Sümbül Ebrusu

Sümbül Ebrusu
istanbul etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
istanbul etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

1 Mayıs 2016 Pazar

İstanbul Kantarcılar Kuveloğlu Hanı


İstanbul Kantarcılar Kuveloğlu Hanı

İstanbulda Tahtakaleden Süleymaniye'ye çıkarken Kantarcılar içinde kalan Son dönem Osmanlı Hanlarından birisi Kuveloğlu Hanı. İlk günkü halini büyük bir oranda korumayı başarmış ve bugün hala faal bir şekilde kullanılmakta. Eski dönem sosyal ve ticari hayatına dair izler bulmak isteyenlerin Tahtakaleye yolu düştükleri zaman mutlaka ziyaret etmeleri, han içindeki taşközde pişen çaydan bir bardak içip, çaycı abiyle sohbet etmeleri ve Tarihi pide fırınından ekmek almaları salık verilir.

MTG 2016 Nisan'ının son çarşambasında gezip gördü.

28 Nisan 2016 Perşembe

İstanbul Kadıköy Ekspres İnegöl Köfecisi mekan değerlendirme


İstanbul Kadıköy Ekspres İnegöl Köfecisi mekan değerlendirme


Kadıköy merkezde bulunan oldukça meşhur bir inegöl köftecisi.
Nisan ayının son pazartesinde denemek nasip oldu. 
Mekan kalabalık ve devamlı müşteri dolu, özellikle öğle ve akşam üzeri yer bulmak bir problem.

Mekanda biz porsiyon İnegöl köfteyi tercih ettik. Zaten ana yemekleri, birde kaşarlı köfte var.
Yaklaşık 10  adet inegöl köftesi bir kaç turşu biber, acı ezmesi ve ekmekle beraber servis ediyorlar.
Geri kalan tüm garnitürler ücretle.
Bir porsiyon köfte 15 Tl.
 Lezzet açısından ben beğendim vede doyurucu.

Çalışanlarda seviyeli sizi ne fazla rahatsız ediyorlar ne de ilgisiz görünüp sizi çileden çıkarıyorlar. Mekan sade ve yemeğinizi güzelce yiyebileceğiniz bir durumda, 
ama öğlen ve akşam yemek saatlerinde çok kalabalık olduğu için yer sıkıntısı büyük bir problem olarak değerlendirilebilir.

14 Aralık 2015 Pazartesi

Bağlarbaşının güzelliği ve İstanbul

 Bağlarbaşının güzelliği ve İstanbul

İstanbula ilk adımını bağlarbaşından atmış bir genç olmanın ne gibi avantajlar getirdiğini henüz üniversitedeki ilk yıllarımda öğrenemiyordum.
Sadece üsküdardan çıkan tüm otobüslerin bizim duraktan, kadıköyden ümraniyeye giden onlarca otobüsün yürümelik mesafede geçmesinin benim için en büyük kolaylık olduğu düşüncesi birazda bahtsızca kafamda yer ediyordu.
Zamanın her şeye tek çare olduğu hayatımızda bir şeyleri feda ederek yaşadığım yerin güzelliğini keşfedebiliyordum.

Önceleri 20 dk'lık üsküdar 30 dk'lık salacak yürüyüşlerini zamanla bir yarım saate çamlıca adımlamaları. Olmadı bi yarım saate Karacaahmet'ten hareme uzanışlar daha olmadı bir boğaz köprüsü ve beylerbeyine uzanışları takip ededursun. En sona saklanan güzellik ise bambaşka oluyordu.
Bir tevafuk ve bir devanın peşinde keşfedilen Nakkaş tepenin sırtları

10 Aralık 2015 Perşembe

Küçüksu Kasrı Gezi Planı



Gezinin Amacı:
Osmanlı İstanbul’unun önde gelen mesire yerlerinden biri olan Küçüksu Çayırı’nı ve çayırın öne çıkan yapılarından birisi olan Mihrişah Valide Sultan Çeşmesi’ni, yanındaki küçük namazgâhı, daha sonraki dönemde inşa edilen Küçüksu Kasrı’nı ve yakın zamanda ihya edilen Mihrişah Valide Sultan Camii’ni ziyaret etmek.
                     
Neden Küçüksu?
Küçüksu Çayırı nefs-i İstanbul’a yakın sayılabilecek mesire alanlarından birisi olması ve latif tabiatı hasebiyle rağbet gören eğlence yerlerden birisi olmuştur. Küçüksu deresi ile Göksu deresi çevresinde oluşmuş doğal ve hoş bir gezinti yeridir. Arkasında uzanan tepeler ve önündeki boğaz ile pek havadar bir noktadadır. Ayrıca Rumeli Hisarı’nın karşısındadır ve birçok kıymetli sahilsaraya nâzırdır. Bu özellikleri ile Küçüksu, Boğaziçi’nin en önemli noktalarından bir tanesidir.
 Yanındaki ufak namazgâhı ile çayırda boy gösteren Mihrişah Valide Sultan Çeşmesi de müstesna bir su eseridir. Bu çeşmenin önemi, burayı resmeden gravürlerin hemen hepsinde ön plana çıkarılmış olmasından da bellidir. Bu çeşme, III Selim’in Suzidilara peşrevinin adeta tahaccür ile tecessüm etmiş halidir.
Küçüksu Kasrı ise çeşmenin hemen yanı başına kondurulmuştur. Küçüksu deresinin denize döküldüğü yerde inşa edilen bu kâgir yapı daha sonraki dönemlerde çayırın kendisinden daha fazla bilinir olmuştur. Ayrıca kasrın deniz tarafındaki müstesna süslemeler, içerideki duvar ve tavan süslemeleri, ahşap zem in desenleri, şömineler, orijinal mobilyalar ve özellikle II. Abdülhamid’in elinden çıkma ahşap oyma masa ve Sultan Abdulaziz’in bilek güreşi masası mutlaka görülmesi gereken eserlerdendir.

6 Ağustos 2015 Perşembe