Sümbül Ebrusu

Sümbül Ebrusu
müslüman şahsiyetler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
müslüman şahsiyetler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

4 Ağustos 2016 Perşembe

Şehidi Muhterem Enver Paşamızın 94. Şehadet Yılı

Şehid-i Âlâ Gâzî-i Nâmdâr Enver Paşa




4 Ağustos 1922. Ateş kusan Bolşevik mitralyözüne yalın kılıç koşup şehit olan büyük Türk. Ruhun şad ola Enver Paşa.

21 Mayıs 2012 Pazartesi

bir mücahidin cihad günlüğü abdulhamid muhaciri - bahattin yıldız


afganistan sevdalısı şehit  bahattin yıldız ağabeyimizin  abdulhamid muhaciri adıyla 1980 lerden önce katıldığı afgan rus cihadıyla ilgili tutmuş olduğu ve kısmen mavera dergisinde de yayınlanan günlüklerden ve kendisin bilahere tuttuğu notlardan oluşturduğu tam bir cihat günlüğüdür. kitapta aksiyondan çok cephe gerisinde yaşanannlar ve afganistan ve pakistandaki o anda yaşananlar daha çok anlatılmış sanırım bunun sebebi bir çatışmada yaralanan ve tam 7 ay kolu ameliyatlı ve kullanılmaz halde cephe gerisinde durmasından olsa gerek düşüncesindeyim.
merhum  hasan nail canat ağabeyimizin  Nur Dağındaki Çocuk ,  yaralı serçe  de anlatılan sadece savaş yada zindan olaylarından çok  cahit zarifoğlu nun  savaş ritimleri kitabında olduğu gibi savaşın daha geri planında afgan halkının yaşayışına ve savaş sırasında olanlara ışık tutacak bir eser.

çok sevdiği afganistanından ve dostlarından belki bir daha görüşemeyiz diye ayrılan bahattin ağabeyimizin yıllar sonra yine o afgan dağlarında rabbine yol açmasıda bir kişi sevdiğiyle beraberdir in tecelli si olsa gerektir düşüncesindeyim.

burdan  tüm afgan savaşlarında şehit düşmüş tüm şehit kardeşlerimizin ruhlarına bir fatiha yollarken geride kalan gazilerimizede bir kez daha minnet ve şükranlarımızı sunuyor ellerinden geleni yapmış bu cevafar ve vefakar insanları rabbim aramızdan eksik etmesin diye cenabı mevladan niyaz ediyorum.

17 Ocak 2011 Pazartesi

Raşid Gannuşi kimdir?

 Tunus eski diktatörü Bin Ali'nin 1990'lı yıllarda dağıttığı İslamcı Nahda (Devrim) partisinin lideridir. Tunusta islamı hassasiyetin yayılması için çaba göstermiş buna karşılık tunus zorbası bin ali taraından ülkeden sürgün edilmiş alim bir şahsiyettir.kendisi şuanda londra da sürgünde yaşamaktadır.


RAŞİD GANNUŞİ KİMDİR?
 
Raşid Gannuşi, 1941 senesinde Tunus’un güneybatısında bir köyde dünyaya geldi. Doğduğu dönem, Batı sekülarizayonunun İslam Dünyası’nda güçlü etkilerinin hissedildiği bir dönemdi.
 
Mütevazi bir hayat sürdüren ve çiftçilik ile geçimini sağlayan babası, oğlunu Batı medeniyetinin bu tehlikelerinden korumak için kendisine ilk İslami eğitimini vermeye çalışmıştır. Gannuşi, 18 yaşında da, babası tarafından el Zeytun’a dini eğitim almaya gönderilmişti. 
 
Gençlik yıllarında Gannuşi, Arap dünyasında Irak ve Suriye iktidarları tarafından benimsenen Baas ideolojisinin etkisinde kalarak Nasırcı milliyetçiliği benimsese de; 1960’lı yıllarda Suriye’de okurken selefi düşünceye dönüş yapmıştır. 

4 Aralık 2010 Cumartesi

Bahattin yıldızın Ardından. Bahattin yıldızı anma programı

Bir yetimhane yapmak için Afganistan'a giden ve orada uçağı düşerek şehit olan Bahattin Yıldız dün akşam İstanbul'da düzenlenen bir programla anıldı. Gecede Bahattin Yıldız'ın annesi de konuştu.

1956 yılında Sivas'ta doğan Bahattin Yıldız, Keşmir'den, Filistin'e, Bosna'ya hatta Afganistan'a dünyanın dört bir yanındaki mazlum kardeşlerine yardım etmek için ömrünü adadı.

Afganistan'da bir yetimhane kurmak için çıktğı son yolculuğunda bindiği uçağın düşmesiyle şehit oldu.

Dostlarının zamanın Ebu Zer'i diyerek nitelendirdikleri Bahattin Yıldız için Haliç Sütlüce Kongre Merkezi’nde anma programı düzenlendi.

İnsan ve Medeniyet Hareketi'nin düzenlediği programa Türkiye'nin dört bir yanından, Yıldız'ın dostları ve sevenleri katıldı.

Gece Kur'an-ı Kerim'le başladı. Yıldız'ın dostları bazen şiirlerle, bazen konuşmalarla andı onu. Bir çok insana hayatıyla ve ölümüyle örnek olan bu aksiyon ve gönül insanının ailesi de oradaydı.

Annesi Hatice Yıldız'ın kısa konuşması çok şey anlattı.

Afgan dağlarında mücahit, Bosna’da özgürlük yürüyüşçüsü, İzmir, Bursa, Erzurum ve daha birçok ilde öğretmen, onu tanıyan her yaştan insan için onurlu duruşu ve gönül adamı tavrıyla bir ağabeydi o...



Haber7.com

26 Ağustos 2010 Perşembe

Mala Hayati. İlk ve son Bayan Müslüman amirali



16 yy da Banda Açe yaşamış olup.Açeli sultanlardan birisinin kızıdır. İslam dünyasının ilk ve son bayan amiralidir.Kendisi gibi amiral olan kocasının Portekizlerle yapılan bir savaşta şehit düşmesi sonucu, kocaları şehit düşmüş banda açe li kadınları örgütleyerek kadınlardan oluşan milis bir denizci kuvveti kurmuştur. Bu kuvvet zamanla (sadece kadınlardan oluşan) 2000  kişiye  kadar ulaşmıştır ,bu kadınlar ordusu Inong Bale olarak adlandırılmış olup. Ordu, kocalarını Portekiz savaşlarında yitiren kadınlardan oluşuyor. Kendisini küçümseyen portekizlilere karşı Malaka boğazında yapılan bir çatışma,  da 2 portekiz gemisini batırarak ne kadar büyük bir güce ulaştığını portekizlilere göstermiştir.. kendisinin mezarı malaka boğazına nazır bir tepede banda açede bulunmaktadır

19 Mayıs 2010 Çarşamba

Bahattin Yıldız ın ardından


İlk duyduğum anda TV da aralarında ihh görevlilerinin de bulunduğu bir uçağın afganistanda Salang geçidinde düştüğü şeklindeydi... o gün hiç aklıma gelmemişti Bahattin abininde onlardan birisi olacağı ertesigün internet sayfalrını karıştırırken beynimden vurulmuşa döndüm... Bahattin Abi uçağın içindeymiş. Şahsen hiç bir tanışıklığım yok ama Bahattin abi sessiz bir efsane gibiydi.. Hala inanamıyorum.  Bahattin abimiz çok sevdiğin afganistanında Şehadet şerbetini içtin..


Aşağıda bununla ilgili bir yazı var: iki kısım.


Bir 'yıldız' daha kaydı aramızdan…
Erzurum’un en soğuk günlerinin biriydi. Yıldız semtindeki öğrenci yurdunda ısınma yok, su yok, yemekhanesi yoktu. Anadolu’dan gelen öğrenciler barınıyordu sadece burada, kirası ucuz diye.
Palandöken bembeyaz kardan bir giysiye bürünmüştü. Erzurum’un soğuğu bıçak gibi kesiyordu her yanı. Adeta nefesiniz donacak gibiydi. Su boruları dondan dolayı çalışmıyordu. Karları eriterek çay demledi arkadaşlar bize. Çaylarımızı yudumladıktan sonra iliklerimize kadar üşüdüğümüzü fark ettik.
Ankara’daki yurtta bizim her şeyimiz vardı. Sıcak su, kalorifer, üç öğün sıcak yemek ama yinede bazı ehli keyf arkadaşlar yemeklerden şikayetçi idi. Halimize şükrettim. Şikayetçi olan arkadaşlar, bir hafta bu yurtta kalsalar, acaba yine de şikayetlerine devam ederler mi, diye düşündüm.
Ben, burada tanıdım Bahaddin Yıldız’ı önce. Burada dostluğumuzun ilk temel taşları atıld, harcı kar suyundan demlenmiş sıcak çay ve dava arkadaşlığından oluşuyordu.
1975 yılında İzmir İmam- Hatip Lisesi’ni bitirmiş ve Erzurum Üniversitesi İşletme Fakültesi’ne kaydını yaptırmış ve 1987 yılı Afganistan dönüşü okulunu bitirmişti.

78 kuşağından Bahaddin Yıldız’ı tanımıyan yoktur Erzurum’da ve üniversitesitede ve Akıncılar arasında. Hicri 1400 yılı dolayısıyla Mehmet Öztürk’le birlikte Erzurum’dan Ankaraya kadar maraton koşmuşlardı. İyi bir maratontoncuydu.
Palandöken dağları onun nasıl kayak yaptığına şahittir. Ve onun nasıl adam gibi bir Akıncı  olduğunu, dostları da düşmanları da çok iyi bilir.

Akıncılar İzmir Teşkilatı Başkanlığı sırasında Bahaddin Yıldız, sadece İzmir ile değil tüm Ege bölgesini kuşatan bir çalışma yapıyordu. O, 20. yılın dervişi idi. Kendisini tanıyan herkes gibi ben de, mütevazi, sessiz, kimseye zararı dokunmayan, inançlı, imanlı, davasına ve kavgasına sadık, korkusuz mangal gibi bir yüreği olan bir Müslüman olduğuna şahadet ederim.
Kendisinin çok yakın bir dostu olarak, hiçbir zaman makam, mevki, rütbe, şan, şöhret, zenginlik..vs. gibi nefse hoş gelen dünyalık değerlere boyun eğmediğini ve onlara asla pirim verme bayağılığa düşmediğini bilirim.
Dost ve arkadaşlarına karşı vefalı ve sadık biri idi… 12 Eylülden sonra bende yurt dışına çıkmak zorunda kalanlardanım. Dost ve arkadaşlarımdan çok azı annemi ve kardeşlerimi ziyaret etmiştir. Bahaddin o vefalı dostların başında gelir. Yaşlı annem başta olmak üzere bizim evde herkes Bahaddin’i bilir. Sanki ailemizin bir ferdi gibidir. Ben 10 yıl ülkeme giremedim. Bu süre içinde  Bahaddin hep annemi arayıp ziyaretine gelmiş. On yıl sonra annem bana, ‘oğlum sen bayramlarda evimizde yoktun.Ama; arkadaşın Bahaddin Allah razı olsun senin yerine hep beni ziyarete geldi’ dediğinde ne kadar mutlu olduğunu ve olduğumu tarif edemem.
Belki de O çağımızın bir Ebu Zer’i gibiydi desem yanlış olmaz. Ve, O’nu yakından tanıyanlarda bana hak verirler sanırım…
Kuşağımızın eli kalem tutan, kalemin hakkını veren ve namusuna sahip çıkan arkadaşlarımızın önde gelenlerinden biri oldu hep.

29 Nisan 2010 Perşembe

Aliya İzzet Begoviç ve Bosna Ordusu

Aliya İzzet Begoviç ve Bosna Ordusu

Son Osmanlı Bilge Kral Aliya İzzet Begoviç Ordusunu Allahın Selamı İle selamlıyor.