Ramazan günlerinde Konya'da güzel ve müstesna bir etkinliğe ev sahipliği yapıyordu.
İftar vakti mescidler içinde Medine Usulü diye bilinen iftar organizasyonları.
Bu organizasyonların en yoğun ve bereketli geçen hali ise Kapu Camiinde geçmekte.
İkindi namazından sonra toplanan hadis halkası dersi başlayan süreç İftar saatine bir saat kala herkesi kendi haline bırakmakta, hatim ve cüzler ile meşgul olan kalabalığa, cami içinde istirahat eden veyahut muhabbet keyfini yaşayanlar ile farklı bir tat da eklenmekte.
Hele yarım saat kala sofra örtülerinin serilmeye başlanması ile milletin büyük bir heyacan yavaş yavaş sofra başına toplanmasına şahit olmak ise bir başka oluyordu.
Bizimde Ramazan boyunca her hafta birer kez dost, arkadaşlar ve hatta mailecek katıldığımız bu güzel iftar sofrasını tatmış olmanın lezzeti ise bir sonraki ramazana kadar bizlere baki kalacak gibi durmakta.
İftar sofrası ise Simit, zeytin, hurma ve yoğurt'a Çay ve su katık olarak eşlik etmekte.
Ayrıca bu sade sofraya gönlünün bereketinden kopup gelenlerin ikramları ile bir kat daha güzelleşmektedir.
Konya merkezde Tandır böreği yiyebileceğiniz güzel yerlerden. Kullanılan malzeme ve hizmet noktasında gayet özenliler. Ürünlerin lezzetini yerken zaten sizde hissediyorsunuz. İkram noktasında da oldukça iyiler.
Tandırda kuru fasulye ve küflü peynirli tandır böreği özellikle tavsiye olunur.
Böreğin yanında bol terayağı ve pekmez ikramı da hoş bir ayrıntı ve tam Konya'ya mahsus bir şey.
Yimeyenler anlayamaz.
Tam 1 yıldır bekleyen taslaklar listesinde yer almaktaydı, yayınlamak kısmet bugüneymiş.
Ağustos 2016 Fiyatlar:
Patatesli, Peynirli Tandır Börekleri 6 TL
Kıymalı Tandır böreği 8 TL
Tandırda Kuru Fasulye 8 TL
13. Konya Mistik Müzik Festivali 13. Konya Mistik Müzik Festivali Ballaké Sissoko konseri ve izlenimler
Mistik Müzik festivalinin misafir konuklarının son gecesinde Maliden Gelen Ballake Sissoko misafirdi. Kendisi Mali'den Jeli Geleneği ve Kora ile bizlere sözün susup enstrümanların dile geldiği güzel ve huzurla dinlediğimiz bir akşam yaşattı.
Normalde bir buçuk saati aşan konserlere alışkın olduğumuz halde dün 45-50 dk süren konser açıkçası, biraz bizi meyus eyledi.
Konser ile ilgili olarak dün o kadar güzeldi, kulaklarımın duymasına öncelik verip çok fazla kayıt alma zahmetine giremedim.
Ama 20 dk'lık 4 kayıt da dün akşamı Konyada oldukları halde bu harika resitali kaçıranlar için üzülmelerini telefi etmese de birazcık ucundan neleri kaçırdıklarını gösteremeye yetecektir diye ümit ediyorum:):):)
Fırsat buldukça Torku Favorimo Kekleri değerlendirmeye çalışıyoruz. Tabii genelde kekleri hep yedikten çok sonra bir şeyler karalamak aklıma gelse de bu sefer ilk keki yedikten hemen sonra yazıyı yazmayı başardım. Diğer keki iç etmeden hemen önce:)
Bugün ise FAVORİMO ÇOKO yu kalite lezzet karşılaştırmasına tutacağız.
Keki ilk ısırdığınızda önce üst yüzeyi kaplayan katı çikolata tabakası, ardından kekin yumuşak dokusu ağzınıza yayılıyor. İçindeki sıvı çikolatanın tadı ise biraz daha geriden geliyor. İlk başta bu iki lezzeti sırayla hissediyorsunuz. Hemen arkasından ise sıvı çikolatanın tadına varıyorsunuz.
Kekin tadı yendikten sonra 3-5 dakika boyunca ağızda kalıyor. Bu kaliteli malzeme kullanıldığının işareti. Hemen kaybolmayan bir tad var yani sizin anlayacağınız.
Sanırım bu hissi kekte kullanılan bitter ile sağlamışlar diye düşünüyorum
Hemen ağzınızdan kaybolan bir lezzet size çok fazla doygunluk vermez ve daha çok yemeniz gerektiği hissini oluşturur.
Şekerli ve Çikolatalı şeylerde ise bu his tehlikelidir. Aşırı tüketim!...:)
Torku Favorimo Çoko ise bir atıştırmalık kek olarak doyurucu bir etkiye sahip. 1 tanesi tam yetişmese de(şahsen benim için, ama sizi bilemem) 2 tanesini yediğinizde doygunluk hissiniz normalin üzerine çıkıyor.
Torku olduğu için zaten glikoz kullanılmadığını söylemeye bile gerek yok. Doğal pancar şekeri mevcut.
19.02.2016 Torku Konyaspor sivasspor Maçı ve galibiyetin güzelliği
6 gün aradan sonra yeniden torku arenadaydık. Cumartesi günkü osmanlıspor beraberliğinin ardından bu haftaki rakip sivasspordu. Bende çok uzun zaman sonra 2 hafta üst üste tribünde konyasporumuzu destekleme fırsatına kavuşuyordum. bu fırsat neredeyse 3-4 yıldır hiç olmamıştı.
Maça ilk 10 dakika geç kalınca Traore'nin 6. dakikada attığı golü kaçırıyor, ama golün sevinci her şeyin ötesine geçiyordu. Tam gişelere yönelmişken gelen golün sevinci ve stadın dışına taşan gol sesleri de başka bir güzelliği yansıtıyordu.
Tribünler gene üzerilerine düşeni yapıyorlar ve yaklaşık 18 bin (17.795) civarında konyasporlu taraftar var güçleriyle takımımıza destek oluyordu...
Maç ilk yarıda konyaspor açısından kısır geçerken sivassporun bir şutu direkte patlıyordu; ama rakibe düzenli atak şansı vermeyen konyaspor sahada daha dingin ve ayağa pas yapıp koşan ekibi oluyordu.
Konya'nın özel yemeklerinden birisidir Fırın Kebabı. Bu yemeği yemek için Konya da gidebileceğiniz güzel mekanlardan biriside Hacı Şükrü'dür. Çalışanları müşteriyle ilgili ve memnun etmek için ellerinden geleni yapıyorlar. Bu sefer yediğimde Fırın Kebabı tam kıvamında olmuş. Etler löp löp olmuş, elinizle sıyırıp ağzınıza atıveriyorsunuz. Yanında bir baş soğan ve büyük bardakta bir ayran size yemek lezzetini yaşayacağınızdan emin olabilirsiniz. Fırın kebabı dışında yediğimiz bamya çorbası vasat kalitedeydi, fakat Konya Yaprak sarması gayet lezzetli olmuş. Su böreği biraz kuru gelse de idare ederdi. Garnitür ve salataların lezzeti sofrayı tamamlayan ögelerden olmuş.
Unutmadan; Fırın kebabının lezzet sırrı ise kesinlikle çatal kaşık değmeden ellerinizle yemenize bağlıdır.
Konya ya gelip eski Konya lezzetlerinden tatmak isterseniz, Hacı Şükrü uğrak noktalarınızdan birisi olabilir.
12 Uluslarararı Konya Mistik Müzik Festivali 8. günü Rabbi Haim Look Seferad Müziği
Festivalin son yabancı konuğu Fas doğumlu yahudi seferad müziğinin usta ismi Rabbi Haim Look idi.
Arapça, ispanyolca ve İbranice şarkılar eşliğinde bildiğimiz tınılara çok yakın olan eserlerin söylendiği bir akşamdı.
Ben keyif aldım, salonun dolduran kalabalığında konser sonrasındaki yorumları da güzel geçen gecenin etkisini gösteriyordu.
70'in üstünde olmasına rağmen solistin geceye damga vurması gecenin müzik açısından bir başka güzelliğiydi.
Gecenin en büyük süprizi ise ibranice ve ispanyolcadan daha fazla arapça parçaların söylenmesi oluyordu.
Yanımda Necmettin Erbakan ünv den hem tarih hemde edebiyat hocalarımın arapça parçaları birbirlerine tercüme etme çabaları sayesinde şarkılardaki sözlerin güzelliğine de vara biliyorduk.
Konser boyunca fesle sahnede duran Rabbi haim'i dışardan göstersen bizden birsinden bir farkını bulmakta zorlanacağı bir yahudi profili çiziyor olsada konser sonunda taktığı fötr şapka ile içimizdeki beklentiyi boşa çıkarmaması da biraz bizide haklı çıkartıyordu.
Festivalin son yabancı konuğunun konseride bizleri bir yıl boyunca iple çekeceğimiz bir tadı ağzımızda bırakarak giderken tatlı ve biraz da hüzünlü bir keyif bizimle kalıyordu.
Konya tirit'ini yemek istiyorsanız hemen çarşı merkezde bulunan küçük ama lezzeti dükkan boyutunun ilerisinde bir esnaf lokantası olan Kabakçı aliye gitmenizi kesinlikle tavsiye ederim. Konyada son yıllarda artan tiritçilere rağmen kalitesini ve istikrarını bozmamış bir mekan. Tiritler çok güzel, tereyağları tam kıvamında kızdırılmış. Etler ağzınıza resmen bal gibi yapışıyor.
Konser gündüzünde çok değerli bir insanı konsere çağırsak da
"japon müzik kültürünü çok sevmiyorum zaten" diyerek bizi biraz mahzun bırakıversede, festivalin cazibesi, bizimde japon müziğine karşı bir ilgimizin neredeyse -1 olmasına rağmen çekiyordu...
Tabi biraz da nasip diyorduk her iki tarafta mahrum kalıyorlardı bir şeylerden.
Hasret devam ediyordu!..
Değerli dostun öngörüsü çıkıyor ve müzik anlamında çok kısır bir gece geçiriyorduk.
Lakin görsel şov olarak muhteşem bir kareografi izliyorduk.
Gösterinin ilginçliğinin yanı sıra izleyicin ilgisini de sonuna kadar canlı tutmayı başarıyorlardı.
Konserlerin ilk gününden beri neredeyse her konserde beraber olduğumuz Fatih hoca ile beraber bu görsel şovu izlemenin keyfini yaşıyorduk.
Bizleri Japonya'ya gitmiş kadar yaptıran görsel şovdan izleyicilerin neredeyse hepsinin hayranlık belirten yorumlarını konser sonrasında duymak, gecenin başarısını ortaya koyuyordu.
12. Uluslararası Konya Mistik Müzik Festivali 6. günü Hindistan Pandit Shivkumar Sharma & Rahul Sharma Hindistan Klâsik Müziği
Konserlerde İrandan sonra en çok merakla beklediğim grup genelde Hindistan oluyordu. Gerçi bu sene sefarad müziği hindistan merakımın önüne geçsede çok fazla değişkene uğramadı diyebiliriz.
Konser gününün gündüzünde tam 5 ay aradan sonra Konyaspor maçına gitme ve arkasında çarşıda istanbuldaki arkadaşlarla bayramlaşma telaşı felan derken birden bir telaşe kaplıyor ve akşam oluveriyordu.
Evden hazırlıksız çıkmanın sonucu olarak konsere güç bela gecikmelide olsa yetişebiliyorduk.
Dımdızlak ben konsere yetişmiş elde kamera vb de yok amma konser kaçmaz kaçmamalı mantığıyla biraz da veryansınların eşliğinde dinlemeye başlıyorduk.
Tam bu veryansınlarımız sırasında fatih hocanın kameralı telefonu ve benim hafıza kartım hızır gibi yetişiyordu bu çaresizliğime.
Fatih hocaya teşekkürlerimizi sıraladıktan sonra besmele çekip bulduğumuz bu nimete hamd edip konser kaydına başlıyorduk!
12 Uluslarararı Konya Mistik Müzik Festivali 5. günü İran Ustad Mohammad Reza Shajarian Fars Klâsik Müziği
Aslında çok söz söyleyemeyeceğiniz bir konserdi. Mohammed eza Shajarian Konya'ya gelmiş ve size sadece gitmek düşerdi.
Taa Köln'de iken M.Reza Shajarian'ın geleceğini duyunca bir vaaavvv çekmiştim.
Konser akşamıda bu vaaavvv'ında etkisiyle velesbitime atlayıp tam 1 saat 10 dk kala konsere doğru yollanıyordum Evle MKM arası 18-20 dk rahat rahat gittiğinizde 25 dk sürüyor.
Kültür merkezine konserin başlamasına daha 40-45 dakika arası varken vardığımda gördüğüm manzara beni bayağı bir ürkütüyordu.
Kapının önünde en az 200-300 kişi yığılmış içeriye gireceğiz diye bekliyorlardı.
Tamam demiştim Mohammed Reza shajarian burda bunun için de erkenden gelen grup olmalı.
Ama güç bela içeri girdikten sonra görüyordum ki salon neredeyse 1,5 saat öncesinden dolmuş bu kalabalık ise içeride yer bulma telaşesinde olanların oluşturduğu bir güruh imiş ki her saniye bu kalabalığın cismaniyetide gitgide büyüyordu.
Sadece seyircinin değil protokol'ünde büyük ilgi gösterdiği salonda ilk 3 koltuklar tamamen protokol için ayrılmıştı.
Türkiyenin farklı kültürlere ilgi seviyesi bayağı artıyor demek ki:)
Hasılı kelam aşağı kata zaten girme imkanım olmadığından yukarı katı deniyordum. burada da manzara aynıydı bütün koltuklar çoktan doldurulmuştu.
Son anda en köşe merdiven güzergahında bir boşluk görmemle gözlerim parlıyor ve kendimi derhal oraya atıveriyordum. Çantamı yere bıraktıktan sonra hemen yanıbaşımda koltukta oturan arkadaştan rica ediyor bir kaç dakika emanetlerime göz kulak olmasını istiyordum.
Çünkü içeri girme ve yer bulma telaşesinden neredeyse sırıl sıklam tere batmış duruyordum.
Seyircinini M Reza Shajariana yaptığı kısa bir hoşamedi/karşılama töreni.
Konser öncesinde yaşadığım bu kısa maceradan sonra konsere dair dde bir kaç çift laf söylemek isterim.
Konser öncelikle muhteşemdi. Seyirci deseniz harikaydı. o 600 kişilik salonda en az 1000 kişi vardı ve en az 200-300 kişide dışarıdaydı.
Konser için gelen iranlı sayısı ise nerden baksanız salonun dolu kapasitesinin bile üzerindeydi.
Konya'ya gelmiş geleneksel/klasik müzik anlayışında en büyük uluslararası şöhrete sahip sanatçı olduğunu düşündüğüm Mohammed Reza Shajarian bizlere keyif dolu ve oldukça duygusal bir atmosferde wunderbar gece yaşatıyordu.
Kulaklarımız müziğe doyarken müziğin nağmeleri bütün gece kulaklarımda hala çınlıyordu.
Konserdeki neredeyse bütün şarkılara mırıldanmanında ötesinde büyük bir çosşku ve hasretle eşlik eden iranlı seyirciler ise Üstad Mohammed Reza Shajariandan sonra 10 numara övgüyü hak eden ikinci güruh oluyorlardı.
Son olarak 10 üzerinden 10 alan başka bir grupda Konya Büyükşehir Belediyesi, Kültür Turizm il Müdürlüğü ve bu konserin Konyada gerçekleşmesinde emeği geçen herkesler oluyordu....
Konyadan Ustad Mohammad Reza Sahajarian geçerken bizlerde o büyülü nağmelere bir nebzede olsa tutunmaya çalıştık.
12 Uluslarararı Konya Mistik Müzik Festivali 4. günü Jamaluddin Fakir Sindî Soung Fakir
Pakistandan gelen sufilerin (tırnak içinde sufi yoksa bizim sufilerle çok bi alakaları yok bunların) hint bölgesine dair sundukları bol gürültülü ve oynak bir konserdi.
Jamaluddin Fakir ve ekibinin saç sakaldan kıyafete kadar her şeyleriyle kızıllara bürünmelerini artık bu bölgeye aşinalık kazanmış birisi olarak ben yadırgamasam da konsere ilk defa gelenlerin hele arkamda ki goca gonyalı gençin bu ne len bu kıpkırmızı giyinmişler sözü beni gülümsetmeye yetiyordu.
Konserin hemen başında kameraman denen herifin en önde oturmamıza rağmen gelip tam önümüze geçmesi tüm konserin zevkini kaçırmamıza neden oldu.
Konser başta da dediğimiz gibi bol gürültülü ve oynak bir havada geçtiği için seyircinin ilgisini tutmayı başarabildiler.
Bu senede geçen sene olduğu gibi bir kaç pakistanlının sahnenin önüne çıkarak oynamaları herkesin bayağı ilgisini çekti.
Lakin geçen sene 8-10 kişi oynarken bu yıl oynayanların bir kısmının da yabancı turistlerden oluşması ve pakistanlıların çok doğal yaptıkları hareketleri acemice taklit etme içerisindeyken biraz da disko havası katmaları bayağı bayağı komikti.
Başka zaman olsa dinlemeye tenezzül etmeyeceğim bir konser olurdu ama adamlar ayağımıza kadar gelmişken kalkıp gitmemek ayıp olurdu bizde kalkıp gittik 2 saat boyunca bayağı keyifli kulakları sağır edecek derecede hint müziği dinlemiş olduk.
Bassekou Kouyate'nin önderliğinde ve neredeyse tamamı aile üyelerindne oluşan kökenleri 13.yy dan daha eskiye dayanmış geleneksel afrika müziğinin birazıcık modernleşmiş versiyonunu dinliyorduk.
Afrikalıların oynaklık noktasında maharetlerinin hintlilerden daha kuvvetli olduğunu bir kez daha test ettiğimiz bu gecede salonun çoşkusu ve sahnedeki ekibin geleneksel aletleri ile bu kadar hareketli bir gece geçirtmesi doğrusu biraz beklentilerimin ötesinde gelişiyordu.
Geçen yıl neredeyse tüm kosnerleri takip ettiğimiz ekibin bugün yerinde olmasada İnternational İhl den mevlüt hocam ve abdullah abinin biladeri fatih bana eşlik ediyorlardı.
En önde konser izlemenin güzelliğini ve çoşkuya ortak olmanın heyacanını yaşadığımız gecede solist ablanın gereksiz hareketleri de olmasa neredeyse 9/10 numara izleyebileceğimiz bir konser olacaktı.
Bassekou Kouyate abiye de bir konyalı tavsiyemiz abi ya sen yengeyi sahneye çıkartma gelsin en önde seni izlesin yahut sen başka bir solist bul.
12 Uluslarararı Konya Mistik Müzik Festivali 2. günü Ensemble Thami Al-Harraq Şazeli Derviş Zikirleri
Mistik Müzik Festivalin ikinci günkü konukları Mağrip(Fas) ten gelen Şazeli dervişleriydi.
Arefe gününün gecesindeki programa katılım hem bilipte gelenler hemde bilmeden gelenler sayesinde bayağı doluydu. ama yer yer boşluklarda yok değildi.
Gene her zamanki gibi ikinci katın en ön koltuklarındaki yerimizi aldıktan sonra beklemeye başlıyorduk. Bugün geçen sene festivali takip ettiğimiz abdullah abinin de gelecek olması nedeniyle eski hatıralar canlanıyordu.
Konser öncesi dervişler arasında yer alan profesör yapacakları zikre dair biraz açıklamalar yapıyor
hemen arkasından
Kuranı kerim tilaveti ile başlıyordu.
Biraz konser havasında başlayıp arkasından zikir faslıyla şenlenen gecede insanın içi kıpır kıpır oluyordu. Ehli tarik birisi olmama rağmen özellikle zikir safhasında söylenen tesbihlere insanın eşlik etmemesi için biraz zorlaması gerekiyordu.
Ses nağmeleriyle çok güzel parçaların icra edildiği, kulaklarımızın ve kalbimizin pasının silindiği bir gece olarak mistik müzik festivalinin ikinci gecesini de geride bırakmış oluyorduk.
Arkasından gelen parçalar ile zikir meclisi öncesinde biraz konser havasında gidiyordu.
İlk bölüm ilahilerin müzik eşliğinde icrasından oluşuyordu