Sümbül Ebrusu

Sümbül Ebrusu

17 Aralık 2010 Cuma

BJK' nin Rakibi Belli oldu. BJK nin UEFA daki rakibi belli oldu.

BJK'NİN RAKİBİ Belli oldu.

UEFA Avrupa Ligi'nde Çarşamba ve Perşembe akşamı oynanan maçlarla bir üst tura yükselen temsilcimiz Beşiktaş'ın UEFA Avrupa Ligi'ndeki  rakipleri belli oldu. UEFA Avrupa Ligi'nde kuralar çekiliyor...

Beşiktaşın rakibi Dinamo Kiev oldu.

15 Aralık 2010 Çarşamba

Zeynep Zelan1980`lerde kadın olmak

Yenişafak yazarı Fatma Karabıyık Barbarasoğlunun yazısın okurken bir paraf dikkatimi çekti paylaşmak istedim. Türkiyenin ve insanlarımzın neler kaybettiğini hatırlatan bir yazı:


Zeynep Zelan`ın 1980`lerde kadın olmak isimli çok güzel bir yazısı var. Tavsiye ederim. Sokakların ne kadar değiştiği daha güzel anlatılamazdı: "Çocuklar sabah evden çıkar, sadece tuvalet ve yemek için eve uğrarlardı. Nasıllar, başlarına bir şey gelir mi, kaçırılırlar mı, araba çarpar mı düşünmezdik. Çünkü herkesin çocuğu sokaktaydı ve o zamanlar kötü adamlar çocuklara dokunacak kadar kötü değildi."

Rafael de Nogales Mendez Türk Üniformalı Savaşçı Nogales Bey

Venezüella'lı Ama Türk Üniformalı Savaşçı:Nogales Bey



Nogales Bey (1877 - 1937)
Nogales Bey   (1877 - 1937)
Asıl adı Rafael De Nogales Mendez'dir. 14 Ekim 1877 tarihinde Venezüella’nın Taçira şehrinde dünyaya geldi. 18 yaşındayken kaybettiği ebeveyninden kendisine yüklü bir miras kaldı. Sahip olduğu servetle gününü gün etmek yerine, askerlik mesleğini tahsil etmek için Avrupa’ya gitti. Almanya ve Belçika’da muhtelif harp akademilerini okudu. 1898 yılında İspanyol ordusuna katılarak Amerika Birleşik Devletlerini karşı savaştı. Ağır bir yara aldığı İspanyol-ABD harbinden önce teğmen, sonra yüzbaşı rütbesine yükseldi.

Harpten sonra dünyayı dolaştı; Küba, Haiti, Fas, Tunus, Mısır, Eritre, Cibuti, Yemen, Afganistan, Endonezya, Güney Afrika, Angola ve Arjantin’i gezdi. Birinci Cihan Harbi’nin başladığı Ağustos 1914’te önce Belçika, sonra Fransız ordusuna yazılmak için teşebbüste bulundu, fakat Venezüella vatandaşlığından vazgeçmesi istendiği için bu ordulara katılmaktan vazgeçti.


SANA TÜRK ORDUSU YAKIŞIR

Sevilay Yükselir 18 yıl önce neden suskundunuz?

savunduğumuz fikirlerimizin birçoğu uyuşmasada , Yiğit hakkını yememek lazım. Sevilay hanım medyada ki iki yüzlülük ve menfaat peşinde koşan insanları geçmişleriyle yüzleşmeye çağırıyor... 


18 yıl önce neden suskundunuz?

Yıl 1993. İktidarda, Başbakanı Tansu Çiller olan DYPSHP koalisyonu var. RahmetliErdal İnönü de yardımcısı. Ortalık toz duman. Derin devletin maşaları memlekette hemen her gün bir yargısız infaz gerçekleştiriyor. Üniversiteli gençler de bu yargısız infazlardan payına düşeni fazlasıyla alıyor. 
Aralarında benim de olduğum bir grup devrimci- demokrat üniversiteli de, SHP'nin gençlik kollarında örgütlü mücadele vermeye çalışıyor. Dönem iktidarının bütün apolitikleştirme, lümpenleştirme politikalarına karşı ısrarla direniyoruz yani. Her okul çıkışı toplanıyoruz SHP'nin Avcılar'daki ilçe binasında! Tartışıyoruz... Konuşuyoruz... Arada bir de ilçe toplantılarına katılıp, ağabeylerimize, ablalarımıza, "Ben de varım! Ve bir bireyim! Beni de dinleyeceksiniz!" diyoruz! 

Hızlı Tren konya da şehir turu yapıyor

an itibariyle 00 :59 da şehir merkezi içinde 2. turuna çıkmış olup kule adese önünden geçmiştir.

ankara konya hızlı tren çalışmaları . Hızlı tren konyada

00:05 itibariyle hızlı tren konya da kule adesenin önünden geçmiştir. Başta konyalılar olmak üzere tüm milletimize hayırlı olsun... 
not: fotoğraf çekemedim çünkü çok yavaş geçti elim ayağıma karıştı

14 Aralık 2010 Salı

Selçuk Küpçük Gelemem Ay Karanlık

gelemem ay karanlık
dudaklarım uçuk bu yaz
bekle desem ömür olur
gelemem ay karanlık
gelemem ay karanlık

anla artık kapında
ben bir çöl vurgunuyum
uçtu bu can kafesten

Konya da Örnek İmam. Sabah namazına gelene açık büfe kahvaltı

Sabah namazına gelene açık büfe kahvaltı
Konya'da bir cami imamı cemaatinin sayısını artırmak için 17 yıldır ilginç bir uygulamaya imza atıyor.

 Cami imamı, ilk defa namaza başlayan ve her sabah namazını camide kılan cemaatine 13 çeşit çorba ikram ediyor.
Yıllarca Türk sinemasında asık suratlı, saçı sakalı bir birine girmiş, dini istismar eden imam portresi çizildi. Aradan geçen zamanda sinemadaki karekterlerin aksine din görevlileri hem çağın teknolojisine ayak uyduruyor hem de kendisini sürekli yeniliyor. İmamlar cemaat ile bağlarını kuvvetlendirmek için yeni projeler geliştirirken bazıları da sosyal-kültürel ve sportif faaliyetlerde boy gösteriyor.

Başörtüsüyle Türkiye’ye dönmeye korkuyor

Başörtüsüyle Türkiye’ye dönmeye korkuyor

Halise Özdemir, Türkiye’de inancından dolayı baskı ve ayrımcılığa tabi tutulan on binlerce öğrenciden biri

Halise Özdemir başörtülü olduğu için baskı ve hakaretlere maruz kalan, başörtüsüyle okula girilmesine izin verilmeyen Türkiye’deki on binlerce öğrenciden biri. 13 yaşında kendi isteğiyle başörtüsü giymeye başlayan Özdemir, İzmir İmam Hatip Lisesi’nde okudu. Katsayı adaletsizliğinden dolayı üniversiteye girme endişesi taşıyan Özdemir, birçok öğrenci gibi düz liseye devam etti ve kabus dolu günler başladı. “Yeni lisemde başörtümün problem olabileceği hiç aklıma gelmemişti” diyen Özdemir, lisede başına gelenleri şöyle anlatıyor: “Okulda başörtüsü giymek yasaktı. Bu yüzden okula kadar başörtülü geliyor, okulun giriş kapısında eşarbımı çıkarıyordum. Bunu yapan birkaç öğrenciden biriydim. Okul yolunda başörtüsü takmam kısa süre sonra okul idaresi tarafından uyarılmama neden oldu. Bir sabah okul müdürünün kapıda beklediğini gördüm. Bana okula gelirken eşarp takmamamı söyledi. Başörtümün okulun üniformasına karşı bir saygısızlık olduğunu ve verilen eğitimle bağdaşmayan bir tarz olduğunu söyledi.”

OKUL MÜDÜRÜ MÜSTAHDEME ‘ÖRTÜLÜ GÖRÜRSEN ALMA’ DEMİŞ
Okulda başörtüsü giymediği halde baskıya maruz kalan Özdemir sadece okul müdüründen değil, diğer öğretmenlerinden de tepki görmüş: “Okul dışında beni eşarplı gören coğrafya ve beden eğitimi hocalarım da bana karşı tavır aldılar. Okul müdürünün, müstahdeme beni kapalı görmesi halinde okula almamasını tembihlediğini duydum. Yaşadıklarımdan derin bir üzüntü duyuyordum. Bir karar vermem gerekiyordu.

Gençlerin aleyhinde 2 komite çalışıyormuş.

Gençlerin aleyhinde 2 komite çalışıyormuş
14 Aralık 2010 
Günün Risale-i Nur dersi...
Bismillahirrahmanirrahim

Bu sene inzivâda iken ve hayat-ı içtimaiyeden çekildiğim halde, bazı Nurcu kardeşlerimin ve hemşirelerimin hatırları için dünyaya baktım. Benimle görüşen ekserî dostlardan, kendi ailevî hayatlarından şekvâlar işittim. “Eyvah!” dedim.

“İnsanın, hususan Müslümanın tahassungâhı ve bir nevi cenneti ve küçük bir dünyası aile hayatıdır. Bu da mı bozulmaya başlamış?” dedim.

Sebebini aradım.
Bildim ki, nasıl İslâmiyetin hayat-ı içtimaiyesine ve dolayısıyla din-i İslâma zarar vermek için, gençleri yoldan çıkarmak ve gençlik hevesâtıyla sefahete sevk etmek için bir iki komite çalışıyormuş.

Bediüzzaman ve Gönenli Mehmet Efendi

Bediüzzaman: Gönenli sakın yanıma gelmesin!
"Söyleyin Hafız Mehmed'e, Sakın sakın yanıma gelmesin" diye hocalarla haber gönderiyordu

Son Şahitler'den Gönenli Mehmed Efendi anlatıyor:
(Bediüzzaman Said Nursi ile ilgili olarak) 'Yâ Rabbi! Bu zâtın bende hiç kısmeti yok mu? diye düşünürdüm. Evime davet ediyordum, gelmiyordu. Devamlı olarak "Söyleyin Hafız Mehmed'e, Sakın sakın yanıma gelmesin" diye hocalarla haber gönderiyordu.