Sümbül Ebrusu
14 Ekim 2011 Cuma
Günün risalei nur dersi: Kadının yaratılışı tesettürü gerektiriyor
Atatürkçülük dayatması bitmeli; yeni anayasada atatürkçülük dayatması sona erdirilmelidir.
13.10.2011 tarihli yeni asya gazetesinde kazım güleçyüz imzalı atatürkçü dayatma bitmeli isimli yazıyı sizlerle paylaşıyoruz.
yazıyı orjinalinden okumak için tıklayınız
yazıyı orjinalinden okumak için tıklayınız
|
|
Geldiğimiz aşamada, yeni, demokratik, sivil ve özgürlükçü bir anayasa, hepimizin ortak talebi. Temennîmiz, TBMM Başkanı Çiçek’in ifadesiyle kangren olmuş bu sorunun artık çözülmesi. Bunun için siyasetin neticesiz polemiklerle “top çevirme”yi bırakıp, demokrat düşünceye sahip akademisyenleri motive ederek ve onlardan âzamî destek ve katkı alarak, sivil toplumla da sıkı bir irtibat ve iletişim halinde konunun takipçisi olacak bir iradeyi ortaya koyması şart. Bu iradenin, değişmez maddeler adı altında sürdürülmek istenen resmî ideoloji tabularına dokunma konusunda da gösterilmesi gerekiyor. Dileğimiz, bu sınavın artık başarılması. Gelinen noktada aşılması gereken kritik eşik, Atatürk’e atıf yapılarak oluşturulan bilumum kalıpların terk edilmesi olarak önümüze çıkıyor. Atatürk ilke ve inkılâpları... Atatürk milliyetçiliği... Atatürk medeniyetçiliği... 61 yıllık demokrasi sürecimiz hep bu kalıplara dayanılarak defalarca kesintiye uğratıldı. Darbelerin “en önemli” gerekçesi, “Devrimler elden gidiyor” sloganıyla dile getirildi. Böylece devrimlerle demokrasinin bir arada yürütülebilmesinin imkânsızlığı, darbeciler tarafından ikrar edildi. Onun için, siyasetçiler başta olmak üzere herkesi ikiyüzlü davranmaya mecbur eden Atatürkçülük dayatmasına artık bir son verilmeli. Eğer demokrasiden söz edilecekse, Atatürkçülük dayatması mutlaka bitmeli. “Hem Atatürkçü, hem demokratız” deniliyorsa, bunu seslendirenlerden M. Kemal’in fikriyat ve icraatında, ilke ve inkılâplarında demokrasiye neden yer olmadığı sualinin ikna edici cevabını vermeleri istenmeli. Veremiyor ve buna rağmen bu iddialarını sürdürüyorlarsa, o zaman “Bu son derece açık bir çelişki ve saplantı, ama insanlar çelişkiye düşme ve bunda ısrar etme özgürlüğüne de sahip olmalı” denilerek, tercih hakkına saygı gösterilmeli. Ancak Atatürkçülüğü tek doğru fikir olarak dayatma alışkanlıklarına artık set çekilmeli ve demokraside böyle bir tavrın hiçbir şekilde yeri olmadığı kesin bir dille anlatılmalı. Atatürkçü bir rejimin demokrasiyle uzaktan yakından ilgisi bulunmadığı, cumhuriyet tarihinde yaşanmış çarpıcı örnekleriyle sabit. Ama demokrasinin sağladığı özgürlükler, diğer fikirler gibi Atatürkçülüğü de güvence altına alıyor. Yeter ki, dayatma ya da kayırma olmasın ve her türlü fikir eşit şartlarda özgürce yarışabilsin. Türkiye artık bu aşamaya geçebilmeli. Bunun için de, anayasanın başlangıç kısmı ile ikinci maddesinden itibaren değişik maddelerine sokuşturulan ve hiçbir şekilde hukuk normu niteliği taşımayan, çünkü hukukî tanımları yapılamayan ve bilimsel bir değeri de bulunmayan Atatürk ilke ve inkılâpları, Atatürk milliyetçiliği ve Atatürk medeniyetçiliği gibi kalıpların, yeni hazırlanacak anayasaya asla taşınmaması lâzım. |
alkol ve türün mamüllerine ötv zammı
hükümet halkın sağlığını havaya üfüren sigara ve bütün kötülüklerin beşiği olan alkol ve çeşitlerine ötv zammı yapmıştır hükümeti bu noktada tebrik ediyoruz. bu tür zararlı alışkanlıkları caydırıcı tedbirler almaya itmeleri sayesinde bir nebzede olsa tiryaki ve içicilere düşündürtmesini temenni ediyoruz.
İşte kalem kalem gelen vergi zamları:
İşte kalem kalem gelen vergi zamları:
Tütün içeren purolar, uçları açık purolar ve sigarilloların vergi oranları yüzde 30'dan yüzde 69'a, asgari maktu vergi tutarları ise 0,1325 liradan 0,1450 liraya çıkarıldı.
Tütün içeren sigaraların ve tütün yerine geçen maddelerden yapılmış sigaraların da vergi oranı yüzde 63'ten yüzde 69'a, asgari maktu vergi tutarı da 0,1325 liradan 0,1450 liraya yükseltildi.
Alkollü içkilerde asgari maktu vergi tutarları artırıldı.
Tütün içeren sigaraların ve tütün yerine geçen maddelerden yapılmış sigaraların da vergi oranı yüzde 63'ten yüzde 69'a, asgari maktu vergi tutarı da 0,1325 liradan 0,1450 liraya yükseltildi.
Alkollü içkilerde asgari maktu vergi tutarları artırıldı.
2011 dgs ek yerleştirme ve ilitam ek yerleştirme kontenjanları
2011 dgs ek yerleştirme kılavuzuna göre üniversitelerde boş kalan kontenjanlar ve taban puanları şöyledir.
ankara üniversitesi
kontenjan 32 taban puanı 262.33
Erzurum üniversitesi
kontenjan 7 taban puanı 248.59
sivas cumhuriyet üniversitesi
kontenjan 6 taban puanı 249.65
diyarbakır dicle üniversitesi
kontenjan 18 taban puanı 247.09
izmir 9 eylül
kontenjan 14 taban puanı 253.09
elazığ fırat üniversitesi
kontenjan 32 taban puanı 246.86
malatya üniversitesi
kontenjan 10 taban puanı248.45
istanbul üniversitesi
kontenjan 24 taban puanı 258.85
samsun 19 mayıs üniversitesi
kontenjan 6 taban puanı 251.08
sakarya üniversitesi
kontenjan 21 taban puanı 253.77
olmak üzere toplam 10 üniversitede 170 ilitam kontenjanı mevcuttur.
adaylar tercih işlemlerini 10-13 eylül tarihleri arasında yapmış olmaları gerekmektedir.
ankara üniversitesi
kontenjan 32 taban puanı 262.33
Erzurum üniversitesi
kontenjan 7 taban puanı 248.59
sivas cumhuriyet üniversitesi
kontenjan 6 taban puanı 249.65
diyarbakır dicle üniversitesi
kontenjan 18 taban puanı 247.09
izmir 9 eylül
kontenjan 14 taban puanı 253.09
elazığ fırat üniversitesi
kontenjan 32 taban puanı 246.86
malatya üniversitesi
kontenjan 10 taban puanı248.45
istanbul üniversitesi
kontenjan 24 taban puanı 258.85
samsun 19 mayıs üniversitesi
kontenjan 6 taban puanı 251.08
sakarya üniversitesi
kontenjan 21 taban puanı 253.77
olmak üzere toplam 10 üniversitede 170 ilitam kontenjanı mevcuttur.
adaylar tercih işlemlerini 10-13 eylül tarihleri arasında yapmış olmaları gerekmektedir.
retail news de yer alan büyük ticaret devlerinin satış politikası hakkındaki yazısından alıntıdır.
yazıyı orjinalinden okumak için tıklayınız.
Walmart gözünü Bakkal Mehmet'e dikti!
Walmart'ın son dönem icraatları sıranın artık 'Bakkal Mehmet'e geldiğini gösteriyor.

Articles.boston.com’un haberinde şöyle bir detay var:
“Bir Wal-mart mağazasını anlamak için bir kutu dilimlenmiş domates ve acı biberi düşünün.
Texas mutfağının temel malzemelerinden biri olan bu ürünün bir tenekesini bölgenin yerel marketi Albertson’s 1,20 dolara satarken, birkaç mil ötedeki Walmart süpermarketi sadece 88 sente sattı. Asıl büyük teklif ise sadece şarküteri ürünleri satan bir Walmart mağazasından geldi: sadece 78 sent!
Alışveriş sepetini Ro-Tel marka konservelerle dolduran müşterilerden Lajuanda Bennett itiraf ediyor: ‘Buna asla karşı koyamazsınız!’ ”
Boston’un kuzeydoğusundaki başlangıcını Somerville’de bir mağaza ile yapmak isteyen Walmart, bölgeye her zaman bölgenin en düşük fiyatıyla ürün sunmayı vadediyor.
Devasa marketlerinin yanında, bakkalı andıran küçük marketlerle tüketiciye ulaşarak ve rakip marketlerin fiyatlarını kırarak büyüyen Walmart, 2 yılda bölgede 150 şarküteri mağazası açmayı düşünüyor. Eleştirmenler zaten dünyanın en büyük market zinciri olan Walmart’ın yerel ticareti baltaladığına işaret ediyorlar.
Walmart yetkilileri ise bu iddialara karşı ‘insanların ucuz ve sağlıklı beslenme haklarının engellenemeyeceğini’ söylüyorlar.
Somerville’deki yerel ve bağımsız işletmelerin bağlı olduğu birlik, düşük fiyatın tüketicinin hakkı olduğunu belirtirken, Walmart’ın yıkıcı bir rekabetçi olduğunu ve fiyatlandırmasının rakiplerini batırmaya yönelik olduğunu belirtti.
8 Ekim 2011 Cumartesi
Tenzile anne ye Allahtan rahmet başbakanımıza Yüce Rabbimizden sabırlar niyaz ediyoruz.
07.10.2011 tarihinde vefat eden sayın başbakanımızın annesi tenzile erdoğan hanımefendiye Yüce mevladan rahmet sayın başbakanımıza Allahu teladan sabır niyaz ediyoruz.
6 Ekim 2011 Perşembe
engin ardıç ın darbe planlarıyla ilgili doğan grubuna yollamış olduğu salvolar.
engin ardıç ın sabahda çıkan 06.10.2011 tarihli yazısı.
Darbe falan yokmuş, çünkü biz eşeğiz
Vay be, "balyoz gibi" bir açıklama yapmış adam, bu bir "hukuk dersi"oluyormuş. Aydın Doğan'ın adamları öyle yazıyorlar.Bunlar bu kafada giderlerse Aydın Bey'e elinde kalan son malı da sattırıp onu tavukçuluğa, mukavva kutuculuğa ve yedek parçacılığa mahkûm edecekler galiba...
Açıklamayı yapan, "balyoz davasının" hâkimi.
Yaptığı açıklama değil, yazdığı bir "muhalefet şerhi" aslında.
Darbecilikten yargılananların serbest bırakılmalarını istemiş, diğer mahkeme üyeleri yanaşmamışlar, o da bozulmuş, tutukluluğun devamı kararına şerh koymuş.
Kısaca diyor ki, "darbe planı yapılmış ama eyleme geçilmemiştir, dolayısıyla salıverelim gitsinler"...
Çünkü bunlar darbe yapmaya girişip de diğer devlet organları karşı çıkmış olsalarmış, işte ancak o zaman bir "teşebbüs" sözkonusu olabilirmiş. Halkın karşı çıkması, iri cüsseli bir politikacının tankın üstüne fırlaması yetmez, ille "devlet organları" karşı çıkacaklar. Devlet organı olmazsa hiç kıymeti yok. Bürokrat bürokratı tanır, gerisi teferruattır.
Plan yapmak, plan yapmak amacıyla toplantı yapmak, hareket yöntemi saptayıp eylemleri ayrıntılı olarak bir de yazıya dökmek yeterli değilmiş. Cami bombalamayı, Türk pilot teğmenini şehit etmeyi falan kâğıt üzerinde bırakırsan hiç korkma, suçlu sayılmazsın.
Darbe yapıp iktidarı ele geçirseler o zaman "eylem tamamlanmış" olacakmış ki yandı gülüm keten helva! Belki hesabını soracak babayiğit otuz sene sonra çıkarsa çıkar...
Yani Aziz Nesin'in dediği gibi radyoevini ve kız lisesinin yatakhanesini ele geçirmeden başarılı sayılamazsın.
Üstüne üstlük, darbe planı 2003 yılında yapılmış, dava sekiz sene sonra açılmış, o arada plan yapanların bir kısmı emekli olmuş...
Başörtüsü zulmü eğitim başarısına dönüştü, wonder avusturyada imam hatip mezunları
haber7.com da yer alan önder vakfının desteği ile kurulmuş olan wonder ile ilgili röpörtajdır. orjinaline burdan ulaşabilirsiniz.
Başörtülüöğrenciler Türkiye'de üniversite kapılarından dönerken onları Avrupa'da okutmak için çabalayan birilerileri vardı. O birisi şimdi tutuklu, dernek de soruşturma geçiriyor.
Başörtülü
Nursel Tozkoparan'ın röportajı
Wonder, anlamı gibi dünya liderleri yetiştirmek üzere 2000 yılında kurulan bir dernek…
O yıllarda Türkiye’de meslek lisesi özellikle imam Hatip Lisesi mezunu öğrencileri katsayı engeline takılmışlardı. Daha sonra başörtülü öğrenciler de bu engele dahil oldular…
Başarılı olmalarına rağmen okuyamayan öğrencilerin eğitime devam etmeleri için hayırsever işadamları ve Deniz Feneri devreye girdi. Türkiye’deki sorun çözülene kadar mağdur öğrencileri yurtdışındaki üniversitelerde okumaları için imkân sağladılar… Kanal 7 Yönetim Kurulu Başkanı Zekeriya Karaman 'Yıldızlar Sönmesin' projesine destek verirken Deniz Feneri e.V'nin burslarıyla Avusturya başta olmak üzere birçok Avrupa ülkesinde başörtüsü mağduru öğrenci eğitim aldı.
Son günlerde aldığım en güzel haberlerden biriydi katsayı engelinin kaldırılması…
Düşünmedim değil… Mağduriyet kalktığına göre, Yurtdışı eğitime, Wonder’e başvurular da bir azalma olacak mı? Muhatabı olan Wonder Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Kara’ya sordum. On yıllık süreci ve gelinen son durumu anlattı… Yüzlerce doktora, mastır yapan öğrencisinden bahsederken haklı gururu yüzünden okunuyordu… Ve sandığım gibi başvuruda eksilme olmadığı gibi, talebin fazlalığından dolayı öğrenci almakta seçici davranmak zorunda kaldıklarını öğrendim
Dolayısıyla başlangıçta Wonder Derneği mağdur olan öğrencileri okutmak için kuruldu ama şimdilerde vizyonunu genişleterek ideali yüksek öğrencilere hizmet vermekte…
“YILDIZLAR SÖNMESİN” KAMPANYASINI ÖNEREN ZEKERİYA KARAMAN'DI
Yusuf Bey Wonder’i kurmak nereden aklınıza geldi?
Türkiye’de 1999 yılında yaşanılan depremle birlikte başka bir deprem de yaşandı. O yıl imam hatip lisesi mezunları çok başarılı olmasına rağmen Türkiye’de istedikleri yere yerleşemediler. Katsayı mağduru olan öğrenciler Türkiye’de ikinci bir deprem etkisi yarattı. Dolayısıyla bu çocuklar kendilerini boşlukta gördüler. Önder İmam Hatip Mezunları Derneği olarak kendimizi sorumlu gördük ve “ Mutlaka bir şeyler yapmalıyız” dedik. Yönetim olarak kaç öğrenciyi alıp üniversitelerde okutabiliriz diye toplandık. O dönemde Kanal 7 Televizyonu Yönetim Kurulu Başkanı Zekeriya Karaman’ın önerisiyle “YILDIZLAR SÖNMESİN” kampanyası başlattık.

“Yıldızlar Sönmesin” kampanyasının amacı neydi?
İlk etapta başarılı öğrencileri, imkânlar bularak Türkiye’de özel üniversitelerde okutmak, hiç olmazsa bu memlekete faydalı hale getirmek istedik.
Mağdur olan öğrenciler için bir çıkış yolu, bir çözüm yolu aradınız…
Tabi ki… Bu toplumun derdiyle hem hal olan derdini dert edinen insanlar olduğu için, akan gözyaşlarının da farkındaydılar. İşte o duyarlı insanlar çözüm arayışına girdiler, “Yıldızlar Sönmesin” kampanyası böyle başlatıldı. Kampanyanın tanıtım filmleri Kanal7 de dönmeye başladı.
Bir örnekle anlatmam gerekirse; Eskişehir’den bir arkadaşımız (şu anda siyaset biliminde doktora yaptı bitirdi) diplomayı almış, evinde televizyon açık ve hüngür hüngür ağlıyor; bu arada Kanal 7 ekranında ‘Bu Yıldızlar Sönmesin’ tanıtım filmi dönüyor. Öğrenci hem ağlıyor hem de televizyona kulak kabartıyor ama önemsemiyor. Sonra telefonu çalıyor. Telefondaki müdürü “Kızım sen okulun en başarılı öğrencisisin. ÖNDER seni okutacakmış, hadi git müracaat et” diyor. Buna da inanmıyor, ancak arkadaşları aradıktan sonra öylesine müracaat ediyor Önder’e.
TÜRKİYE’NİN YAŞADIĞI ZOR GÜNLERDİ O GÜNLER
Türkiye’nin yaşadığı zor günlerdi o günler. Özel üniversitelerde öğrencilerin harçlarını yatırmak, onlara katkıda bulunmak kolay bir şey değildi. Neticede bir öğrenciye 5 bin dolar okul harcı gerekiyordu. Bu sayı yüzlerce olduğu zaman çok ciddi rakamlara ulaşıyordu. O günlerde bu rakamlar başta Kanal 7 Yönetim Kurulu Başkanı Zekeriya Karaman olmak üzere, Huzur Giyim’in sahibi,Gezer’in sahibi gibi birçok hayırsever işadamının katkılarıyla ödendi. Sonra özel üniversitelerde de bu mağduriyet başlayınca yurt dışına öğrenci göndermeyi düşündük.
“28 ŞUBATÇILAR ÖNÜMÜZE ENGEL KOYDULAR NE YAPACAZ” DİYE DÖVÜNMEDİK
İlk ne zaman yurtdışına öğrenci göndermeye başladınız?
Tekrar başörtüsü mağduriyeti özel okullarda da başlayınca biz yeniden arayışlara girdik. “Eyvah! 28 Şubatçılar önümüze bir engel koydular ne yapacağız” diye dövünüp durmadık. Sürekli alternatifler geliştirmeye çalıştık. Yani “Biz akan suyuz, önümüze bir set gelse bile onu yarar geçeriz, yaramazsak yandan geçeriz” dedik. Yusuf Ziya Sula ile beraber önce Kıbrıs’a gittik, oradaki üniversiteleri araştırdık, üniversite rektörleriyle görüştük. Rektörler öğrencilerin yüksek puanlarını görünce; “Bu öğrencilerin hepsini bize gönderin, bazıları çok az para alırız, bazıları neredeyse para almayız” deyip öğrencileri bizden talep ettiler. Ama üniversitenin kalitesini çok iyi bulmadığımız için bu çocukları harcamak istemedik. Çünkü eğitim kalitesine güvenmedik.
KAYIT YAPTIRIRKEN OKULA SİYAH BİR MERCEDESLE BİRİ GELDİ VE OKUL YÖNETİMİ KAYIT YAPMAKTAN VAZGEÇTİ
kipa sakarya avm de namaz kılanlara hakaret
Mescit isteyen müşteriye cevap: Camiye git
Hipermarket'ten alışveriş yapan müşteriler, dilek ve şikayet defterine yazdıkları mesajla mescit açılması talebinde bulundu.
Hipermarket'ten alışveriş yapan müşteriler, dilek ve şikayet defterine yazdıkları mesajla mescit açılması talebinde bulundu.
Sakarya'da 1 yıldır faaliyette olan Kipa Hipermarket'ten alışveriş yapan müşteriler, dilek ve şikayet defterine yazdıkları mesajla mescit açılması talebinde bulundu.
Market yetkilileri, müşterilerin bu talebine, "Burası ibadethane değil, alışveriş merkezi, en yakın camiye bi zahmet." şeklinde cevap verdi. Mescit konusunda talepte bulunan Murat Alan isimli müşteri, cevaba çok şaşırdığını belirtirken, "Hiç olmazsa daha saygılı ifade kullanabilirlerdi." dedi.
Adapazarı Çevre Yolu üzerinde bulunan Kipa Hipermarket'te hem çalışanların hem de müşterilerin namaz kılabileceği bir mescit bulunmuyor. Bu durum hem çalışanların hem de müşterilerin tepkisine sebep oluyor. Kipa, müşterilerin istek ve şikayetlerini yazabilmeleri için mağaza içinde bir defter bulunduruyor. Defterin üst kısmında 'öneri ve şikayetleriniz' bölümüne müşteri istek veya şikayetini yazıyor. Defterin alt kısmında bulunan Kipa'nın görüşü kısmına da şikayet ve isteklere mağaza yönetimi tarafından cevap yazılıyor. İstekler arasında mescit talebi önemli bir yer tutuyor. Şenol Korkut isimli bir müşterinin istek ve şikayet defterine yazdığı "Mağaza çok güzel ve çok büyük. Fakat ufacık bir oda bile olsa ibadetimizi yapabilmemiz için mescit yok, buna çok üzüldük." şikayetine mağaza müdürü imzasıyla şaşırtan şu cevap veriliyor: "Arkadaşım burası ibadethane değil, alışveriş merkezi,en yakın camiye bi zahmet." Aldığı cevap karşısında üzüldüğünü belirten müşteri Murat Alan, Kipa gibi büyük bir alış veriş merkezinden en azından daha saygılı bir cevap beklediğini ifade etti. Alan, market yetkililerinin tavrı hakkında şunları söyledi. "Hiç beklemediğim alay kokan, dalga geçen bir cevaptı. Bırakın müşteriyi orada 250 kişi çalışıyor. Bu insanların ibadet etme hakkı bulunmuyor mu?" Sakarya Kipa yetkilileri, müşterilerin taleplerini genel merkeze ilettiklerini, konu ile ilgili açıklama yapmak istemediklerini belirtti.
5 Ekim 2011 Çarşamba
2011 ek yerleştirme yeni açılan din kültürü ve ahlak bilgisi öğretmenliği kontenjanları dikab ek yerleştirme yeni açılan bölümler, üniversiteler
2011 ek yerleştirme klavuzunda bu sene 3 adet dikab din kültürü ve ahlak bilgisi öğretmenliği bölümü açılmıştır.
bu üniversiteler
bolu izzet baysal
1011607 ilköðretim Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öðr. 30 - - - (yeni açıldı)
bartın(yeni açıldı)
1881218 ilköðretim Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öðr. 30 - - -
şanlıurfa harran
1253199 ilköðretim Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öðr. (iÖ) 40 - - - (yeni açılmıştır taban puanı yoktur tüm adaylar tercih edebilirler)
kastamonu üniversitesi
1561261 ilköðretim Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öðr. 40 - - - (yeni açılmıştır taban puanı yoktur tüm adaylar tercih edebilirler)
toplam kontenjan sayısı 140 adet.
bu üniversiteler
bolu izzet baysal
1011607 ilköðretim Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öðr. 30 - - - (yeni açıldı)
bartın(yeni açıldı)
1881218 ilköðretim Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öðr. 30 - - -
şanlıurfa harran
1253199 ilköðretim Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öðr. (iÖ) 40 - - - (yeni açılmıştır taban puanı yoktur tüm adaylar tercih edebilirler)
kastamonu üniversitesi
1561261 ilköðretim Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öðr. 40 - - - (yeni açılmıştır taban puanı yoktur tüm adaylar tercih edebilirler)
toplam kontenjan sayısı 140 adet.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

