mahal; Malatya merkez inönü caddesi
olayın kahramanları; bir karga ve sıradan insanlar
zaman: akşam 21 suları
mevsim:
yaz'ın girmesine 24 saatten bile daha az kalmış mayıs'ın son saatleri
virgüller sonrası dakikalar uçuyor artık
sıradan bir insan gibi adımlıyorum,
caddeyi
bir canlının yanından geçip geçmemek fark etmiyor
alışkanlık
herkesin yanından geçip gidiyorsunuz
kimseden haberiniz
olmadan
sadece adımlıyorsunuz
kafanız ya yerde kendi düşüncelerinizle baş başa
ya da alaycı mı yoksa kibirli mi diyeceğiniz bakışlarla
sokağı seyrederek
bir şey sizi iç aleminizden ve alışkanlıklarınızdan ve de dikkatinizden çekip alıyor
bir karga
önünden geçtiğiniz halde
tıpkı insanlar
gibi size aldırışsız bir halde bir cadde de durabiliyor
önce şaşkınsınız
insanlara özgü bencillikle kafanız dumanlanıyor bu beklenmeyen durum karşısında
alışkınız LA Fontaine den kargaların insansılaştırılmış hallerine
ama o masal diyorsunuz
caddenin kenarında bir karga asla bakamaz ve aldırışsız duramaz diye biliyorsunuz ve
öylede aslında
ama bu kara nasıl öyle dikilebiliyor
nasıl öyle aldırışsız durabiliyor,
bu haslet sadece
biz bencil insanlara ait
gözümüzün önündekini görmeden, göremeden geçebilmek
bakar körlük
inanmıyorum ilk başta o karganın orada öyle dikilebildiğine
geçip gidiyorum bir insan gibi
ama bir ses "dur" diyor
sanki çok derinlerden geliyor
gibi
o yüzden adımlarım o sese ancak 15- 20 adım sonra isteksizce itaat edebiliyor
dönüyorum geri...
karga hala orada aynı vaziyette ve hala aldırışsız
umursamazca duruyor.
şaşkınım
şaşırmalı mıyım?