yaşındaki öğrencilerden isteyenler İmam Hatip Lisesi programını takip edebilirler.
TERCÜME KOMİSYONU KURULDU
Normal lise müfredatının yanısıra bu öğrencilere her gün ek 2 saat İHL dersleri verilecek. Türkiye'deki İmam Hatip Lisesi programları ve ders kitaplarının takip edilmesini uygun görmekteyiz. Başlangıçta Türkçe vereceğimiz derslerin ileriki yıllarda Hollandaca olarak verilmesini hedeflemekteyiz. Bu kitapların Hollandacaya çevrilmesi için sekiz kişilik HDV tercüme ve telif komisyonu kurduk.'
TÜRKİYE'DE DENKLİK KABUL
Mustafa Ünver, eğitimlerini tamamlayan öğrencilerin VWO diplomasının yanı sıra imam hatip lisesi diploması da alacağını belirterek, her iki diplomanın da Türkiye'de denkliğinin kabul edileceğini bildirdi.
İHL programından mezun olacakların durumuna ilişkin Ünver, bu kimselerin Türkiye'deki ilahiyat fakültelerine sınavsız girebileceğini ya da İbn Haldun Lisesi'nin statüsü sayesinde Hollanda'da doğrudan herhangi bir üniversite'ye gitme hakkına sahip olacaklarını bildirdi. Ünver, projede öngörülen İHL eğitimini alanların 'Sağlıklı İslam anlayışını anlatmada önemli bir misyon üstlenebileceğini' dile getirdi.
Kaynak: AA

16 Ocak 2013 Çarşamba

Almanya Köln de açıktan ezan okundu Eschweiler DİTİB Cemaati´nin Büyük Sevinci: Cuma Ezanı Açıktan Okundu


Eschweiler DİTİB Cemaati´nin Büyük Sevinci: 
Cuma Ezanı Açıktan Okundu


Köln, 15.01.2013: Geçtiğimiz Cuma günü  Eschweiler DİTİB Kuba Camii 
cemaati üyeleri ile siyaset ve toplum temsilcileri tarihi bir olaya 
şahit oldular. Eschweiler Wollenweberstraße adresindeki DİTİB Kuba Camii’nde
 ilk kez açıktan ezan okundu. Dernek, 2011 yılının Nisan ayında açıktan 
ezan okuyabilmek için belediyeye başvurmuş, bir yıldan fazla süren bir karar 
sürecinin ardından da gerekli izni almıştı.

Törene; T.C. Köln Başkonsolosu Mustafa Kemal Basa, DİTİB Genel Başkanı 
Prof. Dr. İzzet Er, DİTİB Yönetim Kurulu Üyeleri, Almanya Boşnak Müslümanları
 Cemaati Başkanı Edmin Atlagic, Kuzey Ren Vestfalya Eyalet Uyum Meclisi 
Başkanı Tayfun Keltek, Eschweiler 1. Belediye Başkanı Rudi Bertram ve
 Belediye Meclis Üyeleri katıldılar. Kuba Camii'nin ev sahipliği yaptığı
 törende konuşmacılar, ezanın Müslüman cemaat, toplum ve onların 
toplumsal birliktelikleri için arz ettiği öneme vurgu yaptılar.

Kur’an-ı Kerim tilavetiyle açılan törenin açış konuşmasında Eschweiler 
DİTİB Kuba Camii Başkanı Bahri Çifçi bu gelişmenin önemine değinerek, 
derneğe bu konuda destek veren siyasi ve dini temsilcilere ve 
törene katılan tüm konuklara desteklerinden dolayı teşekkürlerini sundu.
 Din Görevlisi Mustafa Necati Barış’ın ezanın anlam ve önemine dair 
konuşmasının ardından Köln Başkonsolosluğu Din Hizmetleri Ataşesi 
Zekeriya Bülbül, Müslüman ve gayrimüslimlerin birlikte yaşadığı toplumda 
camilerin önemine değindi. 

Eschweiler Belediye Başkanı Rudi Bertram, tarafların izin alma sürecinde
 yoğun ve yapıcı görüşmelerde bulunduğunu, bundan sonra da samimiyet 
ve güven içerisinde biraraya gelmelerini ve yaşanan bu hoşgörünün 
sürdürülmesi dilediğini dile getirdi. Eschweiler Belediye Meclisi’nde 
başvurunun uzun uzadıya tartışıldığını ve iznin çıkmasının uyuma giden 
yolda bir adım daha atıldığı anlamına geldiğini vurgulayan Bertram, 
bir birlikteliğin oluşmasında herkese sorumluluk düştüğünü ifade ederek; 
''Doğrusu bizi tenkit edenler
 de oldu. Buna rağmen böyle bir adımı atıyoruz. Hepimiz hoşgörünün oluşması
 ve yaygınlaşması adına elimizden geleni yapmalı, ayrıca hoşgörüyü 
bizatihi yaşamalıyız. Hoşgörü, her gün yeniden uygulamamız gereken bir olgudur“ 
şeklinde sözlerini tamamladı.  

DİTİB Genel Başkanı Prof. Dr. İzzet Er açıktan ezan izni konusunda
desteklerini esirgemeyen Belediye Başkanı ve Meclis Üyelerine, ayrıca
gösterdikleri anlayıştan ötürü Alman komşulara teşekkür etti.

Atib 2012-213 eğitim burs sonuçları açıklandı

Kısaca ATİB yada Avusturya Türk İslam Birliği olarak tanınan TDv nin avusturya şubesinin sosyal sorumluluk faaliyeti çerçevesinde her yıl vermiş olduğu eğitim yardımlarından olan  2012- 2 013 yılı burs başvuru sonuçları açıklanmış olup; 2013 yılında 245 öğrenci bu burstan yararlanacaktır, kazanan arkadaşları tebrik eder, vakfımızın bu hayırlı faaliyetinin artarak her yıl daha fazla öğrenciye ulaşması temennisiyle kendilerine çalışmalarında ve hizmetlerinde başarılar dilerim...

burs kazanan öğrencileri öğrenmek için tıklayınız
ATİB'in açıklaması

Değerli Öğrenciler,

Avusturya Türk İslam Birliği (ATİB) olarak, yükseköğrenime devam eden ihtiyaç sahibi  gençlerimize geçmiş yıllarda olduğu gibi 2012-2013 sezonunda da yardımcı olmak üzere gerekli çalışmaları yürütmekteyiz.
Gerek Türkiye'de, gerekse Avusturya'da eğitim hayatını sürdüren öğrencilerimizin ihtiyaçlarını belirli seviyede karşılama fırsatı sunan karşılıksız burs desteği Avusturya Türk-İslam Birliğinin en önemli hizmetlerinden biri olmuştur. Bu kapsamda sizlerden gelen talepler imkanlar ölçüsünde karşılanmaya çalışılmıştır.
Ülkemizin geleceği olan siz değerli öğrencilerimizin,  Avusturya'da yaşayan vatandaşlarımızın katkı ve gayretleriyle yürütülen bu hizmetin değerini gereği gibi takdir edeceğinizde şüphe yoktur. Bu takdir, eğitim hayatınızı başarıyla tamamlayıp kendi alanınızda kaliteli bireyler olarak milletimize ve ülkemize en iyi şekilde hizmet etmekle gerçek anlamını bulacaktır.
Bu anlayış içerisinde, Avusturya Türk İslam Birliği (ATİB) olarak, 2012-2013 öğretim yılınızın başarıyla geçmesini yürekten temenni eder, hepinize en samimi sevgi ve muhabbetlerimi sunarım.
Seyfi Bozkuş
Din Hizmetleri Müşaviri
Viyana, 09 Ocak 2013

23 Kasım 2012 Cuma

Mehmet Görmez açıkladı: Uluslararası İslam Üniversitesi İstanbul'da kurulacak



İstanbul'da Avrasya İslam Şurası Genel Sekreterliği'nin kurulacağını haber veren Diyanet İşleri Başkanı Görmez, Uluslararası İslam Üniversitesi'nin İstanbul'da faaliyete geçeceğini belirtti.
“Avrasya'da Müslümanların Geleceği” başlıklı oturumu takip eden Başkan Görmez, oturumun kapanış konuşması için kürsüye çıktı. Avrasya'nın geleceği açısından önemli bir adım konusunda ilk müjdeyi veren Diyanet İşleri Başkanı Görmez, konuya ilişkin şunları söyledi:
“İstanbul'da Avrasya İslam Şurası'nın bir merkezi olacak. O merkezde bir sekretarya olacak. Avrasya İslam Şurası'nın bir genel sekreteri olacak. Rusya, Orta Asya, Kafkasya, Balkanlar, Avrupa'daki müftülerin ortaklaşa belirlediği bir ismi üye olarak verecekler. Biz de seçtikleri ismi, burada görevlendireceğiz. Türkiye de dahil toplam 6 kişilik heyet, bizi 24 saat temsil edecek. Sürekli bizimle iletişim halinde olacak. Siz istediğiniz zaman o merkeze ulaşacak, sorularınızı soracak ve bilgiler alabileceksiniz. Dolayısıyla Avrasya İslam Şurası'nın kalıcı bir sekretaryası ve merkezi olacak.”

ULUSLARARASI İSLAM ÜNİVERSİTESİ İSTANBUL'DA KURULACAK
Diyanet İşleri Başkanı Görmez, Genel Sekretarya dışında Avrasya İslam Şurası'nın pratik alanda iki sonucunun daha olduğunu belirterek, Uluslararası İslam Üniversitesi'nin kurulması hakkında bilgi verdi. Başkan Görmez şunları söyledi:
“Türkçe, İngilizce, Arapça, Rusça, Farsça gibi dünyada konuşulan büyük dillerle İslam'ı öğretebileceğimiz “Uluslararası Avrasya İslam Üniversitesi” İstanbul'da kurulacak. Burada açılış konuşmasında ben bunu ifade ettim. Sayın Başbakanımız konuşmasında teyit ettiler. Dün bir heyetimizle birlikte Cumhurbaşkanımızı ziyaret ettik. Orada da bunu ifade ettiğimde büyük bir hüsnü kabulle karşılandı. 8. Avrasya İslam Şurası'nın en önemli kararlarından bir tanesi, İstanbul'da Uluslararası Avrasya İslam Üniversitesinin kurulması olacaktır.”
"MÜSLÜMAN AZINLIK ENSTİTÜSÜ" KURULACAK
Avrasya İslam Şurası'nın ikinci müşahhas neticesinin ise bu üniversitenin bünyesinde Müslüman Azınlıklar Enstitüsünün kurulması olduğunu dile getiren Başkan Görmez, “Dünyanın bütün ülkelerinde Müslüman azınlıkların ihtiyaçlarını, sorunlarını, durumlarını takip eden; bunları raporlar haline getirerek bütün Müslümanlarla paylaşan bir enstitüye ihtiyaç var. Üniversite bünyesinde Müslüman Azınlıklar Enstitüsü kurulacak” dedi.
Diyanet İşleri Başkanı Görmez, konuşmasında Müslüman azınlıklar konusunu da Şura'nın gündemine taşıdı. Günümüzde dünyanın hemen her ülkesinde Müslüman toplulukların olduğunu dile getiren Başkan Görmez, Moğolistan'da bulunan Hoton Türklerinin izale edilmiş bir bölgede yaşadıklarını ve Estonya'da 10 bin Müslüman yaşamasına rağmen bir tek mescidin olmamasını örnek göstererek, “Onların aynı zamanda bazı problemleri var, ihtiyaçları var. Onlara kim el uzatacak. Uzaktaki kardeşlerimizi unutacak mıyız? Bu, Müslümanlara yakışır mı? İslam dünyasına yakışır? Resul-i Ekrem'in bir vücudun organları olarak tarif ettiği Müslümanlara yakışır mı?” ifadelerini kullandı.

19 Kasım 2012 Pazartesi

Avusturyada islamiyetin resmi kabülü ve Avusturya İslam Kanunu’nun 100.yılı



15 Temmuz 1912 yılında kabul edilen Kanun;
9 Ağustos 1912 yılında LXVI (66) adet basılmış ve dağıtılmıştır.
İslam Dininin Hanefi Mezhebi mensuplarının “Dini İnanç Topluluğu” olarak tanınmasına ilişkin, imparatorluğun (Monarşi) her iki Meclisi’nin de kabulü ile düzenlemenin şu şekilde olması uygun görülmüştür. Buna göre;
Madde I
İmparatorluk Konseyinde temsil edilen Krallıklar ve Eyaletler tarafından, 1 Aralık 1867 Anayasasının 147. maddesinin özellikle XV. fıkrasına dayanarak, resmen tanınan inanç topluluğu olarak kabul edilmesiyle İslam dininin Hanefi mezhebine tabi olanlara aşağıdaki haklar verilmiştir.
§1.
İslam dini mensuplarının hukuki statüleri, en azından kültürel bir topluluk (cemaat) oldukları sürece, devlet gözetimi altında bulunması şartıyla, kendi kendilerini yönetme ve karar alma hakları temelinde teminat altına alınmıştır.
Bu durumda, ülkedeki İslam dinine mensup Bosna-Herseklilerin bir Kültür Organizasyonu (cemaat) bağlamında yaşamaları dikkate alınır. Dini cemaat olarak yapılanmalarından önce de İslami amaçlara yönelik dini vakıflar kurulabilir.
§2.
Kültür Bakanlığının onayı ile Bosna-Hersek’ten din hizmetleri dairesi için din görevlileri görevlendirilebilir.
§3.
İbadetlerin yerine getirilmesinde, toplum düzenini bozacak bir durum ortaya çıkması halinde bu ibadetler hükümet tarafından yasaklanabilir.
§4.
Eğer bir din görevlisi; herhangi bir kanunsuz davranıştan, ya da buna benzer bir olaydan dolayı suçlu bulunursa ve bunu çıkar amaçlı gerçekleştirmişse, ahlak kaidelerine ters davranmış veya toplumsal tepkiye sebebiyet vermişse ya da toplum düzenini bozacak davranışlarda bulunduğu tespit edilirse görevinden uzaklaştırılır.
§5.
İslam’a inanan Hanefi mezhebi mensuplarının; cemaat ve organlarının yetki alanlarının aşılmamasına, kanunların ve buna bağlı hükümlerle kararların ihlal edilmemesine, resmi ilişkilerin ve düzenlemelerin dışa karşı uygulamalar ile bu dinin mensuplarına tanınan hakların kullanımına ilişkin tüm gözetim ve denetim devlet kurumları tarafından gerçekleştirilir. Bunun sonucunda resmi kurumlar gelir durumuna bağlı olarak makul bir para cezası veya yasaların müsaade ettiği diğer bir cezai müeyyide uygulayabilir.
§6.
İslam’a inanan Hanefi mezhebi mensupları, dini ibadetlerini yerine getirmede ve dini vecibelerini uygulamada resmi olarak tanınmış diğer dini cemaatlerin haklarına ve kanuni korumasına sahiptirler. Ayrıca İslam’ın öğretileri, kurumları ve gelenek/görenekleri de devlet yasaları ile çelişmedikleri sürece aynı şekilde koruma altındadır.
§7.
İslam dini mensuplarının evliliklerine ve doğum, nikâh, ölüm kayıtlarının tutulması, 9 Nisan 1870 yılında çıkan 51 numaralı yasa kapsamındadır. Nikâh kıyılması ile alakalı dini vecibelerin yerine getirilmesi bu kanunun hükmü kapsamında değildir.
§8.
Bu düzenleme ile doğum, nikâh ve ölüm kayıtlarının tutulmasında İslam din görevlilerinin ortak yetki kullanıp kullanmayacakları, kullanmaları halinde ise bunun hangi şekilde olacağı da belirlenir.
Madde II
Bu kanunun yürütmesinden Kültür ve Eğitim Bakanı, İçişleri Bakanı ve Adalet Bakanı sorumludur.
Bad Ischl – 15 Temmuz 1912
Franz Joseph m.p.
Hochenburger m.p. Heinold m.p. Hussarek m.p.

bu metin: Avusturyada diyanet işler teşkilatımızınve gurbetçilerimizin katkılarıyla kurulmuş olan ATİB(“Avusturya Türk İslam Kültür ve Sosyal Yardımlaşma Birliği) atib.at sitesinden alınmıştır
haberle ilgili diğer ayrıntılar için tıklayınız

1 Kasım 2012 Perşembe

Mehmet Görmez'den Alman bakana anlamlı sünnet sorusu


Görmez'den Alman bakana anlamlı sünnet sorusu

Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez'in Almanya'dan misafirleri vardı.




Görmez'in Alman Adalet Bakanı ile görüşmesinin gündemi Almanya'daki sünnet yasağıydı.
Mehmet Görmez, sünnetin yaralama kapsamında değerlendirilmesi ile ilgili Alman Bakan'a,
"Küpe için kulakların delinmesi de yaralama olarak değerlendiriliyor mu? diye sordu.
Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez Almanya Adalet Bakanı Sabine Leutheusser-Schnarrenberger ile biraraya geldi.
İkilinin görüşmesine Almanya'daki sünnet yasağı damgasını vurdu.
Alman Bakan konu ile ilgili yeni bir yasa tasarısı üzerinde çalıştıklarını ve ilk aylarda sünnetin doktor tarafından yapılma zorunluluğunu kaldırdıklarını belirtti.
Mehmet Görmez, İslam'da sünnetin din adamları tarafından yapılma zorunluluğunun olmadığını vurguladı.
Görmez, "İslam dini açısından sünneti uzmanın yapması gerekir. Bunun din adamı olması gerekmez. Çocuğa zararı olacaksa bunu sıradan bir kimsenin yapması doğru değil" dedi.
Sünnetin çocuğu yaralama kapsamında değerlendirilmesi ile ilgili Görmez'in Alman Bakan'a sorduğu soru manidardı:
"Kız çocuklarının küpe takmak için kulaklarını delmesini yaralama olarak değerlendiriyorlar mı? Böyle bir karar alan mahkeme var mı?"
Ne Olmuştu?
Almanya'da Köln Eyalet Mahkemesi, Müslüman bir ailenin çocuğunu sünnet eden doktorun yaralama suçu işlediğine karar vermişti.
Mahkeme, doktoru, yaptığı işin yasadışı olduğunu bilmediği gerekçesiyle serbest bırakmıştı.
Sünnetin yaralama suçu kapsamına girdiği için yasadışı olduğuna karar veren mahkeme, sünnetin ancak tıbbi gereklilik sözkonusu olduğunda yapılmasının yasadışı olmayacağına hükmetmişti.Mahkemenin bu kararı tepkiyle karşılanmıştı.



14 Kasım 2010 Pazar

Türkiyede en çok cami Bulunan İller ve ilçeler


Türkiyede en çok cami Bulunan Şehirler 2007 yılı verilerine göre.

Not: 2007 yılı ile 2010 yılı arasında yapılan her iki araştırmada bağımsız 2 farklı kurum ve kişiler tarafından yapıldığı için arada bazı  sayısal farklar bulunmaktadır. resmi olarak bu bilgiler doğrulanmamıştır

Türkiyede en çok cami Bulunan Şehirler 2010 yılı verilerine göre.


Doç. Dr. Ahmet Onay, çıktığı yurt gezisinde eşi ve kızları camilerde namaz kılamayınca sorunun tezini hazırladı. Türkiye'nin cami profilini rakamlarla ortaya koyan Onay, camilerin yüzde 90'ında kadınlar için abdest alma yeri bulunmadığını, camilerin şehir hayatına uygun planlanmadığını söyledi.
Rakamlarla camiler
Kişi başına düşen cami sayısı: 2002 yılında bir araştırmaya göre Türkiye'de ortalama 882 kişiye bir cami veya mescit düşüyor.
Kadrolu cami sayısı: 2008 yılı verilerine göre Türkiye'de 67.624 kadrolu, 12.008'i kadrosuz cami bulunuyor.
Bölgelere göre cami sayısı: Türkiye'de camilerin yüzde 27'si Karadeniz Bölgesi'nde, yüzde 17'si İç Anadolu, yüzde 14 Marmara, yüzde 12'si Ege, yüzde 9'u Güneydoğu Anadolu'da.
Türkiye'de en çok cami olan ilk 5 il: Konya (2.831), İstanbul (2.791), Ankara (2.545), Samsun (2.545) ve Kastamonu (2.454).
En çok mescit olan iller: Ankara (421), İstanbul (291), Kastamonu (120), İzmir (114).
İbadet durumuna göre camiler: Tamamen ibadete açık 65.439 (yüzde 85), zaman zaman ibadete açılan camiler 3.548 (yüzde 5), görevlisi olmadığı için kapalı camiler 4.431 (yüzde 6), tamamen ibadete kapalı 14.94 (yüzde 2).
Yaptıranlara göre cami dağılımları: Doğrudan yöre halkı 51.134 (yüzde 67), cami dernekleri 9.938 (yüzde 13), şahıslar 8.282 (yüzde 11).
Cami giderlerini kim karşılıyor? Doğrudan cemaat yüzde 78, cami dernekleri yüzde 15, vakıflar yüzde 1, diğer yüzde 6.
Tuvalet sayıları: Camilerin yüzde 66'sında sadece erkeklere tuvalet bulunurken, yüzde 18'inde hiç tuvalet yer almıyor. Kadın tuvaleti bulunan camilerin oranı ise yüzde 16.
Camilerin yüzde 90'ında bayanlara abdest alma yeri bulunmuyor.
İbadet alanı 500 m² olan ve iki imamın görev yaptığı camilerin ortalamaları şöyle: Sabah namazı 40 kişi, öğle, ikindi, akşam, yatsı 110, cuma namazı 1.005 kişi.
TÜRKİYE'NİN CAMİ PROFİLİ
Kadınlar camilerde ibadet ederken birçok sorunla karşı karşıya kalıyor. Bazı camilerde kadınlara ait namaz kılma ve abdest alma yeri bulunmaması kadınların camilere gitmelerinin önündeki en büyük engel. Kadınların camilerde yaşadığı sorunlar bir akademik araştırmayla da ispatlandı. Doç. Dr. Ahmet Onay'ın, Türkiye'nin bütün camilerini kapsayan araştırması camilerin yüzde 90'ında kadınlara ait abdest alma yeri olmadığını ortaya koyuyor. Onay, "Ülkemizdeki 77 bin camiden 66 bininde kadınlar için abdest alma yeri ve tuvalet yok. Namazı kılabilmek için abdest almak farz olduğuna göre, camilerin yüzde 90'ında kadınlar için abdest alacak yer olmaması düşündürücü." diyor.
Onay'ın hazırladığı tezi "Türkiye'nin Cami Profili" adıyla da kitap haline getirildi. Ahmet Onay, camilerin mimari ve işlevsellik açısından kadınların kullanımına uygun inşa edilmemesinin sosyolojik nedenleri olduğunu belirtiyor. Camilerin şehir hayatına göre tasarlanmadığının altını çizen Onay, "Camiler küçük yerleşim yerlerine göre inşa ediliyor. Halbuki şehir hayatında kadınlar evlerinin dışında ibadetlerini yapmak durumundalar. Onların camilerde istedikleri zaman ibadet etme hakkı olduğunu unutmamak gerekir." diyor. Camilerin sosyal hayatımızın merkezinde yer alması gerektiğini belirten Onay, "Peygamber Efendimiz (sas) döneminde camiler hem mescit hem de sosyal hayatın bir parçasıydı. Camiler, Ashab-ı Suffa gibi eğitim merkezleri, yoksullar için barınma yerleri olarak kullanılıyordu. Toplumumuzun camiyle ilgili algısı değişmeli." şeklinde konuşuyor. Toplumun cami sayısını artırmada gösterdiği gayretin takdire şayan olduğunu belirten Onay, "Camilerin özgün bir cami mimarisiyle inşa edilmesi için mimarların, şehir planlamacılarının ve inşaat mühendislerinin de katkıları gerekiyor. Ayrıca ilahiyat eğitiminde camilerle ilgili yalnızca 3 ders alındığı biliniyor. İlahiyat fakültelerinde, cami mimarisi ve cami anlayışıyla ilgili bu 3 dersin içeriği yetersiz kalabiliyor. Cami kavramının tarihsellikten kurtarılarak pratik ve güncel olarak ele alınması gerekir. Böylece 'bize ait bizim şehir hayatımıza ait' bir cami anlayışı ortaya konmalı." diyor. Camilerdeki eksikliklerin yerel yönetimler, Diyanet İşleri Başkanlığı ve vakıfların işbirliğiyle çözülebileceğini dile getiren Onay, "Bu sorun yalnızca bir kurumun sorumluluk alanında değil. Camiler inşa edilirken kadınların, çocukların ve engellilerin de ibadet etme hakları göz önünde bulundurulmalı. Bunun için yerel yönetimler ve vakıflar camilerin şehir hayatına uygun şekilde biçimlendirilmesi için desteklerine devam etmeli." diye konuşuyor.
Eşi ve kızları namaz kılmakta zorlanınca tezini yazdı
Diyanet İşleri Başkanlığı'nın da kadınların ibadetlerinde yaşadıkları sıkıntılarla ilgili farkındalık oluşturan araştırmanının hikâyesi ise şöyle: Ailesiyle birlikte 3 haftalık bir yurtiçi turuna çıkan Ahmet Onay, 3 kızı ve eşinin namaz kılarken yaşadığı sıkıntılara şahit olur. Kendisi gittikleri her yerde abdesti alıp namaz kılar fakat ailesi her gittikleri ilde ibadet edebilmek için yeni yöntemler aramak zorunda kalır. Onay, "Bir şehir merkezine geldiğimizde büyük bir camiyle karşılaşınca çok seviniyorduk. Camiye girince durum değişiyordu, gittiğimiz çoğu camide eşim ve kızlarım abdest alacak yer, hatta bazen kadınlara ait namaz kılma yeri bile bulamadı. Onların yaşadığı bu sıkıntı beni bu konu hakkında detaylı bir araştırma yapmaya yöneltti." diyor. Onay, "Kızlarımın ve eşimin yaşadığı sıkıntılar zaten bildiğim bir sorunun üstüne gitmemi sağladı. Umarım camilerde yaşanan sorunlar kurumların ve toplumun ortak duyarlılığıyla çözülsün." diyor.