Sümbül Ebrusu

Sümbül Ebrusu

9 Temmuz 2013 Salı

Haber7 Karadağ Müftüsü Rifat Feyziç ile ropörtaj.

Haber7,com'un Karadağ Müftüsü ile gerçekleştirmiş olduğu gündemdeki son olaylar ve Türkiyenin Uluslararası arenadaki gücü ile ilgili müslüman azınlıkların gözünden bir değerlendirmi. 
Karadağ'ın Bar kentinde Haber 7'ye konuşan Karadağ Diyanet İşleri Başkanı Rifat Feyziç, Gezi olayları ile ilgili çok çarpıcı değerlendirmelerde bulundu.
Bölgedeki Müslümanların Türkiye'ye bakışını ve Türkiye'de son yaşanan olayları değerlendiren Feyziç, Türkiye'nin sınırları dışında yaşayan biri olarak olayları daha net görebildiklerini ifade etti. Son 10 yılda Türkiye'nin büyük bir atılım gerçekleştirdiğini ifade eden Feyziç, Taksim'de çıkarılarak ülke geneline yayılmaya çalışılan olayların Türkiye'nin bu gelişiminden rahatsız olan küresel aktörlerin işi olduğunu savundu.
BALKANLAR'DAN GÖRÜNEN TÜRKİYE
İşte Feyziç'in ağzından Balkanlar'dan görünen Türkiye:
"Biz çok zor zamanlar geçirdik. Balkan Müslümanlar olarak Osmanlı'nın buradan gidişiyle birlikte buralarda bizim için çok zor günler başladı. Kimsesiz kaldık, garip kaldık, sahipsiz kaldık... Biliyorsunuz Balkan Savaşları, Birinci Dünya Savaşı, İkinci Dünya Savaşı ve 90'lı yıllarla birlikte Bosna, Kosova savaşları... Bu savaşların her birinden sonra coğrafya değişti yeni devletler oluştu. Bütün bu savaşlarda en çok zararı ise buralardaki Müslüman halk gördü. Bu savaşlarla her hırpalanışımızda Balkanlar'da biz gerçekten kendimiz çok yalnız hissettik. Bu zor günlerimizde Balkan Müslümanları olarak bizim yanımızda olan bizi düşünen düşünen, bizim dünyadaki sesimiz olan maalesef hiç kimse olmadı.
Son zamanlarda Türkiye'nin tekrar buralara yoğun olarak açılması, buradaki Müslüman kardeşleri olan bizlerle ilgilenmesi, bize her alanda destek olmaya çalışması Balkan Müslümanlara yeni bir güç kazandırdı. Biz tekrar öz güvenimizi bulduk. Türkiye'nin bizlere sahip çıkması bize inanılmaz bir güç verdi.
Türkiye'den devlet adamlarımız buraları sık sık ziyaret ediyorlar. Buraya geldiklerinde mutlaka Karadağ'daki Müslümanlarla görüşüyorlar. Siyasi ve dini liderlerle görüşüyorlar. Bu ziyaretler de Karadağ Hükümet yetkililerine ve Karadağ Devleti'ne bizim artık yalnız olmadığımızı hissettiriyor.
Türkiye son 10 yılda burada çok büyük projelere imza attı. Bugün Karadağ'ın en büyük camisi TİKA tarafından yapılıyor. Biz bu caminin temellerini Karadağ İslam Birliği ile birlikte tam 11 yıl önce atmıştık. Ancak maddi imkansızlıklar sebebiyle bir türlü bitiremedik. Bugün bu yarım kalan hayır çalışmasını Türkiye büyük bir destekle kısa bir süre sonra tamamlayacak. Burada bölge için dev bir külliye oluşturulacak. Bunun gibi daha onlarca proje bugün güçlü Türkiye sayesinde bu bölgelerde hayat buluyor.
"EN ZON GÜNLERİ YAŞARKEN TÜRKİYE'DE ERDOĞAN ORTAYA ÇIKTI"
En zor günlerdeydik ki Türkiye'de Sayın Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ortaya çıktı. Ardı ardına yaşanan gelişmeler uzun bir süre karanlıkta kalan Balkan Müslümanları için de uzun yıllar sonra ortaya çıkan bir ışık gibi oldu. Buradaki Müslümanlar da Türkiye'nin yükselen o ışığından yeniden faydalanmaya başladı.
Karadağ Diyanet İşleri Başkanı Rifat Feyziç, Bar kentinde yaptığımız görüşmemiz sonrası FATİH plakalı aracının önünde objektiflerimize poz verdi.
"SON OLAYLAR BİZİ ÇOK KORKUTTU VE ÜZDÜ"
Türkiye'de yaşanan son olaylar buradaki biz Müslüman kardeşlerinizi inanılmaz şekilde üzülüyor. Balkan Müslümanlarının içinde yeni bir korku var. Türkiye'de yeniden bir şeyler olursa biz tekrar eski yalnız günlerimize döner miyiz diye... İçimizi zaman zaman bu korku sarıyor. Biz Türkiye'ye bu gözle bakıyoruz. Nefesimizi tuttuk Türkiye'yi gözler olduk.
"EYLEM YAPANLARI ANLAMAKTA GÜÇLÜK ÇEKİYORUM"
Son yaşananları hayretler içinde izliyorum. Bu nasıl bir iştir diye... Bu eylemleri gerçekleştirenleri anlamak mümkün değil.
Bütün dünya ekonomik krizle boğuşurken dünya devletleri finansal sıkıntılarla boğuşurken Türkiye her günden daha iyi... İnanılmaz gelişmeler yaşanıyor, çok büyük projelere imza atılıyor. Çok büyük yatırımlar yapılıyor. Biz Balkanlardaki kardeşleriniz bütün bu olumlu gelişmeler yaşanırken eylem yapan insanların ne istediklerini anlamakta güçlük çekiyoruz.
"TÜRKİYE VE ERDOĞAN İÇİN DUA ETTİK"
Olanlardan çok endişe ettik. Sabah akşam Türkiye için çok dua ettik. Allahımıza yalvardık bir olumsuzluk yaşanmasın diye... Ben şahsen Gustıvar kentine gittim. Buradan Makedonya'daki destek mitingine gittim, bizzat katıldım. Başbakan Erdoğan'a destek vermeye çalıştık. Karadağ'daki Müslümanlar olarak cuma namazları sonrası Başbakan Erdoğan için dualar ettik. Erdoğan'ın Müslüman coğrafyalardaki insanlar için büyük bir nimet olduğunu düşünüyorum.
"EYLEM YAPANLAR BİZİ DAHA FAZLA ÜZMESİN"
Biz buradan Türkiye'de olanları daha net görebilme imkanına sahibiz. Sonuçta biz gelişmeleri dışarıdan izleme imkanına sahibiz. Nasıl ki bir satranç oyununda kenarda oturan üçüncü kişi bazı şeyleri daha iyi görür. Biz de aynı şekilde olayları daha iyi takip edebiliyoruz. Bu eylemleri yapanlardan bizi daha fazla üzmemelerini istiyorum. Ülkelerine sahip çıksınlar. Çok büyük oyunlar oynanıyor. Türk halkı artık eskisi gibi değil. Türk halkı artık gerçekleri görüyor. Halk bu oyunları okudu ve Gezi olaylarında da oyuna gelmedi.
"BU OLAYLAR TÜRKİYE'Yİ FRENLEYEMEYEN DIŞ GÜÇLERİN OYUNUDUR"

Kesinlikle bu dış güçler tarafından tezgahlanmış bir oyundur. Buradaki insanlarla zaman zaman bu konuları konuşuyoruz. Müslüman olmayanların da söyledikleri şeyleri takip ediyorum. Herkes şunu açıkça konuşuyor. Türkiye'nin özellikle ekonomisini düzeltmesi, sürekli gelişmesi, siyasi istikrarı yakalaması, IMF ile olan borçlarını bitirmesi, büyük bir havaalanı yapması vs... Bütün bunlar birilerini acayip rahatsız ediyor.
Şu bir gerçek; Bazı Batılı güçler dünyayı kendi aralarında paylaştı. Bu benim bölgem, bu onun bölgesi, bu şunun bölgesi diye. Ancak çağ atlayarak gelişen küresel bir aktör olan Türkiye bütün hesapları bozdu. Sadece Balkanlar, Orta Asya, Afrika değil. Türkiye dünyanın her yerinde... Şimdi Türkiye'yi nasıl frenleyebiliriz diye uğraşıyorlar. Bunun içindeki içerideki bazı dengeleri kullanıyorlar. Bütün mesele bu... Bunu Türkiye'deki halkın da çok iyi anladığını düşünüyorum."
İSLAM KÜLTÜR MERKEZİ BAYRAMA YETİŞTİRİLMEYE ÇALIŞILIYOR
Karadağ'ın Bar kentinin Müslümanları yoğun olarak yaşadığı bölgede eski Osmanlı medresesinin arazisindeki İslam Kültür Merkezi inşaatı tüm hızıyla devam ediyor.
İnşaat çalışmaları ekonomik sıkıntılar nedeniyle yaklaşık 10 yıl bekletilmek zorunda medresenin yarım kalan inşaatı Türkiye Cumhuriyeti Başbakanlık Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı tarafından tamamlanıyor.
İslam Kültür Merkezi'nin açılışı Ramazan Bayramı'na yetiştirilmeye çalışılıyor.
Bölge bir ziyarette bulunan TİKA Başkanı Dr. Serdar Çam, çalışmaları bizzat yerinde inceledi.
Ziyareti sırasında kısa bir açıklama yapan TİKA Başkanı Serdar Çam, TİKA tarafında Karadağ'da gerçekleştirilen projelere değinerek, iki ülke arasında gerçekleştirilen bu projelerin dostluk ve kardeşlik bağlarını güçlendirdiğini vurguladı.
MEHMET FATİH MEDRESESİ 100 YIL SONRA YENİDEN MEZUNLAR VERDİ
Karadağ Cumhuriyeti'nin başkenti Podgoritsa'da bulunan Mehmet Fatih Medresesi 100 yıl sonra yeniden mezun verdi. 1912 yılında kapısına kilit vurulan medrese Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) tarafından 2008 yılında yeniden yaptırılmıştı. Medrese Türkçe, İngilizce ve Arapça olarak üç dilde eğitim veriyor.
MEDRESENİN HÜZÜNLÜ HİKAYESİ
Osmanlı döneminde dini eğitimin verildiği 9 medresenin bulunduğu Karadağ'da, son medrese, ülkenin Sancak bölgesinde bir zamanlar Türklerin yoğun yaşadığı Tuzi'de 1918 yılında kapatıldı.
Eski Yugoslavya'nın dağılması ve komünist rejimin yıkılmasıyla birlikte bölge ülkelerinin tamamında dini eğitim veren medreseler (imam hatip liseleri) yeniden eğitim ve öğretim hayatına başlarken, sadece Karadağ'da bu eğitim kurumları açılamadı.
Karadağ İslam Birliği (Diyanet İşleri Başkanlığı), ülkede dini eğitimin yanı sıra Türkçe'nin de öğretileceği bir imam hatip lisesi kurulması için yaklaşık 13 yıl önce proje hazırladı. İslam Kalkınma Bankası ile Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı'nın (TİKA) destekleriyle Orta Asya Türk mimari tarzıyla Podgoritsa yakınlarında yaptırılan imam hatip lisesi, 2008 yılında eğitim ve öğretim hayatına başladı.
Karadağ'ın başkenti Podgoritsa yakınlarındaki Tuzi'de 1918 yılında son medresenin kapatılmasıyla dini ve Türkçe eğitimin sona erdiği ülkede, 4 yıl önce eğitime başlayan Mehmet Fatih Medresesi'yle, Boşnak ve Arnavut öğrenciler, hem dini hem de Türkçe eğitim almaya başlamıştı.
Karadağ'ı Osmanlı topraklarına katan Fatih'in isminin verildiği imam hatip lisesinde, 160 öğrenci, dini eğitimin yanı sıra, Karadağ Eğitim Bakanlığı'nın müfredatı kapsamında ders işliyor, ayrıca Türkçe öğreniyor.
Karadağ'daki medresede, ilk mezunlar geçen yıl Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ'ın da katıldığı törenle diplomalarını almıştı.
Karadağ'da 2011 yılının Nisan ayında yapılan nüfus sayımına göre, 625 bin 266 nüfuslu ülkenin yaklaşık yüzde 20'sini Müslüman Boşnak ve Arnavut nüfus oluşturuyor.
osman.atesli@haber7.com
Kaynak: Haber7

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder