Eid Al Adha Mubarak Kurban Bayramınız Mübarek Olsun
Sümbül Ebrusu
müslüman etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
müslüman etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
12 Eylül 2016 Pazartesi
11 Temmuz 2016 Pazartesi
29Mayıs'da bir Ramazan böyle geçti, Sahur bereketi ve Bahçede kılınan Sabah namazları ile 2011 girişlilerin son vedası
29Mayıs'da bir Ramazan böyle geçti, Sahur bereketi ve Bahçede kılınan Sabah namazları ile 2011 girişlilerin son vedası
Bu yazı ramazan ayı esnasında yayınlayıp yayınlamamakta tereddüt ettim ama sonra yayınlamaya ve biraz da bir veda yazısı olmasına karar verdim.
Bu sene ise daha finallere girmeden bir hafta önce başlayan ramazan ile coşkumuz ve sevincimiz ve de kardeşliğimiz bir başka veçheye dönüşmüştü
Yemekhanemizin yılın her günü, bayram, seyran ramazan hafta içi hafta sonu fark etmeden aynı menüyle tam 5 yılımızı geçirdiğimiz kahvaltılıkları ile sahur bereketimiz başlıyordu.
24 Eylül 2015 Perşembe
Kurban Bayramımız Mübarek Olsun Ein Gesegnetes OpferFest Eid el Adha Mubarek عيد الأضحى مبارك
Kurban Bayramımız Mübarek Olsun
Ein Gesegnetes OpferFest
Eid al Adha Mubarek
عيد الأضحى مبارك
عید قربان
Bajram Mubarek
20 Temmuz 2015 Pazartesi
Almanya da Halveti Uşşaki Dervişler Solingen Tasavvuf yolu Derneği,
Almanya da Halveti Uşşaki Dervişler Solingen Tasavvuf yolu Derneği,
Almanya da dervişler göreceğim çok fazla aklıma gelmezdi.
Tasavvuf erbapları her yerdeler ama benim çok fazla meşguliyetim olmadığından burada dervişler ile karşılaşmak aklımın ucundan bile geçmezdi.
2015 Ramazan ayının son pazar gününde yaptığımız Solingen ziyareti esnasında 29 mayıstan güzel arkadaşımız mücahid vasıtasıyla denk geldik.
Nasip Tabi.
Burası Halveti tarikatının Uşşaki koluna mensup bir dergah olarak 2014 yılının son aylarında Solingende yaşayan yurdumun gani gönüllü insanları tarafından 4 katlı bu bina satın alınarak bağışlanmış. Yaklaşık 4-5 ay süren tamiratlar sonunda bir kaç ay öncede binanın iki katı hizmete girmiş.
Ama henüz en alt katta bulunacak olan yemekhane ve en üst kata yapılması planlanan misafirhanesi henüz yapılmamış. en kısa sürede buraların da gönül erenlerinin bağışları ve İzn-i İlahi ile hizmete açılması planlanmakta.
Ne diyelim Allah bu gurbet ellerde yardımcıları olsun hayırlı hizmetler inşallah.
Almanya Solingen Haufmannstraße de bulunan Solingen Tasavvuf Yolu Derneği yolu bu taraflara düşmüş tüm dervişleri ve muhiplerini beklemektedir.
Can şükrane verelim eve dervişler geldi
Can dervişler hu dediler bize safa verdiler
25 Haziran 2015 Perşembe
Hepimiz Bir Milletiz 29 Mayısta Sahur Bereketi
Hepimiz Bir Milletiz 29 Mayısta Sahur Bereketi
Bu sene Ramazan her zaman olduğu gibi bereketi ve sevinci ve de neşesiyle beraber geldi.
İdrak edebilenler için ne büyük fırsat.
Hayatımda ilk defa uzun soluklu olarak Ramazanı dışarıda geçiriyorum.
Bu yıl üniversite final ve bütünleme imtihanlarının Ramazan ayına denk gelmesi sebebiyle hayatımın en güzel ramazanlarından birisine daha şahit olma fırsatını yaşadım.
29 Mayıs üniversitemizin en güzel yanı öğrencilerinin 3'te1'inin farklı milletlerden oluşması
Sofraların rengarenk ve cıvıl cıvıl olduğu.
Bereketin dünyanın her bir yanından aktığı ve ümmet olmanın idrakini yaşama fırsatı bulduğumuz bir yer.
Bu konuda seçmiş olduğum üniversite tercihimden dolayı asla pişmanlık yaşamayacağım bir konumda; İstanbul 29 Mayıs Üniversitesi.
Gurbette Ramazanı karşılamak ilk başta bir hüzün verse de Ümmetçe iftar ve sahur sofralarına oturmanın tadını sanırım ben hiç bir davette yahut sahurda bulamadığımı tekrar tekrar vurgulamak isterim.
Sahur başlayınca sofrada, Türkden, Kürde, Afganından, Makedonuna, Arabından Ugandalısına, Kırgızından, Kongolusuna, Malay'ından Kıbrıslısına, Çerkezinden Dağıstanlısına kadar her türlü beşerin mevcut olduğu ne sofra ama; tam bir ümmet sofrası.
Böyle bir sofrada hayatımın en güzel Ramazanını geçirme fırsatı bulduğum için şanslı addediyorum kendimi...
Darısı tüm ümmete ümmetçe iftar ve sahur yapabilmesi dileğiyle...
Yurtta dünyanın dört bir tarafından gelmiş müslüman kardeşlerimle ramazan ve sahur çoşkusu yaşayarak bu güzel günleri gördüğüm için Rabbime ne kadar şükretsem azdır.
evet biz Hepimiz Bir MİLLETİZ; ÜMMET-İ MUHAMMEDİZ...
17 Şubat 2015 Salı
Yahyadan tatlı hediyeleri
Hediye almak güzel bir duygu.
Sevdiği dostlarından hediye alması insanın bambaşka bir mutluluk veriyor.Hediyenin kendisinin çok fazla bir mahiyeti yok aslında.
Önemli olan düşünülmüş olması.
Sizi düşünen birileri ile beraber olmak sanırım insan oğluna verilen en büyük nimetlerden birisi.
Dostlar da bu nimetlerin çıkmasına vesile olan en güzel aracılar.
Dün gene güzel bir dosttan ufak ama çok tatlı hem de en sevdiğim türünden bir hediye aldım.
inanılmaz mutlu etti beni ya!
dünkü neşem ve mutluluğum ve ağız tadım bütün günümün güzel geçmesine yarayacak kadar güzeldi desem kafidir herhalde.
Yahya taa Alamanyalardan iki adet Lindt ile çıkıp gelmiş, Saolsun. Ne kadar makbule geçti bir bilsen
zaten kendisine karşı mahcuptum, bana en kıymetli değeri olan vaktini feda ederek tam 3 gün benim işlerim için uğraşmıştı. [İnşallah o işte bu ay sonunda hayırlısıyla neticelenir de seninle bol bol pratik yapma imkanımızı geliştiririz diye içimden de nasıl niyaz ediyorum bilemezsin.] Yahya kardeşime bu yapmış olduğu hayır ve hasenata karşı bir bir mukabelede bulunmaya çalışmıştım. Biraz el emeği, göz nuru, biraz acemice ufak bir şey yapmaya çalışmıştım. Gerçi Yahyadan çok yenge hanım istifade etmişti ama evlilik hayatında herhal böyle olur şeyler olacakmış diyorlardı zaten tecrübeli büyüklerimiz... Lakin Yahya zaten 1-1 giden fakat deplasmanda atılan gol daha değerlidir prensibince avantajlı konumda iken üstüne uzatmalarda attığı bu enfes gol ile de 2-1 öne geçmiş oldu.
Çıkmadık candan ümit kesilmez ve hayırda yarışınız prensiplerince hala eşitlik umudumu son anlara kadar taşımaya gayret ediyorum; birde Ali abimiz 1 ay önceki siparişlerimi tam zamanında getirirse bir kontra ile sonuca ulaşabilmenin hayalini yaşamıyor değilim de...
Neyse hayatın her anı süprizlere gebedir.
Şimdilik ben dost hediyesi enfes çikolatalar ile çok güzel tatlar alıyorum, darısı sizinde Yahya gibi dostlar edinenlere diyelim.
Not: fazla bir şey kalmadı, anca bu kadar bunu da bekleteceğim, ki bir başka dosta da nasip olsun, bakalım kim olacak o nasipli kimse.
Ağzımda hala bir az önce bitirdiğim çikolatanın tadı dururken değerli kardeşime bir kez daha teşekkür ediyorum, çıkmış olduğun çilelili, zor, kaprisli, sabır isteyen bu yolu Allah inşallah tamamına erdirsin diyorum. İnşallah düğün gününde de beraber olup mutluluğunu paylaşmayı isterim inşallah.
viel glück.
8 Şubat 2015 Pazar
İbrahim M. Abu Rabi Modernlik ve Çağdaş İslam Düşüncesi takdim özet ve değerlendirme yazısı
İbrahim M. Abu Rabi Modernlik ve Çağdaş İslam Düşüncesi takdim özet ve değerlendirme yazısı
İbrahim M. Abu Rabi eserini İslam Dünyasının en büyük fikri sorunlarından biri olan düşünce dünyasının 19. yüzyıl ile 21. yüzyıl arasında nasıl bir süreç işlediğine yönelik oluşturmuştur.
XIX. yüzyılda ki maddi sömürü hareketinin XX. yüzyılda kültürel ve zihinsel bir hegemonyaya dönüşmesi işlenmiştir. Bu değerlendirme işlevini yaparken öncelikle çıkan fikri akımları tartmış, ardılında Batı'dan İslam düşünce dünyasına yönelik yazılmış eserleri bir kritiğe tabi tutuyor.
Bu kritize etme esnasında "Küreselleşme, Post-Modernizm, Sekülerleşme, İslam Dünyasındaki İhya Hareketleri, Müslüman-Hristiyan ilişkileri ve İslam Dünyasının 1990'lı yıllarda ki durumuna dair düşüncelerden bahsedilmiştir."
20 Mayıs 2014 Salı
Yedi Hilal üniversite gençliği alev alan ateş söner mi hiç özgürlük türküsü marşı
Yedi Hilal Üniversite gençliğini 19.05.2014 tarihinde Sakarya da Poyrazlar gölü kıyısında düzenlemiş olduğu piknikte söylenen marşlardan birisi olan özgürlük türküsü ya da alev alan ateş söner mi hiç yahut dağlardayız biz ovalardayız adlı parçanın toplu olarak söylenmesi.
alev alan ateş soner mi hiç,
özgürlük türküleri söner mi hiç.
özgürlük türküleri biter mi hiç.
özgürlük türküleri biter mi hiç.
göge savrulan yumruklar,
zalim gitmedikce iner mi hiç.
19 Mayıs 2014 Pazartesi
yedi hilal üniversite gençliği yalla irhal ya beşşar ya sisi
Yedi Hilal Üniversite gençliğini 19.05.2014 tarihinde Sakarya da Poyrazlar gölü kıyısında düzenlemiş olduğu piknikte, Beşşar esad'ın ve mısırli darbeci sisi'nin zulümlerine karşı söylenmiş, türkiyeli gençlerden bir haykırıştır.
5 Temmuz 2013 Cuma
Seyyid Kutup - Kardeşim Sen Özgürsün - ahi ente hurrun
Seyyid Kutup - Kardeşim Sen Özgürsün (ahi ente hurrun)
KARDEŞİM SEN ÖZGÜRSÜN
Kardeşim sen prangalara vurulsan da özgürsün
Sen Allah'a bağlandığın zaman
Sana kölelerin tuzağı ne zarar verebilir ki
Kardeşim karanlığın(küfrün) ordularını kökten sileceksin
Ve bununla yeryüzünde bir fecr doğacak
Sen ruhunu fecrin doğuşuna teslim et
O zaman fecrin bizi uzaktan karşıladığını göreceksin
Kardeşim muhakkak ki ellerinden kanlar akmıştır
Ve zillete mahkum olmaktan yüz çevirmiştir
Muhakkak ki bir gün o şehadet aşıkları
Ebediyet kanı ile cennete yükselecektir
Kardeşim sana ne oluyor ki savaştan bıkmışsın
Ve omzundan silahını atmışsın
Söyle bana kim fedakarlık edecek ve yaraları saracak
Ve yeniden sancağımızı kim dalgalandıracak
Kardeşim muhakkak ki ben bugün sarsılmaz dayanağa sahibim
Ve yerlerine dayanmış dağları,kayaları parça parça ederim
Yarın bu silahımla Siyonistlere karşı savaşacağım
Taki(küfrü) yeryüzünden yok edinceye kadar
Ben rabb ve din için intikam alacağım
Yılmadan resul ve sünnet üzerine devam edeceğim
Ya dünyayı kuşatacak zafer
Ya da Allah a sunulacak Şehadet
Kesinlikle kardeşim ben savaştan yılacak değilim
Silahımıda kenara atacak değilim
Şayet kardeşim ben ölürsem şehidim
Sen de övülmüş bir zaferle devam edersin
Muhakkak ki ben emin bir şekilde
Yıldızların Rabbi olan Allah a giden yol üzerindeyim
İster beni affedin ister beni cezalandırın
Muhakkak ki ben verilen ahde eminim
Kardeşim yürü tereddüt etmeden arkana bakma
Senin yolun kanla boyanmıştır
Oraya buraya aldırış etme
Allah tan başkasına boyun eğme
Kanadı kırık bir kuş değiliz ki
Bundan dolayı zelil görünüp öldürülelim
Adım adım çarpışmaya çağıran
Kanların sesini işitiyorum
Kardeşim benim üzerime ağlarsan
Benim kabrimi o içten damlalarla ıslatırsan
Ufalanmış kemiklerden kendine meşale oluştur
Ve ışığıyla yaklaşan zafere doğru ilerle
Kardeşim biz ölürsek sevdiklerimize kavuşacağız
Rabbimizin bahçeleri bizim için hazırlanmıştır
Muhakkak ki o cennetin kuşları etrafımızda kanat çırpacaktır
Ebedi diyar(adn cennetleri)bizim için ne kadar hoştur
Kardeşim sen parmaklıklar arkasında da olsan özgürsün
Kardeşim sen prangalara vurulsan da özgürsün
Sen Allah'a bağlandığın zaman
Sana kölelerin tuzağı ne zarar verebilir ki
Kardeşim karanlığın(küfrün) ordularını kökten sileceksin
Ve bununla yeryüzünde bir fecr doğacak
Sen ruhunu fecrin doğuşuna teslim et
O zaman fecrin bizi uzaktan karşıladığını göreceksin
Kardeşim muhakkak ki ellerinden kanlar akmıştır
Ve zillete mahkum olmaktan yüz çevirmiştir
Muhakkak ki bir gün o şehadet aşıkları
Ebediyet kanı ile cennete yükselecektir
Kardeşim sana ne oluyor ki savaştan bıkmışsın
Ve omzundan silahını atmışsın
Söyle bana kim fedakarlık edecek ve yaraları saracak
Ve yeniden sancağımızı kim dalgalandıracak
Kardeşim muhakkak ki ben bugün sarsılmaz dayanağa sahibim
Ve yerlerine dayanmış dağları,kayaları parça parça ederim
Yarın bu silahımla Siyonistlere karşı savaşacağım
Taki(küfrü) yeryüzünden yok edinceye kadar
Ben rabb ve din için intikam alacağım
Yılmadan resul ve sünnet üzerine devam edeceğim
Ya dünyayı kuşatacak zafer
Ya da Allah a sunulacak Şehadet
Kesinlikle kardeşim ben savaştan yılacak değilim
Silahımıda kenara atacak değilim
Şayet kardeşim ben ölürsem şehidim
Sen de övülmüş bir zaferle devam edersin
Muhakkak ki ben emin bir şekilde
Yıldızların Rabbi olan Allah a giden yol üzerindeyim
İster beni affedin ister beni cezalandırın
Muhakkak ki ben verilen ahde eminim
Kardeşim yürü tereddüt etmeden arkana bakma
Senin yolun kanla boyanmıştır
Oraya buraya aldırış etme
Allah tan başkasına boyun eğme
Kanadı kırık bir kuş değiliz ki
Bundan dolayı zelil görünüp öldürülelim
Adım adım çarpışmaya çağıran
Kanların sesini işitiyorum
Kardeşim benim üzerime ağlarsan
Benim kabrimi o içten damlalarla ıslatırsan
Ufalanmış kemiklerden kendine meşale oluştur
Ve ışığıyla yaklaşan zafere doğru ilerle
Kardeşim biz ölürsek sevdiklerimize kavuşacağız
Rabbimizin bahçeleri bizim için hazırlanmıştır
Muhakkak ki o cennetin kuşları etrafımızda kanat çırpacaktır
Ebedi diyar(adn cennetleri)bizim için ne kadar hoştur.
TRT'de Müslüman Kardeşler'e anlamlı mesaj ,
TRT Türk'te yayınlanan Dünya'nın Gündemi programında Mısır'da Muhammed Mursi Hükümetine yapılan darbe konuşuldu.
Programın sonunda ise, çok özel bir veda yapıldı.
TRT Türk kanalına Mısırlı kardeşlerimize, İhvan-ı Müslimine ve Muhammed Mursiye vermiş olduğu bu destekten ötürü
bir kez teşekkür ediyoruz.
4 Temmuz 2013 Perşembe
darbeci mısır ordusunu lanetliyoruz
03.07.2013 tarihinde mısırda halkın oylarıyla seçilmiş Muhammed Mursi'ye karşı darbe yapan sözde kendisini mısırlıların ordusu addeden şer güçlerin işbirlikçisi konumundaki mısır ordusunu lanetliyoruz...
27 Mayıs 2013 Pazartesi
Sırbistan Kız Medresesi 72 yıl sonra ilk mezunlarını verdi
Sırbistan Kız Medresesi 72 yıl sonra ilk mezunlarını verdi
İkinci Abdülhamid'in annesi yaptırmıştı
Sırbistan'da Boşnak nüfusun yoğun olarak yaşadığı Priyepolye şehrindeki Bakiye Hanım Kız Medresesi, 72 yıl aradan sonra ilk mezunlarını verdi. İkinci Abdülhamid'in annesinin yaptırdığı ve 6 yıl önce yeniden eğitime başlayan okuldan diploma alan 10 öğrenciden 7'si Türkiye'de üniversite okuyacak.
Sırbistan'ın güneybatısında, Boşnak nüfusun yoğun olarak yaşadığı Sancak bölgesinin Priyepolye şehrindeki Bakiye Hanım Kız Medresesi (İmam Hatip Lisesi), 72 yıl aradan sonra ilk mezunlarını verdi. 2. Abdülhamid'in annesi Tir-i Müjgan Sultan'ın yardımlarıyla 1863'te inşa ettirilen, 1941'te Yugoslavya Ordusu tarafından kapatıldıktan sonra bazı Türk vakıflarının katkılarıyla 2009'da yeniden eğitime başlayan medreseden, 72 yıl aranın ardından 10 kız öğrenci mezun oldu. Sırbistan İslam Birliği Başkanı Adem Zilkiç, medreselerin önemli kurumlar olduklarını ve varlığını devam ettirmesi gerektiğini söyledi. Priyepolye Başimamı Nadir Datsiç de medresenin tarihi ile ilgili bilgi verdi ve katkı sağlayan vakıfların temsilcilerine ve eski TBMM Milletvekili Hüseyin Kansu'ya teşekkür etti.
bu haber risalehaber üzerinden alıntılanmıştır, ana kaynağı ise AA'dır.
12 Mayıs 2013 Pazar
İsveçli gazeteci: Ezanı yasaklamaya kimsenin gücü yetmez
İranlı gruba karşı, İsveçlileri oluşturduğu ezan taraftarı bir grup gösteri yaptı
İsveç'te cuma vakitlerinde hoparlörle ezan okunmasına göçmenler karşı çıktı. İranlı küçük bir grup ateist, ezanın yasaklanması için eylem yaptı. Ezanı destekleyen İsveçlilerin kurduğu 'Megafon' grubu ise karşı gösteri yaptı. Ateistlerin kışkırtmalarına rağmen iki grup arasında olay çıkmadı.
Cuma namazı öncesi Fittja Ulu Camii önüne gelen ve açtıkları pankartlarla ezanın hoparlörden yasaklanmasını isteyen İranlı gruba karşı, İsveçlileri oluşturduğu ezan taraftarı bir grup gösteri yaptı.
İsveçli gazeteci yazar Lennart Kjörling'in başkanlığında toplanan 50 kişilik "Megafon" grubu ateistleri protesto etti. "Hoparlörden ezan okunması İsveç'e büyük zenginlik kattı." diyen Kjörling, "Ezanı yasaklamaya kimsenin gücü yetmez." diye konuştu.
İran'dan kaçan bir grup insanın, ezanın yasaklanması konusunda organize olmalarına anlam veremediğini dile getiren Kjörling, "Rejimden kaçan bu insanlar özgür yaşamak için İsveç'e geldiler. Burada da istedikleri gibi yaşıyorlar. Bu duruma da saygı duyuyorum. Ama kendileri özgür yaşarken başkalarının özgürlük alanına müdahale edip yasak istemelerini anlamsız buluyor ve saygı duymuyorum. İsveç'te hiç kimse demokrasiyi geriye götürme hakkına sahip değil." diye konuştu.
Ateist grup Cuma namazı için camiye gelen Müslümanları provoke edip, kendilerine saldırmaları için slogan atsa da, Müslümanlar bu provokasyona gelmedi; namazlarını eda edip evlerine dağıldı.
Cihan
11 Mayıs 2013 Cumartesi
ANNELERİN HUZUR EVLERİNE DEĞİL, HUZURA İHTİYACI VAR!"
Tüketiciler birliği tarafından kapitalizm metası olarak üretilen anneler günü! tabirine karşı yapılmış ve oturup üzerine düşünülmesi gereken bir açıklma.

İstanbul, 12.05.2013
“annelerin huzur evlerine değil, huzura ihtiyacı var!”
Anneler Günü nedeni ile, bu günü hedef alan tüketimi özendirici reklamları ve huzur evlerine terk edilen anneleri değerlendiren Tüketiciler Birliği Genel Başkan Vekili Hatice Saadet Kalyoncu; “Annelerini huzur evlerine terk edenler, tüketimi teşvik eden bir gün ile modaya uygun biçimde annelerini yılda bir kez hatırlayanlar annelerine hediye değil, huzur versinler” dedi.
Tüketiciler Birliği Genel Başkan Vekili Hatice Saadet Kalyoncu, konuyla ilgili şu açıklamayı yapmıştır:
Günümüzde Anneler Günü dendiğinde, özellikle çocuklar başta olmak üzere, herkesin aklına kayda değer parasal karşılığı olan bir hediye almak gelmektedir. Sanki bir kişi annesine en değerli hediyeyi alınca ona olan sevgisini en iyi biçimde kanıtlamış ve vazifesini yerine getirmiş kabul edilmektedir.
Anneler Gününün haftalar öncesinden tüketiciyi tüketime teşvik eden reklam bombardımanına tutan şirketler, Türkiye’de 297 Huzurevi ile 6 adet gündüzlü bakım evinde yaklaşık 20.711 ebeveynimizin yaklaşık % 40’ını annelerin oluşturduğu gerçeğini görmezden gelmektedirler. Tüketiciler olarak, bu firmaların reklamların yanı sıra bu yaraya da parmak basmalarını ve sosyal sorumluluk projesi kapsamında bunu dile getirmelerini isterdik.
Kapitalizmin tüketimi teşvik etmek amacıyla icat ettiği bu gün, annelerinin huzur evlerinde huzur bulacağını sanarak annelerini huzur evlerine terk edip, annelerini yalnızca bayramlarda ve bu günde anımsayarak hediye alıp evlatlık vazifelerini yerine getirdiklerini sananların vicdanlarını rahatlatma günüdür!
Türkiye toplumunun örf ve adetlerine göre anneler günü senenin 365 günüdür ve annelerini sevenlerin özellikleri şöyledir:
Annelerine huzur verirler, onları evlat ve torun sevgisinden mahrum etmezler, annelerini huzur evlerine terk etmezler, şefkat kanatlarını annelerinin ayakları altına sererler, onlara ağır sözler sarf etmezler, anne ve babalarına “of” bile demezler, gereksiz yere tüketmezler, borçlanmazlar, gerekmedikçe kredi kartı kullanmazlar, televizyon seyretmek yerine anneleriyle vakit geçirirler.
Hatice Saadet Kalyoncu
Genel Başkan Vekili
23 Mart 2013 Cumartesi
Papa: Özellikle İslam’la daha fazla diyalog içinde olmalıyız
Papa: Özellikle İslam’la daha fazla diyalog içinde olmalıyız
Katolik dünyasının yeni ruhani lideri Papa Francesco, büyükelçilerle biraraya geldi
Katolik dünyasının yeni ruhani lideri Papa Francesco, Vatikan’a akredite yabancı büyükelçileri kabul ederek, “Değişik dinlerle ve özellikle İslam’la daha fazla diyalog içerisinde olmamız ve bunu yoğunlaştırmamız gerek” dedi.
Türkiye’nin Vatikan Büyükelçisi Prof. Dr. Kenan Gürsoy’un da hazır bulunduğu kabulde Papa, “Barış adına değişik uygarlıklarla, kültürlerle, toplumlarla iletişim kurmalıyız. En azından içimde yaşattığım duygular bunlar” diye konuştu.
Papa Francesco inançlı olmayanlarla da ilişki kurmak ve bu ilişkileri yoğunlaştırmak gerektiğini vurgulayarak, “Papalık töreninde Roma’da hazır bulunan İslam dünyasına bağlı gerek din adamları ve gerekse devlet otoriteleri beni fazlasıyla sevindirdi ve mutlu etti. Bu çok olumlu ve güzel bir gelişme ve atılım oldu. Bunun için İslam’la diyaloglara önem veriyoruz” dedi.
Papa, “Dinler arası köprüleri kurarken Vatikan’la diplomatik ilişkisi olmayan az sayıdaki ülke ile de resmi temasların bir an önce başlamasını diliyorum” ifadesini kullandı.
18 Şubat 2013 Pazartesi
Alman patronundan etkilendi 5 cami yaptırdı
Alman patronundan etkilendi 5 cami yaptırdı
Almanya'da bir fabrikada uygun olmayan ortamda ibadet ederken Alman patronunun ''Sizin için bir mescit yaptıralım, namazınızı temiz bir yerde kılın'' sözünden etkilenen Derviş Özçoban, emekli olup Türkiye'ye döndükten sonra memleketi Konya'da 5 cami yaptırdı. Fabrikanın Alman yöneticisinin mescit yaptırmasından çok etkilendiğini, imkanı olursa cami yaptırmaya söz verdiğini belirten Özçoban, şunları kaydetti:
''Beraber çalıştığımız bir arkadaşımız fabrikanın içinde namaz kılıyordu. Tabii toz toprak, temiz yerler değil. Bizim fabrikanın idarecileri de orada teftiş için bulunurken, bu arkadaşımızı namaz kılarken gördüler.
'Bu Türk burada ne yapıyor' diye bizden sorumlu şefe sordular. O da 'ibadet yapıyor' cevabını verdi. Müdür buna cevaben, 'ibadet temiz yerde olur' diyerek, 'buraya bir mescit yapın' diye talimat verdi. Bir gün sonra baktık ki orada suntalarla çevrili, halısı, minberi, kürsüsü ile tertemiz bir mescit yapılmış. Sonra bize, 'namazı burada, temiz yerde kılacaksınız' dediler. Ben de o zaman; 'bir Hristiyan, bir Müslüman'ın ibadetini düşünüp hizmet ediyorsa ve mescit yaptırıyorsa, Allah bize imkan vermişken, biz neden mescit ya da cami yaptırmıyoruz' dedim. Almanya'dan döndüm. Allah nasip etti, gelir gelmez bir cami yaptırdım.''
-Her yıl bir cami hedefi-
Özçoban, camisi olmayan mahalle ve beldelerden gelen talepleri değerlendirdiğini dile getirerek, ''Son 3 camiyi birer yılda bitirdik. Allah imkan ve ömür verirse, nerede, nasıl olur onu bilemiyorum, bir cami daha yapacağız. Allah'a verdiğim bir söz var. Onun gereğini yerine getirmeye çalışacağım. Her yıl bir cami yaptıracağız'' diye konuştu.
Yaptırdığı camilerin halkın malı olduğunu vurgulayan Özçoban, sözlerini şöyle sürdürdü:
''Kendim projeye başlarım. Vatandaşlardan yardım geldiğinde ise kabul ederim. Halkın malıdır. Çıkıp da tek tek dolaşıp yardım toplamam. Gelen olursa kabul ederim. Son yaptırdığımız camide yüzde 20'si kadarı vatandaşlarımızdan gelmiştir. Geri kalanını kendim yükleniyorum. Çünkü İslam'da camiye gelen yardımlar geri çevrilmez. Camiler, ümmetin malıdır.''
Bir çok ilköğretim okulunun tamiratını da üstlendiğini söyleyen Özçoban, ileride bir huzurevi yaptırma hayalinin olduğunu sözlerine ekledi.
kaynak: konhaber
16 Ocak 2013 Çarşamba
Almanya Köln de açıktan ezan okundu Eschweiler DİTİB Cemaati´nin Büyük Sevinci: Cuma Ezanı Açıktan Okundu
| Eschweiler DİTİB Cemaati´nin Büyük Sevinci: Cuma Ezanı Açıktan Okundu | |
Köln, 15.01.2013: Geçtiğimiz Cuma günü Eschweiler DİTİB Kuba Camii
cemaati üyeleri ile siyaset ve toplum temsilcileri tarihi bir olaya şahit oldular. Eschweiler Wollenweberstraße adresindeki DİTİB Kuba Camii’nde ilk kez açıktan ezan okundu. Dernek, 2011 yılının Nisan ayında açıktan ezan okuyabilmek için belediyeye başvurmuş, bir yıldan fazla süren bir karar sürecinin ardından da gerekli izni almıştı. Törene; T.C. Köln Başkonsolosu Mustafa Kemal Basa, DİTİB Genel Başkanı Prof. Dr. İzzet Er, DİTİB Yönetim Kurulu Üyeleri, Almanya Boşnak Müslümanları Cemaati Başkanı Edmin Atlagic, Kuzey Ren Vestfalya Eyalet Uyum Meclisi Başkanı Tayfun Keltek, Eschweiler 1. Belediye Başkanı Rudi Bertram ve Belediye Meclis Üyeleri katıldılar. Kuba Camii'nin ev sahipliği yaptığı törende konuşmacılar, ezanın Müslüman cemaat, toplum ve onların toplumsal birliktelikleri için arz ettiği öneme vurgu yaptılar. Kur’an-ı Kerim tilavetiyle açılan törenin açış konuşmasında Eschweiler DİTİB Kuba Camii Başkanı Bahri Çifçi bu gelişmenin önemine değinerek, derneğe bu konuda destek veren siyasi ve dini temsilcilere ve törene katılan tüm konuklara desteklerinden dolayı teşekkürlerini sundu. Din Görevlisi Mustafa Necati Barış’ın ezanın anlam ve önemine dair konuşmasının ardından Köln Başkonsolosluğu Din Hizmetleri Ataşesi Zekeriya Bülbül, Müslüman ve gayrimüslimlerin birlikte yaşadığı toplumda camilerin önemine değindi. Eschweiler Belediye Başkanı Rudi Bertram, tarafların izin alma sürecinde yoğun ve yapıcı görüşmelerde bulunduğunu, bundan sonra da samimiyet ve güven içerisinde biraraya gelmelerini ve yaşanan bu hoşgörünün sürdürülmesi dilediğini dile getirdi. Eschweiler Belediye Meclisi’nde başvurunun uzun uzadıya tartışıldığını ve iznin çıkmasının uyuma giden yolda bir adım daha atıldığı anlamına geldiğini vurgulayan Bertram, bir birlikteliğin oluşmasında herkese sorumluluk düştüğünü ifade ederek; ''Doğrusu bizi tenkit edenler de oldu. Buna rağmen böyle bir adımı atıyoruz. Hepimiz hoşgörünün oluşması ve yaygınlaşması adına elimizden geleni yapmalı, ayrıca hoşgörüyü bizatihi yaşamalıyız. Hoşgörü, her gün yeniden uygulamamız gereken bir olgudur“ şeklinde sözlerini tamamladı.
DİTİB Genel Başkanı Prof. Dr. İzzet Er açıktan ezan izni konusunda desteklerini esirgemeyen Belediye Başkanı ve Meclis Üyelerine, ayrıca gösterdikleri anlayıştan ötürü Alman komşulara teşekkür etti. |
23 Kasım 2012 Cuma
alman aile bakanından müslümanlar ile ilgili açıklama: Müslümanlar bu ülkeye aittir, toplumun parçasıdır
Leutheusser-Schnarrenberger, federal hükümet tarafından hazırlanan ''sünnet yasası'' tasarısını Federal Meclis'te (Bundestag) düzenlenen oturumda savundu.
Leutheusser-Schnarrenberger, Meclis'te yaptığı konuşmada, hükümetin sünnet konusunda ortaya koyduğu yasa tasarısını dini cemaat temsilcileri, doktorlar, uzmanlar ve toplumun diğer üyeleri ile yapılan görüşmelerin sonucunda hazırlandığını belirterek, parlamentoda bu ülkede Yahudi ve Müslüman yaşamın mümkün olacağı konusunda görüş birliği bulunduğunu belirtti.
''Dünyada erkek çocuklarının sünnet edilmesine ceza veren başka ülke yok'' diyen Leutheusser-Schnarrenberger, çocuğun sağlığın tehlikede olmadığı sürece Müslümanların ve Yahudilerin dini ritüeli olan sünnetin ceza kapsamı dışında tutulması gerektiğini kaydetti.
Leutheusser-Schnarrenberger, Almanya'da yasal güvencenin sağlanması için tasarının bir an önce yasalaşması gerektiğini de bildirdi.
Aile Bakanı Kristina Schröder de hükümetin dengeli bir yasa tasarısı hazırladığını ve toplumun İslam ve Yahudi karşıtlığına izin vermemesi gerektiğini ifade ederek, ''Yahudi ve Müslümanlar bu ülkeye aittir, onlar bu toplumun parçasıdır'' ifadesini kullandı.
Sosyal Demokrat Parti (SPD) Federal Meclis Üyesi Marlene Ruprecht ise hükümetin yasa tasarısına karşı çıkarak, velilerin haklarının, çocuklarının sağlığı zarar gördüğünde ortadan kalktığını belirtti.
Sabah
23 Ekim 2012 Salı
Yarım kalan bir soykırımı tamamlamaya çalışmak, Srebrenitsa seçimleri
Birleşmiş Milletlerin güvenli bölge olarak ilan ettiği Srebsenitsa’da, artık Birleşmiş Milletlerin koruması altında olduklarını zanneden Bosnalı müslümanlar, kendilerini korumakla görevli 400 Hollandalı Birleşmiş Milletler askerinin Hollandalı komutanının Sırp Komutan Ratko Mladiç ile kadeh kaldırıp, Srebsenitsa’yı Sırplara teslim etmesiyle çaresiz ve yapayalnız bırakılırlar.
Ratko Mladiç, katliama başlamadan önce “Büyük ve mukaddes bir Sırp günü arefesinde, 11 temmuz 1995 tarihinde işte burada, Srebsenitsa şehrindeyiz. Bu şehri Sırp ulusuna armağan ediyoruz. Türklere karşı yapılan başkaldırının anısına, Müslümanlardan intikam almanın vakti geldi.” diyerek müslüman katliamını başlatır.
Katliamdan kaçan 15 bin müslümandan 8372‘si yol yol boyunca Sırplar tarafından katledilip, toplu mezarlara gömülürler, katliamdan kurtulabilenler ise gündüzleri ormanlarda saklanıp, geceleri yürüyerek aylar sonra müslümanların kontrolleri altındaki bölgelere ulaşırlar.
Avrupanın göbndeki bu katliam 2. dünya savaşından sonra Avrupa’da yaşanan en büyük”soykırım” olarak Avrupa tarafından da kabul edilir.
Savaş sonrasında, Sırp savaş suçlularının yakalanıp yargılanması ve cezalarının infaz edilmesi sırasında kendisini yeniden belirginleştiren avrupanın ve uluslararası toplumun ikiyüzlülüğü, BosnaHersek’te Ekim ayı içinde yapılan Belediye seçimlerinde bir kez daha ortaya çıktı.
Soykırımdan kaçmak için evlerini terk eden müslümanların yerlerine, diğer bölgelerden gelip Srebsenitsa’ya yerleştirilen Sırplar nedeniyle Srebsenitsa’nın demografik yapısı dştirilmişti. Ancak Dayton antlaşması sonrasında bu husus dikkate alınarak, evlerini terk eden müslümanların belediye seçimlerinde oy kullanmasına da imkan tanınmıştı. Bu nedenle 2008 yılında yapılan belediye başkanlığı seçimlerini müslüman aday kazanmıştı.
Aradan geçen süre içerisinde hem Sırp partilerin diretmesi hem de başta ABD, Fransa, İngiltere ve Rusya’nın verdiği destek ile soykırım nedeniyle evlerini terk eden Boşnakların Ekim ayı içerisinde yapılan belediye seçimlerinde oy kullanma hakları ellerinden alındı.
Bu deikliğe tepki gösteren Boşnaklara, uluslararası toplumdan Türkiye haricinde maalesef destek veren de olmadı.
Bosnalı müslümanların Avrupanın ortasında maruz kaldıkları soykırım sırasında hissettikleri yalnızlık ve terk edilmişlik hissi, yapılacak seçimler öncesinde Bosnalı müslümanlar nezdinde bu vesile ile yeniden hissedilir oldu.
Bu şartlar altında yapılan belediye başkanlığı seçimlerinde, Bosnalı müslümanlar Srebsenitsa için ortak bir aday çıkarma kararı alarak seçimlere girdiler.
Tüm bölgelerde seçim sonuçları belli olmasına rağmen Srebsenitsa’da seçimler sırasında yaşanan bazı gerginlik ve usulsüzlükler nedeniyle Sırp aday da, müslüman aday da kazandıklarını belirtmelerine rağmen resmi sonuçların açıklanması itirazların incelenmesi sonrasına bırakılmıştı.
Bugün açıklanan resmi sonuçlara göre ise Srebsenitsa belediye başkanlığı seçimini müslümanların ortak adayı Camil Durakoviç’in kazandığı açıklandı. Bu sonuçla Srebsenitsa’nın göbeğinde yer alan ve Srebsenitsa katliamında şehit edilenlerin gömüldüğü Potaçari şehitliğibir dönem daha müslümanların yönetimi altında kalacak.
Bosna Hersek’te yaşayan müslümanların, sembolik anlamı olan Srebsenitsa’da “oyum Srebsenitsa’ya” kampanyasıile az bir farkla bile olsa -boşnak partilerin ortak bir aday çıkarmaları ile-seçimi kazanmaları elbette önemli. Ancak geçmişte Boşnakların yoğun olarak yaşadığı ancak soykırıma maruz kaldıkları için evlerini terk etmek zorunda kalan ve Dayton Anlaşması’ ile Sırp yönetimine bırakılanBratunac, Foça, Zvornik, Vişegrad, Biyelyina, Priyedorgibi belediyelerde, belediye meclislerine tek bir Boşnak üye dahi seçilemediğini de unutmamak gerek.
Avrupa’nın göbnde, tüm avrupa’nın ve “medeni dünya“nın gözleri önünde soykırıma maruz bırakılan müslüman bir milletin, zorda olsa sembolik anlamı olan Srebsenitsa’da seçim kazanması ne kadar önemli ise, bu soykırıma göz yumanların bugünde aynı şekilde “soykırımdan arta kalanların” da siyasi temsil güçlerinin elllerinden alınmasına ses çıkarmayarak 17 yıl öncesinden farksız bir tutum takınmaları da ayrıca önemlidir.
Yalın ayağımız Bosna‘da belki 1993 teki gibi kan dökülmüyor ama Bosnalı müslümanları siyasi yönetim gücünde sıfırlamaya yönelik mücadele “medeni dünya“nın gözetiminde kesintisiz devam ediyor.
Geçmişte Bosna’ya yardımcı olmak için Türkiyeli müslümanların neler yaptığını hatırlayarak, Bosnalı müslümanların bu seçimler nedeniyle maruz kaldıklarını uygulamayı ”Bilge Kral” Aliya İzzetbegoviç’in şu sözleri ile hatırlamakta fayda var;
“Savaşta büyük zulme uğradınız. zalimleri affedip affetmemekte serbestsiniz. Ne yaparsanız yapın, ama soykırımı unutmayın. Çünkü unutulan soykırım tekrarlanır.“
kaynak: kestaneagacikahvesi.wordpress
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)









