2010 ilahiyat ek yerleştirmede yeni açılan İlahiyat fakülteleri
Erzincan Üniversitesi İlahiyat Fakültesi
80 Birinci Öğretim ve 80 İkinci öğretim
Iğdır Üniversitesi İlahiyat Fakültesi
100 İkinci öğretim
Yeni açılan kontenjanlar. Bu kontenjanlar için taban puan mevcut olmayıp tüm adaylar tercih edebilirler.
Sümbül Ebrusu
5 Ekim 2010 Salı
ilahiyat ek kontenjanları 2010
194 birinci öğretim
361 İkinci Öğretim
6 İngilizce
3 Yaygın Din Ö. U.
olmak üzere toplam 564 kontenjan verildi
Üniversitelere göre ne kadar kontenjan kaldığını öğrenmek için bu linkten daha ayrıntılı olarak bakabilirsiniz.
361 İkinci Öğretim
6 İngilizce
3 Yaygın Din Ö. U.
olmak üzere toplam 564 kontenjan verildi
Üniversitelere göre ne kadar kontenjan kaldığını öğrenmek için bu linkten daha ayrıntılı olarak bakabilirsiniz.
2010 ilahiyat üniversiteler göre ek yerleştirme kontenjanları
2010 ilahiyat ek yerleştirme kontenjanları
Ankara Üniversitesi
İlahiyat : 5
İlahiyat İngilizce : 2
Yaygın Din Öğretimi ve Uygulamaları : 3
Erzurum
İlahiyat : 12
İlahiyat İÖ : 14
Sivas cumhuriyet:
İlahiyat : 5
İlahiyat İÖ : 10
Çanakkale 18 mart
İlahiyat : 2
İlahiyat İÖ : 8
Adana Çukurova
İlahiyat : 2
Diyarbakır Dicle
İlahiyat : 7
İlahiyat İÖ : 21
İzmir 9 Eylül
İlahiyat : 8
İlahiyat İÖ : 21
Kayseri Erciyes
İlahiyat : 4
İlahiyat İÖ : 7
Erzincan Üniversitesi (Ek yerleştirmede açıldı Tüm adaylar tercih edebilirler)
İlahiyat :80
İlahiyat İÖ: 80
Eskişehir Osmangazi
İlahiyat İÖ: 10
Elazığ Fırat
İlahiyat : 3
İlahiyat İÖ: 4
Şanlıurfa Harran
İlahiyat : 8
İlahiyat İÖ: 13
Çorum Hitit
İlahiyat : 9
İlahiyat İÖ: 8
Iğdır
İlahiyat : 6
İlahiyat İÖ: 100 (Ek yerleştirmede açıldı Tüm adaylar tercih edebilirler)
Malatya Darende
İlahiyat : 7
İlahiyat İÖ: 6
İstanbul Üniversitesi
İlahiyat : 2
İlahiyat İngilizce: 2
İlahiyat İÖ : 8
Maraş Sütçü İmam
İlahiyat : 5
Marmara Üniversitesi
İlahiyat İngilizce: 2
İlahiyat İÖ: 7
Samsun 19 mayıs
İlahiyat : 5
İlahiyat İÖ: 11
Rize
İlahiyat : 3
İlahiyat İÖ: 4
Sakarya
İlahiyat : 1
İlahiyat İÖ: 6
Selçuk Konya
İlahiyat : 1
İlahiyat İÖ: 3
Isparta SDÜ
İlahiyat : 3
İlahiyat İÖ: 5
Şırnak
İlahiyat : 6
Bursa Uludağ
İlahiyat : 6
İlahiyat İÖ: 13
Van YY
İlahiyat : 2
İlahiyat İÖ: 8
Not: Lütfen link vermeden alıntı yapmayalım , lütfen
emeğe saygı............
emeğe saygı............
4 Ekim 2010 Pazartesi
Zorunlu Askerliği İstemiyoruz
Derindusunce.org da yer alan zorunlu askerlikle ilgili mehmet yılmaz ın yazmış olduğu ve şu sıralar en çok okunan ve yorumlanan yazısını sizlerle paylaşıyoruz. yazıyı orjinalinden okuyup yorum yapmak için sayfanın sonundaki bağlantıya tıklayınız.
Genel seçimlere kadar hem yeterince vakit var hem de gündem hükümete baskı yapmak için müsait: Tek tip askerlik projeleri tökezledi, yeni bir anayasa gündemde, terörün askerî önlemlerle çözülmeyeceğini herkes anladı. Hangi partiye oy verdiğinizi, referandumu filan bir kenara bırakın, zorunlu askerlik yükünden kurtulmak istiyorsanız bunu konuşmanın tam zamanı.
Elbette Türkiye yabancı bir ordunun saldırısına uğrasa “bırak ya, sen mi kurtaracaksın memleketi” demenin alemi yok, kadın-erkek, genç-yaşlı demeden herkes vatanı savunmalıdır. Ama mesele bu değil. Mesele yeteneğine, zekâsına, fiziksel ve psikolojik direncine bakmadan belli bir yaşa gelen bütün erkeklerin askere alınması. Böylesine adeta sokaktan toplanmışbir grup insana en önemli şeyi emanet ediyoruz: Vatanımızın güvenliğini, hayatımızı, sevdiklerimizin hayatını…
Zorunlu askerlik hizmeti aslında askerlik mesleğine yapılmış bir hakarettir. Neden? Mühendis olmak için 4 sene okumak gerekiyor. Herkes polis, manken ya da basketbolcu olamaz Bir seçme var başta. Herkes bu meslekleri yapamıyor. Seçildiniz, yetmiyor, yıllar süren eğitimi var. Ama asker? Sanki çok önemsiz ve kolay bir meslek. Herkes asker olabiliyor. Uzun-kısa, akıllı-aptal, çevik-hantal, istekli-isteksiz fark etmez.
Herkes asker olamaz!
Kimi insanlar acil durumlara çabuk ayak uydururlar. Korkmazlar, paniğe kapılmazlar. Çabuk ve doğru karar verirler. Tartışacak vakit olmayan bir durumda da her şeyi bilmeden, anlamadan emirlere uyarak ekipteki disiplini korurlar. Bir ambülans içindeki hemşireler, yangına giden itfaiyeciler ve savaş alanındaki askerler böyle davranmalıdır.
Başka bazı meslekler vardır, uzun uzun düşünmeyi tartışmayı, plan ve hesap yapmayı gerektirir. Bu ikinci grup mesleğe uygun olan insanları ne kadar eğitirseniz eğitin iyi bir asker yapamazsınız.
Bizim ülkemizi ise zorla asker yapılmış insanlar savunuyor. Hem de 40 günde eğitilmiş, tek mermi atmadan asker(!) olmuşlar. Gerçekte diş doktoru, öğretmen, tesisatçı çaycı veya simitçi olan insanlara bir üniforma giydiriyorsunuz ve hop 600.000 asker! “Dünyanın en büyük ordusu” diye övünüyoruz ama dinozorlar da çok büyüktü, unutmayalım, artık soyları tükendi. Çünkü uyum sağlama kabiliyeti büyüklükten, kaba kuvvetten üstündür.
İstemeden asker olunmaz!
Anneniz ameliyat masasında, doktor yanınıza yaklaşıyor, maskesinin arkasından boğuk bir sesle “beyefendi beni zorla doktor yaptılar, aslında bu işten nefret ediyorum, okulda okumadım doğru dürüst, zaten beni kan tutar” diyor. Kâbusu düşünebiliyor musunuz?
Türkiye yabancı bir ordunun saldırısına uğramış olsa nasıl bir ordu tarafından savunulmak istersiniz? Eviniz, işyeriniz, hayatınız ve ülkenizin bağımsızlığı söz konusu. Anneniz için tecrübeli ve mesleğini seven bir doktor isteyen siz ülkeniz için tecrübeli ve askerliği seven bir ordu istemiyor musunuz?
Gençliğimde balıkçılık yapmıştım. Şimdi bir insanın sandalda ayakta duruşundan anlarım denizci olup olmadığını. Sizin mesleğinizde böyle değil midir? “Adamın eline yakışmadı bu iş” derler. Doğrudur. Bir kaportacının çekici nasıl tuttuğunu gördünüz mü? Arabanın sağlam tarafını okşayarak zihnine kaydeder, sonra gider vuruk tarafını tamir eder.
Bende balıkçılık bitti. 10 seneyi aşkın bir süredir bilgisayar mühendisiyim. Danışmanlık yapıyorum. Kimi zaman muhataplarımız dergilerden kaptıkları bir kaç teknik kelimeyi peşpeşe dizip olduklarından daha bilgili görünmeye çalışır.Meslekten olmayan biri böyle ukalalık yaptığında bir kaç dakika sürmez anlaşılması.
Şimdi bir düşünün, 40 günlük eğitimle dağlara yolladığımız gencecik çocuklar acaba 10 senedir Hakkâri’de, Şırnak’ta pusu kuran, roket atan, mayın döşeyen bir eşkıyanın gözünde nasıl görünüyor?
Kurbanlık koyun gibi sıranın size ve evlatlarınıza gelmesini beklemeyin artık. Zorunlu askerliğin kaldırılması ve yerine adam gibi %100 profesyonel bir ordunun kurulması vakti geldi artık. Başta Türkiye’nin güvenliği için atılması gereken bir adım bu. “Ben ne yapabilirim ki?” demeyin. Mail ile dostlarınıza ulaştırın bu sayfayı. FaceBook’ta, sözlüklerde, sitenizde paylaşın. Tanıdığınız gazetecilere, milletvekillerine, derneklere… Bu konu açık açık tartışılmalı. Ülkemizin savunmasını ve evlatlarımızın hayatını garantiye almak bizim hem hakkımız hem de ödevimiz.
Derin Düşünce.org

Çeşitli fikirlerin tartışıldığı bir platform. şu günlerde zorunlu askerlikle ilgili tartışmalar kamuoyunun dikkatini çekmiş durumda. Yaklaşık 4 yıldır faaliyette olan site, okuyucularından gelen yorumlarla da takipçilerinin siteye bağlılıklarını ve ismine layık olduğunu gösteriyor
siteye erişmek için tıklayınız:
23 Eylül 2010 Perşembe
Ayasofya ile ilgili şiir ve karikatürler
Ali Ulvi Kurucu
Mahvoldu hayalim, bu nasıl korkulu rüya?
Şaştım; neyi temsil ediyorsun Ayasofya?

Osman Yüksel Serdengeçti
Ayasofya! Ayasofya! Seni bu hale koyan kim?
Seni çırılçıplak soyan kim? Hani nerede? Gönüllerden kubbelere, Kubbelerden gönüllere, Gürül gürül akan Kur`an sesleri?
Kur`an sesleri dindirilmiş, Müslümanlar sindirilmiş!...
Allah, Muhammed, Hülefa-i Raşidinin, İsimleri kubbelerden yerlere indirilmiş.
Fethin, Fatih`in mabedinden kitab-ı mübini, Bu ulu dini kaldıran kim?
Dinimize, imanımıza saldıran kim?
Mabedimin göğsüne uzanan namahrem eli, Kimin elidir?
Söyle Ayasofya, söyle! Seni puthane yapan hangi delidir?
Bedirhan Gökçe
Dolaştım İstanbul`u sabaha karşı Aşiyan, Eyüpsultan, Kapalıçarşı
İçimdeki hüzünle durdum önünde, Ayasofya garipti, ben ağlamaklı.
Şimdi Eyüp`teyim ben, sabah namazı,
Hiçbir yerde bulamam burdaki hazzı.
İndim Sultanahmet`e bir hüzün sardı, Ayasofya garipti, ben ağlamaklı.
Gözlerim kan çanağı, çıktım dışarı, Caminin tam önünde, simitçi çaycı.
Kan kırmızı o çayda, yine o vardı, Ayasofya garipti, ben ağlamaklı..
Arif Nihat Asya
Mahvoldu hayalim, bu nasıl korkulu rüya?
Şaştım; neyi temsil ediyorsun Ayasofya?

Osman Yüksel Serdengeçti
Ayasofya! Ayasofya! Seni bu hale koyan kim?
Seni çırılçıplak soyan kim? Hani nerede? Gönüllerden kubbelere, Kubbelerden gönüllere, Gürül gürül akan Kur`an sesleri?
Kur`an sesleri dindirilmiş, Müslümanlar sindirilmiş!...
Allah, Muhammed, Hülefa-i Raşidinin, İsimleri kubbelerden yerlere indirilmiş.
Fethin, Fatih`in mabedinden kitab-ı mübini, Bu ulu dini kaldıran kim?
Dinimize, imanımıza saldıran kim?
Mabedimin göğsüne uzanan namahrem eli, Kimin elidir?
Söyle Ayasofya, söyle! Seni puthane yapan hangi delidir?
Bedirhan Gökçe
Dolaştım İstanbul`u sabaha karşı Aşiyan, Eyüpsultan, Kapalıçarşı
İçimdeki hüzünle durdum önünde, Ayasofya garipti, ben ağlamaklı.
Şimdi Eyüp`teyim ben, sabah namazı,
Hiçbir yerde bulamam burdaki hazzı.
İndim Sultanahmet`e bir hüzün sardı, Ayasofya garipti, ben ağlamaklı.
Gözlerim kan çanağı, çıktım dışarı, Caminin tam önünde, simitçi çaycı.
Kan kırmızı o çayda, yine o vardı, Ayasofya garipti, ben ağlamaklı..
Arif Nihat Asya
Birgün, soluğum kesildi, nabzım durdu…
Bildim ki ihânet, yüreğimden vurdu…
Ey mutlu Emîr, ey ulu Fâtih, beni sen
Dinlendirdin; torunların susturdu!
Ayasofya
Ayasofya
Cânım Ayasofya’nın resmini minâresiz
Çıkarmışlar gördüm, bir Rumca dergide Rumlar
Kızmaya hakkınız yok, ezan sesi olmayan
Câmide minârenin, kim demiş, lüzûmu var?
****
Ayasofya
NERDE ABDULHAMİTİN,YAVUZUN, FATİHİN TORUNU,
NERDE KALDI MÜSLÜMANIN PAHA BİÇİLMEZ ONURU,
SULTAN AHMET DİNDİRİR HASRETİMİ BEŞ VAKİT
NEDEN BU KADAR VEFASIZ ÇIKTIN
EY OSMANLININ OĞLU!!
Mahzun Ayasofya şiiri
Üstad arif nihat asyanın ayasofya ile ilgili yazmış olduğu harukülade bir şiir.
Mahzun Ayasofya
Ulu mabed, neye hicrana büründün böyle,
Fatih'in devrini bir nebzecik olsun söyle!
Fatih'in devrini bir nebzecik olsun söyle!
Beş vakit loşluğunda saf saftık,
Davetin vardı dün ezanlarda,
Seni ey mabedim utansınlar ,
Kapayanlar da, açmayanlar da!
Arif Nihat Asya
20 Eylül 2010 Pazartesi
2010 komek , selmek , karmek kayıtları
komek , selmek , karmek kayıtları başlamıştır ilgililerine duyurulur.
komek :13 eylül 02 ekim tarihleri arasında
selmek : 0332 251 02 51 dahili 1120 nolu telefondan ayrıntılar öğrenilebilir.
karmek : 13 eylül 24 eylül tarihleri arasında
komek :13 eylül 02 ekim tarihleri arasında
selmek : 0332 251 02 51 dahili 1120 nolu telefondan ayrıntılar öğrenilebilir.
karmek : 13 eylül 24 eylül tarihleri arasında
Birşey yap
Bomboş oturan insanlara hitaptır.
Bir şey yap, güzel olsun. Çok mu zor?
O vakit güzel bir şey söyle. Dilin mi dönmüyor?
Güzel bir şey ...gör veya güzel bir şey yaz. Beceremez misin?
Öyleyse güzel bir şeye başla. Ama hep güzel şeyler olsun.
Çünkü her insan ölecek yaşta. Geç kalmayasın!
...
Şems-i Tebrizi
7.Konya Mistik Müzik Festivali
22 Eylül Çarşamba günü başlayıp 30 Eylül Perşembe günü sona erecektir.
Festival Programı ise şöyle
Katılımcı ülkeler ve festival ile ilgili ayrıntılı bilgi almak için tıklayınız.
Daha önceki festivallerin katılımcısı olarak İran ın en çok ilgi ve beğeniyi toplayacağını düşünüyorum. ikinci favorim ilginç gösteriler sunan ve ilk defa Konya ya gelen Mali li grup.
Tüm konyalı mistik müzik severler ile çarşamba günü Mevlana Kültür Merkezi Sultan Veled salonunda buluşmak üzere... iyi seyirler.....
22 Eylül Çarşamba
İran
Fars Klâsik Müziği
Hossein Alizadeh & Hamavayan Ensemble
23 Eylül Perşembe
Bali / Endonezya
Gamelan
Gamelan Semara Ratih
24 Eylül Cuma
Tayvan
Çin Geleneksel Müziği
Soul to Formosa
25 Eylül Cumartesi
Tuva
Tuva Geleneksel Müziği ve Kaylama
Alash Ensemble
26 Eylül Pazar
Yunanistan
Ortodoks Kilise Müziği
Tropos Bizans Korosu
27 Eylül Pazartesi
Pakistan
Qawwali
Mehr Ali & Sher Ali Qawwal
28 Eylül Salı
Mali
Kora
Toumani Diabaté
29 Eylül Çarşamba
Hindistan
Karnatik Müzik
Nirmala Rajasekar
30 Eylül Perşembe
Türkiye
Türk Tasavvuf Müziğinden Örnekler ve Semâ Töreni
Kültür ve Turizm Bakanlığı
Konya Türk Tasavvuf Müziği Topluluğu
Festival Programı ise şöyle
Katılımcı ülkeler ve festival ile ilgili ayrıntılı bilgi almak için tıklayınız.
Daha önceki festivallerin katılımcısı olarak İran ın en çok ilgi ve beğeniyi toplayacağını düşünüyorum. ikinci favorim ilginç gösteriler sunan ve ilk defa Konya ya gelen Mali li grup.
Tüm konyalı mistik müzik severler ile çarşamba günü Mevlana Kültür Merkezi Sultan Veled salonunda buluşmak üzere... iyi seyirler.....
Program
Halka açık, ücretsiz konserler, hergün saat 21:00'da başlayacak ve Konya Büyükşehir Belediyesi Mevlâna Kültür Merkezi, Sultan Veled Salonu veya Semâ Salonunda yapılacaktır.22 Eylül Çarşamba
İran
Fars Klâsik Müziği
Hossein Alizadeh & Hamavayan Ensemble
23 Eylül Perşembe
Bali / Endonezya
Gamelan
Gamelan Semara Ratih
24 Eylül Cuma
Tayvan
Çin Geleneksel Müziği
Soul to Formosa
25 Eylül Cumartesi
Tuva
Tuva Geleneksel Müziği ve Kaylama
Alash Ensemble
26 Eylül Pazar
Yunanistan
Ortodoks Kilise Müziği
Tropos Bizans Korosu
27 Eylül Pazartesi
Pakistan
Qawwali
Mehr Ali & Sher Ali Qawwal
28 Eylül Salı
Mali
Kora
Toumani Diabaté
29 Eylül Çarşamba
Hindistan
Karnatik Müzik
Nirmala Rajasekar
30 Eylül Perşembe
Türkiye
Türk Tasavvuf Müziğinden Örnekler ve Semâ Töreni
Kültür ve Turizm Bakanlığı
Konya Türk Tasavvuf Müziği Topluluğu
12 Eylül 2010 Pazar
Referandumdan Demokrasi ve aydınlık gelecek çıkmıştır
12.09.2010 Tarihinde yapılan referandumdan %58.2 evet, % 41.8 hayır çıkmış bu sonuçla darbe anayasasına en büyük darbe vurulmuştur... Kararın milletimize ve ülkemize hayırlar getirmesini temenni ederim.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)