Sümbül Ebrusu

Sümbül Ebrusu
ticaret etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ticaret etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

10 Aralık 2012 Pazartesi

ALDI ve BİM nasıl başarılı oldu? nils Brandes in analizi

Bugünkü dikkat çekici yazımız ekonomi haber sitelerinin son bir kaç yılda adını yaptığı haber , analiz ve proje ve konferansları ile duyuran retailnews tarafından derlenmiş bir haber,
Konu ucuzluk marketi dediğimiz discount zincerlerinin başarıları ve bu noktada bu türün ilk önrenği olan Alman ALDİ nin stratejisi ve nasıl iş yaptığını gözler önüne sürmesi bakımından önemli olduğunu düşünüyorum.

Haberi retailnews in orjinal sitesi üzerinden okumak için burdan ulaşabilirsiniz.


ALDI ve BİM nasıl başarılı oldu?



Discount uzmanı Nils Brandes Perakende Zirvesinde verdiği konferansta ALDİ ve BIM in başarı sırlarını anlattı.


    

Brandes'in sunumunda aktardığı detaylar şu şekildeydi:

Coca-Cola gibi ticari markalar sorgulanmaya başlandı ve özmarkalar ortaya çıktı.  Marketteki paketleme türü hizmetler ve hizmet reyonları kaldırıldı.

Bugün özellikle Aldi hakkında konuşmak istiyorum ama BİM'in orijinalinden daha iyi bir kopya olabileceğini söylemek isterim. Bence şu an BİM Aldi'den daha başarılı olan bir Aldi kopyasıdır.

Basit olan neden bu kadar zor?

Zorluk bir şeylerden vazgeçmek ile ilgilidir. Etrafımızda çok zeki, akademik kariyer sahibi insanlar bize zekice öneriler sunuyorlar. Biz de 'Bir zararı yok' diyerek uyguluyoruz.  Bu durum her zaman iyi midir? Bu soruya evet cevabını veremeyiz. Önemli olana odaklanıp, önemsizi devre dışı bırakmak daha iyidir.

BİM'in bir mağazasını kopyalamak oldukça basittir. Birçok insanın fark edemediği arka plandaki mekanizmanın nasıl işlediğidir. Sırlar perdenin arkasında kalır. Mağazanın görünen kısmı işleyişe dair çok az şey anlatır. Bu formatı kopyalayan birçok kişi bu yüzden ilerleyemiyor ve başarısız oluyor.

Bir örnek üzerinden devam edelim. 70'lerde Aldi paket süt satıyordu, taze süt satmıyordu. Tereyağı ve yoğurt da satmıyordu. Bugün imkansız gibi görünen bir şey bu. Rakipler 'Taze süt olmadan bu iş olmaz' derken, Aldi ise 'Bu paketi o kadar ucuza satalım ki insanlar paket süt içme alışkanlığı edinsin ve bu sütü de kullansınlar.' diyordu. Aldi 'Bu işleri daha karmaşık hale getiren bazı şeylerden vazgeçelim' dedi. Buzdolapları, enerji bedelleri, envanter çıkarılması, son tüketim tarihleriyle ilgili sıkıntı vardı. Bu vesileyle paket süt satışı gerçekleşince;  problemler azalırken, kâr da gayet iyi görünüyordu.

Aldi'de uzun yıllar taze meyve ve sebze satılmıyordu. Birçok insan bugün ‘Neden sebze meyve olmasın, doğru planlamayla bu yapılabilir.’ diyebilir. Fakat bu planlar gerçekleştirildiğinde öngörülemeyen birçok durum ortaya çıkar. Bu sebeple Aldi meyve sebze satmaya oldukça geç başladı.

Önce bir bölgede tek çeşit elma satıldı. Bu elmayla testler yapıldı. 6-8 ay sonra bu işin nasıl yürümesi gerektiği belli oldu. Redarik, lojistik ve envanter bilgisi edinildi. Akabinde sırasıyla diğer bölgeler de elma satmaya başladılar.

BİM ne yaptı?

1995'de BİM 22 milyon USD yatırımla işe başladı. Geçen hafta 6.8 milyar dolar değerine ulaşmıştı. Metro da bu anlamda bir örnektir. BİM'in değeri neredeyse Metro kadar. Fakat Metro 67 milyar euro ciro yapıyor. BİM'in 20 bin çalışanı var, 5,5 milyar euro ciro yapıyor. 

Yatırımın mağaza, lojistik, tedarik, yönetim arasındaki dağılımın net bir kriteri yoktur. Önemli olan gerektiği kadarını yapmak ve daha fazlasını yapmamaktır. Bu oranları ihtiyaç belirler.

Karmaşıklıktan kurtulun!

Birçok sektörde en büyük sıkıntının ne olduğu sorulduğunda verilen cevap karmaşıklık ve bürokrasidir.  Karmaşa, değişik birbirine bağlı çok fazla unsurdan oluşur. Basit olan ise çok daha az unsurun birbiriyle çok fazla bağlantı kurmadan bir arada olmasıdır. Örneğin Metro çok karmaşık yapılara bir örnektir. Depo, internet,  cash & carry vs. Aldi ve BİM'de ürün gelir ve boşaltılır. Hepsi budur.

Aldi bugüne kadar hep İngilizce konuşulan yerlere yatırım yaptı. Tamamen daha basit olduğu için.

Büyük projeler genelde çok zor ve karmaşıktır. Bu konuda karmaşıklık eğrisi oldukça önemlidir.  Unsurların sayısı arttıkça karmaşa artar. Karmaşayı masrafla veya giderle eşitleyebilirsiniz. Bu formülü herhangi bir şirket için kullanabiliriz. Ürünün, tedarikçinin, çalışanın, birimlerin vs çokluğu karmaşıklığı artırır. Sadece yapabileceğiniz şeye odaklanmanız gerekir.

Bu karmaşıkla baş edebileceğini düşündüğüm 3 adım var.

1-Karmaşıklıktan kaçınma
2-Karmaşıklığı azaltma
3-Geri kalan karmaşıklığı yönetme

Karmaşıklıktan kaçınma
Bu konuda izlenmesi gereken belli başlı adımlar şu şekilde:
  • Bir şeylerden vazgeçme ve net hedefler koyma
  • Sınırlı ürün yelpazesi
  • Sadece sınırlı temel ihtiyaç ürünlerini satma
  • Ürünlerin rahat yönetimi
  • En iyi kalite
En uygun fiyat

11 Kasım 2011 Cuma

medyen kavmi neden helak edilmişti , dürüst ticaret neden yapılmıyor

kemal özer beyin 2008 yılında kalem adlığı bir yazı olan medyen kavmi neden helak edilmişti adlı yasını günümüze tekrar hitap ettiği için yeniden yayınlıyoruz.



Tüccar bir arkadaşım satın aldığı yağların tarttığını çoğunun ambalajında yazan miktardan az geldiğini belirterek 'ne yapmalıyım' diye sordu? Konunun sorumlusunun Sanayi ve Ticaret İl Müdürlüğü olduğunu belirtip, tespit yaptırmasını istemiştim. Bu pahalı yağın ambalajlarında bir ile üç litre arasında eksik olduğu resmi tutanakla da tespit edilmişti.

Bilirsiniz 'Meyden kavmi' sadece ölçü ve tartıda hile yaptıkları için helak edilmişlerdi. Bugün adına pazarlama numaraları ile tüketime sunulan ürünlerden 'çalmak' çok moda bir davranıştır. Dürüst olanları tenzih ettikten sonra şunu belirtmeliyiz. Ürün ambalajlarında artı/eksi ibareleri görürüz. Bunun anlamı ambalajın içerisinde şu kadar fazla yahut eksik olabilir. Bunu yasal bir zorunluluk olduğu için yazılıyor. Bazen bu tolerans aralığı (kasten) tüketici aleyhine ihlal edilebilir mi? Elbette edilebilir. Ediliyor mu? Hiç kuşkunuz olmasın. Teknolojisinin bu kadar ileri olduğu ve her türlü hassas tartımın mümkün olduğu bir çağda net ağırlıklar neden mümkün kılınmaz?

Ambalajlardaki litre ve kilogram farkları ile net-brüt farkları tüketiciler açısından genellikle yanıltıcıdır. Örneğin dondurma (diye satın aldığınız ancak süt içermeyen gerçekte ise buzlu yiyecek olarak tanımlanan bir ürünün) ambalajında 1 litre ibaresi bu ürünün 1 kğ olduğu hissi uyandırır. Gerçekte bu ürün 570 gr'dır.

Tereyağının içine margarin eklemek ve tereyağının ağırlığını artırmak ve tuzu yağ fiyatına satmak için tuzu gerektiğinden fazla eklemekte aynı hile yöntemlerinden biridir.

Meyden, Akabe Körfezi'nin doğundan Sina Yarımadası'nın bir bölümüne kadar uzanan ve Kızıldeniz kıyısındaki bölgeye/şehre tarihte verilen addır. Hz Şuayb a.s. peygamber olarak gönderildiği ve burada yaşayan bu kavme, 'Meyden kavmi' diyoruz.

Medyenliler büyük oranda ticaretle meşguldüler. Bu kavmin en önemli özelliği pek çok farklı yöntem kullanarak ticarette hile yapmaları ve ölçüye tartıya riayet etmemeleridir. Altını satarken bir kısmını çalarak tam diye satar, alırken ise tartarak alırlarmış. Alış verişte hile o kadar ilerlemişler ki bu onların helakine neden olur.

Kur'ân-ı Kerim'de ibret alınması için anlatılan ilginç örneklerden biridir Medyen Kavmi. Hz. Şuayb a.s. onlara Allah'a kulluk etmeleri, ahrete inanmaları, bozgunculuk yapmamalarını, ölçüye-tartıya dikkat etmeleri, inananları yoldan çıkarmamaları ve helâl kâra kanaat etmelerini bildirir. Medyen halkı ise Hz Şuayb s.a.'ın söylediklerini anlayamadıklarını ileri sürüp, küçümserler. Ardında da tehdit ederler.

Hz. Şuayb a.s. onlara; 'Allah'tan daha mı üstünsünüz ki onu unuttunuz?' diye sorar. Dünyalık, Medyen halkı için artık bir vazgeçilmez puta dönüşmüştür. Sabrının sonuna gelen Hz Şuayb s.a. onları 'Rabbine havale eder ve başlarına gelecek felaketi beklemelerini' söyler. Ardından çıkan büyük uğultu alışverişte haddi aşan Meyden'i helak eder.

Kur'an Kerim bu süreci şu şekilde özetliyor. ?Medyen'e de kardeşleri Şuayb'ı gönderdik. O'da onlara şöyle dedi: 'Ey kavmim! Allah'a kulluk edin, ölçüyü ve tartıyı tam yapın, insanların eşyasını/haklarını eksik vermeyin?? (Araf 85) ?Medyen'e de kardeşleri Şuayb, Ölçüyü ve tartıyı eksik yapmayın. Şüphesiz ben, sizi kuşatacak bir günün azabından korkuyorum.' (Hud 84)

Azmış bir toplum için beklenen oldu ve helâkleri mukadder oldu. ?Medyen halkının ve alt-üst olmuş kasabaların haberi gelmedi mi? Allah, onlara zulmetmiş değildi, fakat onlar kendilerine zulmediyorlardı.? (Tevbe 70)